Geçici İthalat İşlemleri (1)

Geçici İthalat İşlemleri (1)

23

Kasım, 2020

ÖZET

Geçici ithaline izin verilen eşya, rejim altında kaldığı süre içinde giriş ayniyetine ve tahsis amacına uygun olarak tahsis edildiği yerde kullanılmak zorundadır. Rejim kapsamındaki eşya, giriş ayniyetini korumaya yönelik olağan bakım faaliyetleri dışında başka bir işleme tabi tutulamaz. Gümrük idareleri rejim süresi içerisinde değişik aralıklarla eşyanın tahsis yerinde, tahsis amacına uygun olarak kullanılıp kullanılmadığını denetleme hakkına sahiptir.

Türkiye’ye ithali yasak olan eşya, tüketilebilir nitelikteki eşya, ayniyet tespitinin yapılması mümkün olmayan eşya ile ülke ekonomisine zarar verebileceği Bakanlıkça belirlenecek eşya, ithalat vergilerinden tam veya kısmi muafiyet suretiyle geçici ithalat rejiminden yararlandırılmaz.

Geçici ithalat izni, eşyayı kullanan veya kullandıran kişinin talebi üzerine izin başvurusunun yapıldığı gümrük idareleri tarafından verilir.

İthal vergilerinden tam muafiyet suretiyle geçici ithalat rejiminin uygulanabileceği durumlar ve özel şartlar Cumhurbaşkanınca tespit edilir.

Geçici ithalat rejimi kapsamındaki eşya kiralanamaz, ödünç verilemez, bir başkasının kullanımına bırakılamaz ve satılamaz.

Kısmi muafiyet suretiyle geçici ithalat rejimine tabi tutulan eşyadan her ay için alınacak ithalat vergileri, geçici ithalat rejimine ilişkin beyannamenin tescil tarihinde, söz konusu eşyanın serbest dolaşıma girmiş olması halinde alınacak vergiler tutarının % 3’ü olarak tespit edilir. Söz konusu vergiler eşyanın bu rejimden yararlandığı her ay için alınır ve bir aydan daha az süreler tam ay olarak değerlendirilir.

Anahtar kelimeler: Geçici ithalat, Kısmi muafiyet, Tam muafiyet, İzin hak sahibi, …

GİRİŞ

Geçici İthalat Rejimi; Serbest dolaşıma girmemiş eşyanın ithalat vergilerinden tamamen ya da kısmen muaf olarak ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın, Türkiye Gümrük Bölgesi içinde kullanılması ve bu kullanım sırasındaki olağan yıpranma dışında, herhangi bir değişikliğe uğramaksızın yeniden ihracına imkân sağlayan hükümlerin uygulandığı rejimdir.

– Geçici ithalat izni başvurusu yükümlüsünce Tek Pencere Portal Sistemi (https://uygulama.gtb.gov.tr/TekPencere) üzerinden gerçekleştirilir. Geçici ithalat izni başvurusu Ticaret Bakanlığı internet sitesinde yer alan rehberde belirtilen hususlar dikkate alınarak doldurulur ve gümrük idaresine elektronik ortamda gönderilir. Yapılan inceleme neticesinde herhangi bir eksiklik veya hata bulunmadığı tespit edilen başvurular ile tespit edilen eksiklik ve/veya hataların ve yükümlüsünce giderildiği anlaşılan başvurular kabul edilir. Kabul edilen başvurunun uygun bulunması halinde, gümrük müdürü veya yetkilendirdiği kişi tarafından geçici ithalat izni başvurusu Tek Pencere Portal Sistemi üzerinden onaylanır ve sistem tarafından 0910 (TPS-Geçici İthalat İzni) kodlu e-belge ile bu belgeye ait 23 haneli numara üretilir. Tek Pencere Sistemi tarafından verilen 23 haneli belge numarası/belge satır numarası (Örnek: Referans No: 16545419880849000000392/1) ilgili gümrük beyannamesinin 44 no.lu kutusunda “Belge Referans No” ve “Belge Tarihi” alanlarında beyan edilir. Geçici ithalat rejimine ilişkin gümrük beyannamesinde 23 haneli e-belge numarasından sonra geçici ithalat rejimine ilişkin satırın numarası, geçici ithalat rejimine tabi tutulan eşyanın yeniden ihracına ilişkin gümrük beyannamesinde ise 23 haneli e-belge numarasından sonra yeniden ihracata ilişkin satırın numarası yazılır. Söz konusu belgeye ilişkin bilgiler elektronik ortamda yer alacağından, beyanname ekinde ayrıca kâğıt ortamında ıslak imzalı geçici ithalat izni aranmaz. Gümrük işlemleri sırasında ihtiyaç duyulması durumunda belge içeriğinin Tek Pencere Sistemi üzerinden sorgulanması mümkün bulunmaktadır (Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nün 2016/18 sayılı Genelgesi).

– 4458 sayılı Gümrük Kanunun 131 ve 132.maddeleri uyarınca Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen kısmi muafiyetten yararlandırılmayacak eşya, tam muafiyetten de yararlandırılmaz.

– Geçici ithaline izin verilen eşya, rejim altında kaldığı süre içinde giriş ayniyetine ve tahsis amacına uygun olarak tahsis edildiği yerde kullanılmak zorundadır. Rejim kapsamındaki eşya, giriş ayniyetini korumaya yönelik olağan bakım faaliyetleri dışında başka bir işleme tabi tutulamaz.

– Kanunun 181.maddesi gereğince kısmi muafiyet suretiyle geçici ithalatta gümrük yükümlülüğü; Geçici ithalat için verilecek gümrük beyannamesinin tescil tarihinde başladığından, geçici ithaline izin verilen eşyanın serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulması durumunda, gümrük vergilerinin tutarı, geçici ithalat rejimine ilişkin beyannamenin tescil tarihinde söz konusu eşyaya ait vergi oranı, döviz kuru, ödeme şekli ve diğer vergilendirme unsurları dikkate alınarak hesaplanır ve Kanunun 133.maddesi uyarınca tahsil edilen miktar düşüldükten sonra kalan kısım (ithalat vergileri) tahsil edilir.

Mülkiyeti Türkiye Gümrük Bölgesi dışında yerleşik bir kişiye ait olan ve kullanımı sonucunda elde edilen ürünün en az % 75’inin Türkiye Gümrük Bölgesinden ihraç edilmesi koşuluyla, bu bölgede yerleşik kişiye imalat işlerinde kullanılmak üzere gönderilen ölçme, kontrol, test araçları ve benzeri diğer araçlar ile kalıp (fikstür), çizim, taslak ve benzeri diğer araçlarla mülkiyeti Türkiye Gümrük Bölgesi dışında yerleşik bir kişiye ait olan ve bu kişi tarafından Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik bir kişiye tamamı ihraç edilecek ürünün imalatında kullanılmak üzere, bedelsiz gönderilecek özel alet ve araçlar için ithalat vergilerinden tam muafiyet suretiyle geçici ithaline izin verilir.

Aşağıdaki makalemizde, geçici  ithalat işlemlerine ilişkin mevzuat hükümleri ile konuya ilişkin kişisel görüşlerimize yer verilecektir.

I- GEÇİCİ İTHALATA İLİŞKİN BAZI MEVZUAT HÜKÜMLERİ

Geçici İthalat Rejimine İlişkin Hükümler; Milletlerarası Geçici İthalat Sözleşmesi (2004/7905 sayılı, 23.09.2004 tarihli Karar), 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 128 ilâ 134.maddeleri, Gümrük Yönetmeliği’nin 376 ilâ 394.maddeleri ile 4458 Sayılı Gümrük Kanunu’nun Bazı maddelerinin Uygulanması Hakkında 2009/15481 Sayılı Karar’ın 16 ilâ 44.maddelerinde düzenlenmiştir. 

Geçici İthalat Rejimi: Serbest dolaşıma girmemiş eşyanın ithalat vergilerinden tamamen ya da kısmen muaf olarak ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın, Türkiye Gümrük Bölgesi içinde kullanılması ve bu kullanım sırasındaki olağan yıpranma dışında, herhangi bir değişikliğe uğramaksızın yeniden ihracına imkân sağlayan hükümlerin uygulandığı rejimdir (Gümrük Kanunu 128.maddesi).

– Geçici ithalat izni, eşyayı kullanan veya kullandıran kişinin talebi üzerine izin başvurusunun yapıldığı gümrük idareleri tarafından verilir. İthal eşyası ile ilgili ayniyet tespitinin mümkün olmadığı hallerde, geçici ithalat rejiminin kullanılmasına izin verilmez. Ancak, eşyanın veya yapılacak işin niteliği itibariyle, ayniyet tespiti ile ilgili önlemlerin alınmamasının rejimin kötüye kullanılmasına sebep olmayacağı hallerde, gümrük idareleri vergilerin tümünü teminata bağlamak suretiyle, geçici ithalat rejiminin kullanılmasına izin verebilirler.

– Geçici ithalat rejimi kapsamında ithali talep edilen eşya için eşyayı kullanan veya kullandıran kişi tarafından yapılan başvuruya aşağıda belirtilen belgelerden biri veya bir kaçı da eklenir. Bu belgeler:     a) Proforma fatura aslı ve iki nüsha tercümesi,

b) İhtiyaç duyulursa eşyanın teknik özelliklerini gösterir katalog ve/veya teknik dokümanlar,

c) Eşyanın gönderilme amacı ve süresini, bedelli veya bedelsiz olup olmadığı ile sair hususları kapsayan gönderici firma ile alıcı firma arasında imzalanmış bir anlaşma varsa bunun aslı ve tercümesi veya kiralamaya ilişkin gönderici firmanın yazısının aslı ve tercümesinden biri veya birkaçı olabilir. Geçici ithalat izni, gümrük idarelerince eşyanın geçici ithalat rejimi amacına uygun olması ve izin başvurusunda belirtilen süre içinde eşyanın giriş ayniyetine uygun olarak gümrükçe onaylanmış yeni bir işlem veya kullanıma tabi tutulabileceğinin anlaşılması halinde verilir (Gümrük Kanunu 129.madde, Gümrük Yöntmeliğini 378.madde).                                              – İthal eşyasının yeniden ihraç edilmesi veya gümrükçe onaylanmış yeni bir işlem veya kullanıma tabi tutulması için gerekli süreler, izin verilen kullanımın amacına uygun olacak şekilde Ticaret Bakanlığı’nca belirlenir. 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 131.maddesi uyarınca tespit edilecek özel süreler saklı kalmak üzere, eşyanın geçici ithalat rejimi altında kalma süresi azami yirmidört (24) aydır. Bununla birlikte, gümrük idareleri ilgili kişinin de kabul etmesiyle daha kısa süreler saptayabilir. Ancak, istisnai hallerde ve ilgilinin talebi üzerine, 130.maddede belirtilen sürelerin uzatılmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

1) Geçici olarak ithal edilen eşyanın gümrük idaresince verilen izin süresi içinde yeniden ihraç edilmesi ya da gümrükçe onaylanmış yeni bir işlem veya kullanıma tabi tutulması esastır. Ancak, izin hak sahibi tarafından izin süresi içinde veya süre bitiminden sonra rejime giriş gümrük idaresine veya eşyanın bulunduğu yere en yakın gümrük idaresine müracaat edilerek ek süre talep edilebilir.

2) Gümrük idaresince verilen izin süresinin bitiminden sonra yapılan müracaatlarda, cezai hükümler saklı kalmak kaydıyla varsa alınması gereken ithalat vergileri bu sürenin bitiş tarihinden itibaren hesaplanır.

3) Eşyanın rejim altında kalma süresinin verilecek ek sürelerle birlikte, Kanunun 130.maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen yirmidört (24) aylık süreyi aşmaması esastır. Ancak: a) Özelliği nedeniyle mülkiyeti devredilemeyen eşya, b) Yirmi dört (24) aydan uzun süreli yatırımlarda kullanılan eşya, c) Kamu kuruluşları, belediyeler ve sermayesinin tamamı devlete ait olan kamu iktisadi kuruluşları ile yapılan sözleşmeye istinaden ticari amaçla kullanılmak üzere getirilen, Türkiye Gümrük Bölgesi dışında yerleşik bir kişi adına ve bu bölge dışında tescil edilmiş olan ambulans hava taşıtları, yangın söndürme hava taşıtları, zirai ilaçlama hava taşıtları ve sıhhi ilaçlama hava taşıtları ile bunların yenilenmesi, ayarı ve muhafazasına yönelik tamir ve bakım için gerekli olan yedek parça, aksesuar ve ekipmanlar için rejime giriş gümrük idaresince yirmi dört (24) ayı aşan süre uzatımı yapılabilir. Geçici ithal edilen eşyanın yurt dışı edilmesi ya da gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması için dış ticaret mevzuatı ya da sair mevzuat gereğince ibraz edilmesi gereken uygunluk belgesi, kontrol belgesi, ithal lisansı, izin yazısı, gözetim belgesi, tahlil raporu gibi belgelerin alınması veya buna ilişkin işlemlerin yerine getirilmesi gerekir. Kiralama kapsamı hava taşıtlarının ve motorlarının iadesi için gereken teknik bakım süreci sırasında geçen süreler, işlem tarihinin başladığı tarihte durdurularak rejimde kalış süresinin hesaplanmasında göz önünde bulundurulmaz ve işlemin sonuçlandığı tarihten itibaren kalan süre işlemeye başlar (Gümrük Kanunu 130.madde, Gümrük Yönetmeliği 379 ve 380.maddeleri).

Örnek 1: Antalya’da çeşitli spor tesisleri işleten X firmasının, İsviçre’de faaliyet gösteren Y firmasından ambulans helikopter kiraladığını ve kira bedeli olarak 50.000-USD ödediğini varsayalım. Söz konusu ambulans helikopter Türkiye’de iki yıldan (24 aydan) fazla kalabilir. Öte yandan ödenen 50.000-USD Y firması için menkul/gayrimenkul kazancı olduğu için dar mükellefiyet kapsamında sorumlu sıfatıyla 2 nolu KDV beyannamesi ve muhtasar beyanname ile ilgili vergi dairesine beyanda bulunularak % 18 KDV ile % 10 stopaj ödenmesi gerekir (Türkiye – İsviçre arasında Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması gereği Gayri Maddi haklarda ve gayrimaddi kazançlarda vergi oranı % 10 olduğu için).

– Mülkiyeti, Türkiye Gümrük Bölgesi dışında yerleşik bir kişiye ait olan ve 131.madde uyarınca konulmuş hükümlere tabi olmayan veya söz konusu hükümlere tabi olmakla birlikte, tam muafiyet suretiyle geçici ithalat iznine ilişkin hükümlerde öngörülen koşulları taşımayan eşyanın, kısmi muafiyet uygulanması suretiyle geçici ithalat rejiminden yararlanması mümkündür. Kısmi muafiyet suretiyle geçici ithalat rejiminden yararlandırılmayacak eşyaya ilişkin liste Cumhurbaşkanınca belirlenir (Gümrük Kanunu 132.madde).

Örnek 2: Yukarıda (Örnek 1’de)  yer alan ambulans helikopterin çeşitli (İthalatçı firmadan ve/veya söz konusu eşyadan kaynaklanan) nedenlerle tam muafiyet kapsamında ithal edilemediğini varsayalım. Bahse konu ambulans helikopter kısmi muafiyet uygulanması suretiyle geçici ithalat rejiminden yararlandırılarak Türkiye’ye ithal edilebilir.

– Kanunun 131 ve 132.maddeleri uyarınca Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen kısmi muafiyetten yararlandırılmayacak eşya, tam muafiyetten de yararlandırılmaz (Gümrük Yönetmeliği 377.madde).

– Geçici ithaline izin verilen eşya, rejim altında kaldığı süre içinde giriş ayniyetine ve tahsis amacına uygun olarak tahsis edildiği yerde kullanılmak zorundadır. Rejim kapsamındaki eşya, giriş ayniyetini korumaya yönelik olağan bakım faaliyetleri dışında başka bir işleme tabi tutulamaz. Gümrük idareleri rejim süresi içerisinde değişik aralıklarla eşyanın tahsis edildiği yerde, tahsis amacına uygun olarak kullanılıp kullanılmadığını denetleme hakkına sahiptir (Gümrük Yönetmeliği 381.madde).

Örnek 3: Yukarıda (Örnek 1’de) yer alan ambulans helikopter, geçici ithalat rejimi kapsamında giriş ayniyetini uygun şekilde, giriş ayniyatını korumaya yönelik olağan bakım faaliyetleri dışında başka bir işleme tabi tutulmadan, tahsis edildiği yerde, tahsis amacına uygun olarak kullanılması zorunlu olup, ilgili gümrük müdürlüğünün de farklı zamanlarda, değişik aralıklarla eşyanın tahsis edildiği yerde, tahsis amacına uygun olarak kullanılıp kullanılmadığını denetleme hakkına sahiptir. 

– Türkiye’ye ithali yasak olan eşya, tüketilebilir nitelikteki eşya, ayniyet tespitinin yapılması mümkün olmayan eşya ile ülke ekonomisine zarar verebileceği Bakanlıkça belirlenecek eşya, ithalat vergilerinden tam veya kısmi muafiyet suretiyle geçici ithalat rejiminden yararlandırılmaz (4458 Sayılı Gümrük Kanunu’nun Bazı maddelerinin Uygulanması Hakkında 2009/15481 Sayılı Karar’ın 40.maddesi).

Örnek 4: Nükleer atıkların, çeşitli gıda maddelerinin insan, hayvan ve çevreye zararlı madde ve atıklarla, iç piyazsa ve yerli üreticiyi olumsuz etkileyecek maddeler ve eşyalar ithalat vergilerinden tam veya kısmi muafiyet suretiyle geçici ithalat rejiminden yararlandırılmaz.

1) İthal eşyası için gümrük yükümlülüğü doğduğunda, gümrük vergilerinin tutarı, geçici ithalat rejimine ilişkin beyanda bulunulduğu tarihte söz konusu eşyaya ait vergi oranı ve diğer vergilendirme unsurlarına istinaden tespit edilir. Ancak, tam muafiyet suretiyle geçici ithal edilen eşya ile ilgili olarak gümrük yükümlülüğü doğması halinde, 193.maddede belirtilen tarihte söz konusu eşyaya ilişkin vergi oranı ve diğer vergilendirme unsurları esas alınır.

2) Kısmi muafiyet suretiyle geçici ithalat hükümleri dışında herhangi bir nedenle ithal eşyası için gümrük yükümlülüğü doğması halinde, 1.fıkra uyarınca hesaplanan vergi tutarından 133.madde hükümlerine göre ödenen vergi miktarı düşülür (Gümrük Kanunu 134.madde).

Örnek 5: Konya’da tarım sektöründe faaliyet gösteren Y firmasının Hollanda’dan 6 aylığına 75.000-EUR kira bedeli ödeyerek zirai ilaçlama uçağı kiraladığını ve bu uçağı 01.03.2020 tarihinde kısmi muafiyet kapsamında Türkiye’ye ithal ettiğini varsayalım. Söz konusu uçağın toplan gümrük vergi ve resimlerinin 100.000-TL olduğunu ve bir aylık vergi tutarı (% 3 = 3.000-TL) ve 6 aylık kira süresi vergi tutarı olan 18.000-TL’nin ilgili gümrük idaresince peşin olarak alındığını geri kalan vergilerin ise teminata bağlandığını, söz konusu zirai ilaçlama uçağının 01.09.2020 tarihinde kat-i ithalata tabi tutulduğunu varsayalım. 100.000-TL – 18.000-TL = 82.000-TL vergi tahsil edilerek ithal işlemi gerçekleştirilir. Şayet aynı eşyanın (zirai ilaçlama uçağının) tam muafiyet suretiyle geçici ithal edildiğini ve söz konusu eşyanın 10.10.2020 tarihinde kat-i ithalatına karar verildiğini varsayarsak; Söz konusu eşyaların kati ithalata tabi tutulduğu 10.10.2020 tarihindeki söz konusu eşyaya ilişkin vergi oranı ve diğer vergilendirme unsurları esas alınarak Türkiye’ye ithali gerçekleştirilir. Öte yandan, ödenen 75.000-EUR kira bedeli Y firması için gayrimenkul/menkul kazancı olduğu için dar mükellefiyet kapsamında sorumlu sıfatıyla 2 nolu KDV beyannamesi ve muhtasar beyanname ile ilgili vergi dairesine beyanda bulunularak 75.000-EUR karşılığı TL tutarı kira bedeli üzerinden % 18 KDV ile % 10 stopaj ödenmesi gerekir (Türkiye – Hollanda arasında Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması gereki Gayri Maddi haklarda ve gayrimaddi kazançlarda vergi oranı % 10 olduğu için).

– Geçici ithalat rejimi kapsamında ithal edilen eşyanın yeniden ihraç edilmesi ya da serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulması durumunda alınan teminat iade edilir. Geçici ithalat rejimi kapsamında ithal edilen eşyanın izin hak sahibi veya temsilcisi tarafından yeniden ihracından sonra teminatın çözülmesi için giriş işlemini yapan gümrük idaresine dilekçe ile başvurulması gerekir. Bu istek üzerine, geçici ithalat ve yeniden ihracat beyannameleri incelenerek, giren eşyanın şartlarına uygun olarak yeniden ihraç edildiğinin anlaşılması durumunda bu eşyaya ilişkin teminat çözülür. Nakit teminat dışında teminat verilmiş ise 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 207.maddesi gereği şartlı muafiyete ilişkin beyannamenin (rejime giriş beyannamesinin) tescil tarihinden başlamak üzere, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51.maddesine göre tespit edilen gecikme zammı tahsil edilir. İndirimli teminat verilmiş ise Gümrük Kanunu’nun 207.maddesi gereği gecikme zammı, teminatın nakit verilen kısmı dışında kalan kısım ile teminat verilmeyen kısmın tümü için uygulanır ve eşyaya ilişkin teminat çözülür (Gümrük Kanunu 207.madde, Gümrük Yönetmeliği 388.madde).

Örnek 6: Beşinci örneğimizdeki zirai ilaçlama uçağının 01.03.2020 tarihinde tam muafiyet kapsamında geçici ithal edildiğini (Gümrük vergi ve resimlerinin teminata başlandığını) ve bir yıl sonra (01.03.2021 tarihinde) yeniden ihraç edildiğini varsayalım. Geçici ithalat rejimi kapsamında ithal edilen söz konusu eşyanın izin hak sahibi veya temsilcisi tarafından yeniden ihracından sonra teminatın çözülmesi için giriş işlemini yapan gümrük idaresine dilekçe ile başvurulması üzerine, geçici ithalat ve yeniden ihracat beyannameleri incelenerek, giren eşyanın şartlarına/ayniyetine uygun olarak yeniden ihraç edildiğinin anlaşılması durumunda bu eşyaya ilişkin teminat çözülür.

Geçici İthal Eşyasının Yeniden İhracı: 1) Yazılı, sözlü veya başka tasarruf yoluyla beyan edilerek geçici ithal edilen eşya tekrar aynı şekilde beyan edilmek suretiyle yeniden ihraç edilebilir.

2) Beyanın yazılı olarak yapılması halinde, izin hak sahibi/temsilcisi tarafından gümrük beyannamesi verilir.

3) Bu beyannamelerin işlemleri ihracat rejimi hükümlerine göre yapılır. Söz konusu beyannamelerde yeniden ihraç eşyasına ilişkin hususlardan başka geçici olarak ithal edildiği gümrük idaresi ve geçici ithalata ilişkin beyannamenin tescil tarih ve sayısına yer verilir. Geçici ithalata ilişkin beyannamenin bir örneği ihracata ilişkin beyannameye eklenir.

4) Bir ihracat beyannamesi ile ihraç edilecek eşyanın kabını teşkil eden ambalajlar çeşitli geçici ithal beyannameleri ile ithal edilmiş ise, yeniden ihraç edilecek ambalaja ait geçici ithal beyannamelerinin tarih ve sayısı ve rejime giriş gümrük idareleri ile her beyannameden mahsubu istenilen miktar ihracatçı tarafından ayrıntılı olarak ihracat beyannamelerinde belirtilir veya beyannameye bu bilgilerin yer aldığı bir liste eklenir.

5) Muayene ile görevli memurlar, yeniden ihraç sırasında eşyanın ilk giriş ayniyetine uygun olup olmadığını tespit eder ve ihracat beyannamelerine ayniyetine uygun olduğu hakkında onaylı ve imzalı şerh verirler. Onaylanmış kişi statü belgesi veya yetkilendirilmiş yükümlü sertifikası sahipleri için ayniyet tespitine ilişkin farklı düzenlemeler yapmaya Bakanlık yetkilidir.

6) Geçici ithalat rejimine tabi tutulan ve ek süreler dahil yurtta kalma süresi aşılarak yurt dışı edilmek istenen eşyanın; a) Süresi içinde ek süre talep dilekçesinin ilgili gümrüğün kaydına alındığının belgelendirilmesi koşuluyla, süreye ilişkin talebin sonuçlandırılması beklenilmeden ve geçici ithalat izni verilen eşya için tahakkuk ettirilen vergiler karşılığı alınan teminat iade edilmeksizin, b) Süresi içinde ek süre talebinde bulunulmadığı ya da bunun belgelendirilemediği durumlarda, Kanunun 238 ve 241.maddeleri uyarınca alınması gereken cezanın tahsil edildiğinin veya teminata bağlandığının anlaşılması halinde, yurt dışına çıkışına izin verilir.             

7) Geçici ithal edilen eşyanın yeniden ihracına ilişkin 1 ilâ 6.fıkra hükümleri, geçici ithal edilen eşyanın başka bir gümrükçe onaylanmış işlem veya kullanıma tabi tutulması halinde de uygulanır (Gümrük Yönetmeliği 387.madde).

Geçici İthal Eşyası İçin İzin Hak Sahibi Tarafından Yapılamayacak İşlemler: Geçici ithalat rejimi kapsamındaki eşya kiralanamaz, ödünç verilemez, bir başkasının kullanımına bırakılamaz, devredilemez ve satılamaz (2009/15481 Sayılı Karar’ın 43.maddesi).

Süre: Bu Kısım uyarınca geçici ithalat rejimi kapsamında Türkiye Gümrük Bölgesine girecek eşya, bu Kısımda belirlenen süre kadar (En fazla iki yıl) Türkiye Gümrük Bölgesinde kalabilir. Belirlenen bir süre bulunmaması durumunda, bu süre, geçici ithalatın amacı, eşyanın kullanım yeri, vb. kriterler dikkate alınarak Bakanlıkça belirlenir. Ancak, verilecek bu süre Kanunun 130.maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen usul ve esaslar uyarınca uzatılmış süreler hariç, hiçbir koşulda yirmidört (24) ayı geçemez (2009/15481 Sayılı Karar’ın 44.maddesi).

Örnek 7: Afyon’un İscehisar ilçesinde faaliyet gösteren X firmasına Almanya’da faaliyet gösteren Y firması tarafından bedelsiz olarak mermer kesme makinesi gönderildiğini ve söz konusu makinenin tam muafiyet kapsamında geçici olarak ithal edildiğini ve her hangi bir yurtta kalış süresi belirlenmediğini varsayalım. Söz konusu eşyanın yurtta kalış süresi (uzatma süreleri hariç) yirmidört (24) ayı geçemez.

Eşyanın Geçici İthalat Rejimi Altında Kalması İçin Belirlenmiş Olan Süre İçerisinde Yapılan Ek Süre Talebinin, Gümrük İdaresince Olumsuz Olarak Değerlendirileceği Durumlarda;

a) Gümrük Yönetmeliği’nin 380.maddesi hükmü çerçevesinde kalan süre de dikkate alınarak sürecin çabuklaştırılması, mümkün olması halinde de kalan süreden önce, olumsuz olarak değerlendirilen talebin yükümlüye tebliğ edilmesi,

b) Ek süre talebinin değerlendirilmesi sürecinde, kalan sürenin dolacağı durumlarda, ek süre için yapılan başvurunun gümrük idaresince kayda alındığı tarih ile olumsuz olarak değerlendirilen talebin yükümlüye tebliğ edileceği tarih arasında geçecek sürenin 7 (yedi) iş gününü aşmaması, ek süre için yapılan başvurunun kayda alındığı tarih esas alınarak kalan sürenin belirlenmesi ve yükümlüye yapılacak tebligatta, eşyanın yeniden ihraç edilmesi ya da gümrükçe onaylanmış yeni bir işlem ve kullanıma tabi tutulması için tebliğ tarihini takiben bu sürenin verilmesi, şeklinde işlem yapılması gerekir (Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2009/118 sayılı Genelgesi).

Bilindiği üzere; 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 181.maddesinde geçici ithalata ilişkin gümrük yükümlülüğü de düzenlenmiştir. Bu kapsamda, 5300 rejim kodu ile beyan edilen ve gerek tam muafiyet (TAMM) gerekse kısmi muafiyet (KISM) seçilerek yurda geçici girişi yapılan eşyanın serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulmak istenilmesi halinde, 4053 (Geçici ithalat rejimi kapsamında ithal edilen eşyanın muafiyete tabi olmadan serbest dolaşıma girişi ile eş zamanlı yurtiçi kullanımı) rejim kodu ile yeni bir gümrük beyannamesi verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla;

1) Tam muafiyet suretiyle geçici ithal edilen eşyanın serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulmak istenmesi halinde tahsil edilecek gümrük vergileri tutarının, söz konusu eşyanın serbest dolaşıma giriş rejimine ilişkin beyanda bulunulduğu tarihte (4053 rejim kodlu yeni beyannamenin tescil tarihinde) geçerli bulunan vergi oranı ve diğer vergilendirme unsurlarına istinaden tespit edilmesi,

2) Kısmi muafiyet suretiyle geçici ithal edilen eşyanın serbest dolaşıma sokulmak istenilmesi halinde de gümrük işlemlerinin yine 4053 rejim kodlu yeni gümrük beyannamesi üzerinde tekemmül ettirilmesi, ancak 4053 rejim kodlu yeni gümrük beyannamesinde referans tarihi olarak geçici ithale ilişkin 5300 rejim kodlu önceki gümrük beyannamesinin tescil tarihinin girilmesi ve tespit edilen gümrük vergileri tutarından Gümrük Kanunu’nun 133.maddesi uyarınca tahsil edilen verginin düşülmesi gerektiğinden, söz konusu düşümle ilgili işlemlerin, yine 4053 rejim kodlu yeni beyanname üzerinde; a) Muayene Memurunun 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 133.maddesi uyarınca tahsil edilen vergiyi sistemin tahakkuk ettirmiş olduğu vergiden düşerek yeni bir tahakkuk oluşturması, b) Muayene Memuru tarafından oluşturulan tahakkuk doğrultusunda BİLGE Sisteminde beyannameye bağlı manuel tahakkuk yaratılarak/yapılarak tahsil edilmesi gereken vergilerin vezne tarafından tahsil edilmesi, c) Daha sonra, beyannameden otomatik olarak gelen tahakkukun “Mahsup Kapat” seçeneği ile önceden tahsil edilen vergilere mahsup edilmesi, suretiyle işlem yapılması gerekmektedir (Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2009/33 Sayılı Genelgesi).

Örnek 8: 7.örneğimizde yer alan mermer kesme makinesinin 5300 rejim kodu ile beyan edilerek       (gerek tam muafiyet, gerekse kısmi muafiyet seçilerek) yurda geçici girişi yapıldığını, daha sonra memnun kalınarak, eşyanın serbest dolaşıma giriş rejimine/ithalata tabi tutulmak istenildiğini varsayalım.

a) Tam muafiyet suretiyle geçici ithal edilen eşyanın serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulmak istenmesi halinde tahsil edilecek gümrük vergileri tutarının, söz konusu eşyanın serbest dolaşıma giriş rejimine ilişkin beyanda bulunulduğu tarihte (4053 rejim kodlu yeni beyannamenin tescil tarihinde) geçerli bulunan vergi oranı ve diğer vergilendirme unsurlarına istinaden tespit edilmesi,

b) Kısmi muafiyet suretiyle geçici ithal edilen eşyanın serbest dolaşıma sokulmak istenilmesi halinde de gümrük işlemlerinin yine 4053 rejim kodlu yeni gümrük beyannamesi üzerinde tekemmül ettirilmesi, ancak 4053 rejim kodlu yeni gümrük beyannamesinde referans tarihi olarak geçici ithale ilişkin 5300 rejim kodlu önceki gümrük beyannamesinin tescil tarihinin girilmesi ve tespit edilen gümrük vergileri tutarından Gümrük Kanunu’nun 133.maddesi uyarınca tahsil edilen verginin düşülmesi gerekir.

4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238.maddesinin 1.fıkrasına göre; “241.maddenin üçüncü fıkrasının (h), (l) ve (m) bentleri, dördüncü fıkrasının (g) ve (h) bentleri ile beşinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen durumlar hariç, dâhilde işleme rejimi, gümrük kontrolü altında işleme rejimi ile geçici ithalat rejimine ilişkin hükümlerin ihlali halinde eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı, tam muafiyet suretiyle geçici olarak ithal edilen özel kullanıma mahsus taşıtlar için gümrük vergileri tutarının dörtte biri oranında para cezası verilir. Ancak, dâhilde işleme rejimi kapsamı ithal eşyasının, işleme faaliyetindeki hali veya işlem görmüş ürün hali de dahil olmak üzere rejim çerçevesinde izin verilen yerlerde tespiti halinde, ithal eşyasının gümrük vergileri tutarının iki katı oranında para cezası verilir. Bu cezanın ödeme süresi içinde eşyanın gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması halinde eşyanın gümrük vergileri tutarında para cezası tahsil edilir.”

Örnek 9-a) Afyon Belediyesi tarafından şehir içi yolcu taşımasında kullanılmak üzere Almanya’dan otobüs kiralandığı ve tam muafiyet suretiyle geçici olarak Türkiye’ye ithal edildiği, ilgili gümrük idaresince yapılan denetim sonucunda da özel kullanıma mahsus söz konusu otobüsün geçici ithalat rejimine ilişkin hükümleri ihlal ettiği, bahse konu otobüsün gümrük vergi ve resimleri toplamının 100.000-TL olduğunu varsayalım. Uygulanacak ceza gümrük vergileri tutarının dörtte biri, yani 25.000-TL olacaktır.

b) örneğimizde yer alan mermer kesme makinesinin 5300 rejim kodu ile beyan edilerek, kısmi muafiyet suretiyle geçici ithalinin yapıldığını, daha sonra geçici ithalat rejimine ilişkin hükümlerin ihlal edildiğini, bahse konu mermer kesme makinesinin gümrüklenmiş değerinin 500.000-TL olduğunu varsayalım. Uygulanacak ceza eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı, yani 1.000.000-TL olacaktır.

– Gümrük Yönetmeliği’nin 195.maddesinin birinci fıkrası uyarınca, gümrük idareleri, zorunlu olan hallerde, gümrüğe sunulan ve gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım talep edilen eşyanın, bu işlem veya kullanım şartlarına uyulmasını sağlamak amacıyla, başka kurumlarda ekspertizini yaptırmak da dâhil olmak üzere ayniyetinin tespitine yönelik önlemleri almaktadır. Ayrıca, mezkur Yönetmeliğin 384.maddesinin birinci fıkrası ve 387.maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, geçici ithalat sırasında, eşyanın ilk giriş ayniyetine uygun olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, Gümrük Yönetmeliğin 195.maddesinin üçüncü fıkrası, 384.maddesinin ikinci fıkrası ve 387.maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, onaylanmış kişi statü belgesi sahipleri veya yetkilendirilmiş yükümlü sertifikası sahipleri için ayniyet tespitine ilişkin farklı düzenlemeler yapmaya Bakanlığımız yetkili kılınmıştır.

Bu kapsamda, geçici ithalat rejimi çerçevesinde Türkiye Gümrük Bölgesine giriş yapacak ve yeniden ihraç edilecek eşya ile ihraç edildiği şekliyle geri gelmek üzere geçici ihraç edilecek ve yeniden ithal edilecek eşyanın ayniyet tespitinin aşağıda belirtildiği şekilde yapılması gerekmektedir.

Geçici İthalat Eşyasına İlişkin İşlemler; 2153, 2353, 3153, 3158, 4053, 4058, 4253, 4258, 5300, 5321, 5323, 5341, 5351,5352, 5371, 5391, 5800, 7153, 7158 rejim kodları kapsamında; a) Yetkilendirilmiş yükümlü sertifikasına sahip kişiler tarafından beyan edilen her türlü eşyanın, b) Onaylanmış Kişi Statüsüne İlişkin Gümrük Genel Tebliği’nin (Seri No:1) 42.maddesinin birinci fıkrasında belirtilen koşulları taşıyan ve mezkur maddede belirtilen kolaylıklardan faydalanma hakkı bulunan yükümlüler tarafından, ekli listede yer alan GTİP’lerden beyan edilen; eşyanın taşınmasına veya ambalajlanmasına mahsus eşya, palet, uçak, uçak motorları, uçak motorlarının aksam ve parçalarının, fiziki kontrolü gerektirir özel durumlar hariç olmak üzere, sadece ayniyet tespiti gerekçesiyle kırmızı hatta yönlendirilmemesi gerekmektedir.

Geçici İhracat Eşyasına İlişkin işlemler; 2300, 2340, 2342, 6123, 6323, 6771, 7123 rejim kodları kapsamında; a) Yetkilendirilmiş Yükümlü Sertifikası sahibi kişilerce yukarıda belirtilen rejim kodları kapsamında beyan edilen her türlü eşyanın, b) Onaylanmış Kişi Statüsüne İlişkin Gümrük Genel Tebliği’nin (Seri No:1) 42/A maddesinin birinci fıkrasında belirtilen koşulları taşıyan ve mezkur maddede belirtilen kolaylıklardan faydalanma hakkı bulunan yükümlüler tarafından, ekli listede yer alan GTİP’lerden beyan edilen; eşyanın taşınmasına veya ambalajlanmasına mahsus eşya, palet, uçak, uçak motorları, uçak motorlarının aksam ve parçalarının, fiziki kontrolü gerektirir özel durumlar hariç olmak üzere, sadece ayniyet tespiti gerekçesiyle kırmızı hatta yönlendirilmemesi gerekir (Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2019/9 Sayılı Genelgesi).

ATA Kısaltması; Fransızca “Admission Temporaire”, İngilizce “Temporary Admission” kelimelerinin ilk harflerinin birleştirilmesiyle geçici kabul anlamına gelen bir sözcüktür.

ATA Karnesi; Taşıma araçları hariç olmak üzere eşyanın geçici ithali için kullanılan, ayniyet tespitine yarayan ve ithalat vergileri ile ithalatta alınan diğer vergilerin uluslararası alanda geçerli şekilde teminata bağlandığını gösteren, gümrük beyannamesi olarak kabul edilen, uluslararası bir gümrük belgesidir (ATA Karnelerine İlişkin 4 Seri Nolu Gümrük Genel Tebliği’nin 2.maddesi).

Rejimin İşleyişi: ATA Karnesi ibrazı suretiyle Türkiye’ye geçici ithali yapılacak eşyaya ilişkin olarak, ATA Karnesi, beyanname yerine geçen bir belge olduğundan, ayrıca geçici ithalat beyannamesi düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır.

a) ATA Karnesinin kabul edilmesi için; Eşyayı beraberinde getiren kişi tarafından ibraz edilen ATA Karnesinin, Geçici İthalat Sözleşmesi eki Ek A uyarınca düzenlenmiş olması, Türkiye Gümrük Bölgesinde geçerli olması, eşyanın bu Tebliğin 1 Nolu ekinde yer alan ülkemizin taraf olduğu Geçici İthalat Sözleşmesi ekleri kapsamında getirilebilecek eşya listesinde bulunması ve söz konusu ekteki şartları taşıması gerekmektedir.

Gümrük idarelerince, yukarıdaki hususlarla birlikte ATA karnesinde (A)’dan (G)’ye kadar olan kutulardaki bilgilerin doğru olduğunun ve karnenin ithal sayfası (Importation) üzerindeki “F.Geçici İthalat Beyanı” bölümünün doldurulup, imzalandığının anlaşılması halinde, karne hamilinden veya temsilcisinden açık tebligat adresinin ve kimlik bilgilerinin bildirilmesi istenir ve ibraz edilmesini müteakip karnenin geçerlilik süresi içerisinde olmak kaydıyla tescili yapılır.

b) ATA Karnesinin tescili; gümrüklerde tutulan deftere usulüne göre kaydı yapılmak, karnenin ithal sayfası (Importation) ve ithalat koçanı üzerine tescil sıra numarası ve tarihi konulmak ve eşyanın getiriliş amacı ile Geçici İthalat Sözleşmesi’nin hangi eki kapsamında ithal edildiği ve eşyanın yeniden ihraç edileceği son günün tarihi, karnenin geçerlilik tarihini aşmamak üzere ithal sayfasının (H) (b) kutusuna yazılarak, görevli memur tarafından imzalanmak ve resmi mühürle mühürlenmek suretiyle yapılır. Ayrıca, tescilden önce giriş gümrük idaresinin adı çıkış sayfasının H (e) kutusuna kaydedilir. Ancak, bu bilgilerin tescil defteri yerine gümrük idaresinin bilgisayar kaydına alınması halinde de tescil yapılmış olur.

c) Tescil edilen ATA Karnesi muayene ile görevli memura havale edilir.

d) Kendisine havale verilen ATA Karnesini alan muayene ile görevli memur, karnede kayıtlı eşya ile geçici ithali talep edilen eşyanın birbirine uygunluğunu inceler. Ayrıca eşyanın yurt dışına çıkışı sırasında hiçbir anlaşmazlığa yer verilmemesi açısından, eşyanın ayniyetini tespite yarayacak ayrıntılarını, varsa özel seri numaralarını ve diğer ayırt edici alametlerini bir tutanağa bağlamak suretiyle tespit eder. Eşyanın yurtta kalma süresi sonu ile geçici ithali yapılan eşyaya ilişkin ilgili gümrük idaresince yapılacak denetimlerin daha sağlıklı olması için eşyanın tahsis yeri ve tahsis amacı açıkça belirtilir.

e) Muayene ile görevli memur tarafından düzenlenen ayniyet tespit tutanağının bir örneği çıkış işlemlerine esas olmak üzere ATA Karnesinin çıkış parçasına eklenir.

f) Yapılan bu işlemlerden sonra ATA Karnesinin ilgili bölümlerine meşruhat verilir, mühür ve imza tatbik edildikten sonra ithal sayfası koparılır ve ATA Karnesi kapsamı eşyanın gümrüklü sahadan ayrılmasına izin verilir. Karne kapsamı eşyanın yurda geçici ithali nedeniyle ayrıca karne sahiplerinin pasaportlarına özel işaretler konulmasına gerek yoktur.

g) Memurlar tarafından görevli oldukları süre içerisinde işlem gördükten sonra koparılarak biriktirilen ATA Karnesi ithal sayfaları nöbet sonunda imza karşılığı ilgili servise teslim edilir.

h) Karnenin ithal sayfaları yasal takiplerde kullanılmak üzere muhafaza edilir (ATA Karnelerine İlişkin 4 Seri Nolu Gümrük Genel Tebliği’nin 4.maddesi).

Kerim Çoban

Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi

Continue reading

İhracatta Geri Gelen Eşya ile Yurt Dışından Geri Getirilmeyen Eşya

İhracatta Geri Gelen Eşya ile Yurt Dışından Geri Getirilmeyen Eşya

17

Nisan, 2020

ÖZET

İhracat işlemlerine ilişkin kanuni düzenlemeler ana hatlarıyla 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 150 ve 151.maddeleri, Gümrük Yönetmeliği’nin 415 ilâ 418.maddeleri, 95/7623 sayı ve 22.12.1995 tarihli İhracat Rejim Kararı, 26190/06.06.2006 sayı ve tarihli Resmi Gazetede yayımlanan İhracat Yönetmeliği ile çeşitli İhracat Tebliğleri ve ilgili diğer mevzuat hükümlerinden oluşmaktadır.

Yapılan ihracatlardan, geri gelen, alıcısı tarafından kabul edilmeyen yada yurt dışında terk edilen mallarla ilgili olarak; Yararlanılan hak ve menfaatlerin (KDV, ÖTV, Damga Vergisi ve Harç İstisnası, Yararlanılan İhracat Kredileri, Söz konusu eşyaların bünyesinde bulunan ve DİİB veya Dahilde İşleme İzni kapsamında ithal edilen kısmına tekabül eden ve ithalat sırasında teminata bağlanan Gümrük Vergi ve Resimleri,  vb.) süresi içinde ilgili kurum ve kuruluşlara iade edilmesi/geri ödenmesi gerekir.

Anahtar kelimeler: Fiili ihracat, ihracat sayılan satış ve teslimler, geri gelen eşya, geri getirilmeyen eşya.

GİRİŞ

4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 150.maddesi başta olmak üzere ilgili mevzuat hükümlerine göre ihracat: Ticaret politikası önlemleri ve gerektiği takdirde ihracat vergileri de dahil olmak üzere çıkış işlemlerine ilişkin hükümlerin uygulanmasıyla gerçekleştirilir.

İhracat rejimi: Serbest dolaşımda bulunan eşyanın ihraç amacıyla Türkiye Gümrük Bölgesi dışına çıkışına ilişkin hükümlerin uygulandığı rejimdir.

İhracat: Bir malın, yürürlükteki ihracat mevzuatı ile gümrük mevzuatına uygun şekilde Türkiye gümrük bölgesi dışına veya serbest bölgelere çıkarılmasını veyahut Bakanlıkça ihracat olarak kabul edilecek sair çıkış ve işlemlerini, Mal: Her türlü eşya, madde, ürün veya değeri, İhracatçı: İhraç edeceği mala göre ilgili İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğine üye olan, vergi numarasına sahip gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişilik statüsüne sahip olmamakla birlikte yürürlükteki mevzuat hükümlerine istinaden hukuki tasarruf yapma yetkisi tanınan ortaklıkları ifade eder (İhracat Yönetmeliği 4.maddesi).

İhraç eşyası, buna ilişkin gümrük beyannamesinin tescili sırasında bulunduğu durum ve niteliğini gümrük kontrolünden çıktığı sırada da aynen muhafaza etmesi ve bu haliyle Türkiye Gümrük Bölgesini terk etmesi koşuluyla fiilen ihraç edilmiş sayılır. Fiili ihracata müteakip ihraç eşyası üzerindeki gümrük kontrolü de sona erer (Gümrük Kanunu 151.maddesi).

Ticari Kiralama: Malların kira bedeli karşılığı belirli bir süre kullanılmak üzere geçici olarak Türkiye gümrük bölgesi dışına veya serbest bölgelere çıkarılmasıdır.

– Ticari kiralama yoluyla yapılacak ihracat işlemleri, gümrük mevzuatı hükümlerine tabidir (İhracat Yönetmeliği 13.madde).

– Türkiye Gümrük Bölgesinden ihraç edilecek eşya, Gümrük Yönetmeliği’nin 131 ve 156.madde hükümleri saklı kalmak üzere, ihracata ilişkin gümrük beyannamesi ile yetkili gümrük idaresine beyan edilir. Türkiye Gümrük Bölgesinden çıkacak eşyanın gümrük beyannamesine tabi olmayacağı hal ve şartlar yönetmelikle belirlenir.

Gümrük Kanunu’nun 131.maddesine göre, Elçilik Mektubu, Kurye Mektubu, TIR Karnesi, ATA Karnesi, Kumanya Listesi, Özel Fatura, Déclaration en Douane, CPD Karnesi ve Sözlü Beyan Formu gibi belgeler gümrük beyannamesi yerine kullanılır, ancak bu belgeler gümrük idarelerine verilen beyannameler mahiyetinde değildir. Elektronik ortamda olanlar da dahil, mektuplar, kartpostallar ve basılmış metinler ile yolcunun kişisel bagajı kapsamındaki eşya için gümrük beyannamesi aranmaz.

Gümrüklerden Geçiş Karnesi (CPD): Ticari ve özel kullanıma mahsus kara taşıtları için ulusal ve uluslar arası kefil kuruluşlarca verilen teminat hükmünde olan belgeyi ifade eder.

ATA Karnesi; taşıma araçları hariç olmak üzere eşyanın geçici ithali için kullanılan, ayniyet tespitine yarayan ve ithalat vergileri ile ithalatta alınan diğer vergilerin uluslararası alanda geçerli şekilde teminata bağlandığını gösteren, gümrük beyannamesi olarak kabul edilen, uluslararası bir gümrük belgesidir (ATA Karnelerine İlişkin 4 Seri Nolu Gümrük Genel Tebliği’nin 2.maddesi).

Yapılan beyan, bağlayıcıdır. Beyannamede imzası bulunan kişiler cezai hükümlerin uygulanması açısından beyannamede belirtilen bilgiler ile beyannameye ekli belgelerin doğruluğu ve ilgili rejimin gerektirdiği bütün yükümlülüklere uyulmasından sorumludur. Doğrudan temsil durumunda bu sorumluluk adına hareket edilenlere aittir. Beyanın bağlayıcı olması nedeniyle beyanname başkasına devredilemez; eşyanın başkalarına satılması beyan sahiplerini yükümlülüklerinden kurtarmaz (Gümrük Yönetmeliği 113.maddesi).

Eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesini terk ettiği tarih; a) Kara ve demir yoluyla çıkışlarda, gümrük idaresince çıkış işlemleri tamamlanıp kara sınırından yabancı bir ülkeye fiilen çıktığı veya serbest bölgeye fiilen girdiği, b) Deniz ve hava yoluyla çıkışlarda, eşyanın yüklendiği deniz veya hava taşıtının hareket ettiği, c) Dış seferde bulunan ya da dış sefere çıkacak olan deniz ve hava taşıtlarına 418 ve 476 ila 482’inci maddeler çerçevesinde yapılacak teslimlerde eşyanın teslim edildiği, tarih olarak kabul edilir (Gümrük Yönetmeliği 416.maddesi).  

I-  İHRACAT, İHRACAT SAYILAN SATIŞ VE TESLİMLER İLE DÖVİZ KAZANDIRICI HİZMET VE FAALİYETLER

– Gümrük Yönetmeliği’nin 476 ilâ 482’inci maddeler çerçevesinde teslim edilen yakıt, yağ ve kumanya dışında, dış seferde bulunan ya da dış sefere çıkacak olan deniz ve hava taşıtlarına serbest dolaşımda bulunan işletme ve donatım eşyası teslimi ihracat hükmündedir (Gümrük Yönetmeliği 418.maddesi).

– İhraç eşyası, beyannamenin tescilinden sonra, Türkiye Gümrük Bölgesini terk edinceye kadar gümrük gözetimi altındadır (Gümrük Yönetmeliği 340.maddesi).

Türkiye Gümrük Bölgesi veya Gümrük Bölgesi: Türkiye Cumhuriyeti topraklarını, karasularını, iç sularını ve hava sahasını kapsayan Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesini ifade eder (Gümrük Yönetmeliği 340.maddesi).

En basit anlatımla fiili ihracat: İhraç eşyasının Gümrük Kanunu hükümleri çerçevesinde muayenesinin yapılıp taşıta yüklenmesi, kısım kısım gelmekte olan eşyada da yüklemenin tamamlanması ve eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesini terk etmesidir.

Fiili İhracat: İhraç ürününün, buna ilişkin gümrük beyannamesinin tescili sırasında bulunduğu durum ve niteliğini gümrük denetiminden çıktığı sırada da aynen muhafaza etmesi ve bu haliyle Türkiye Gümrük Bölgesi’ni terk etmesidir. Serbest Bölgelere yapılan satışlarda ise ürünün buradan başka bir ülkeye ihraç edildiğinin tevsikidir (Para-Kredi ve Koordinasyon Kurulu’nun 06.04.2018 tarih ve 2018/12 sayılı Kararı’nın 3.maddesi).

– Bazen, çeşitli sebeplerle ihraç eşyasının gümrük çıkış/ihracat beyannamesinde beyan edilen kıymet ve miktarı ile fiili ihracat sonucunda gerçekleşen kıymet ve miktarı arasında farklılıklar (fiili ihracat sonrası ihraç edilen eşyasının kıymet ve miktarı daha az) olabilir. Kısacası, ihraç eşyasının gümrük çıkış/ihracat beyannamesinde beyan edilen kıymet ve miktarından ziyade önemli olan eşyanın fiilen ihraç edilen kıymet ve miktarıdır.

Örneğin: Gümrük çıkış/ihracat beyannamesinde toplam 1.000 adet, 350.000-USD tutarında buzdolabı (birim kıymeti 350-USD adet) beyan edilmesine karşın, eşyaların gümrük muayene, yükleme ve çıkış işlemleri sırasında 10 adedinin hatalı, hasarlı ve defolu olduğunun anlaşıldığını varsayalım. Bu durumda, ilgili gümrük müdürlüğü personelince, ihracat beyannamesi üzerinde gerekli meşruat verilerek (ihraç eşyalarının 990 adet ve 346.500-USD tutar üzerinden) düzeltme yapılması, fiili ihracat miktar ve tutarı üzerinden gümrük çıkış beyannamenin kapatılması gerekir. Ayrıca, ihracatçı firmanın ilgili hesap ve kayıtlarının da (satış faturası, KDV iade, mahsup veya terkin miktarı, vb.) fiili ihracat miktar ve tutarı dikkate alınarak düzeltilmesi gerekir.  

İhracat sayılan satış ve teslimler: İç piyasada satışı ihracat sayılan ve vergi, resim ve harç istisnası ile ithalatta gümrük muafiyetinden yararlandırılan satış ve teslimleri ifade eder (2017/4 Sayılı İhracat, Transit Ticaret, İhracat Sayılan Satış Ve Teslimler İle Döviz Kazandırıcı Hizmet Ve Faaliyetlerde Vergi, Resim Ve Harç İstisnası Hakkında Tebliğ’in 3.maddesi).

Döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetler: 488 sayılı Kanunun ek 2 nci maddesi ve 492 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi çerçevesinde belirlenen ve vergi, resim ve harç istisnasından yararlandırılan hizmet ve faaliyetleri ifade eder (2017/4 sayılı İhracat Tebliği’nin 3.madesisi).

İhracat ve İhracat İşlemleri, Transit Ticaret, İhracat Sayılan Satış ve Teslimler İle Döviz Kazandırıcı Hizmet ve Faaliyetler Kapsamına Giren İşlemler; Dahilde işleme izin belgesi/ Dahilde işleme izni (Belirli-sınırlı sayıdaki ve miktardaki malların ithali için ilgili Gümrük idaresince verilen) veya Vergi, resim harç istisnası belgesi kapsamında ve bu belgelerin geçerlilik süreleri içerisinde yapılması şartıyla ilgili kuruluşlarca, başka bir belge aranmaksızın resen Damga Vergisi ve Harç İstisnasından faydalandırılır/faydalanır (488 sayılı Kanunun ek 2.maddesi, 492 sayılı Kanunun ek 1.maddesi, İhracat: 2017/4 sayılı Tebliğ ile 30070/18.05.2017 say. ve tar. RG.’de yayımlanan İhracat ve Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulama Genel Tebliği).

30525/04.09.2018 sayı ve tarihli RG’de yayınlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin (İhracat Bedelleri Hakkında 2018-32/48 sayılı) Tebliğin 3.maddesi gereği; Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez.

– İhraç edilen malların bedelinin süresinde yurda getirilerek, bankalara satılmasından ve ihracat hesabının süresinde kapatılmasından ihracatçılar sorumludur. Alacak hakkının satın alınması suretiyle ticari riskin bankalar veya faktoring şirketlerince üstlenilmesi durumunda, ihracat bedelinin yurda getirilmesi ile ilgili sorumluları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir. İhracata aracılık eden bankalar ihracat bedellerinin yurda getirilmesini izlemekle yükümlüdür (İhracat Bedelleri Hakkında 2018-32/48 sayılı Tebliğin 6.maddesi).

Ticari amaçla mal ihracında, bedelleri yurda getirilme süresi içinde gelen ihracat ile ilgili hesaplar aracı bankalarca kapatılır. Süresi içinde kapatılmayan ihracat hesapları aracı bankalarca 5 iş günü içinde muamelenin safhalarını belirtecek şekilde yazılı olarak ilgili Vergi Dairesi Başkanlığına veya Vergi Dairesi Müdürlüğüne ihbar edilir. İlgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce, ihbarı müteakip 10 iş günü içinde ilgililere hesapların kapatılmasını teminen 90 gün süreli ihtarname gönderilir. Bu süre içinde hesapların kapatılması veya 9 uncu maddede belirtilen mücbir sebep hallerinin ya da haklı durumun belgelenmesi gereklidir. Mücbir sebeplerin varlığı halinde, mücbir sebebin devamı müddetince altışar aylık dönemler itibarıyla ilgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce ek süre verilir. Mücbir sebep halleri dışında kalan haklı durumların varlığı halinde, hesapların kapatılmasına ilişkin altı aya kadar olan ek süre talepleri, firmaların haklı durumu belirten yazılı beyanına istinaden üçer aylık devreler halinde ilgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce, altı aylık süreden sonraki ek süre talepleri Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından incelenip sonuçlandırılır (İhracat Bedelleri Hakkında 2018-32/48 sayılı Tebliğin 8.maddesi).

4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 239/2.maddesine göre: Gümrük vergileri ödenmek suretiyle ihraç edilebilen eşyayı, gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın veya gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin Türkiye Gümrük Bölgesinden çıkaranlara eşyanın gümrük vergilerinin yanı sıra bu vergilerin iki katı idari para cezası verilir. Bu tür vergilere Telafi Edici Vergi “TEV” örnek gösterilebilir.

– Telafi Edici Vergi (TEV): Üçüncü ülke menşeli bir eşyanın Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında ithal edildikten sonra üretim sürecini müteakip ihraç ürünü olarak ATR Dolaşım Belgesi eşliğinde ve/veya menşe ispat belgeleri eşliğinde AB üyesi ülkelere, Serbest Ticaret Anlaşması imzaladığımız ülkelere, Pan-Avrupa Menşe Kümülasyonuna veya Pan-Avrupa-Akdeniz Menşe Kümülasyonuna taraf olan ülkelere ihraç edilmesi halinde, ithal edilen eşya ile ilgili ihracat sırasında beyan usulüne tabi olarak ödenen vergidir.

 II- ALICISI TARAFINDAN KABUL EDİLMEYEN VEYA ALICISINA TESLİM DİLEMEYEN MALLAR İLE TERK EDİLEN MALLAR

Alıcısı tarafından kabul edilmeyen mallar: Alıcısı tarafından kabul edilmeyen mallar karşılığında aynı bedel ve şartlarla mal ihracına ilişkin talepler, durumu gösterir belgelere istinaden gümrük mevzuatı çerçevesinde giriş ve çıkışta ayniyeti tespit edilmek suretiyle gümrük idarelerince sonuçlandırılır. Alıcısı tarafından kabul edilmeyen malların başka bedel ve şartlarla aynı veya farklı alıcılara satışına ilişkin talepler, durumu gösterir belgeler ve yeni satış sözleşmesine ait İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğince onaylı faturanın ibrazından sonra gümrük idarelerince sonuçlandırılır. Gümrük idarelerince sonuçlandırılan talepler ilgili İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğine ve mükellefin bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirilir. Alıcısı tarafından kabul edilmeyen malların bozulabilir nitelikte olması halinde, bu tür talepler İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği veya daha sonra İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğine bilgi vermek kaydıyla Bakanlık yurt dışı teşkilatlarınca sonuçlandırılır. Bakanlık yurt dışı teşkilatlarınca sonuçlandırılan talepler, ilgili gümrük idaresine bildirilir. Yukarıda yer alan hususlar, ihracatın desteklenmesine yönelik mevzuat kapsamında yapılmış olması halinde, ait olduğu mevzuat hükümlerine tabidir (İhracat Yönetmeliğinin 14.maddesi).

Alıcısına teslim edilemeyen mallar ve malların terk edilmesi: Yanma, çalınma gibi haklı ve zorunlu nedenlerle alıcısına teslim edilemeyen mallara ilişkin ihracat talepleri, durumu gösteren belgelere dayanılarak Bakanlıkça (Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü) sonuçlandırılır. Geri getirilmesinde ekonomik yarar görülmeyen malların (ilgili ülke veya firmaya) terk edilmesine ilişkin talepler, durumu gösteren belgelere dayanılarak İhracat Genel Müdürlüğü’nce sonuçlandırılır. Yukarıda belirtilen hususlar, ihracatın desteklenmesine yönelik mevzuat kapsamında yapılmış olması hâlinde, ait olduğu mevzuat hükümlerine tabidir (İhracat Yönetmeliğinin 15.maddesi).

Gümrük idarelerince yapılacak işlemler: Otomasyona geçmiş gümrük idareleri, ihracat işlemlerinde tescil onayı yapılmadan önce, gümrük beyannamesi üzerinde İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğinin elektronik ortamda oluşturdukları “Birlik Onay Kodu”nu ararlar. “Birlik Onay Kodu” doğrulanmayan gümrük beyannamelerine istinaden mal çıkışı yapılmaz. Otomasyona geçmemiş gümrük idareleri ise, ihracat işlemlerinde gümrük beyannamesi üzerinde İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğinin onayını/kaydını ararlar. İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği onayı/kaydı bulunmayan gümrük beyannamelerine istinaden mal çıkışı yapılmaz. Gümrük idareleri, ihracatı müteakip durumu ilgili İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğine bildirir. Gümrük idarelerince tescil edilen gümrük beyannameleri üzerinde herhangi bir değişiklik yapılması veya gümrük beyannamelerinin iptal edilmesi halinde, bu husus işlemi yapan gümrük idaresi tarafından onayı/kaydı veren İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğine, mükellefin bağlı bulunduğu vergi dairesine ve Türkiye İstatistik Kurumuna bildirilir (İhracat Yönetmeliğinin 17.maddesi).

Yapılan İhracatlardan, Alıcısı Tarafından Kabul Edilmeyen Veya Alıcısına Teslim Edilemeyen Ya da Terk Edilen Mallarla ilgili olarak; Bu eşyalara tekabül eden, söz konusu eşyaların ihracatı nedeniyle yararlanılan hak ve menfaatler (KDV, ÖTV, Damga Vergisi ve Harç İstisnası, Yararlanılan İhracat Kredileri, Söz konusu eşyaların bünyesinde bulunan ve DİİB veya Dahilde İşleme İzni kapsamında ithal edilen kısmına tekabül eden ve ithalat sırasında teminata bağlanan Gümrük Vergi ve Resimleri,  vb.) süresi içinde beyan edilerek, ilgili kurum ve kuruluşlara geri ödenmek şartıyla herhangi bir müeyyide uygulanmaz (Gümrük Yönetmeliği 451.madde, İhracat: 2017/4 sayılı Tebliğ, 30070/18.05.2017 say. ve tar. RG.’de yayımlanan İhracat ve Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulama Genel Tebliği, KDV Genel Uygulama Tebliği).

Örneğin: Türkiye’de yerleşik A firması tarafından, Yunanistan’da bulunan B firmasına Dahilde İşleme İzin Belgesi (DİİB) kapsamında üretilen 1 adet 100.000-EUR tutarında dokuma tezgahı satıldığını, ilgili ihracat beyannamesinin gümrük işlemleri tamamlanarak eşyanın yurt dışı edildiğini ve fiili ihracatının gerçekleştiğini (Bahse konu ihracat eşyasının bünyesinde yer alan ithal girdiler nedeniyle 10.000-TL Gümrük Vergisi, 15.000-TL Özel Tüketim Vergisi ve 30.000-TL Katma Değer Vergisi olmak üzere toplam 55.000-TL’nin ithalat sırasında teminata bağlandığı, ayrıca ithal girdilerin tedariği için yapılan sözleşmeler ve ilgili serbest dolaşıma giriş beyannameleri için alınması gereken 1.500-TL Damga Vergisinin “İhracat ve Döviz Kazandırıcı İşlemler” nedeniyle/nihayetinde bu ithal ürünlerden üretilecek ürünlerin ihracatının yapılacağı gerekçesiyle alınmadığını varsayalım.) fakat, söz konusu eşyaların sipariş evsafına uymadığı (eşyaların hatalı ve bozuk olduğu) gerekçesiyle alıcısı tarafından kabul edilmeyerek satıcıya/ihracatçıya iade edildiğini varsayalım. Söz konusu ihraç eşyası alıcısı tarafından kabul edilmediği, gerçekte ihracat gerçekleşmediği için ihracat nedeniyle teminata bağlanan ve/veya alınmayan tüm vergiler ile yararlanılan tüm teşvik ve desteklerin (örneğimizde de 10.000-TL Gümrük Vergisi, 15.000-TL Özel Tüketim Vergisi ve 30.000-TL Katma Değer Vergisi, 1.500-TL Damga Vergisi’nin) ilgili kurum ve kuruluşlara geri ödenmesi, iade edilmesi gerekir.  

III- GERİ GELEN (GERİ GETİRİLEN) EŞYA

Serbest dolaşımda bulunan eşya: 1) Türkiye Gümrük Bölgesinden veya Türkiye’nin anlaşmalarla dâhil olduğu gümrük birliği gümrük bölgelerinin diğer bir noktasından ihraç edildikten sonra üç yıl içinde yeniden serbest dolaşıma girmesi halinde ve beyan sahibinin talebi üzerine, ithalat vergilerinden muaf tutulur. Üç yıllık süre, beklenmeyen haller veya mücbir sebeplerle uzatılabilir. Geri gelen eşyanın, Türkiye Gümrük Bölgesinden ihraç edilmeden önce, özel amaçlı kullanımı nedeniyle indirimli veya sıfır vergi oranından yararlanarak serbest dolaşıma girmiş olduğu hallerde, eşyanın aynı amaca yönelik olarak tekrar serbest dolaşıma sokulmak istenmesi durumunda, bu eşyaya indirimli veya sıfır vergi oranı uygulanır. İthal amacının aynı olmaması halinde, söz konusu eşyaya uygulanacak ithalat vergileri tutarı, serbest dolaşıma ilk girişi sırasında alınmış tutar kadar indirilir. Ancak, serbest dolaşıma ilk girişi sırasında alınmış tutarın geri gelen eşyanın yeniden serbest dolaşıma girişi sırasında alınacak tutardan daha fazla olması halinde hiçbir iade yapılmaz.

2) 1’inci fıkrada belirtilen ithalat vergilerinden muafiyet; a) Aynen ihraç edildiği durumda olması hali hariç, Hariçte işleme rejimi çerçevesinde Türkiye Gümrük Bölgesinden ihraç edilen eşyaya, b) İhracı, bir dış ticaret önlemine konu olan eşyaya, tanınmayıp, (b) bendine istisna getirilmesine ilişkin hal ve şartlar Cumhurbaşkanınca belirlenir. (Gümrük Kanunu 168.maddesi).

– 168 inci maddede belirtilen ithalat vergilerinden muafiyet, geri gelen eşyanın ihracı sırasındaki ayniyeti değişmeden yeniden ithali halinde tanınır. Bu koşula istisna getirilmesine ilişkin hal ve şartlar Cumhurbaşkanınca belirlenir (Gümrük Kanunu 169.maddesi). 

– Dahilde işleme rejiminin uygulanmasından sonra ihraç edilen ve daha sonra geri gelen işlem görmüş ürünlere de Kanun’un 168 ve 169 uncu madde hükümleri uygulanır. Aynı hüküm, yeniden ihraç edilen işlem görmüş ürünler için de geçerlidir. Bu gibi hallerde, eşyanın yeniden ihraç tarihi, serbest dolaşıma giriş tarihi olarak kabul edilir ve kanunen alınması gereken ithalat vergileri tutarı, dahilde işleme rejimi hükümlerine göre belirlenir (Gümrük Kanunu 170.madde).

İhraç edilen eşyanın; 1-a) Gönderildiği ülkede yürürlükte olan mevzuat nedeniyle serbest dolaşıma girememesi veya kullanıma arz edilmemesi, b) Kusurlu olması veya sözleşme hükümlerine uygun olmaması nedenleriyle alıcısı tarafından kabul edilmemesi, c) İhracatçının elinde olmayan sebeplerle amaçlanan kullanıma girememesi, nedenleriyle geri gelmesi halinde, durumun Türkiye Gümrük Bölgesi dışındaki alıcıdan veya Türkiye Gümrük Bölgesi dışındaki yetkili kurumlardan alınacak belgelerle gümrük idaresine ispatı gerekir.

2- Birinci fıkranın (b) bendinde belirtilen durumlarda eşyanın ilk kullanım dışında kullanılmamış olması gerekmektedir. Bu durum, sadece, eşyanın kusurlu olduğunun veya sözleşme hükümlerine uygun olmadığının, kullanılmadan anlaşılamayacağı haller için geçerli olacaktır.

3- Birinci fıkranın (c) bendinde belirtilen durumlar; a) Gönderilen kişiye teslim edilmeden önce, eşyanın tabiatından ileri gelen veya nakliye sırasında meydana gelen hasar yüzünden Türkiye Gümrük Bölgesine geri gönderilen eşya, b) Tüketilmek veya satılmak amacıyla yurt dışındaki sergi ve fuarlara gönderilen ancak, tüketilmeden veya satılmadan geri gelen eşya, c) Alıcının fiziksel bir engeli veya yasal bir engel nedeniyle alıcısına teslim edilemeyen eşya, ç) Tabiî afetler, tehlikeli ve salgın hastalıklar, büyük yangınlar, radyasyon ve hava kirliliği gibi önemli nitelikteki kimyasal ve teknolojik olaylar ile büyük nüfus hareketleri gibi kriz halleri veya siyasi ya da sosyal durumlarda meydana gelen ani ve beklenmeyen değişiklikler yüzünden alıcısına teslim edilemeyen veya ihracına ilişkin sözleşmede belirtilen tarihten sonra teslim edilen eşya, d) Türkiye Gümrük Bölgesi dışındaki ülkelere gönderilen ancak, piyasa kuralları gereği gönderildiği ülkede satılamayan sebze ve meyveler, için uygulanır.

4- Serbest dolaşımda iken ihraç edilen, ancak çeşitli nedenlerle geri gelen ticari kullanıma mahsus taşıt araçları, iş makineleri ve üretime yönelik makineler, ayniyet tespiti kaydıyla, yukarıdaki fıkralarda belirtilen şartlara bağlı olmaksızın, geri gelen eşya muafiyetinden faydalandırılır (Gümrük Yönetmeliği 446.maddesi).

Eşyaya ait parçaların geri gelmesi: Daha önce Türkiye Gümrük Bölgesinden ihraç edilen eşyaya ait olduğu anlaşılan parçaların geri gelmesi halinde gümrük vergilerinden muafiyet uygulanır. Bu hüküm, Türkiye Gümrük Bölgesinden ihraç edilen makinelere, araçlara, aletlere veya diğer ürünlere ait olan ve ait olduğu uzman raporlarıyla kanıtlanan parça veya aksesuarları içeren eşyaya da uygulanır (Gümrük Yönetmeliği 447.maddesi). 

Geri gelen eşyanın beyanı: Türkiye Gümrük Bölgesinden ihraç edildikten sonra geri gelen eşyanın beyanı, beyanın kontrolü ve diğer işlemler 180 ila 195’inci madde hükümlerine göre yapılır. Yükümlü, ilgili gümrük idaresine eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesinden ihracına ilişkin gümrük beyannamesi ve ayniyet tespitine ilişkin diğer belgeleri ibraz eder (Gümrük Yönetmeliği 448.maddesi).

Konsinye satış suretiyle ihraç edildikten sonra geri gelen eşyanın beyanı: Konsinye satış suretiyle ihraç edilen eşyanın çıkışında, gönderildiği yerde satılmayıp geri gelmesi ihtimali göz önünde bulundurularak ayniyet tespitine ilişkin tüm destekleyici bilgiler gümrük beyannamesine eklenir. Bu suretle ihraç edilen eşyanın geri gelmesi halinde 448 inci madde hükümlerine göre işlem yapılır (Gümrük Yönetmeliği 449.maddesi).

Sürelerin başlangıcı ve süre uzatımı: Geri getirilme süresinin başlangıcı eşyanın fiilen ihraç edildiği tarihtir. Çıkışın partiler halinde yapılması halinde, her partiye ilişkin sürenin başlangıcı ayrı ayrı göz önünde bulundurulur. Üç yıllık süre doğal afet, getirildiği ülkelerdeki ya da geçiş ülkelerindeki iç karışıklık, abluka veya savaş hali, resmi makamlarca getirilen yasaklar veya eşyanın alıkonulması gibi mücbir sebep ve beklenmeyen hallerle uzatılabilir. Özel ve zorunlu durumlar Bakanlıkça (Ticaret Bakanlığı) incelenir ve sonuçlandırılır (Gümrük Yönetmeliği 452.maddesi).

Süresini aşarak geri getirilen, getirilmeyen ve kesin ihracata dönüştürülen eşya: 1) Eşyanın süresi içinde mücbir sebep belgesi ibrazı ile süre uzatımı talebi olmaksızın Kanunun 168 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen üç yıllık süreyi veya üç yıllık sürenin üzerinde gümrük idaresince uzatılan süre varsa bu süreyi aşarak geri getirilmesi halinde, Kanunun 241 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (ı) bendi uyarınca usulsüzlük cezası tatbiki ile gümrük vergileri tahsil edilerek serbest dolaşıma giriş rejimi hükümleri uygulanır.

2) Eşya, Kanunun 168 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen üç yıllık süre aşılmaksızın, ek süreler dahil verilen sürelerin aşılarak geri getirilmesi halinde, Kanunun 241 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (ı) bendi uyarınca usulsüzlük cezası tatbiki ile gümrük vergileri tahsil edilmeden serbest dolaşıma sokulur.

3) Geçici ihracat eşyasının, Kanunun 168 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen üç yıllık süre ile varsa gümrük idaresince verilen ek süreler bitiminde geri getirilmediğinin tespit edilmiş olması halinde; ihracat vergilerine tabi eşyadan bu vergiler tahsil edilir. Ancak, eşyanın daha sonra serbest dolaşıma sokulmak istenmesi halinde, birinci fıkra hükümleri uygulanır.

4) Geçici ihracat eşyasının, tabi olduğu mevzuat hükümleri uyarınca ilgili kurumunca veya gümrük idaresince verilen süre ile varsa verilen ek sürelerin veya gümrük idaresince verilen böyle bir süre yoksa Kanunun 168 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen üç yıllık süre ile varsa verilen ek sürelerin bitiminden önce, geçici ihracatın kesin ihracata dönüştürülmek istenmesi halinde, kesin ihracata ilişkin gümrük beyannamesinin düzenlenmesi ve ihracat rejimine ilişkin tüm mevzuat hükümlerine uyulmuş olması kaydıyla geçici ihracata konu eşyanın kati ihracata dönüştürülmesine izin verilerek ilgili rejim sonlandırılır.

5) Geçici ihracatın dördüncü fıkrada belirtilen sürelerin bitiminden sonra kesin ihracata dönüştürülmek istenmesi halinde dördüncü fıkra hükümleri uygulanır (Gümrük Yönetmeliği 453.maddesi).

Posta kolilerinin ihracat işlemleri: 1) Gerek kesin olarak gerek geçici ihracat işlemlerine tabi tutularak yurt dışına posta yolu ile gönderilecek ticari ve ticari olmayan eşya posta idaresi tarafından kabul edilir. Bu eşya gümrük idaresinin gözetim ve kontrolü altındadır.

2) Yurt dışına posta yoluyla gönderilecek ticari nitelikteki eşya ihracat rejimi kapsamında gümrük beyannamesi ile beyan olunur ve bu rejim çerçevesinde işlemleri tamamlanır (Gümrük Yönetmeliği 463.maddesi).

3065 sayılı Kanunun 35.maddesine göre; Malların iade edilmesi, işlemin gerçekleşmemesi, işlemden vazgeçilmesi veya sair sebeplerle matrahta değişiklik vuku bulduğu hallerde, vergiye tabi işlemleri yapmış olan mükelleflerin bunlar için borçlandığı vergiyi; bu işlemlere muhatap olan mükelleflerin ise indirme hakkı bulunan vergiyi değişikliğin mahiyetine uygun şekilde ve değişikliğin vuku bulduğu dönem içinde, iade olunan malların fiilen işletmeye girmiş olması ve bu girişin defter kayıtları ile beyannamede gösterilmesi kaydıyla, düzeltebilecekleri hükme bağlanmıştır. İstisna kapsamındaki teslim veya hizmetin gerçekleştiği vergilendirme döneminden sonra malların iade edilmesi, işlemin gerçekleşmemesi, işlemden vazgeçilmesi veya sair sebeplerle işlem matrahının değişmesi durumunda düzeltme yapılması gerekmektedir. Bu düzeltme defter kayıtları ve beyanname üzerinde yapılır.

Öte yandan, istisna kapsamında yapılan bir işleme ait iade talebi sonuçlandırıldıktan sonra KDV iadesini ortaya çıkaran işlemden vazgeçilmesi veya satılan malların bir kısmının geri gelmesi durumunda aşağıdaki şekilde hareket edilir.

– Matrahta değişikliğin vuku bulduğu vergilendirme döneminde, yukarıda belirtildiği şekilde defter kaydı ve beyanname üzerinde gerekli düzeltmeyi yapan mükellefin vergi dairesine yazılı olarak müracaat edip, daha önce iadesini aldığı tutarı iade etmesi halinde bu tutar, gecikme faizi ve vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın mükelleften geri alınır.

Mükellefin, matrahta değişikliğin vuku bulduğu dönemde düzeltme işlemini yapmaması halinde; istisna kapsamındaki işlem nedeniyle iade edilen KDV, matrahta değişikliğin vuku bulduğu dönemden düzeltmenin yapıldığı döneme kadar gecikme faizi uygulanarak vergi ziyaı cezası ile birlikte mükelleften aranır (KDV Kanunu 35.madde, KDV Genel Uygulama Tebliği).

Yararlanılan menfaatlerin iadesi: İhraç edildikten sonra geri gelen eşyanın gümrük vergilerinden muaf olarak serbest dolaşıma girebilmesi için bu eşyalara tekabül eden, söz konusu eşyaların ihracatı nedeniyle yararlanılan hak ve menfaatlerin (KDV, ÖTV, Damga Vergisi ve Harç İstisnası, Yararlanılan İhracat Kredileri, söz konusu eşyaların bünyesinde bulunan ve DİİB veya Dahilde İşleme İzni kapsamında ithal edilen veya DİİB kapsamında iç piyasadan temin edilen kısmına tekabül eden vergi, resim, vb. yükümlülüklerin) süresi içinde beyan edilerek, ilgili kurum ve kuruluşlara iade edildiğine/ödendiğine ilişkin belgelerin beyannameye eklenmesi gerekir. Bu şartların yerine getirilmesi durumunda, ilgili gümrük idaresine 4210 rejim kodunda beyan edilerek söz konusu eşyalar muafiyete tabi tutularak (Gümrük vergi ve resimler alınmadan) serbest dolaşıma sokulur (Gümrük Yönetmeliği 451.madde, İhracat: 2017/4 sayılı Tebliğ, 30070/18.05.2017 say. ve tar. RG.’de yayımlanan İhracat ve Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulama Genel Tebliği, KDV Genel Uygulama Tebliği).

Örneğin: Ankara/Polatlı’da faaliyet gösteren  X firması tarafından, Türkmenistan’da bulunan Y firmasına Dahilde İşleme İzin Belgesi (DİİB) kapsamında 600.000-EUR tutarında tarım makinaları satıldığını, ilgili ihracat beyannamesinin gümrük işlemleri tamamlanarak eşyanın yurt dışı edildiğini ve fiili ihracatının gerçekleştiğini (Bahse konu ihracat eşyasının bünyesinde yer alan ithal girdiler nedeniyle 10.000-TL Gümrük Vergisi, 20.000-TL Özel Tüketim Vergisi ve 30.000-TL Katma Değer Vergisi olmak üzere toplam 60.000-TL’nin ithalat sırasında teminata bağlandığı, ihraç eşyasının bünyesinde yer alan ithal girdilerin tedariği için yapılan sözleşmeler ve ilgili serbest dolaşıma giriş beyannameleri için alınması gereken 2.500-TL Damga Vergisinin “İhracat ve Döviz Kazandırıcı İşlemler” nedeniyle alınmadığını, ayrıca 100.000-TL Eximbank İhracat Kredisi kullanıldığını), eşyaların teslim alınmasına müteakip yaptırılan ekspertiz incelemesinde, söz konusu makinelerin sipariş evsafına uymadığı (eşyaların hatalı ve bozuk olduğu) tespit edilerek alıcısı tarafından kabul edilmeyerek satıcıya/Türkiye’ye iade edildiğini, satıcı tarafından da geri gelen söz konusu eşyaların Türkiye’de serbest dolaşıma sokulduğunu varsayalım. Bahse konu eşyaların ihracat nedeniyle teminata bağlanan ve/veya alınmayan tüm vergiler ile yararlanılan tüm teşvik ve desteklerin (örneğimizde de 10.000-TL Gümrük Vergisi, 20.000-TL Özel Tüketim Vergisi ve 30.000-TL Katma Değer Vergisi, 2.500-TL Damga Vergisi ile 100.000-TL Eximbank kredisinin) ilgili kurum ve kuruluşlara geri ödenmesi, iade edilmesi ve buna ilişkin belgelerin ilgili gümrük müdürlüğüne ibraz edilmesi, ithalat beyannamesine eklenmesi gerekir. Bu şartların yerine getirilmesi durumunda, ilgili gümrük idaresine 4210 rejim kodunda beyan edilerek söz konusu eşyalar muafiyete tabi tutularak (Gümrük vergi ve resimler alınmadan) serbest dolaşıma sokulur.

Aksi takdirde; Geri gelen söz konusu eşyalar 4010 rejim kodunda beyan edilerek muafiyete tabi tutulmadan (Tekabül eden gümrük vergi ve resimleri tahsili başta olmak üzere ilgili mevzuat hükümleri ve ticaret politikası önlemlerinin uygulanması ile eşyanın ithali için öngörülen dış ticarette teknik düzenlemeler ve standardizasyon mevzuatı dahil diğer işlemlerin tamamlanması şartıyla) serbest dolaşıma sokulur.

İhracat ve Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde; a) Alınmayan damga vergisi ve harç tutarının, döviz kazandırıcı faaliyetlerin gerçekleşmeyen kısmına isabet eden tutarı, b) Dahilde İşleme İzin Belgeleri ve Vergi, Resim, Harç İstisnası Belgelerinin iptal edilmiş olması durumunda, alınmayan damga vergisi ve harç tutarları, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri çerçevesinde ceza ve gecikme faizi ile birlikte geri alınır. Gecikme faizi, kağıdın düzenlendiği veya işlemin yapıldığı tarihten başlayarak hesaplanır (30070/18.05.2017 say. ve tar. RG.’de yayımlanan İhracat ve Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulama Genel Tebliği, KDV Genel Uygulama Tebliği).

– Geri gelen eşyanın DİİB veya Dahilde işleme izni kapsamında yapılan bir ihracata ilişkin olması halinde, söz konusu geri gelen eşyaların Dahilde işleme izin belgesi (DİİB)/dahilde işleme izni süresi (ile varsa verilen ek süreler) içerisinde yeniden ihraç edilerek taahhüdün kapatılması, ihraç taahhüdünün yerine getirilmesi gerekir.

– Dahilde işleme tedbirlerini, dahilde işleme rejimi ve belgede/izinde belirtilen esas ve şartlara uygun olarak yerine getirmeyenlerden; İhracatı gerçekleştirilmeyen ve DİİB kapsamında iç piyasadan temin edilen eşyalara tekabül eden vergi, resim, damga vergisi ve harçlar ile ihracatı gerçekleştirilmeyen ithal eşyalara ilişkin, ithal esnasında alınmayan gümrük vergi, resim, damga vergisi, her türlü harçlar, vb. yükümlülükler ceza ve gecikme faizi ile birlikte, ithal tarihi itibarıyla 4458 sayılı Gümrük Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilir. Ayrıca, ithal edilen ve süresi içerisinde ihracatı gerçekleştirilmeyen eşya için 4458 sayılı Gümrük Kanununun 238 inci maddesi hükmü çerçevesinde (Eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı para cezası tahsil edilir.) müeyyide uygulanır.

– Diğer kamu kurum ve kuruluşlarının denetim birimleri ile Ticaret Bakanlığınca yapılacak inceleme, denetim ve soruşturma sonucunda, başta gümrük beyannamesi veya eki belgeler ile ilgili diğer belgelerin sahte olduğunun veya üzerinde tahrifat yapıldığının ya da gerçeği yansıtmadığının tespiti halinde; bu beyanname ve eki belgeler ile diğer sahte belgelerin dahilde işleme izin belgesi/dahilde işleme izni ihracat taahhüdünün kapatılmasında kullanılıp kullanılmadığına bakılmaksızın ve taahhüt kapatma müracaatı beklenilmeksizin beyanname kapsamı ihracata tekabül eden ithalata ilişkin vergi, resim ve harçların, İhracat: 2006/12 sayılı Dahilde İşleme Rejimi Tebliği’nin 45.maddesi hükümleri çerçevesinde tahsili ve aynı Tebliğin 46.maddesi kapsamında müeyyide uygulanarak, ilgililer hakkında kanuni işlem yapılır (5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun “Kaçakçılık Hükümleri” ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Belgede Sahtecilik Hükümleri” doğrultusunda ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulur).

IV- GERİ GETİRİLMEYEN (YURT DIŞINDA İLGİLİ ÜLKE, SERBEST BÖLGE VEYA FİRMAYA BIRAKILAN, EKONOMİK DEĞERİ OLMAYAN) EŞYA

Müfettişliğimizce yapılan Sonradan Kontrol ve Firma İncelemeleri sırasında: Özellikle otomotiv yan sanayi ile beyaz eşya, çeşitli ev gereçleri vb. sektörlerde faaliyet gösteren imalatçı-ihracatçı veya ihracatçı firmaların yaptıkları mamul eşya veya yedek parça ihracatlarında, alıcı tarafından, söz konusu eşyalar teslim alındıktan sonra (herhangi bir üretime, kullanıma, satış ve dağıtıma veya depolamaya tabi tutmadan önce) muayene ve kontrole/ayıklama işlemine tabi tutulduğu, söz konusu eşyalardan bozuk, defolu, kusurlu, hatalı, vb. olanların ayrıldığı ve ayıklandığı, bu işlem sonucunda alıcı tarafından bozuk çıkan eşyaların bedeli kadar “Debit Note” düzenlenerek ihracatçıya/satıcıya gönderildiği, ihracatçı tarafından da bu “Debit Note” tutarları kadar paranın alıcı firmaya iadesi/döviz transferi yapıldığı ya da alıcı firmanın borcundan düşüldüğü/vaz geçildiği, bilahare, ihracatçı tarafından söz konusu bozuk eşyaların ekonomik değer taşımaması, Türkiye’ye geri getirilmesi için ilave olarak yapılması gereken elleçleme, yeniden ambalajlama-paketleme, navlun, taşıma, sigorta, gümrükleme, imha, vb. masraflar ve ilave maliyet unsurları dikkate alınarak söz konusu eşyaların Türkiye’ye getirilmediği ve ilgili firmaya, ülkeye/serbest bölgeye terk edildiği, sonrasında ise ihracatçı firma tarafından ilgili muhasebe kayıtları ve hesaplarında yapılması gereken düzeltmelerin (Gerçekte gerçekleşen nihai ihracat miktarı ve tutarı, bu tutar üzerinden ihracat nedeniyle yararlanılan hak ve menfaatler örneğin KDV, ÖTV, Damga Vergisi ve Harç İstisnası, Yararlanılan İhracat Kredileri, söz konusu eşyaların bünyesinde bulunan ve DİİB veya Dahilde İşleme İzni kapsamında ithal edilen veya DİİB kapsamında iç piyasadan temin edilen kısmına tekabül eden vergi, resim harç istisnası miktarları, Kurumlar Vergisi matrahı, vb.) hiç birisinin yapılmadığı, örneğin: ilgili mükelleflerin söz konusu bozuk çıkan eşyalar için borçlandığı vergiyi, 3065 sayılı Kanunun 35.maddesi doğrultusunda, değişikliğin mahiyetine uygun şekilde ve değişikliğin vuku bulduğu dönem içinde düzeltmedikleri, her hangi bir revizyona gidilmediği, Diğer bir deyişle; İhracat nedeniyle yararlanılan tüm hak ve menfaatlerin kullanımı sırasında, gerçekte gerçekleşen nihai ihracat miktarı ve tutarı üzerinden değil de, gümrük çıkış beyannamesinde ve satış/ihraç faturasında belirtilen miktar ve tutar üzerinden işlem yapıldığı, haksız ve yersiz menfaat temin edildiği anlaşılmıştır.

Örnek 1: Üretici A firmasının, Fransa’da mukim B firmasına 300.000-EUR tutarında plastikten mamul “Muhtelif araç çamurluğu” cinsi eşyayı sattığını, 1525/01.01.2020 sayı ve tarihli satış/ihracat faturasına istinaden düzenlenen ve C Gümrük Müdürlüğü’nde işlem gören 1250/05.01.2020 sayı ve tarihli Gümrük çıkış beyannamesi ile ilgili gümrük işlemleri tamamlanarak 300.000-EUR üzerinden 08.01.2019 tarihinde söz konusu eşyaların fiili ihracatının gerçekleştirildiğini, bahse konu ihracat eşyasının bünyesine giren/yüklenilen KDV tutarının 35.000-TL olduğunu, İthalatçı B firmasının söz konusu eşyaları 15.01.201920 tarihinde teslim alarak muayene ve kontrole tabi tuttuğunu ve eşyaların 30.000-EUR’luk kısmının bozuk, defolu, kusurlu, hatalı olduğunun, sağlam ve kabul edilebilir eşya miktarının ise 270.000-UUR olduğununun tespit ederek ihracatçı A firmasına haber verildiğini, ihracatçının talimatı üzerine bozuk çıkan eşyaların Türkiye’ye iade edilmeyip (Türkiye’ye geri gönderilmeyip) Fransa’da imha edildiğini, alıcı B firmasının 20.01.2020 tarihinde düzenlediği 30.000-EUR tutarındaki “Debit Note”yi ihracatçıya/satıcıya gönderdiğini, ihracatçı A firmasının da  debit note tutarı olan 30.000-EUR’yu alıcı B firmasına iade ettiğini veya alacağından düşüm yaptığını fakat, ilgili muhasebe kayıtları ve hesaplarında, ihracat miktar ve tutarında, ihracat nedeniyle faydalandığı veya faydalanacağı hak ve menfaatlerde, örneğin KDV, ÖTV, Damga Vergisi ve Harç İstisnası, Yararlanılan İhracat Kredileri tutarlarında herhangi bir düzeltmeye gitmediğini varsayalım. Nihayetinde, gerçekte gerçekleşen ihracat tutarı olan 270.000-EUR üzerinden değil de, aksine gümrük çıkış beyannamesi tutarı olan 300.000-EUR üzerinden işlem yapmış, imha edilen 30.000-EUR’ya tekabül eden istisna, hak ve menfaatlerden de (3.500-TL  KDV ile diğer menfaatler) haksız ve yersiz olarak faydalanmıştır.

Örnek 2: Otomotiv yedek parçaları üreten XX Alfa firmasının, DİİB kapsamında işlem görmüş ürün olarak, Bulgaristan’da faaliyet gösteren XX Beta firmasına 100.000-EUR tutarında “Sis lambası” cinsi eşyayı satarak, 2220/15.02.2020 sayı ve tarihli satış/ihracat faturasına istinaden düzenlenen ve Y Gümrük Müdürlüğü’nde işlem gören 17500/20.02.2020 sayı ve tarihli Gümrük çıkış beyannamesi ile ilgili gümrük işlemleri tamamlanarak 100.000-EUR üzerinden 22.02.2020 tarihinde fiili ihracat işleminin gerçekleştirildiğini, bahse konu ihracat eşyasının bünyesinde yer alan ithal girdiler nedeniyle 2.000-TL Gümrük Vergisi, 6.000-TL Özel Tüketim Vergisi ve 7.000-TL Katma Değer Vergisi olmak üzere toplam 15.000-TL vergi tutarının ithal sırasında teminata bağlandığı, ithalatçı XX Beta firmasının söz konusu eşyaları 01.03.2020 tarihinde teslim alarak muayene ve kontrole tabi tutmuş ve eşyaların 10.000-EUR’luk kısmının bozuk, defolu, kusurlu, hatalı olduğunu, sağlam ve kabul edilebilir eşya miktarının ise 90.000-EUR olduğunu tespit ederek ihracatçı XX Alfa firmasına haber verdiğini, ihracatçının talimatı üzerine bozuk çıkan eşyaları Türkiye’ye geri göndermeyip/iade etmeyip Bulgaristan’da imha ettiğini, akabinde alıcı XX Beta firmasının 10.03.2020 tarihinde düzenlediği 10.000-EUR tutarındaki “Debit Note”yi ihracatçıya/satıcıya gönderdiğini, ihracatçı XX Alfa firmasının da debit note tutarı olan 10.000-EUR’yu alıcı XX Beta firmasına iade ettiğini ve bozuk çıkan ihraç ürün miktarının yıllık ortalama % 10 olduğunu varsayalım. (Sonuçta, gümrük çıkış beyannamelerine göre bir yıl boyunca yapılan ihracat toplamı 1.000.000-EUR iken, bunun 100.000-EUR’luk kısmı bozuk, defolu, kusurlu, hatalı olduğu için sayılmayan ihracat miktarı olup, gerçekte gerçekleşen ihracat tutarı 900.000-EUR olarak gerçekleşmiştir.) fakat, ihracatçı XX Alfa firmasının ilgili muhasebe kayıtları ve hesaplarında, ihracat miktar ve tutarında, ihracat nedeniyle faydalandığı veya faydalanacağı hak ve menfaatlerde, örneğin KDV, ÖTV, Damga Vergisi ve Harç İstisnası, Yararlanılan İhracat Kredileri, vb. tutarlarında herhangi bir düzeltmeye gidilmemiş, nihayetinde, gerçekte gerçekleşen ihracat tutarı olan 90.000-EUR (Yıllık 900.000-EUR üzerinden) değil de, aksine gümrük çıkış beyannamesi tutarı olan 100.000-EUR (Yıllık 1.000.000-EUR) üzerinden işlem yapmış, 10.000-EUR, (Yıllık 100.000-EUR) yurt dışında imha edilen, Türkiye’ye getirilmeyen, gerçekte gerçekleşmeyen eşyaya tekabül eden istisna, hak ve menfaatlerden (örneğin: 200-TL GV, 600-TL ÖTV, 700-TL KDV “Yıllık= 2.000-TL GV, 6.000-TL ÖTV, 7.000-TL KDV” olmak üzere toplam 1.500-TL “Yıllık 15.000-TL” vergi ile diğer menfaatlerden) haksız ve yersiz olarak faydalanmıştır.  

Kısacası, Ticaret Bakanlığı’nca yapılacak Sonradan Kontrol Ve Firma İncelemeleri ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca yapılacak vergi incelemelerinde; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 114.maddesinde belirtilen zamanaşımı süresi (Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmiyen vergiler zamanaşımına uğrar.) dikkate alınarak, firmaların 120 (Yurt Dışı Alıcılar) Hesabı ve ilgili diğer ihracat hesaplarının ayrıntılı şekilde incelenmesi, ihraç edilen eşyalardan bozuk, defolu, kusurlu, hatalı olmaları, … vb. nedenlerle alıcısı tarafından satıcısına/Türkiye’ye iade edilen (geri gelen eşya) veya satıcısına iade edilmeyip, satıcının isteği üzerine ilgili ülkeye terk edilen, çöpe atılan veya o ülkede imha edilen eşyaların miktar ve tutarlarının tespit edilerek, ihracat nedeniyle bu tutarlar üzerinden alınan yada faydalanılan hak ve menfaatlerin (KDV, ÖTV, Damga Vergisi ve Harç İstisnası, Yararlanılan İhracat Kredileri, söz konusu eşyaların bünyesinde bulunan ve DİİB veya Dahilde İşleme İzni kapsamında ithal edilen veya DİİB kapsamında iç piyasadan temin edilen kısmına tekabül eden vergi, resim, vb. yükümlülüklerin) süresi içinde ilgili kurum ve kuruluşlara iade edilmesine/ödenmesine ilişkin işlemlerin kontrol edilmesi, haksız veya yersiz olarak yararlanıldığı tespit edilen hak ve menfaatlerin iadesinin sağlanmasının gerektiğini düşünmekteyiz.

– Geri gelen eşya ile satıcısına iade edilmeyip, satıcının isteği üzerine ilgili ülkeye terk edilen, çöpe atılan veya o ülkede imha edilen eşyaların DİİB/Dahilde işleme izni kapsamında yapılan bir ihracata ilişkin olması halinde, söz konusu eşyalara ilişkin DİİB/dahilde işleme izni süresi (ile varsa verilen ek süreler) içerisinde geri gelen eşyaların yeniden ihraç edilerek ve geri getirilmeyen eşyalar içinde DİİB/dahilde işleme izninde gerekli revizyonun yapılarak taahhüdün kapatılması, ihraç taahhüdünün yerine getirilmesi gerekir.

Mali Yönden Eleştirel Bir Yaklaşım; YMM Mesut ZURNACI’nın Eleştirisi: “İhraç olup yurtdışından geri gelmeyen (çöpe atılan/çöp olan) mallarla ilgili; uygulamada fiilen geri gelmeyen mallar için genelde yurt dışındaki firma tarafından Türk firmasına debit note (borçlandırma notu) kesilmektedir. Debit Note’nin temin edilemediği durumlarda ise Türk firması tarafından Credit Note (alacaklandırma notu) kesilmektedir.   Bu belgelerdeki bedeller bir fiyat farkı gibi gider yazılmakta ancak  ihracatçı Türk firmanın KDV iadesinde bir azaltım yapılmamaktadır. Bununla birlikte kimi zaman ihracat bedellerini yüksek tutarda düşürücü fiyat farkları KDV iadesinde azaltım yapma zorunluluğunu doğurmaktadır. Örneğin, 100.00,00 TL ihracatta KDV iade talebi 15.000,00 TL olsun. Kural olarak KDV iade alacağı toplam satışın %18’ini geçememektedir.  15.000,00 (%15)  iade de bir sorun görünmemektedir. Ancak bu örnekte alıcı firma tarafından 30.000,00 TL debit note kesilmesi durumunda, net ihracat 70.000,00 TL olmaktadır. 70.000,00 x %18 = 12.600,00 TL. Yani 15.000,00 – 12.600,00 = 2.400,00 TL kdv iadesinin mükellef tarafından Maliye’ye geri iade edilmesi gerekir. Bunun haricinde fiilen geri gelmeyen mallar için KDV iadesinin düşürülmesini sağlayacak bir mekanizma bulunmamaktadır. Dolayısıyla geri gelmeyen değersiz hale düşen malların fiyat indirimine ilişkin ihracat tutarını düşürücü mahiyetteki işlemlerin kötüye kullanımı mümkün olduğundan, bu tür işlemlerin KDV iadesine etkisinin dikkate alınarak gerekli ve etkin kanuni düzenlemelerin yapılması yerinde olacaktır.” (Mesut ZURNACI – MZ YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE BAĞIMSIZ DENETİM).

SONUÇ

Ülkemizde İhracat, İhracat Sayılan Satış ve Teslimler, Döviz Kazandırıcı Hizmet ve Faaliyetler çeşitli şekillerde teşvik edilmekte, KDV istisnası, Damga Vergisi ve Harç İstisnası, vb. ayrıcalıklara tabi tutulmaktadır. Uygulanan teşvik tedbirlerinin amacına ulaşması, haksız rekabetin, haksız kazancın ve oluşacak kamu zararının önüne geçilebilmesi için Ticaret Bakanlığı’nca yapılacak sonradan kontrol ve firma incelemeleri ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca yapılacak vergi incelemelerinde; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 114.maddesinde belirtilen zamanaşımı süreside dikkate alınarak, firmaların 120 (Yurt Dışı Alıcılar) Hesabı ve ilgili diğer ihracat hesaplarının ayrıntılı incelenmesi, ihraç edilen eşyalardan bozuk, defolu, kusurlu, hatalı olmaları, … vb. nedenlerle alıcısı tarafından satıcısına/Türkiye’ye iade edilen (geri gelen eşya) veya satıcısına iade edilmeyip, satıcının isteği üzerine ilgili ülkeye terk edilen, çöpe atılan veya bu ülkede imha edilen eşyaların miktar ve tutarlarının tespit edilerek, ihracat nedeniyle bu tutarlar üzerinden alınan yada faydalanılan hak ve menfaatlerin (KDV, ÖTV, Damga Vergisi ve Harç İstisnası, Yararlanılan İhracat ve Eximbank kredileri, söz konusu eşyaların bünyesinde bulunan ve DİİB veya Dahilde İşleme İzni kapsamında ithal edilen veya DİİB kapsamında iç piyasadan temin edilen kısmına tekabül eden vergi, resim, vb. yükümlülüklerin) süresi içinde ilgili kurum ve kuruluşlara iade edilmesine/ödenmesine ilişkin işlemlerin kontrol edilmesi, haksız veya yersiz olarak yararlanıldığı tespit edilen hak ve menfaatlerin iadesinin sağlanması gerekir.

KAYNAKÇA

  • İhracatta Geri Gelen (Geri Getirilen ) Eşya İle Yurt Dışından Getirilmeyen (Yurt Dışında Bırakılan) Eşya MuhasebeTR.com (07.05.2019).
  • ÇOBAN Kerim, “İhracat, İhracatta Geri Gelen Eşya İle Yurt Dışından Getirilmeyen (Yurt Dışında İlgili Ülke-Serbest Bölge Veya Firmaya Bırakılan, Ekonomik Değeri Olmayan) Eşya”, Gümrük ve Ticaret Dünyası Dergisi, Sayı 100, Yıl 2019/1.
  • 4458 sayılı Gümrük Kanunu.
  • Gümrük Yönetmeliği.
  • 95/7623 sayı ve 22.12.1995 tarihli İhracat Rejim Kararı.
  • Mer-i İhracat Yönetmeliği.
  • 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu.
  • Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği.
  • 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu.
  • 492 sayılı Harçlar Kanunu.
  • 2005/8391 sayılı Dahilde İşleme Rejim Kararı.
  • Dahilde İşleme rejimi Tebliği (İhracat: 2006/12).
  • Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin (İhracat Bedelleri Hakkında 2018-32/48 sayılı) Tebliğ.
  • Merkez Bankası İhracat Genelgesi (2018/Bilâ).
  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu.
  • 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu.
  • 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu.
  • 30070/18.05.2017 say. ve tar. RG.’de yayımlanan İhracat ve Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulama Genel Tebliği.
  • 2017/4 Sayılı İhracat, Transit Ticaret, İhracat Sayılan Satış Ve Teslimler İle Döviz Kazandırıcı Hizmet Ve Faaliyetlerde Vergi, Resim Ve Harç İstisnası Hakkında Tebliğ.
  • Para-Kredi ve Koordinasyon Kurulu’nun 06.04.2018 tarih ve 2018/12 sayılı Kararı.
  • ATA Karnelerine İlişkin 4 Seri Nolu Gümrük Genel Tebliği.

Kerim Çoban

Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi

Continue reading

Gümrük Kontrolü Altında İşleme Rejimi

Gümrük Kontrolü Altında İşleme Rejimi

21

Ocak, 2021

ÖZET      

İşlenmiş ürünün ithalat vergisinin, bünyesinde bulundurduğu ithal ürünün vergisinden daha düşük olduğu işlemler için uygulanır. Rejim, serbest dolaşıma girişinde aranılan bazı teknik düzenlemelere uygunluğunun sağlanması için işleme faaliyetine tabi tutulması gereken eşyada da uygulanır.

Serbest dolaşıma girmemiş eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesinde, ithalat vergilerine veya ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın, niteliğini veya durumunu değiştiren işlemlere tabi tutulmaları ve bu işlemlerden elde edilen ürünlerin gümrük vergileri üzerinden serbest dolaşıma girmelerine ilişkin hükümlerin uygulandığı rejimdir. Elde edilen bu tür ürünler, işlenmiş ürün olarak adlandırılır.

Değişmemiş eşyaya veya izinde öngörülen işlemin ara aşamalarından birinde bulunan ürünlere ilişkin bir gümrük yükümlülüğü doğduğunda, gümrük vergileri tutarı, ithal eşyasının bu rejime ilişkin beyannamenin tescili sırasında yürürlükte bulunan vergi oranı ve diğer vergilendirme unsurlarına dayanılarak belirlenir.

Anahtar kelimeler: Gümrük kontrolü altında işleme rejimi, Gümrük kontrolü altında işleme izni, Rejime giriş beyanı, Verimlilik oranı, …

GİRİŞ

1) Gümrük kontrolü altında işleme rejimine tabi tutulan ithal eşyasının, tercihli bir tarife uygulanmasından yararlanabildiği ve aynı tercihli tarife uygulamasının serbest dolaşıma giren aynı nitelikteki işlenmiş ürünlere de uygulanabildiği hallerde, işlenmiş ürünlerin tabi olduğu ithalat vergileri, söz konusu tercihli tarife çerçevesinde belirlenmiş vergi oranına göre hesaplanır. 2) Tercihli tarife uygulamasının, tarife kotaları veya tarife tavanlarına tabi olması halinde, işlenmiş ürünler için 1.fıkrada belirtilen vergi oranının uygulanması, söz konusu tercihli tarifenin serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescili sırasında ithal eşyasına uygulanabilmesi koşuluna bağlıdır. Serbest dolaşıma giren işlenmiş ürünlerin imalatında fiilen kullanılan ithal eşyası miktarı, serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescili sırasında yürürlükte olan tarife kotaları ve tarife tavanları hesabına katılır. Bu durumda, işlenmiş ürünlerle aynı olan ürünler için açılmış tarife kotaları veya tavanlarının hesabına herhangi bir ilave yapılmaz.

– 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 123 ilâ 127.maddeleri çerçevesinde gümrük kontrolü altında işleme rejiminden faydalanmak amacıyla yapılan başvuruların yükümlü tarafından e- başvuru sistemi aracılığıyla gümrük idaresine iletilmesi ve gümrük idaresince uygun bulunması halinde verilecek gümrük kontrolü altında işleme izinleri 05.05.2016 tarihinden itibaren Tek Pencere Sistemi kapsamına alınmıştır.

Gümrük Kontrolü Altında İşleme İzni; İşleme işini yapan veya yaptıran kişinin talebi üzerine gümrük idarelerince verilir. İzin, sadece Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik kişilere; a) İşlenmiş ürünler içinde ithal eşyasının teşhisinin mümkün olduğu, b) Eşyanın işlenmesinden sonra, rejime tabi tutulduğu sıradaki niteliğine veya durumuna dönüştürülmesinin ekonomik olarak mümkün olmadığı, c) Rejimin uygulanmasının, ithal eşyasının tabi olduğu menşe ve miktar kısıtlaması kurallarının etkilerini saptırmayacağı, d) Türkiye’deki benzer eşyanın üreticilerinin temel ekonomik çıkarlarını olumsuz etkilemeyen, bir işleme faaliyeti oluşturma veya devam ettirme yönündeki ekonomik amaçlara uyulduğu, hallerde verilir.

Değişmemiş eşyaya veya izinde öngörülen işlemin ara aşamalarından birinde bulunan ürünlere ilişkin bir gümrük yükümlülüğü doğduğunda,gümrük vergileri tutarı, ithal eşyasının bu rejime ilişkin beyannamenin tescili sırasında yürürlükte bulunan vergi oranı ve diğer vergilendirme unsurlarına dayanılarak belirlenir.

I- GÜMRÜK KONTROLÜ ALTINDA İŞLEME REJİMİNE İLİŞKİN MEVZUAT HÜKÜMLERİ

“Gümrük Kontrolü” Deyimi: Türkiye Gümrük Bölgesi ile diğer ülkeler arasında taşınan eşyanın giriş, çıkış, transit, nakil ve nihai kullanımını ve serbest dolaşımda bulunmayan eşyanın durumunu düzenleyen gümrük mevzuatı ve diğer mevzuatın doğru uygulanmasını sağlamak için gümrük idareleri tarafından yürütülen; Eşyanın muayenesi, beyanname verileri ile elektronik veya yazılı belgelerin varlığının ve gerçekliğinin doğrulanması, işletmelerin hesap ve diğer kayıtlarının incelenmesi, taşıma araçlarının kontrolü, bagajların ve kişilerin yanlarında ya da üstlerinde taşıdıkları diğer eşyanın kontrolü ile resmi araştırmalar ve diğer benzeri uygulamaları ifade eder. “Gümrük kontrolü altında işleme rejimi”, Gümrük rejimlerinden bir tanesidir (4458 Sayılı Gümrük Kanunu’nun 3/13 ve 3/15.maddeleri).

“Gümrük Gözetimi” Deyimi: Gümrük mevzuatına ve gereken hallerde gümrük gözetimi altındaki eşyaya uygulanacak diğer hükümlere uyulmasını sağlamak üzere gümrük idareleri tarafından genel olarak uygulanan işlemleri ifade eder (4458 Sayılı Gümrük Kanunu’nun 3/12.maddesi).

Gümrük Kontrolü Altında İşleme Rejiminin Tanımı: 371 ila 375.maddelerde bahsedilen gümrük kontrolü altında işleme rejimi, işlenmiş ürünün ithalat vergisinin, bünyesinde bulundurduğu ithal ürünün vergisinden daha düşük olduğu işlemler için uygulanır. Rejim, serbest dolaşıma girişinde aranılan bazı teknik düzenlemelere uygunluğunun sağlanması için işleme faaliyetine tabi tutulması gereken eşyada da uygulanır (Gümrük Yönetmeliği’nin 370.maddesi).

Örnek 1: A firmasının İspanya’dan domates satın aldığını, bu domatesleri gümrük kontrolü altında işleme rejimine tabi tutarak salça, domates sosu ve domates suyu üreterek serbest dolaşıma soktuğunu/ithal ettiğini varsayalım. Gümrük kontrolü altında işleme rejiminin mantığına göre domatesin gümrük vergileri, domates sosu ve domates suyunun ithal vergilerine göre daha yüksek, domates sosu ve domates suyunun ithal vergilerinin domatesin ithal vergisinden daha düşük olması gerekir.

Gümrük Kontrolü Altında İşleme Rejimi: Gümrük Kanunu’nun 80 ilâ 83. Maddelerinde sayılan Şartlı muafiyet düzenlemesi ve Ekonomik etkili gümrük rejimlerinden bir tanesidir (Gümrük Kanunu’nun 79.maddesi). 

Gümrük Kontrolü Altında İşleme Rejimi: Serbest dolaşıma girmemiş eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesinde, ithalat vergilerine veya ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın, niteliğini veya durumunu değiştiren işlemlere tabi tutulmaları ve bu işlemlerden elde edilen ürünlerin gümrük vergileri üzerinden serbest dolaşıma girmelerine ilişkin hükümlerin uygulandığı rejimdir. Elde edilen bu tür ürünler, işlenmiş ürün olarak adlandırılır. Gümrük kontrolü altında işleme rejiminin uygulanabileceği durumların listesi ile bu rejim konusu eşyanın serbest dolaşıma giriş rejimi dışında gümrükçe onaylanmış bir işlem ve kullanıma tabi tutulabileceği istisnai durumlar ve özel şartlar yönetmelikle belirlenir (Gümrük Kanunu’nun 123.maddesi).

Örnek 2: B firmasının Ukrayna’dan buğday satın aldığını, bu buğdayları ithal etmeden gümrük kontrolü altında işleme rejimine tabi tutarak un, irmik ve kepek üreterek, ortaya çıkan işlenmiş ürünleri gümrük vergi ve resimlerini ödeyerek serbest dolaşıma soktuğunu/ithal ettiğini varsayalım. A firması önce tek pencere sistemi üzerinden müracaat ederek gümrük kontrolü altında işleme izni alır, sonra buğdaylar için Gümrük kontrolü altında işleme rejimine ilişkin gümrük beyannamesini tescil ettirir, sonra bu buğdayları işleyerek ortaya çıkan işlenmiş ürünleri (Un, irmik ve kepek) gümrük vergi ve resimlerini ödeyerek serbest dolaşıma sokar/ithal eder.

– 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 123 ilâ 127.maddeleri çerçevesinde gümrük kontrolü altında işleme rejiminden faydalanmak amacıyla yapılan başvuruların yükümlü tarafından e-başvuru sistemi aracılığıyla gümrük idaresine iletilmesi ve gümrük idaresince uygun bulunması halinde verilecek gümrük kontrolü altında işleme izinlerinin 05.05.2016 tarihinden itibaren Tek Pencere Sistemi kapsamına alınması uygulamasına başlanmış olup; Gümrük kontrolü altında işleme izni başvurusu ile iznin verilmesi ve kullanılmasına ilişkin olarak işlemler aşağıda belirtildiği şekilde gerçekleştirilecektir:

1- Gümrük kontrolü altında işleme izni başvurusu yükümlüsünce Tek Pencere Portal Sistemi (https://uygulama.gtb.gov.tr/TekPencere) üzerinden gerçekleştirilir. Gümrük kontrolü altında işleme izni başvurusu, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı internet sitesinde yer alan rehberde belirtilen hususlar dikkate alınarak doldurulur ve gümrük idaresine elektronik ortamda gönderilir.

2- Tek Pencere Portal Sistemi üzerinden iletilen başvuru ilgili gümrük müdürlüğünce, ibraz edilen belgeler de kontrol edilerek değerlendirilir.

3- Başvuruda herhangi bir eksiklik ve/veya hata tespit edilmesi durumunda eksikliklerin tamamlanmasını ve/veya hatanın düzeltilmesini teminen başvuru gerekçe belirtilmek suretiyle elektronik ortamda reddedilir. Reddedilen başvurular yükümlü tarafından eksikliklerin tamamlanması ve/veya hatanın düzeltilmesi sonrasında Tek Pencere Portal Sistemi üzerinden gümrük idaresine elektronik ortamda tekrar gönderilir.

4- Yapılan inceleme neticesinde herhangi bir eksiklik veya hata bulunmadığı tespit edilen başvurular ile tespit edilen eksiklik ve/veya hataların yükümlüsünce giderildiği anlaşılan başvurular kabul edilir.

5- Kabul edilen başvurunun uygun bulunması halinde, gümrük müdürü veya yetkilendirdiği kişi tarafından gümrük kontrolü altında işleme izni başvurusu Tek Pencere Portal Sistemi üzerinden onaylanır ve sistem tarafından 0971 (TPS-Gümrük Kontrolü Altında İşleme İzni) kodlu e-belge ile bu belgeye ait 23 haneli numara üretilir.

6- Tek Pencere Sistemi tarafından verilen 23 haneli belge numarası/belge satır numarası (Örnek: Referans No: 16545419880849000000392/1) ilgili gümrük beyannamesinin 44 no.lu kutusunda “Belge Referans No” ve “Belge Tarihi” alanlarında beyan edilir. Gümrük kontrolü altında işleme rejimine ilişkin gümrük beyannamesinde 23 haneli e-belge numarasından sonra gümrük kontrolü altında işleme rejimine ilişkin satırın numarası, gümrük kontrolü altında işleme rejimine tabi tutulan eşyanın bu rejim kapsamında ithaline ilişkin gümrük beyannamesinde ise 23 haneli e-belge numarasından sonra bu rejime ilişkin satırın numarası yazılır.

7- Söz konusu belgeye ilişkin bilgiler elektronik ortamda yer alacağından, beyanname ekinde ayrıca kâğıt ortamında ıslak imzalı gümrük kontrolü altında işleme izni aranmaz. Gümrük işlemleri sırasında ihtiyaç duyulması durumunda belge içeriğinin Tek Pencere Sistemi üzerinden sorgulanması mümkündür (Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nün 2016/41 Sayılı Genelgesi).

Değişmemiş eşyaya veya izinde öngörülen işlemin ara aşamalarından birinde bulunan ürünlere ilişkin bir gümrük yükümlülüğü doğduğunda, gümrük vergileri tutarı, ithal eşyasının bu rejime ilişkin beyannamenin tescili sırasında yürürlükte bulunan vergi oranı ve diğer vergilendirme unsurlarına dayanılarak belirlenir (Gümrük Kanunu’nun 126.maddesi).

Örnek 3: İkinci örneğimizdeki işlem görmeden önceki ilk madde/eşya olan buğdayın işleme sırasında bir gümrük yükümlülüğü doğduğunda, gümrük vergileri tutarı, buğday üzerinden, buğdaya ilişkin beyannamenin tescili sırasında yürürlükte bulunan vergi oranı ve diğer vergilendirme unsurlarına dayanılarak belirlenir/hesaplanır.

Gümrük Kanunu’nun 127.maddesine Göre; 1) Gümrük kontrolü altında işleme rejimine tabi tutulan ithal eşyasının, tercihli bir tarife uygulanmasından yararlanabildiği ve aynı tercihli tarife uygulamasının serbest dolaşıma giren aynı nitelikteki işlenmiş ürünlere de uygulanabildiği hallerde, işlenmiş ürünlerin tabi olduğu ithalat vergileri, söz konusu tercihli tarife çerçevesinde belirlenmiş vergi oranına göre hesaplanır.

2) Tercihli tarife uygulamasının, tarife kotaları veya tarife tavanlarına tabi olması halinde, işlenmiş ürünler için 1 inci fıkrada belirtilen vergi oranının uygulanması, söz konusu tercihli tarifenin serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescili sırasında ithal eşyasına uygulanabilmesi koşuluna bağlıdır. Serbest dolaşıma giren işlenmiş ürünlerin imalatında fiilen kullanılan ithal eşyası miktarı, serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescili sırasında yürürlükte olan tarife kotaları ve tarife tavanları hesabına katılır. Bu durumda, işlenmiş ürünlerle aynı olan ürünler için açılmış tarife kotaları veya tavanlarının hesabına herhangi bir ilave yapılmaz (Gümrük Kanunu’nun 127.maddesi).

Örnek 4: Türkiye’de faaliyet gösteren C firmasının Bosna-Hersek’ten patates satın alarak bu patatesleri gümrük kontrolü altında işleme rejimine tabi tutarak patates cipsi ürettiğini, Türkiye ile Bosna-Hersek arasında imzalanan serbest ticaret anlaşması gereği patates ithalatının tercihli tarife uygulamasından faydalandığı/faydalanma hakkına sahip olduğunu varsayarsak, gümrük kontrolü altında işleme rejimi kapsamında üretilen cipslerinde tercihli tarife uygulamasından faydalanarak serbest dolaşıma girmesi/ ithal edilmesi gerekir.

Gümrük Kontrolü Altında İşleme İzni; İşleme işini yapan veya yaptıran kişinin talebi üzerine gümrük idarelerince verilir. İzin, sadece Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik kişilere;

a) İşlenmiş ürünler içinde ithal eşyasının teşhisinin mümkün olduğu,

b) Eşyanın işlenmesinden sonra, rejime tabi tutulduğu sıradaki niteliğine veya durumuna dönüştürülmesinin ekonomik olarak mümkün olmadığı,

c) Rejimin uygulanmasının, ithal eşyasının tabi olduğu menşe ve miktar kısıtlaması kurallarının etkilerini saptırmayacağı,

d) Türkiye’deki benzer eşyanın üreticilerinin temel ekonomik çıkarlarını olumsuz etkilemeyen, bir işleme faaliyeti yapma veya devam ettirme yönündeki ekonomik amaçlara uyulduğu, hallerde verilir. (d) bendinde belirtilen ekonomik şartların yerine getirildiği ya da yerine getirilmiş addedildiği haller yönetmelikle belirlenir (Gümrük Kanunu’nun 124.maddesi)

Örnek 5: Yukarıda (Dördüncü) örneğimizdeki C firması Türkiye’de yerleşik bir Türk firması olup, gümrük kontrolü altında işleme rejimine uygulanmasıyla ortaya çıkan işlenmiş ürün patates cipsinden, bu ürünün patatesten üretildiği kolaylıkla anlaşılabilir, söz konusu cipslerin tekrar patatese dönüştürülmesi mümkün değildir.

Gümrük kontrolü altında işleme rejimine ilişkin süreler, rejimin ibrası ve verimlilik oranları Kanun’un 111 ve 112.maddelerdeki esaslar çerçevesinde yönetmelikle belirlenir (Gümrük Kanunu’nun 125.maddesi).

İzin Başvurusu ve İznin Verilmesi: Gümrük kontrolü altında işleme rejimi izin başvurusu Gümrük Yönetmeliğinin Ek-55’inde yer alan form ile ilgili gümrük müdürlüğüne yapılır. Başvuru sırasında verilen bilgilerin yetersiz görülmesi halinde ek bilgi ve belgeler istenebilir. Gümrük müdürlüğünce izin Gümrük Yönetmeliğinin 56 nolu ekinde yer alan form kullanılarak verilir. Yazılı talep üzerine iznin yenilenmesine veya bazı bölümlerinin değiştirilmesine izin verilebilir.Rejim kapsamında getirilen eşya için 4458 sayılı Gümrük Kanununun 202.maddesi uyarınca teminat alınır. Gümrük kontrolü altında işleme rejimi beyannamesi izin veren gümrük müdürlüğünce tescil edilir (3 Sayılı Gümrük Kontrolü Altında İşleme Tebliği’nin 2.maddesi).

Örnek 6: Yukarıda (Dördüncü) örneğimizdeki C firmasının Bosna-Hersek’ten patates satın alarak bu patatesleri gümrük kontrolü altında işleme rejimine tabi tutmak amacıyla gümrük kontrolü altında işleme izni almak için ilgili (Derince) gümrük idaresine müracaat ettiğini, söz konusu izni aldığını varsayalım. Gümrük kontrolü altında işleme rejimi beyannamesi, izni veren Derince Gümrük Müdürlüğü’nce tescil edilir ve rejim kapsamında getirilen eşya için 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 202.maddesi uyarınca teminat alınarak ithalat gerçekleştirilir. Üretilen ürünler (patates cipsi) ithalat vergileri ödenerek serbest dolaşıma sokulur ve alınan teminat iade edilir.

İznin Geçerlilik Süresi, Süre Uzatımı, Beklenmeyen Hal ve Mücbir Sebepler: Gümrük kontrolü altında işleme rejimine ilişkin iznin geçerlilik süresi, ekonomik şartlar, başvuru sahibinin özel şartları ve işleme faaliyetinin özelliği dikkate alınarak iki yılı (24 ayı) aşmamak üzere belirlenir. İzin düzenlenirken, işleme faaliyetinin gerçekleştirilmesi için gereken süre dikkate alınarak, işlenmiş ürünlerin, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması için gerekli süre tespit edilir. Sürenin başlangıcı iznin verildiği tarihtir. Süre sonu ise izin belgesi süresinin bittiği ayın son günüdür. Bu süreler mücbir sebep ve beklenmeyen hallerde veya izin sahibi tarafından ileri sürülen haklı gerekçelere bağlı olarak üç aya kadar uzatılabilir. Gümrük Yönetmeliğinin 31.maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen mücbir sebep ve beklenmeyen hallerin gümrük kontrolü altında işleme izin belgesinin geçerlilik süresi içerisinde meydana gelmesi halinde, iznin süresi uzatılabilir. Mücbir sebep ve beklenmeyen haller ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından alınacak belgelerle tevsik edilir. Firmaların mücbir sebep ve beklenmeyen hallerden yararlanabilmeleri için en geç izin süresi sonundan itibaren bir ay içerisinde izni veren gümrük müdürlüğüne müracaat etmeleri gerekmektedir. Belirtilen sürede yapılmayan müracaatlar değerlendirmeye alınmaz. Mücbir sebep ve beklenmeyen haller nedeniyle izin kapsamında ithal edilen eşyanın, yerine konulamayacak şekilde telef veya kaybının ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından alınacak belgelerle ispat edilmesi durumunda, gümrük kontrolü altında işleme rejimi kapsamında verilen izin, bu eşyanın işlenerek serbest dolaşıma sokulması aranmaksızın kapatılır (Gümrük Yönetmeliği’nin 372.maddesi, 3 Sayılı Gümrük Kontrolü Altında İşleme Tebliği’nin 3.maddesi).

Örnek 7-a: Yukarıda (Dördüncü) örneğimizdeki C firmasının gümrük kontrolü altında işleme iznini 01.01.2020 tarihinde aldığını ve belge geçerlilik süresinin de üç ay olduğunu, C firması üretimine devam ederken beklenmeyen bir şekilde Corona virüsünden etkilenerek üretiminde aksamaların meydana geldiğini varsayalım. C firması 2020 Mart ayı sonuna kadar izni veren gümrük müdürlüğüne müracaat ederek süre uzatım talebinde bulunabilir.

b) Corona virüsünün etkisinin çok şiddetli geçtiğini ve C firmasının çalışanlarının sağlığı ve toplum sağlığını düşünerek üretimine 6 ay ara vermek zorunda kaldığını, bu arada havaların ısınması (yaz aylarının gelmesi) nedeniyle üretime sokulması gereken (Bosna-Hersek’ten satın alınan) patateslerin filizlenerek çürüdüğünü varsayalım. C firmasınca, söz konusu telef ve kaybın ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından alınacak belgelerle ispat edilmesi durumunda, gümrük kontrolü altında işleme rejimi kapsamında verilen izin, bu eşyanın işlenerek serbest dolaşıma sokulması aranmaksızın kapatılır.

Rejime Giriş Beyanı: Eşyanın rejime girişine ilişkin beyanname, izin belgesinde belirtilen gümrük idaresine sunulur. Gümrük kontrolü altında işleme rejimine giriş için verilecek beyanname, yazılı beyan normal usul hükümlerine uygun olarak düzenlenir. Beyannamede eşya ile ilgili yapılan tanımlama, izin belgesindeki eşya tanımlamasına uygun olmak zorundadır. Basitleştirilmiş usulü kullanma izni verilmesi halinde, Kanunun 71.maddesinde öngörülen basitleştirilmiş usul, 168.madde hükmü doğrultusunda uygulanır. Basitleştirilmiş beyana ilişkin tamamlayıcı beyannamenin izin belgesinde öngörülen süre içerisinde ve ibra senedinin ibrazından önce gümrüğe verilmesi gerekir. Rejime giriş esnasında, eşyaya isabet eden vergiler teminata bağlanır (Gümrük Yönetmeliği’nin 373.maddesi).

Örnek 8: Yukarıda (Dördüncü) örneğimizdeki C firmasının gümrük kontrolü altında işleme iznini aldıktan sonra ilgili beyannameyi izni veren gümrük idaresine sunduğunu varsayalım. Beyan edilen eşya ile izin belgesindeki eşyanın aynı olması gerekir. Ayrıca, rejime giriş esnasında, söz konusu eşyaya isabet eden vergiler teminata bağlanır.

– Gümrük antrepo, gümrük kontrolü altında işleme ve geçici ithalat rejimlerine tabi tutulan eşya için teminat alınması öngörülen durumlarda, statü belgesi sahibi kişilerden, talep etmeleri halinde, ithalat vergilerinin yüzde onu oranında teminat alınır (Onaylanmış Kişi Statüsüne İlişkin 1 Sayılı Gümrük Genel Tebliği’nin 26.maddesi). 

Verimlilik Oranının Hesaplanması Ve Rejimin Sonlandırılması: 1) Rejimin ibrasında, verimlilik oranının tatbiki yoluyla işlem görmüş ürünlere isabet ettiği belirlenen ithal eşya miktarı ya da gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulan değişmemiş ithal eşya miktarı esas alınır.

2) Değişmemiş eşya veya izinde öngörülene nazaran işlemin ara aşamalarından birinde bulunan ürünler için bir gümrük yükümlülüğü doğduğunda, gümrük vergileri tutarı, ithal eşyanın gümrük kontrolü altında işleme rejimine tabi tutulduğu beyannamenin tescili sırasındaki vergi oranı ve diğer vergilendirme unsurlarına istinaden hesaplanır.

3) Bu hesaplamalar, 361 ve 362.madde hükümleri esas alınarak yapılır (Gümrük Yönetmeliği’nin 374.maddesi).

Örnek 9: Yukarıda (Dördüncü) örneğimizdeki C firmasının patatesleri işleyerek patates cipsi yapması işleminde, rejimin ibrası için ya söz konusu patateslerin işlenmesi sonucunda ortaya çıkan cipslerdeki patates oranı (verimlilik oranı) dikkate alınır, ya da gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulan değişmemiş ithal eşya (patates) miktarı esas alınır. Değişmemiş eşya veya izinde öngörülene nazaran işlemin ara aşamalarından birinde bulunan ürünler için bir gümrük yükümlülüğü doğduğunda, gümrük vergileri tutarı, ithal eşyanın gümrük kontrolü altında işleme rejimine tabi tutulduğu beyannamenin tescili sırasındaki vergi oranı ve diğer vergilendirme unsurlarına istinaden hesaplanır.

Serbest Bölgelerdeki Eşyaya Yönelik Yapılabilecek İşlemler: Bir serbest bölgeye konulmuş serbest dolaşımda olmayan eşya; dahilde işleme rejimi, gümrük kontrolü altında işleme rejimi veya geçici ithalat rejimlerinden birine tabi tutulması halinde, söz konusu rejimlerin bu Yönetmelikle belirlenen hükümlerine tabidir. Bu durumda, serbest bölgelerin işletilmesine ve gümrük gözetimine ilişkin koşullar da göz önünde bulundurulur. Bu rejimlere ilişkin izin belgelerinde faaliyetlerin yürütüleceği serbest bölge ismi belirtilir (Gümrük Yönetmeliği’nin 425.maddesi).

Envanter Kayıtlarının İçeriği: Envanter kayıtları; a) Eşyanın miktarını ve normal ticari tanımını, marka, numara ve diğer ayırt edici özelliklerini, paketlerin tür ve sayısını, konteynerlerin mevcudiyeti halinde bunların ayırt edici işaretlerini,

b) Eşyanın yerleştirildiği yeri,

c) Eşya giriş ve çıkışında kullanılan taşıma belgesine ilişkin bilgileri,

ç) Eşyanın gümrük statüsünü gösteren belgeye ilişkin bilgileri,

d) Elleçleme işlemlerine ilişkin açıklamaları,

e) Serbest bölgeye getirilen eşya, dahilde işleme rejimi, gümrük kontrolü altında işleme rejimi veya geçici ithalat rejimine tabi tutulan eşya ise bu rejimlere ilişkin açıklamaları, içerir. Serbest bölgelerin gözetim ve kontrolünü olumsuz etkilemeyeceği durumlarda, bu bilgilerden bir kısmının bulunmamasına gümrük idarelerince izin verilebilir. Bir gümrük rejimi çerçevesinde kayıtların tutulması gerektiğinde, bu kayıtlarda bulunan bilginin envanter kayıtlarında bulunmasına gerek yoktur (Gümrük Yönetmeliği’nin 429.maddesi).

Örnek 10: A firmasının gümrük kontrolü altında işleme rejimine tabi tutmak için Malezya’dan Hindistan cevizi satın aldığını, işleme faaliyetini Mersin Serbest Bölgesinde yapacağını varsayalım. A firması tutacağı envanter kayıtlarında; Söz konusu eşyanın kıymeti, ticari tanımı, cinsi, ayırt edici özellikleri, miktarı, eşya kaplarının tür ve adedi, giriş çıkış kayıtları, taşıma belgeleriyle, eşyaların içinde bulunduğu kaplar, konteynerler, eşyanın konulduğu yer, eşyanın statüsünü gösteren belgeye ilişkin bilgileri, vb. hakkında ayrıntılı bilgiler, elleçleme işlemlerine ve eşyanın tabi tutulduğu rejime (Dahilde işleme rejimi, geçici ithalat rejimi, gümrük kontolü altında işleme rejimi vb) ilişkin ayrıntılı bilgileri içermesi ve ilgili belgelerin düzenli şekilde arşivlenip saklanması gerekir.   

İşlem Görmüş Ürünün, İşlenmiş Ürünün Veya Değişmemiş Eşyanın Envanter Kayıtlarına Girişi: Dahilde işleme rejimi veya gümrük kontrolü altında işleme rejimi, serbest bölgede bulunan işlem görmüş ürünün, işlenmiş ürünün veya değişmemiş eşyanın, envanter kayıtlarına girişi halinde sona erer. Gerek görülmesi halinde, söz konusu kayıtlara girişe ilişkin hususlar, dahilde işleme rejimi ve gümrük kontrolü altında işleme rejimi kayıtlarında da belirtilir (Gümrük Yönetmeliği’nin 430.maddesi).

– Ekonomik yönden bir ihtiyaç bulunması ve gümrük gözetiminin olumsuz etkilenmemesi koşuluyla;

1-a) İhraç amacı dışında, serbest dolaşımda bulunan eşyanın gümrüklü antrepoya konulmasına,

b) Serbest dolaşımda olmayan eşyanın, gümrüklü antreposunda dahilde işleme veya gümrük kontrolü altında işleme rejimlerine ilişkin hükümler çerçevesinde işçiliğe tabi tutulmasına, Bakanlıkça belirlenecek şartlar altında izin verilebilir

2) Birinci fıkrada belirtilen durumlarda eşya, gümrük antrepo rejimine tabi değildir (Gümrük Kanunu’nun 100.maddesi).

Dahilde işleme, gümrük kontrolü altında işleme veya geçici ithalat rejimlerinde basitleştirilmiş usuller kullanılarak yapılan beyanda, bu Yönetmeliğin serbest dolaşıma giriş rejiminde basitleştirilmiş usullere ilişkin 142 ilâ 151.madde hükümleri uygulanır (Gümrük Yönetmeliği’nin 168.maddesi).

İzin Belgelerinde Değişiklik ve Başvuru Sahibinin Sorumluluğu: Gümrük kontrolü altında işleme izin belgelerinde değişiklik yapılmasına ilişkin bütün talepler izni veren gümrük müdürlüklerince sonuçlandırılır. İzin başvurusunda bulunan kişi, başvuru belgesini imzalayıp sunmakla; başvuru belgesinde yer alan bilgilerin doğruluğundan, başvuru belgesiyle birlikte verilen belgelerin güvenilirliğinden, gümrük işlemleriyle ilgili bütün yükümlülüklere uymaktan dolayı sorumluluğu kabul etmiş sayılır. İzin verilebilmesi için, iznin verilebilmesine ilişkin tüm şartların başvuru sahibince yerine getirilmesi ve bunun kanıtlanması gerekir. Rejimin kullanılmasına ilişkin şartlar verilen izinde belirtilir. İzin hak sahibi, iznin verilmesinden sonra ortaya çıkan ve iznin devamını, içeriğini veya gümrük gözetimini etkileyebilecek her türlü gelişmeyi izni veren gümrük müdürlüğüne bildirmek zorundadır (3 Sayılı Gümrük Kontrolü Altında İşleme Tebliği’nin 4.maddesi).

Ekonomik Şartlar: Dahilde işleme, gümrük kontrolü altında işleme ve hariçte işleme rejimlerine ait ekonomik koşulların yerine getirilmiş addedildiği hükümler saklı kalmak kaydıyla, ekonomik etkili gümrük rejimleri kullanım izinleri ekonomik koşullar incelenmeksizin verilmez. Gümrük kontrolü altında işleme rejiminde, ekonomik koşulların incelenmesi sonucunda ülke dışı kaynakların kullanımının ülke içinde bir işleme faaliyeti yaratacağının veya işleme faaliyetinin devamlılığının sağlanacağının belirlenmesi gerekir (Gümrük Yönetmeliği’nin 312.maddesi).

Ticaret Politikası Önlemlerinin Uygulanması: 1) Eşyanın serbest dolaşıma girişi sırasında ticaret politikası önlemlerinin uygulanması öngörülüyorsa söz konusu önlemler eşyanın bir ekonomik etkili gümrük rejimine girişinde ya da bu rejime tabi oldukları süre zarfında uygulanmaz.

2) Eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesine girişinde ticaret politikası önlemlerinin uygulanması öngörülüyorsa söz konusu önlemler eşyanın ekonomik etkili gümrük rejimlerine tabi tutulmaları durumunda da uygulanır. 3) Gümrük kontrolü altında işleme sonucunda elde edilen işlenmiş ürünlerin serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulması halinde işlem görmüş ürüne ilişkin ticaret politikası önlemleri uygulanır.

4) Serbest dolaşıma giriş rejiminde uygulanan ticaret politikası önlemleri, a) Gümrük Kanunu’nun 18 ve 19.maddeleri uyarınca Türk menşeini koruyan, b) Standart değişim sistemi de dahil olmak üzere tamir gören, c) Kanunun 116.maddesine uygun olarak daha ileri düzeyde bir işleme faaliyetine tabi tutulan, eşyaya, hariçte işlemeyi müteakip serbest dolaşıma girişi veya yeniden ithali halinde uygulanmaz.

5) Ticaret politikası önlemlerinin, eşyanın ihracatında uygulanması öngörülmüş ise, bu önlemler, gümrük antrepo rejimine tabi tutulmuş serbest dolaşımda bulunan eşyanın buralardan Türkiye Gümrük Bölgesi dışına çıkarılması sırasında da uygulanır (Gümrük Yönetmeliği’nin 319.maddesi).

Örnek 11: Yukarıda (10.örneğimizde) yer alan, A firmasının gümrük kontrolü altında işleme rejimine tabi tutmak için Malezya’dan satın aldığı Hindistan cevizi için, işleme faaliyeti boyunca, serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamında uygulanması gereken ticaret politikası önlemleri uygulanmaz ama, eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesine girişinde ticaret politikası önlemlerinin uygulanması öngörülüyorsa, söz konusu önlemler eşyanın ekonomik etkili gümrük rejimlerine (gümrük kontrolü altında işleme rejimine, vb.) tabi tutulmaları durumunda da uygulanır. Öte yandan, serbest dolaşıma giriş rejiminde uygulanan ticaret politikası önlemleri; Gümrük Kanunu’nun 18 ve 19.maddeleri uyarınca Türk menşeini koruyan, standart değişim sistemi de dahil olmak üzere tamir gören, Gümrük Kanunu’nun 116.maddesine uygun olarak daha ileri düzeyde bir işleme faaliyetine tabi tutulan, eşyaya, hariçte işlemeyi müteakip serbest dolaşıma girişi veya yeniden ithali halinde uygulanmaz. Ticaret politikası önlemlerinin, eşyanın ihracatında uygulanması öngörülmüş ise, bu önlemler, gümrük antrepo rejimine tabi tutulmuş serbest dolaşımda bulunan eşyanın buralardan Türkiye Gümrük Bölgesi dışına çıkarılması sırasında da uygulanır.

İşleme Faaliyetleri Yapılabilecek Antrepo Tipleri:

1) Dahilde işleme ve gümrük kontrolü altında işleme rejimleri kapsamındaki eşyanın, gümrük antrepo rejimine tabi tutulmadan antrepolarda işlenmesine izin verilebilir. Ancak bu işleme faaliyetleri;

a) İhracat ve serbest dolaşıma giriş rejimlerinde basitleştirilmiş usul uygulanacak ise, dahilde işleme rejiminin şartlı muafiyet sistemi veya gümrük kontrolü altında işleme rejimi altında işleme faaliyetleri, A, C ve D tipi antrepolarda,

b) (a) bendinde belirtilen basitleştirilmiş usul uygulanmıyor ise, dahilde işleme ve gümrük kontrolü altında işleme faaliyetleri, tüm antrepo tiplerinde izin alınması şartıyla yapılabilir.

2) Dahilde işleme veya gümrük kontrolü altında işleme rejimi izni alınmadan, birinci fıkranın (a) bendinde belirtilen gümrük antrepolarında anılan rejimlere ilişkin işleme faaliyetlerine başlanılmaz. Ayrıca, alınacak izin belgesinde işleme faaliyetlerinin yapılacağı gümrük antreposunun tipi de belirtilir.

3) Ancak bu faaliyetlerin, eşdeğer eşya kullanılmaksızın uygulanan dahilde işleme veya gümrük kontrolü altında işleme rejimlerine ilişkin olması durumunda, serbest dolaşımda bulunan eşyanın, ortak depolamaya ilişkin 337.madde hükümleri çerçevesinde antrepoya konulmasına izin verilmez.              

4) Ortak depolamaya ilişkin 337.madde ile dördüncü fıkra hükümlerinin saklı kalması ve işlemlerin yürütülmesini olumsuz etkilememesi kaydıyla, gümrük idareleri, antrepo rejimine tabi serbest dolaşımda bulunmayan eşya ile dahilde işleme ve gümrük kontrolü altında işleme rejimlerine tabi ithal eşya veya işlem görmüş ürünlerin birlikte depolanmasına izin verebilir.

5) Kayıtlar, gümrük idaresine, herhangi bir zamanda tabi tutulduğu rejim kapsamında bulunan eşya veya ürünlerin tamamının durumlarını kesin olarak izleme imkanı sağlamalıdır (Gümrük Yönetmeliği’nin 341.maddesi).                          

İşleme Faaliyetine Tabi Tutulan Serbest Dolaşımda Bulunan Eşya: 1) İhracata bağlı önlemlerden yararlanmayan serbest dolaşımda bulunan eşya, gümrük idaresinin izni ile ihraç amacı dışında ve antrepo rejimine tabi tutulmadan antrepolara konulabilir. Ancak bu tür eşyanın antrepolara konulabilmesi için; a) Söz konusu eşyanın dahilde veya gümrük kontrolü altında işleme rejimlerine tabi olarak antrepolarda yapılacak işleme faaliyetlerinde kullanılacağının kanıtlanması, b) Konulacağı antreponun eşyanın tabi tutulacağı işleme faaliyetlerine elverişli olması, c) Ekonomik yönden ihtiyaç bulunması, ç) Gümrük gözetimini olumsuz etkilememesi, d) Ortak depolamaya ilişkin Gümrük Yönetmeliği’nin 337.maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla, eşyanın gümrük statüsünün her zaman belirlenebilmesi, gerekir.

2) Gümrük idareleri, gözetim açısından, antrepoya alınan bu tür eşyanın antrepo stok kayıtlarına kaydedilmesini isteyebilir (Gümrük Yönetmeliği’nin 342.maddesi).

Örnek 12: İthalatçı D firmasının ihracata önlemlerden yararlanmayan serbest dolaşımda bulunan X eşyasını ilgili gümrük idaresinin izni ile ihraç amacı dışında ve antrepo rejimine tabi tutmadan antrepoya koyduğunu varsayalım. Ancak, bu tür eşyanın antrepolara konulabilmesi için; Söz konusu eşyanın dahilde işleme rejimi veya gümrük kontrolü altında işleme rejimlerine tabi olarak antrepolarda yapılacak işleme faaliyetlerinde kullanılacağının kanıtlanması, konulacağı antreponun eşyanın tabi tutulacağı işleme faaliyetlerine elverişli olması, ekonomik yönden ihtiyaç bulunması, gümrük gözetimini olumsuz etkilememesi ve ortak depolamaya ilişkin olarak Gümrük Yönetmeliği’nin 337.maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla, eşyanın gümrük statüsünün her zaman belirlenebilmesine imkan vermesi gerekir.

İşleme Faaliyetine Tabi Tutulan Serbest Dolaşımda Bulunmayan Eşya: 1) Dahilde işleme veya gümrük kontrolü altında işleme rejimine tabi eşya, gümrük idaresinin izni ile antrepo rejimine tabi tutulmadan antrepolara konulabilir. Ancak bu tür eşyanın antrepolara konulabilmesi için;

a)maddenin birinci fıkrasının (b), (c), (ç) ve (d) bentlerinde belirtilen şartların sağlanması,

b) Dahilde işleme veya gümrük kontrolü altında işleme rejimi için alınan izin belgelerinde eşyanın antrepoda işleme faaliyetine tabi tutulacağının ve antrepo tipinin belirtilmiş olması,

c) İşleme faaliyetlerinin ara sıra değil sık sık yapılıyor olması,

ç) Eşyanın antrepoya konulmasının, dahilde işleme veya gümrük kontrolü altında işleme rejimleri hükümlerinin uygulanmasını ve denetlemeyi olumsuz etkilememesi, gerekir.

2) Birinci fıkraya göre antrepolara alınan eşya antrepo stok kayıtlarına geçirilmez, bu kayıtların yerine duruma göre dahilde işleme kayıtları veya gümrük kontrolü altında işleme kayıtları dikkate alınır. Bu kayıtlarda izin belgesinin sayı ve tarihi gösterilir. Ayrıca bu kayıtlar, her zaman söz konusu rejimlere tabi eşya veya ürünlerin tümünün durumunu tam olarak gösterecek şekilde tutulur. Gümrük idaresi bu kayıtların kontrolünü yapar (Gümrük Yönetmeliği’nin 343.maddesi).

Örnek 13: Yukarıda (10.örneğimizde) yer alan, A firmasının gümrük kontrolü altında işleme rejimine tabi tutmak için Malezya’dan satın aldığı Hindistan cevizlerinin, ilgili gümrük idaresinin izni ile antrepo rejimine tabi tutulmadan Y antreposuna konulduğunu varsayalım. Ancak, bu tür eşyanın antrepoya konulabilmesi için; Gümrük Kanunu’nun 342.maddenin birinci fıkrasının (b), (c), (ç) ve (d) bentlerinde belirtilen şartların sağlanması, gümrük kontrolü altında işleme rejimi için alınan izin belgesinde eşyanın antrepoda işleme faaliyetine tabi tutulacağının ve antrepo tipinin belirtilmiş olması, işleme faaliyetinin ara sıra değil sık sık yapılıyor olması, eşyanın antrepoya konulmasının gümrük kontrolü altında işleme rejimi hükümlerinin uygulanmasını ve gümrük denetimini olumsuz yönde etkilememesi, gerekir.

Rejimlere Geçişlerde Uygulanacak Hükümler: 1) Antrepo rejimine tabi olan veya olmayan eşyanın dahilde işleme ya da gümrük kontrolü altında işleme rejimine yahut bu rejimlerden antrepo rejimine veya dahilde işleme veya gümrük kontrolü altında işleme rejimlerini sona erdiren yeni rejimlere geçişlerinde aşağıdaki beyan usullerine ilişkin hükümler uygulanır; a) Antrepo rejimine tabi tutulmadan antrepoya konulan dahilde işleme veya gümrük kontrolü altında işleme rejimlerine tabi tutulacak eşya hakkında 166.maddede belirtilen kayıt usulü uygulanır. Bu durumda eşyanın taşınmasına ilişkin belgelere, dahilde işleme veya gümrük kontrolü altında işleme kayıtlarına yapılan giriş sıra numarası ve tarihi yazılır. b) Antrepo rejimine tabi olarak depolanan eşyanın, dahilde işleme veya gümrük kontrolü altında işleme rejimlerine tabi tutulması halinde, 166.maddede belirtilen kayıt usulü uygulanır. Bu durumda, antrepo rejimi, dahilde işleme veya gümrük kontrolü altında işleme kayıtlarına yapılan girişle ibra edilir. Bu girişe ilişkin sıra numarası ve tarih gibi referanslar antrepo stok kayıtlarına geçirilir.

c) Antrepo rejimine tabi tutulmadan depolanan dahilde işleme veya gümrük kontrolü altında işleme rejimlerine tabi, değişmemiş eşya veya işlem görmüş ürünlerin antrepo rejimine tabi tutulması halinde, 166.maddede belirtilen kayıt usulü uygulanır. Bu durumda dahilde işleme veya gümrük kontrolü altında işleme rejimleri antrepo stok kayıtlarına yapılan girişle ibra edilir. Bu kayıtlara girişlere ilişkin sıra no ve tarih gibi referanslar dahilde işleme veya gümrük kontrolü altında işleme kayıtlarına geçirilir. Ayrıca antrepo stok kayıtlarına, 536.maddede belirtilen ibarelerden uygun olanları yazılır.

d) Antrepolarda işleme tabi tutulan, dahilde işleme veya gümrük kontrolü altında işleme rejimine tabi değişmemiş eşya veya işlem görmüş ürünlerin; 1- Yeniden ihraç işlemine tabi tutulmasında, 166.maddede belirtilen kayıt usulü, 2- Serbest dolaşıma sokulmasında, 149.maddede öngörülen kayıt yoluyla beyan usulü, 3- Yeniden ihracat veya serbest dolaşıma giriş dışında başka bir rejime tabi tutulmasında ilgili normal veya basitleştirilmiş usule ilişkin hükümler, uygulanır.

2) Birinci fıkra uyarınca antrepolardan çıkarılan değişmemiş eşya veya işlem görmüş ürünlerin antrepo stok kayıtlarına kaydedilmesine gerek yoktur (Gümrük Yönetmeliği’nin 344.maddesi).

İşlem Görmüş Nihai Ürünün Vergilendirilmesi: 1) Gümrük Yönetmeliği’nin 375.maddesi uyarınca, serbest dolaşıma girecek işlem görmüş ürünlerin kıymetinin belirlenmesinde, yükümlü tarafından Gümrük Yönetmeliğinin anılan maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan “İthal eşyanın kıymeti ile işleme maliyetinin toplamı” yönteminin tercih edilmesi halinde, yine yükümlünün tercihine göre aşağıda yer alan fıkralardaki hükümler uygulanabilir.

2) İthal eşyasının kıymeti ile işleme maliyetinin toplamı yönteminde işleme maliyetleri; genel giderler ve serbest dolaşımdan temin edilen eşyanın bedeli dâhil olmak üzere, gümrük kontrolü altında işlem görmüş ürünlerin üretiminde ortaya çıkan tüm maliyetlerdir. Gümrük kontrolü altında işlem görmüş ürünün gümrük vergisine esas gümrük kıymeti; işlem görmüş ürünün bünyesinde yer alan yurt içinden temin edilen girdilerin bedelleri, yurt dışından temin edilen girdilerin gümrük kıymetleri ve işlem görmüş ürün için yapılmış olan tüm maliyetlerden oluşur.

3) 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun ithalatta KDV matrahını düzenleyen 21.maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre, gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar yapılan diğer giderler ve ödemelerden vergilendirilmeyenler ile mal bedeli üzerinden hesaplanan fiyat farkı, kur farkı gibi ödemeler ithalatta katma değer vergisi matrahına dâhil olduğundan, gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar yapılan diğer giderler ve ödemelerden vergilendirilmiş olanlar ithal eşyasının katma değer vergisi matrahına katılmaz/girmez.

4) Gümrük kontrolü altında işlenmiş ürünün katma değer vergisine esas olan matrahı; Söz konusu ürün bünyesine dâhil edilmiş vergilendirilmeyen ürünlerin bedeli ile işleme maliyetinin toplamından oluşur.

5) Gümrük kontrolü altında işlenmiş ürünlerin Katma Değer Vergisinin belirlenmesinde aşağıda belirtilen süreç takip edilir: a) Gümrük kontrolü altında işleme faaliyetleri neticesinde elde edilmiş ürün için öncelikle, söz konusu ürün bünyesinde bulunan eşyanın miktarı yönünden Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri (YGM) marifetiyle serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescil tarihinden itibaren bir ay içerisinde hazırlanacak raporda; rejim kapsamında ithal edilmiş ürünün serbest dolaşıma sokulmuş nihai ürün içerisindeki miktarı ve işleme faaliyetinin rejim çerçevesinde mevzuata uygun olarak yapılıp yapılmadığı tespit edilir.

b) Katma Değer Vergisi yönü ile de Yeminli Mali Müşavir (YMM) marifetiyle serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescil tarihinden itibaren bir ay içerisinde hazırlanacak raporda; işlenmiş ürün bünyesinde yer alan daha önce ithal edilmiş ve/veya yurt içinden temin edilmiş eşya için ödenen Katma Değer Vergisi, her bir beyanname esas alınarak ve ayrıntılı olarak tespit edilir.

c) Bu Tebliğdeki hükümler saklı kalmak ve söz konusu raporlar aylık dönemler halinde ilgili Gümrük Müdürlüğüne ibraz edilmek kaydıyla, nihai ürünün gümrük kıymeti bu maddenin ikinci fıkrasına göre tam beyan edilir. Katma Değer Vergisi ise, nihai ürün bünyesinde yer alan daha önce katma değer vergisi ödenerek ithal edilen ve/veya yurt içinden temin edilen eşyanın bedelleri indirilerek beyan edilir ve ilgili eşya için serbest dolaşıma giriş rejimi beyanında bulunulur. Ayrıca, serbest dolaşıma sokulacak söz konusu nihai ürünün içinde bulunan rejim kapsamında kullanılan eşya miktarı ile bünyesinde bulunan eşya için daha önce ödenmiş olan toplam KDV, KDV’leri ödenmiş ürünlerin miktarları ve bedelleri ilgili beyannamelerin 44 nolu hanesine yazılarak ihtiyaç duyulabilecek gerekli ilave meşruhat düşülür. ç) Gümrük idaresince ilgili hat kriterlerine göre yapılacak muayene ve kontroller normal usullere göre gerçekleştirilir ve beyannameler kapatılabilir statüde kalır. Aylık dönemler halinde gümrüğüne intikal eden YGM ve YMM raporlarına göre ilgili beyannamelerin kontrolleri yapıldıktan sonra tüm işlemlerin usulüne uygun yapıldığı anlaşıldığında işlemler sonuçlandırılıp ilgili beyannameler kapatılır. Aykırı durumların tespiti halinde ilgili kanunlara göre icap eden/gereken cezai müeyyideler tatbik edilir.

d) Bu maddenin beşinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine göre tanzim edilmesi gereken raporlar, nihai ürüne ilişkin serbest dolaşımın gerçekleşmesinden itibaren bir ay içerisinde hazırlanıp takip eden ayın en geç 10’una kadar söz konusu nihai ürünün serbest dolaşıma sokulduğu Gümrük Müdürlüğüne ibraz edilir (3 Sayılı Gümrük Kontrolü Altında İşleme Tebliği’nin 4-A.maddesi).

Örnek 14: İşlem görmüş nihai ürünün vergilendirilmesi için; “İthal eşyanın kıymeti ile işleme maliyetinin toplamı” yönteminin tercih edilmesi halinde, yükümlünün tercihine göre aşağıda yer alan fıkralardaki hükümler uygulanabilir. İthal eşyasının kıymeti ile işleme maliyetinin toplamı yönteminde işleme maliyetleri; genel giderler ve serbest dolaşımdan temin edilen eşyanın bedeli dâhil olmak üzere, gümrük kontrolü altında işlem görmüş ürünlerin üretiminde ortaya çıkan tüm maliyetlerdir. Gümrük kontrolü altında işlem görmüş ürünün gümrük vergisine esas gümrük kıymeti; işlem görmüş ürünün bünyesinde yer alan yurt içinden temin edilen girdilerin bedelleri, yurt dışından temin edilen girdilerin gümrük kıymetleri ve işlem görmüş ürün için yapılmış olan tüm maliyetlerden oluşur. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun ithalatta matrahı düzenleyen 21.maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre, gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar yapılan diğer giderler ve ödemelerden vergilendirilmeyenler ile mal bedeli üzerinden hesaplanan fiyat farkı, kur farkı gibi ödemeler ithalatta katma değer vergisi matrahına dâhildir. Gümrük kontrolü altında işlenmiş ürünün katma değer vergisine esas matrahı, söz konusu ürün bünyesine dâhil edilmiş vergilendirilmeyen ürünlerin bedeli ile işleme maliyetinin toplamından oluşur.

Gümrük Kanunu’nun 115.maddesine Göre: 1) İlgili kuruluşların görüşleri alınarak yönetmelikle belirlenen listede yer alan işleme faaliyetleri sonucunda, asıl işlem görmüş ürünlerle birlikte söz konusu listede belirtilen ikincil işlem görmüş ürünlerin elde edilmesi ve bu ikincil ürünlerin serbest dolaşıma sokulması halinde ithalat vergileri; asıl işlem görmüş ürünün ihraç edilen kısmı oranında ikincil işlem görmüş ürünlerin serbest dolaşıma girişine ilişkin beyannamenin tescil tarihindeki vergi oranı ve diğer vergilendirme unsurları esas alınarak hesaplanır. Ancak, izin hak sahibi, bu ürünlere ilişkin vergilerin 114.maddede belirtilen usule göre tahakkukunu talep edebilir.

Tarım politikası çerçevesinde bir vergiye konu olan işlem görmüş ürünlerin vergiye tabi tutulmasına ilişkin usul ve esaslar Cumhurbaşkanınca belirlenir.

2) Bir şartlı muafiyet düzenlemesine tabi tutulan ya da serbest bölgeye konulan işlem görmüş ürünlerin ithalat vergileri, söz konusu şartlı muafiyet düzenlemesinin öngördüğü ya da serbest bölgelere ilişkin hükümlerin öngördüğü şekilde hesaplanır. Ancak, işlem görmüş ürünlerin, gümrük kontrolü altında işleme rejimi dışında, yukarda düzenlenen gümrükçe onaylanmış işlem veya kullanım şekillerinden birine tabi tutulduğu hallerde, uygulanacak vergi 114.üncü madde uyarınca hesaplanan miktardan az olamaz. İlgili kişi, verginin 114 üncü maddede belirtilen usule göre hesaplanmasını isteyebilir.

3) İthal eşyasının, gümrük kontrolü altında işleme rejimine tabi tutulduğu hallerde, işlem görmüş ürünler söz konusu rejim çerçevesinde vergiye tabi tutulur.

4) Söz konusu ithal eşyası için amaca yönelik özel kullanım nedeniyle indirimli veya sıfır ithalat vergi oranının uygulanmasının öngörüldüğü hallerde, bu uygulamadan işlem görmüş ürünler de yararlandırılır.

5) Söz konusu ithal eşyasının Kanun’un 167.maddesi uyarınca ithalat vergilerinden muaf olduğu hallerde, işlem görmüş ürünler de bu muafiyetten yararlandırılır.

Rejimin Sonlandırılması: 3 Sayılı Gümrük Kontrolü Altında İşleme Tebliği’nin 3.maddesinin altıncı fıkrası saklı kalmak kaydıyla, rejimin ibrasında Gümrük Yönetmeliğinin 374 ve 375.maddelerinde belirtilen şartların yerine getirilip getirilmediğine yönelik olarak yetkilendirilmiş gümrük müşavirince düzenlenen tespit raporu Gümrük Yönetmeliğinin 325.maddesi gereğince izin belgesinde öngörülen süre içerisinde veya en geç bu sürenin sona erdiği tarihten itibaren bir ay içerisinde gümrük müdürlüğüne sunulur. İşlem görmüş ürünlerin serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulmasına ilişkin beyanname, izni veren gümrük idaresinden başka bir gümrük müdürlüğüne de verilebilir (3 Sayılı Gümrük Kontrolü Altında İşleme Tebliği’nin 5.maddesi).

İkincil İşlem Görmüş Ürünlere Uygulanacak İşlemler: Gümrük kontrolü altında işleme rejimine tabi tutulan eşyanın işlenmesi sırasında ortaya çıkan ekonomik değeri haiz ikincil işlem görmüş ürünler talep edilmesi halinde;

a) Tasfiyeye tabi tutulabilir.

b) Yeniden ihraç edilebilir.

c) Serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulabilir (yani ithal edilebilir).

d) Mahrece iade edilebilir.

e) İmha edilebilir (3 Sayılı Gümrük Kontrolü Altında İşleme Tebliği’nin 6.maddesi).

Teminat İadesi: İzni veren gümrük müdürlüğünce; a) Rejim kapsamındaki eşyanın işlem görmüş ürünler şeklinde serbest dolaşıma girdiğinin, b) İkincil işlem görmüş ürünler için bu Tebliğin 6.maddesinde belirtilen işlemin yapıldığının, c) Bu Tebliğin 3.maddesinin altıncı fıkrası uyarınca izin verilen eşyanın telef veya kaybının, tespiti halinde teminat iade edilir (3 Sayılı Gümrük Kontrolü Altında İşleme Tebliği’nin 7.maddesi).

Örnek 15: Sorunsuz şekilde gümrük kontrolü altında işleme rejiminin sonlandırılması, rejim kapsamındaki eşyanın işlem görmüş ürünler şeklinde serbest dolaşıma girmesi, ikincil işlem görmüş ürünlerin (tasfiye, yeniden ihraç, serbest dolaşıma giriş, mahrece iade veya imhası) işlemlerinden birisine tabi tutulması sonucunda, alınan teminat mükellefe iade edilir.

Yetki: Ticaret Bakanlığı (Gümrükler Genel Müdürlüğü) bu Tebliğin uygulanması sırasında ortaya çıkan özel ve zorunlu durumları inceleyip sonuçlandırmaya yetkilidir (3 Sayılı Gümrük Kontrolü Altında İşleme Tebliği’nin 9.maddesi).

Kayıtlar: 1- Geçici ithalat rejimi hariç olmak üzere, antrepo rejiminde antrepo işleticisi, dahilde işleme, hariçte işleme ve gümrük kontrolü altında işleme rejimlerinde izin hak sahibi veya işleme faaliyetini yapan kişi tarafından ilgili rejime ilişkin kayıtların tutulması zorunludur. Gümrük idaresi ilgili hususları içeren mevcut hesapları kayıt olarak onaylayabilir.

2- Denetleyici gümrük idaresi, rejim kapsamı eşyanın tamamının veya bir kısmının envanterinin çıkarılmasını isteyebilir.

3- Birinci fıkrada belirtilen kayıtlar ile 385.maddenin dördüncü fıkrası uyarınca geçici ithalat rejimine ilişkin talep edilebilecek kayıtlar aşağıdaki bilgileri içermelidir.

a) Gümrük beyannamesinin verilmediği hallerde, beyannamenin doldurulması zorunlu kutularında bulunması gereken bilgiler,

b) Rejimi kapatan gümrükçe onaylanmış bir işlem ve kullanıma ilişkin beyana ait bilgiler,

c) Rejime girişe ve rejimin kapatılmasına ilişkin diğer belgelerin tarih ve sayısı,

ç) İşleme faaliyetinin niteliği, elleçlemenin türü veya geçici kullanım şekli,

d) Verimlilik oranı ve standart verimlilik oranının kullanılmadığı hallerde bu oranın hesaplanma yöntemi, e) Eşyanın bulunduğu yer ile nakil ve devrine ilişkin ayrıntıları da kapsayacak şekilde eşyanın takibini mümkün kılan bilgi,

f) Eşyanın tespiti için gerekli ticari veya teknik tanımlar,

g) Eşdeğer eşyanın kullanıldığı dahilde işleme rejiminde tüm eşya hareketinin takibini mümkün kılan bilgiler.

4- Gümrük idareleri depolanan, işlenen veya kullanılan eşyanın tabi olduğu rejimin denetimi ve gözetimini olumsuz etkilememesi şartıyla, üçüncü fıkrada belirtilenlerin bir kısmını istemeyebilir (Gümrük Yönetmeliği’nin 321.maddesi).

Rejimin Kapatılma Başvurusu: 1) İzin belgesinde öngörülen süre içerisinde veya en geç bu sürenin sona erdiği tarihten itibaren; a) Şartlı muafiyet sisteminin kullanıldığı dahilde işleme rejiminde veya gümrük kontrolü altında işleme rejiminde, rejimin kapatılması için bir ay içerisinde,

b) Geri ödeme sisteminin kullanıldığı dahilde işleme rejiminde, ithalat vergilerinin geri verilmesi veya kaldırılması talebi için Kanunun 121.maddesinin üçüncü fıkrasına göre belirlenen süre içerisinde, Denetleyici gümrük idaresine başvuru yapılır.

2) Birinci fıkranın (a) bendinde belirtilen süre içerisinde rejim kapatma başvurusu yapılmaması halinde, denetleyici gümrük idaresi rejimi re’sen kapatabilir.

3) Denetleyici gümrük idaresi tarafından aksi belirlenmediği takdirde, rejimin kapatılması ya da ithalat vergilerinin geri verilmesi veya kaldırılması başvurusu aşağıdaki hususları içerir: a) İzin belgesinin tarih ve sayısı, b) Kapatılma, geri verme veya kaldırılma talebine konu veya üçgen trafik sistemi çerçevesinde rejim kapsamına girmiş ithal eşyasının miktarı, c) İthal eşyasının gümrük tarife istatistik pozisyonu, ç) İthal eşyasının tabi olduğu ithalat vergilerinin oranı ve gümrük kıymeti, d) İthal eşyasının rejime girişine ilişkin beyannamelerin tarih ve sayısı, e) Rejime tabi tutulan değişmemiş eşya veya işlem görmüş ürünün, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin gümrük beyannameleri veya diğer belgeler, f) Verimlilik oranı, g) Kapatılma işleminde kıymet ölçme yönteminin kullanıldığı durumlarda, işlem görmüş ürünlerin kıymeti, ğ) Ödenecek veya geri verilecek ya da kaldırılacak ithalat vergileri ve gerektiğinde ödenecek faiz tutarı (Bu tutar 357.maddenin uygulanmasına dayanıyorsa bu husus ayrıca belirtilir), h) Gümrük kontrolü altında işleme rejiminde, işlem görmüş ürünün gümrük tarife istatistik pozisyonunun ve gümrük kıymetinin belirlenmesi için gerekli unsurlar yer alır (Gümrük Yönetmeliği’nin 325.maddesi).

Cezai Müeyyide: Ceza koyan özel hükümler saklı kalmak kaydıyla, gümrük kontrolü altında işleme rejimi kapsamında Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen eşyanın izin süresinin bitimini takiben bir ay içerisinde rejimin gerektirdiği işlemlerinin bitirilmesi halinde Gümrük Kanununun 241.maddesinin 3/h bendi uyarınca işlem yapılır. Rejim kapsamında Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen eşyanın izin verilen süresinin bitimini takiben iki ayı aşmayan süre içerisinde rejimin gerektirdiği işlemlerinin bitirilmesi halinde Gümrük Kanununun 241.maddesinin 4/h bendi uyarınca işlem yapılır.

Yukarıda belirtilen süreler dahilinde işlemleri bitirilmeyen eşya ile rejim hükümlerinin ihlali halinde Gümrük Kanununun 238.maddesi uyarınca işlem yapılır (3 Sayılı Gümrük Kontrolü Altında İşleme Tebliği’nin 8.maddesi).

– Dahilde işleme rejimi, gümrük kontrolü altında işleme rejimi ve tam muafiyet suretiyle geçici ithalat rejimi hükümlerine tabi eşyaya ilişkin olarak yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda; birinci fıkrada belirtilen farklılıkların tespiti durumunda vergi farkının yarısı tutarında idari para cezası verilir (Gümrük Kanunu’nun 234/2.maddesi).

Gümrük Kanunu’nun 241. maddenin üçüncü fıkrasının (h), (l) ve (m) bentleri, dördüncü fıkrasının (g) ve (h) bentleri ile beşinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen durumlar hariç; Dahilde işleme rejimi, gümrük kontrolü altında işleme rejimi ile geçici ithalat rejimine ilişkin hükümlerin ihlali hâlinde, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası uygulanır (Gümrük Kanunu’nun 238/1-a.maddesi).                                                 

– 241/1.madde: Bu Kanunda ayrı bir ceza tayin edilmiş haller saklı kalmak üzere, bu Kanuna ve bu Kanunda tanınan yetkilere dayanılarak çıkarılan ikincil düzenlemelerle getirilen hükümlere aykırı hareket edenlere söz konusu düzenlemelerde açıkça öngörülmüş olması kaydıyla altmış TL usulsüzlük cezası uygulanır. …  3. Usulsüzlük cezası aşağıdaki hallerde 1.fıkrada belirtilen miktarın iki katı olarak uygulanır: … h) Dâhilde işleme rejimi ve gümrük kontrolü altında işleme rejimi kapsamında Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen eşyanın izin verilen süresinin bitimini takiben bir ay içerisinde rejimin gerektirdiği işlemlerinin bitirilmesi, yeniden ihracı veya gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması (Gümrük Kanunu’nun 241/3-h.maddesi kapsamında ceza uygulanır).

Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak, Türkiye Gümrük Bölgesine getirildiği veya gümrük kontrolüne tabi tutulmadığı saptanan eşyaya, 5606 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile ilgili diğer kanun hükümleri uygulanır (Gümrük Kanunu’nun 54.maddesi).

İlgili Kişiler; Gümrük Kanunu’nun 11.maddesinde belirtilen belge ve bilgileri gümrük kontrolü amacıyla beş yıl süre ile saklamak zorundadırlar. Belge saklama süresi; a) (b) bendinde öngörülen haller dışında, serbest dolaşıma girmek veya ihraç edilmek üzere beyan edilen eşya ile ilgili olarak, serbest dolaşıma giriş veya ihracat beyanlarına ilişkin belgelerin tescil edildiği yılın, b) Nihai kullanımları nedeniyle indirimli veya sıfır ithalat vergisi ile Türkiye’de serbest dolaşıma giren eşya için, gümrük gözetimine tabi olmalarının sona erdiği yılın, c) Başka bir gümrük rejimine tabi tutulan eşya için, söz konusu gümrük rejiminin sona erdiği yılın, d) Serbest bölgeye konulan eşya için, buralardan çıktıkları yılın, sonundan itibaren işlemeye başlar (Gümrük Kanunu’nun 13.maddesi).

SONUÇ

Gümrük Kontrolü Altında İşleme Rejimi: Serbest dolaşıma girmemiş eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesinde, ithalat vergilerine veya ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın, niteliğini veya durumunu değiştiren işlemlere tabi tutulmaları ve bu işlemlerden elde edilen ürünlerin gümrük vergileri üzerinden serbest dolaşıma girmelerine ilişkin hükümlerin uygulandığı rejimdir. Elde edilen bu tür ürünler, işlenmiş ürün olarak adlandırılır.

Değişmemiş eşyaya veya izinde öngörülen işlemin ara aşamalarından birinde bulunan ürünlere ilişkin bir gümrük yükümlülüğü doğduğunda, gümrük vergileri tutarı, ithal eşyasının bu rejime ilişkin beyannamenin tescili sırasında yürürlükte bulunan vergi oranı ve diğer vergilendirme unsurlarına dayanılarak belirlenir.

– 371 ila 375 inci maddelerde bahsedilen gümrük kontrolü altında işleme rejimi, işlenmiş ürünün ithalat vergisinin, bünyesinde bulundurduğu ithal ürünün vergisinden daha düşük olduğu işlemler için uygulanır.

– Gümrük kontrolü altında işleme rejimi; serbest dolaşıma girişinde aranılan bazı teknik düzenlemelere uygunluğunun sağlanması için işleme faaliyetine tabi tutulması gereken eşyada da uygulanır.

Gümrük Kontrolü Altında İşleme Rejimi; Gümrük Kanunu’nun 80 ilâ 83. Maddelerinde sayılan Şartlı muafiyet düzenlemesi ve Ekonomik etkili gümrük rejimlerinden bir tanesidir.

Gümrük Kontrolü Altında İşleme İzni; İşleme işini yapan veya yaptıran kişinin talebi üzerine gümrük idarelerince verilir. İzin, sadece Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik kişilere; a) İşlenmiş ürünler içinde ithal eşyasının teşhisinin mümkün olduğu, b) Eşyanın işlenmesinden sonra, rejime tabi tutulduğu sıradaki niteliğine veya durumuna dönüştürülmesinin ekonomik olarak mümkün olmadığı, c) Rejimin uygulanmasının, ithal eşyasının tabi olduğu menşe ve miktar kısıtlaması kurallarının etkilerini saptırmayacağı, d) Türkiye’deki benzer eşyanın üreticilerinin temel ekonomik çıkarlarını olumsuz etkilemeyen, bir işleme faaliyeti gerçekleştirme veya devam ettirme yönündeki ekonomik amaçlara uyulduğu, hallerde verilir.

KAYNAKÇA:

  • 4458 sayılı Gümrük Kanunu.
  • Gümrük Yönetmeliği.
  • 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu.
  • Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği.
  • Onaylanmış Kişi Statüsüne İlişkin 1 Sayılı Gümrük Genel Tebliği.
  • 3 Sayılı Gümrük Kontrolü Altında İşleme Tebliği.
  • Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nün 2016/41 Sayılı Genelgesi.

 

Kerim Çoban

Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi

Continue reading

Gayri Maddi Hak Kazançlarının Brütleştirilmesi ve Vergisel Boyutu (2)

Gayri Maddi Hak Kazançlarının Brütleştirilmesi ve Vergisel Boyutu (2)

07

Kasım, 2020

V- GAYRİ MADDİ HAK KAZANÇLARININ GÜMRÜK KIYMETİ YÖNÜYLE İNCELENMESİ

CIF: C (Cost = Maliyet), I (İnsurance = Sigorta), F (Fraight = Navlun) kelimelerinin İngilizce’deki baş harflerinden oluşmuştur.

Cif Kıymet veya eşyanın cif kıymeti: Eşya bedeli + sigorta bedeli + navlun ücreti toplamından oluşmaktadır.

Cif kıymet veya eşyanın cif kıymeti, gümrük vergilendirme tekniği açısından en temel (fakat dar olan) matrah tanımıdır. Gümrük kıymeti veya eşyanın gümrük kıymeti ise gümrük vergilendirme tekniği açısından en geniş matrah tanımı olup, kıymete dair hemen her şeyi içine almaktadır. Kısacası, Cif kıymetle gümrük kıymeti aynı şeyler değildir.

Örnek 1: Türkiye’de faaliyet gösteren A firmasının İran’daki B firmasından tonu 2.000-TL’den 100 ton hurda bakır satın aldığını, taşıyıcı C firmasına 10.000-TL taşıma (navlun) bedeli ile sigorta acentesi olan D firmasına da 500-TL sigorta bedeli ödediğini, ayrıca söz konusu eşyalar için 2.000-TL Yurt dışı kara taşıması bedeli ile 1.000-TL elleçleme ücreti ödediğini varsayalım. Söz konusu eşyanın/hurda bakırın Cif kıymeti= 210.500-TL,  Gümrük kıymeti ise= 213.500-TL’dir.

Bilindiği üzere, eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesine ilişkin usul ve esaslar, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 23 ilâ 31’inci maddeleri ile Gümrük Yönetmeliği’nin 43 ilâ 57’inci maddelerinde düzenlenmiştir.

Eşyanın Gümrük Kıymeti: 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 24.maddesine göre ithal eşyasının gümrük kıymeti, eşyanın satış bedelidir. Satış bedeli, Türkiye’ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyattır [[Şu kadar ki, eşyanın satış bedelinin gümrük kıymetine esas alınabilmesi, aşağıdaki koşullara bağlıdır: a) Eşyanın alıcısı tarafından elden çıkartılması veya kullanımı; -Türkiye Cumhuriyeti mevzuatı ve bunların yetkili kıldığı merciler tarafından konulmuş olan, -Eşyanın tekrar satılabileceği coğrafi bölgeyi sınırlayan, -Eşyanın kıymetini önemli bir ölçüde etkilemeyen, kısıtlamalar dışında, hiçbir kısıtlamaya tabi olmamalıdır. b) Satış veya fiyat, kıymeti belirlenmekte olan eşya bakımından, kıymeti tespit edilemez bir koşul veya edim konusu olmamalıdır. c) Eşyanın alıcı tarafından tekrar satışı veya diğer herhangi bir şekilde elden çıkartılması ya da kullanımı sonucu doğan hasılanın bir bölümünün doğrudan veya dolaylı olarak satıcıya intikal etmesi halinde, ithal eşyasının fiilen ödenen veya ödenecek fiyatına 27’inci madde hükümlerine göre ilave yapılabilmelidir. d) Alıcı ve satıcı arasında bir ilişki bulunmamalı, ilişkinin varlığı durumunda ise, bu ilişki fiyatı etkilememeli, satış bedeli bu maddenin 2’inci fıkrası hükümlerine göre gümrük kıymeti olarak kabul edilebilir nitelikte olmalıdır. 2. a) Yukarıdaki fıkra hükümlerini uygulayarak satış bedelinin belirlenmesinde, alıcı ile satıcı arasında bir ilişkinin varlığı, satış bedelinin reddedilmesi için tek başına yeterli bir neden oluşturmaz. Böyle durumlarda, satışa ilişkin koşullar incelenerek, bu ilişkinin fiyatı etkilemediği belirlenirse, satış bedeli kabul edilir]].

Fiilen ödenen veya ödenecek fiyat, ithal eşyası için alıcının, satıcıya veya satıcı yararına  yaptığı veya yapması gereken ödemelerin toplamıdır. Bu fiyat, ithal eşyasının satış koşulu olarak, alıcının satıcıya veya satıcının bir yükümlülüğünü karşılamak üzere üçüncü bir kişiye yaptığı veya yapacağı tüm ödemeleri kapsar. Ödemeler, para transferi şeklinde olabileceği gibi, akreditif veya ciro edilebilir bir kıymetli evrak kullanılarak ya da doğrudan veya dolaylı yapılabilir.

Örnek 2: Türkiye’de faaliyet gösteren X firmasının, Tayvan’da faliyet gösteren Y firmasından tanesi 250-USD cif teslim 10.000 adet (2.500.000-USD tutarında) notebook- dizüstü bilgisayar satın aldığını, ayrıca ithalatçı X firmasının satıcı Y firmasının isteği üzerine, Y firmasının  Çin Halk Cumhuriyetinde bulunan alacaklısı olan Z firmasına 100.000-USD ödediğini varsayalım. Burada eşyanın gümrük kıymeti (İthalat sırasında dikkate alınacak kıymet) 2.600.000-USD’dir.

24.madde hükümlerine göre gümrük kıymeti belirlenirken, ithal eşyasının fiilen ödenen veya ödenecek fiyatına 27.maddede belirtilen ilaveler [[Yani: a) Aşağıdaki unsurların eşyanın fiilen ödenen veya ödenecek fiyatına dahil edilmemiş, ancak alıcı tarafından üstlenilen bölümü; i) Satın alma komisyonları dışındaki komisyonlar ve tellâliye, ii) Gümrük işlemleri sırasında söz konusu eşya ile tek eşya muamelesi gören kapların maliyeti, iii) İşçilik ve malzeme giderleri dahil ambalaj bedeli, b) İthal eşyasının üretiminde ve ihraç amacıyla satışında kullanılmak üzere, alıcı tarafından doğrudan veya dolaylı olarak, bedelsiz veya düşük bedelle sağlanan, fiilen ödenen veya ödenecek fiyata dahil edilmemiş olan aşağıda sayılan mal ve hizmetlerin kıymetinden verilecek uygun miktardaki pay; i) İthal eşyasına katılan malzeme, aksam, parça ve benzerleri, ii) İthal eşyasının üretimi sırasında kullanılan araç, gereç, kalıp ve benzeri aletler, iii) İthal eşyasının üretimi sırasında tüketilen maddeler, iv) İthal eşyasının üretimi için gereken ve Türkiye dışında gerçekleştirilen mühendislik, geliştirme, sanat ve çizim çalışmaları, plan ve taslak hazırlama hizmetleri, c) Kıymeti belirlenecek eşyanın satış koşulu gereği, alıcının doğrudan veya dolaylı olarak ödemesi gereken, fiilen ödenen veya ödenecek fiyata dahil edilmemiş olan royalti ve lisans ücretleri, d) İthal eşyasının tekrar satışı veya diğer herhangi bir şekilde elden çıkartılması ya da kullanımı sonucu doğan hâsılanın, doğrudan veya dolaylı olarak satıcıya intikal eden kısmı, e) 28.maddenin (a) bendi hükmü saklı kalmak üzere, ithal eşyası için Türkiye’deki giriş liman veya yerine kadar yapılan nakliye ve sigorta giderleri ile eşyanın giriş liman veya yerine kadar nakliyesi ile ilgili olarak yapılan yükleme ve elleçleme giderleri]] yapılır.

– Bu maddede (Gümrük Kanunu’nun 27.maddesine) göre fiilen ödenen veya ödenecek fiyata yapılacak ilaveler için nesnel ve ölçülebilir veriler esas alınır.

– Gümrük kıymetinin belirlenmesinde, fiilen ödenen veya ödenecek fiyata bu maddede (Gümrük Kanunu’nun 27.maddesinde) öngörülenler dışında hiçbir ilave yapılamaz.

– 27.maddeye göre yapılan ilaveler dışında, alıcının pazarlama dahil kendi hesabına yaptığı faaliyetler, satıcı yararına veya satıcı ile yapılan bir anlaşma yoluyla da olsa, satıcıya yapılan dolaylı bir ödeme olarak değerlendirilmez. Bu tür işlemlere ilişkin giderler, ithal eşyasının gümrük kıymetinin tespiti sırasında fiilen ödenen veya ödenecek fiyata ilave edilmez.

– Gümrük Kanunun 24.maddesi hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymeti, Kanun’un 25.maddesinde belirtilen diğer yöntemlerin sırasıyla uygulanması suretiyle belirlenir. 25.madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymeti, Kanun’un 26.maddesinde belirtilen hükümlere göre belirlenir. Kanun’un 24, 25 ve 26.madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymeti ise, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT)’ın VII’inci maddesi, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII.Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşma, Bu Anlaşmaya göre oluşturulan Gümrük Kıymeti Teknik Komitesi’nin Kararları, Gümrük Kıymeti Yorum Notları, Gümrük Kanunu ve Gümrük Yönetmeliği’nin eşyanın gümrük kıymetine ilişkin diğer hükümleri ile bu hükümlere uygun prensip ve yöntemlerle ve Türkiye’deki mevcut veriler esas alınarak belirlenir.

Örnek 3: İthalatçı K firmasının Singapur’daki üretici L firmasıyla 01.03.2020 tarihinde yaptığı sözleşme gereği Cif teslim birim fiyatı 200-USD/Adet olmak üzere toplam 8.000.000-USD tutarında 40.000-adet televizyon satın almak için anlaştığını, televizyon’un “Cooban” markası, güvence ve kalitesiyle üretileceğini, ayrıca eşyaların satış koşulu gereği, ithalatçı K firmasınca marka kullanımı için İsviçre’de mukim marka sahibi M firmasına satış hasılatı üzerinden % 10 royalty ödeneceğini, üretici L firmasının söz konusu eşyaları üretebilmesi için yeni bir kalıba ihtiyacı olduğunu, ithalatçı K firmasının ithal edeceği söz konusu eşyaların Singapur’da üretilebilmesi için ilave olarak Singapur’dan ve/veya Singapur’a komşu ülkelerden 400.000-USD tutarında kalıp, 65.000-USD teknik çizim-tasarım, 25.000-USD hammadde-malzeme, 35.000-USD yedek parça, 40.000-USD ambalaj malzemesi satın alarak üretici L firmasına teslim ettiğini, ayrıca söz konusu hammadde, malzeme ve eşyaların L firmasına taşınması ve teslimi için N firmasına 15.000-USD yurt dışı kara taşıması, yurtdışı taşıma ücreti ve elleçleme gideri ile 10.000-USD tutarında yurt dışı gümrükleme hizmetleri ve gümrük vergileri için para ödediğini, üretici L firmasının iki (2) aylık süre içinde üretimi tamamlayarak 02.05.2020 tarihinde eşyaları sevk ettiğini ve 20.05.2020 tarihinde eşyaların Türkiye gümrük bölgesine ulaştığını, toplam eşya bedeli olan 8.000.000-USD’nin 20.05.2020 tarihinde satıcıya ödendiğini ve eşyaların ithali için 24.05.2020 tarihinde serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tanzim ve tescil edildiğini varsayalım. Sonuçta; K firması, ithal edeceği 40.000-adet televizyon için L firmasına eşya bedeli olarak ödediği 8.000.000-USD’ye ilave olarak bu eşyalar için yukarıda belirtilen gümrük kıymet unsurları karşılığı olarak toplam 590.000-USD daha masraf yapmış (ilave gümrük kıymeti oluşmuş) olup, bu tutarında 40.000-adet televizyonun ithali sırasında eşyaların gümrük kıymetine ilave edilerek/katılarak, ilgili SDGB’de belirterek ilgili gümrük idaresine beyan edilmesi,  gümrük vergi ve resimlerinin 8.590.000-USD üzerinden hesaplanıp tahsil edilmesi gerekir.

Ayrıca, ithalatçı K firmasınca, 01.03.2020 tarihli 8.000.000-USD tutarlı televizyonun alış sözleşmesine tekabül eden Damga Vergisinin 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun 1, 3, 4, 5, 14, 15, 22, 24.maddeleri  ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 114.maddesi ve diğer ilgili mevzuat kapsamında ilgili vergi dairesine ödenmesi, söz konusu televizyonların Türkiye’ye ithal edilmesi sırasında ise, Damga Vergisi Kanunu’nun 26.maddesi gereği ithalat eşyasına ilişkin sözleşme veya sözleşmelere tekabül eden Damga Vergisinin ödenip ödenmediğinin ilgili gümrük idaresince kontrol edilip, ödenmediyse ödenmesinin/tahsilinin sağlanması, ayrıca ödenen ya da ödenecek Damga Vergisi tutarı, aynı zamanda 3065 sayılı Kanun’un 21.maddesinin (b) fıkrası gereği ithalatta KDV matrah unsuru olduğu için, eşyaların (televizyonların) ithaline ilişkin SDGB’de (Yurt İçi Giderleri içinde, Yurt içi giderlerine eklenerek) beyan edilerek tekabül eden KDV ile varsa ÖTV ve benzeri diğer gümrük vergilerinin tahakkuk ve tahsilinin sağlanması gerekir.  

– Yurtdışında üretilerek veya ürettirilerek Türkiye’ye ithal edilen ürünlerin ithalatı/ithalat beyanı sırasında, yukarıda ayrıntıları belirtilen gümrük kıymet unsurlarından belli olmayanlar, gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten (serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescilinden) sonra belli olacak olanlar ile sözleşme gereği fiyatın sonradan gözden geçirilmesi sonucunda ortaya çıkacak kıymet farklarının varlığı durumunda ise; Gümrük Yönetmeliğinin 53.maddesine göre (İstisnai kıymetle) beyan/işlem yapılarak, vergi hesaplama (tarh), tebliğ ve tahakkukunun da mevcut belgelerde belirtilen kıymet unsurları ve tutarları dikkate alınarak yapılması, ithalat sonrasında söz konusu gümrük kıymet unsurlarının gerçekleşmesi, netleşmesi, miktar ve tutarlarının belli olmasına müteakip -(İthal eşyasının Gümrük Kıymetine veya İthalatta Katma Değer Vergisi matrahına girmesi gereken, ancak gümrük beyannamesinin tescili anında beyan sahibi tarafından mevcudiyetinin bilinmesi mümkün olmayan kıymet veya matrah unsurları için)- en geç söz konusu kıymet veya matrah unsurunun öğrenildiği ayı takip eden ayın yirmi altıncı günü akşamına kadar ithalatın yapıldığı gümrük müdürlüğüne, Gümrük Yönetmeliği’nin 53 ve 150/3.maddeleri kapsamında tamamlayıcı beyanda bulunulur ve vergileri de aynı süre içinde ödenir.

Örnek 4: İthalatçı K firmasının yukarıda (Örnek 3’de) belirtilen televizyonları ithalata müteakip iç piyasada sattığını, hazırlanan satış hasılat raporlarının taraflarca (K ve M firmalarınca) incelenerek üzerinde uzlaşıldığı ve satış hasılatı üzerinden oluşan royalty için M firmasınca 400.000-USD tutarında 01.09.2020 tarihli royalty faturası düzenlenerek K firmasına gönderildiğini, K firmasının söz konusu royalty faturasından 15.09.2020 tarihinde haberdar olduğunu ve aynı tarihte muhasebe kayıtlarına kaydedildiğini, yine aynı tarihte (15.09.2020’de) M firmasına royalty tutarının ödendiğini, M firmasının usulüne uygun olarak temin ettiği mukimlik belgesi bulunduğunu ve bu belgenin aslı ile birlikte Noterce veya İsviçre’deki Türk Konsolosluklarınca tasdik edilmiş Türkçe tercümesinin bir örneğini ilgili vergi dairesine veya vergi sorumlusu olan K firmasına ibraz ettiğini/gönderdiğini varsayalım. 400.000-USD royalty bedeli M firması için bir gayri maddi hak kazancı olup, Türkiye ile İsviçre arasındaki mevcut Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması gereği gayri maddi hak kazançları üzerinden % 10 vergi (stopaj) kesintisi yapılması gerekir. K firmasınca, 400.000-USD royalty bedelinden 40.000-USD (karşılığı TL) vergi/stopaj kesintisi yapılarak ilgili vergi dairesine yatırılması, geriye kalan 360.000-USD tutarın hak sahibi M firmasına gönderilmesi, en geç 26.10.2020 tarihi akşamına kadar ithalatın yapıldığı gümrük müdürlüğüne müracaat edilerek, Gümrük Yönetmeliği’nin 53 ve 150/3.maddeleri kapsamında 400.000-USD royalty tutarı üzerinden tamamlayıcı beyanda bulunulması ve 400.000-USD royalty tutarına tekabül eden gümrük vergilerinin (KDV, GV, ÖTV, vb.) de aynı süre içinde ödenmesi gerekir (5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 15/7. ve 30/11.maddelerine göre; Yapılacak vergi kesintileri, kazanç ve iratların gayrisafi tutarları üzerinden dikkate alınır). Şayet; Söz konusu royalty tutarı net (400.000-USD) olarak yurt dışına ödenmiş/gönderilmiş ise, bunun brütleştirilmesi ve brütleştirilmiş tutar olan 444.444,44-USD (karşılığı TL) üzerinden ilgili vergi dairesine ve gümrük müdürlüğüne beyanların yapılması, tüm vergilerin (stopaj, kdv, gümrük vergileri, vb.) brütleştirilmiş tutar olan 444.444,44-USD karşılığı TL üzerinden hesaplanıp tahsil edilmesi gerekir.

Not: Cif Kıymet ve Gümrük Kıymeti Hakkında Ayrıntılı Bilgi Edinmek İsteyenler, 05.03.2020 Tarihinde “Muhasebetr.Com” Sitesinde Yayınlanan “Cif Kıymet, Gümrük Kıymeti, Gümrüklenmiş Değer Ve Ceza Uygulamalarına İlişkin Bazı Püf Noktaları” Başlıklı Makalemize Müracaat Edebilirler.

Royalti kavramı; Hukuk Terimleri Sözlüğünde bir lisans veya marka sahibinin sahip olduğu hakları bir başkasına devretmesi karşılığı aldığı bedel olarak,

Lisans kavramı ise; Maddi olmayan hukuki bir malın, bir ihtiranın veya eserin, ücret karşılığında belli bir süre kullanmak üzere bir başkasına devredilmesi olarak tanımlanmıştır. Lisans sözleşmesi, marka ve patent hakkı yanında üretim yönetimi veya teknik bilgi (know-how) gibi üretim proseslerini de içermektedir.

Gümrük Yönetmeliği’nin 43.maddesine göre Royalti veya lisans ücreti: İthal eşyasının imalatı, ihraç edilmek üzere satışı veya kullanımı ya da yeniden satışı ile ilgili hakların kullanımı nedeniyle patent, dizayn, know-how, model, marka, tescilli tasarım, telif hakkı ve imalat prosesleri gibi adlar altında yapılan ödemeleri kapsamaktadır.

Gümrük Kanunu’nun 27/1-c.maddesinde: Kıymeti belirlenecek eşyanın satış koşulu gereği, alıcının doğrudan veya dolaylı olarak ödemesi gereken, fiilen ödenen veya ödenecek fiyata dahil edilmemiş olan royalti ve lisans ücretlerinin gümrük kıymetinin bir unsuru olduğu belirtilmiştir.

Kısacası, İthal edilen bir mal veya eşya ile ilgili olarak yapılan royalty, lisans, patent, alameti farika, ticari marka, isim hakkı, know-how, vb. gayri maddi hakların satın alınması, temliki, kullanılması, kiralanması, vb. karşılığında yapılan ödemeler gümrük kıymetinin bir unsuru olup, brüt tutar üzerinden, ödeme tutarının ithal anında belirli olması durumunda, ithal eşyasının gümrük kıymetine dahil edilerek beyan edilmesi, ödeme tutarının ithalattan sonra belli olması durumunda ise Gümrük Yönetmeliğinin 53 ve 150.maddeleri çerçevesinde istisnai kıymetle tamamlayıcı beyanda bulunulması gerekir.

– İthal edilen bir mal veya eşya ile ilgili olarak yapılan royalty, lisans, patent, alameti farika, ticari marka, isim hakkı, know-how, vb. gayri maddi hakların satın alınması, temliki, kullanılması, kiralanması, vb. karşılığında yapılan ödemelerin gümrük kıymetine ilave edilme şartları, yöntemleri ve özellikleri Gümrük Yönetmeliğinin 56.maddesi, 29044/28.06.2014 sayı ve tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Gümrük Kıymetine İlişkin 2 Sayılı Gümrükler Genel Tebliği, Gümrük Yönetmeliğinin 53 ve 150.maddeleri ile daha önce Müfettişliğimizce kaleme alınan ve Gümrük ve Ticaret Müfettişleri Derneği yayın organı olan “Gümrük Dünyası” dergisinin 83 ve 88.sayılarında yayınlanan “Royalti-Lisans Ücretlerinin Gümrük Kıymeti, Katma Değer Vergisi ve Stopaj Açısından Değerlendirilmesi” ile “Franchise veya Franchisingin Gümrük Kıymeti, KDV, Kurumlar Vergisi İle Damga Vergisi Açısından Değerlendirilmesi” isimli makalelerimizde ayrıntılı şekilde açıklandığı için burada tekrar değinilmemiştir. Merak edenler, bu konularda ayrıntılı bilgi edinmek isteyenler, bu makalelerimize müracaat edebilirler.

Yukarıdaki Sayfalarda Ayrıntıları Bahsedilen Gayri Maddi Hak Kazançları Üzerinden Alınan Vergileri Örnekler Yardımıyla Açıklamaya Çalışalım.

Örnek 1: Türkiye’de beyaz eşya üreticisi olan E firması tarafından, Türkiye’de yaptığı üretim için İngiltere’de mukim F firmasına 150.000-EUR know-how faturası karşılığında ödeme yapıldığını, Merkez Bankası döviz alış kurunun 1-EUR= 8,00-TL olduğunu varsayalım. Yapılacak ödeme iki farklı şekilde, iki farklı yöntemle gerçekleştirilebilir.

Birinci yöntem; Ödeme brüt olarak, stopajı/vergisi kesilerek (Türkiye ile İngiltere arasında mevcut olan Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması “ÇVÖA” gereği % 10 stopaj kesilerek) geriye kalan 135.000-EUR İngiltere’de mukim F  firmasına gönderilir. Bahse konu know-how ödemesine istinaden ilgili vergi dairesine yapılan stopaj matrahı (Kurumlar Vergisi) beyanı ve sorumlu sıfatıyla KDV matrahı beyanı 150.000-EUR karşılığı 1.200.000-TL olup, (1.200.000-TL X % 10 = 120.000-TL) 120.000-TL Kurumlar Vergisi/Stopaj ile (1.200.000-TL X % 18 = 216.000-TL) 216.000-TL Katma Değer Vergisi/KDV ödenmesi gerekir. Söz konusu know-how ödemesi Türkiye’de yapılan üretimle ilgili olduğu için gümrük kıymetine girmemektedir.  

İkinci yöntem; Ödeme net olarak, net tutar üzerinden 150.000-EUR olarak İngiltere’de mukim F firmasına gönderilir. Bu durumda, stopaj matrahına ulaşmak için yapılan ödemenin brütleştirilmesi /brüte taşınması gerekir. Şöyle ki: % 90’ı  150.000-EUR ise,  % 100’ü  ne kadardır? İçler dışlar çarpımı sonucunda, bütün vergi hesaplamalarımızda dikkate almamız gereken brütleştirilmiş matrah = 166.666,67-EUR olup,  tüm vergilerin, Kurumlar Vergisi (Stopaj) ve sorumlu sıfatıyla ödenecek KDV’nin bu tutar (166.666,67-EUR karşılığı …-TL matrah) üzerinden ilgili vergi dairesine Muhtasar Beyanname ve 2 Nolu KDV Beyannamesiyle beyan edilip, tekabül eden Stopaj ve KDV’nin ödenmesi gerekir.

Örnek 2: Türkiye’de üretici olan G firması tarafından, Türkiye’de yaptığı traktör üretimi için İran’da mukim H firmasına 250.000-USD lisans faturası karşılığında ödeme yapıldığını, Merkez Bankası döviz alış kurunun 1-USD= 7-TL olduğunu ve Türkiye ile İran arasında ÇVÖA olmadığını varsayalım. Yapılacak ödeme iki farklı yöntemle gerçekleştirilebilir.

Birinci yöntem; Ödeme brüt olarak, stopajı/vergisi kesilerek (Türkiye ile İran arasında ÇVÖA olmadığı için genel oran olan % 20 stopaj kesilerek) geriye kalan 200.000-USD İran’da mukim    H  firmasına gönderilir. Bahse konu lisans ödemesine istinaden ilgili vergi dairesine yapılan stopaj matrahı (Kurumlar Vergisi) beyanı ve sorumlu sıfatıyla KDV matrahı beyanı 250.000-USD karşılığı 1.750.000-TL olarak beyan edilip, 175.000-TL Stopaj ile 315.000-TL KDV ödenmesi gerekir. Söz konusu lisans ödemesi Türkiye’de yapılan üretimle ilgili olduğu için gümrük kıymetine dahil değildir. 

İkinci Yöntem; Ödeme net olarak, net tutar üzerinden 250.000-USD olarak İran’da mukim H firmasına gönderilir. Bu durumda, stopaj matrahına ulaşmak için yapılan ödemenin brütleştirilmesi/brüte taşınması gerekir. Şöyle ki: % 80’i  250.000-USD ise,  % 100’ü  ne kadardır? İçler dışlar çarpımı sonucunda, bütün vergi hesaplamalarımızda dikkate almamız gereken brütleştirilmiş matrah = 312.500-USD olup,  tüm vergilerin, Kurumlar Vergisi (Stopaj) ve sorumlu sıfatıyla KDV’nin bu tutar (312.500-USD karşılığı …TL matrah) üzerinden ilgili vergi dairesine Muhtasar Beyanname ve 2 Nolu KDV Beyannamesiyle beyan edilip, tekabül eden Stopaj ve KDV’nin ödenmesi gerekir.

Örnek 3: Türkiye’de faaliyet gösteren L firmasının Çin Halk Cumhuriyeti’nden ithal ettiği elektronik eşya için İtalya’da mukim M firmasına 100.000-EUR royalty-lisans faturası karşılığında ödeme yaptığını, Merkez Bankası döviz alış kurunun 1-EUR= 8,00-TL olduğunu, eşyaların tek bir ithalat beyannamesiyle ithal edildiğini, ilgili serbest dolaşıma giriş beyannamesi tescil tarihinin 01.07.2020 ve bu tarihteki Merkez Bankası döviz satış kurunun 1-EUR= 8,10-TL ve söz konusu ithal eşyaları için % 5 Gümrük Vergisi olduğunu varsayalım. Yapılacak ödeme iki farklı şekilde gerçekleştirilebilir.

1) Ödeme brüt olarak, stopajı/vergisi kesilerek (Türkiye ile İtalya arasında mevcut olan Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması “ÇVÖA” gereği % 10 stopaj kesilerek) geriye kalan 90.000-EUR İtalya’da mukim M firmasına gönderilir. Bahse konu royalty-lisans ödemesine istinaden ödenmesi gereken Stopaj/Kurumlar Vergisi matrahı ve Gümrük Kıymetine katılacak tutar 100.000-EUR olup,

– İlgili vergi dairesine 100.000-EUR X 8,00-TL = 800.000-TL Stopaj matrahı, (800.000-TL X % 10 = 80.000-TL) 80.000-TL Kurumlar Vergisi/Stopaj,

– İlgili gümrük idaresine ise 100.000-EUR X 8,10-TL = 810.000-TL Gümrük Kıymet Unsuru/Gümrük Vergisi Matrahı, (810.000-TL X % 5 GV = 40.500-TL) 40.500-TL Gümrük Vergisi, (810.000-TL + 40.500-TL= 850.500-TL) 850.500-TL KDV Matrahı X % 18 = 153.090-TL Katma Değer Vergisi ödenmesi gerekir.

2-a) Lisans ödemesi net olarak, net tutar üzerinden 100.000-EUR olarak İtalya’da mukim M firmasına gönderilir. Bu durumda, stopaj matrahına ulaşmak için yapılan ödemenin brütleştirilmesi gerekir. Şöyle ki: % 90’ı  100.000-EUR ise,  % 100’ü  ne kadardır? İçler dışlar çarpımı sonucunda, vergi hesaplamalarımızda dikkate almamız gereken brütleştirilmiş matrah = 111.111.11-EUR olup,  Kurumlar Vergisi (Stopaj) ve Gümrük Kıymetinin bu tutar (111.111.11-EUR matrah) üzerinden beyan edilerek tekabül eden vergilerin:

– İlgili vergi dairesine (111.111,11-EUR X 8,00-TL = 888.888,89-TL X % 10 = 88.888,89-TL) 88.888,89-TL Stopaj ile  

– İlgili gümrük idaresine ise (111.111.11-EUR X 8,1-TL = 900.000-TL % 5 = 45.000-TL) 45.000-TL Gümrük Vergisi,

– (900.000-TL + 45.000-TL = 945.000-TL X % 18 = 170.100-TL) 170.100-TL Katma Değer Vergisinin ödenmesi gerekir.

b) Royalty-lisans ödemesi net olarak, net tutar üzerinden 100.000-EUR olarak İtalya’da mukim M firmasına gönderilmesine rağmen brütleştirme yapılmadığı ve vergilerin 100.000-EUR üzerinden beyan edildiğini varsayarsak, 111,11-EUR tutarında bir matrahın beyan edilmediği ve vergi dışı bırakıldığı, bunun sonucunda da: (11.111,11-EUR X 8,00-TL = 88.888,90-TL X % 10 = 8.888,89-TL) 8.888,89-TL Stopaj,

– (11.111,11-EUR X 8,10-TL = 90.000-TL X % 5 = 4.500-TL) 4.500-TL Gümrük Vergisi ile

– (90.000-TL + 4.500-TL = 94.500-TL X % 18 = 17.010-TL) 17.010-TL Katma Değer Vergisi olmak üzere (8.888,89-TL Stopaj + 4.500-TL GV + 17.010-TL KDV) olmak üzere toplam 30.399-TL vergi kaybına sebep olunduğu anlaşılmaktadır.

Örnek 4: Türkiye’de faaliyet gösteren  P  firmasının Tayvan’dan ithal ettiği kayak malzemeleri için Tayvan’da mukim R firmasına 500.000-USD royalty faturası karşılığında ödeme yaptığını, Türkiye ile Tayvan arasında Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması “ÇVÖA” olmadığını, TC.Merkez Bankası döviz alış kurunun 1-USD =7-TL olduğunu, eşyaların tek bir ithalat beyannamesiyle ithal edildiğini, ilgili serbest dolaşıma giriş beyannamesi tescil tarihinin 01.07.2020 ve bu tarihteki Merkez Bankası döviz satış kurunun   1-USD = 7,10TL ve söz konusu ithal eşyaları için % 7 Gümrük Vergisi ile % 25 Özel Tüketim Vergisi olduğunu varsayalım. Yapılan/yapılacak ödeme iki farklı şekilde gerçekleştirilebilir.

1) Ödeme brüt olarak, stopajı/vergisi kesilerek (Türkiye ile Tayvan arasında ÇVÖA olmadığı için genel oran olan % 20 stopaj kesilerek) geriye kalan 400.000-USD Tayvan’da mukim  R firmasına gönderilir. Yapılan royalty ödemesine istinaden ödenmesi gereken Stopaj/Kurumlar Vergisi matrahı ve Gümrük Kıymetine katılacak tutar 500.000-USD olup,

– İlgili vergi dairesine 500.000-USD X 7-TL = 3.500.000-TL Stopaj matrahı, (3.500.000-TL X % 20 = 700.000-TL)  700.000-TL Kurumlar Vergisi/Stopaj,

– İlgili gümrük idaresine ise 500.000-USD X7,10-TL = 3.550.000-TL Gümrük Kıymet Unsuru/Gümrük Vergisi Matrahı (3.550.000-TL X % 7 GV= 248.500-TL) 248.500-TL Gümrük Vergisi, ÖTV Matrahı (3.500.000-TL + 248.500= 3.748.500-TL X % 25 ÖTV= 937.125-TL) 937.125-TL Özel Tüketim Vergisi, KDV Matrahı ise (3.550.000-TL + 248.500-TL +  937.125-TL= 4.735.625-TL X 18= 852.412,50-TL) 852.412,50-TL KDV ödenmesi gerekir.

2-a) Royalty ödemesi net olarak, net tutar üzerinden 500.000-USD olarak Tayvan’da mukim R firmasına gönderilir. Bu durumda, stopaj matrahına ulaşmak için yapılan ödemenin brütleştirilmesi gerekir.

Şöyle ki: % 80’i  500.000-USD ise,  % 100’ü  ne kadardır? İçler dışlar çarpımı sonucunda, vergi hesaplamalarımızda dikkate almamız gereken brütleştirilmiş matrah =  625.000-USD olup, Kurumlar Vergisi (Stopaj) ve Gümrük Kıymetinin bu tutar (625.000-USD matrah) üzerinden beyan edilerek, tekabül eden vergilerin:

– İlgili vergi dairesine (625.000-USD X 7-TL = 4.375.000-TL X % 20 = 875.000-TL) 875.000-TL Stopaj,  

– İlgili gümrük idaresine (625.000-USD X 7,10-TL = 4.437.500-TL % 7) 310.625-TL GV,

– (625.000-USD X 7,10-TL = 4.437.500-TL + 310.625-TL GV X % 25 ÖTV= 1.187.031.25-TL) 1.187.031,25-TL ÖTV,

– (4.437.500-TL + 310.625-TL +  1.187.031.25-TL = 5.935.156,25-TL X % 18 = 1.068.328,13-TL) 1.068.328,13-TL KDV,

Ödenmesi gerekir.

b) Royalty ödemesi net olarak, net tutar üzerinden 500.000-USD olarak Tayvan’da mukim R firmasına gönderilmesine rağmen brütleştirme yapılmadığı ve vergilerin 500.000-USD üzerinden beyan edildiğini varsayarsak,000-USD tutarında bir matrahın beyan edilmediği, vergi dışı bırakıldığı, bunun sonucunda da:

– (125.000-USD X 7-TL = 875.000-TL X % 20 KV = 175.000-TL) 175.000-TL Stopaj,

– (125.000-USD X 7,10-TL = 887.500-TL X % 7 GV) 62.125-TL Gümrük Vergisi (GV),

– (125.000-USD X 7,10-TL = 887.500-TL + 62.125-TL X % 25 ÖTV) 237.406,25-TL ÖTV,

– (887.500-TL + 62.125-TL + 237.406,25-TL = 1.187.031,25-TL X 18 KDV) 112.851,56-TL= 213.665,63-TL) 213.665,63-TL  KDV,

Olmak üzere (175.000-TL Stopaj + 62.125-TL GV + 237.406,25-TL ÖTV + 213.665,63-TL KDV) Toplam 688.196,88 -TL vergi kaybına sebep olunduğu anlaşılmaktadır.

SONUÇ

İthal edilen bir mal veya eşya ile ilgili olarak dar mükelleflere yapılan royalty, lisans, patent, alameti farika, ticari marka, isim hakkı, know-how, vb. gayri maddi hakların satın alınması, temliki, kullanılması, kiralanması ve benzeri karşılığında yapılan ödemeler gümrük kıymetinin bir unsuru olup, söz konusu ödemelerin brüt tutarları üzerinden vergilendirilmesi gerekmektedir. Eğer ödemeler net olarak yapılmış ise 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30/11. maddesine göre brüte taşınması ve brütleştirilmiş miktarın gümrük kıymetine katılması gerekmektedir.

Ödeme tutarının ithal anında belli olması durumunda, ithal eşyasının gümrük kıymetine dahil edilerek beyan edilmesi, ödeme tutarının ithalattan sonra belli olması durumunda ise Gümrük Yönetmeliğinin 53 ve 150. maddeleri çerçevesinde istisnai kıymetle tamamlayıcı beyanda bulunulması, ayrıca, gayri maddi hak sahibinin dar mükellef gerçek kişi olması halinde Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesi kapsamında, dar mükellef kurum olması halinde ise Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. maddesi kapsamında oluşacak stopajın muhtasar beyanname ile ilgili vergi dairesine beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir.

Dar mükelleflere yapılan gayri maddi hak ödemesinin Türkiye’de yapılan bir üretimle veya ithal eşyasının Türkiye’de çoğaltılması hakkıyla ilgili olması (ithal edilen bir malla ilgili olmaması) durumunda ise brüt tutar üzerinden ilgili vergi dairesine muhtasar beyanname ve sorumlu sıfatıyla 2 nolu KDV beyannamesiyle beyanda bulunularak Stopaj ve KDV’nin ödenmesi gerekmekte olup, gümrük idaresine yapılacak beyanlarda TC.Merkez Bankası döviz satış kurunun, vergi idaresine yapılacak beyanlarda ise ilgili mevzuat gereği Merkez Bankası döviz alış kurunun dikkate alınması gerektiği ve ayrıca Türkiye’de kesilen stopajların mukim ülke mükellefleri tarafından iade alınması veya mahsubunun mümkün olduğu unutulmamalıdır.

  KAYNAKÇA

  • 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu.
  • 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu.
  • 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu.
  • Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği.
  • 4458 sayılı Gümrük Kanunu.
  • Mer-i Gümrük Yönetmeliği.
  • 29044/28.06.2014 sayı ve tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Gümrük Kıymetine İlişkin 2 Sayılı Gümrükler Genel Tebliği.
  • OECD Model Anlaşması.
  • 11.2007 tarih ve 26704 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında 1 Seri Nolu Genel Tebliği.
  • ÇOBAN Kerim, “Royalti-Lisans Ücretlerinin Gümrük Kıymeti, Katma Değer Vergisi ve Stopaj Açısından Değerlendirilmesi”, Gümrük Dünyası Dergisi, Sayı 83, Yıl 2014/4.
  • ÇOBAN Kerim, “Franchise veya Franchisingin Gümrük Kıymeti, KDV, Kurumlar Vergisi İle Damga Vergisi Açısından Değerlendirilmesi”, Gümrük Dünyası Dergisi, Sayı 88,  Yıl 2016/1.
  • ÇOBAN Kerim, “Gayri Maddi Hak Kazançlarının Brütleştirilmesi ve Kurumlar Vergisi, Katma Değer Vergisi ve Gümrük Kıymeti Yönüyle İncelenmesi”, Gümrük Dünyası Dergisi, Sayı 94, Yıl 2017/3.

Kerim Çoban

Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi

Continue reading

Gayri Maddi Hak Kazançlarının Brütleştirilmesi ve Vergisel Boyutu (1)

Gayri Maddi Hak Kazançlarının Brütleştirilmesi ve Vergisel Boyutu (1)

28

Ekim, 2020

ÖZET

İthal edilen bir eşya ile ilgili olarak gümrük kıymetinin bir unsuru olduğu tespit edilen royalty, lisans, patent, alameti farika, ticari marka, isim hakkı, know-how, vb. gayri maddi hakların satın alınması, temliki, kullanılması ve kiralanması için yapılan ödemelerin brüt tutarları üzerinden gümrük kıymetine eklenilmesi, ayrıca, gayri maddi hak sahibinin dar mükellef gerçek kişi olması halinde Gelir Vergisi Kanunu’nun 94.maddesi kapsamında, dar mükellef kurum olması halinde ise Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30.maddesi kapsamında oluşacak stopajın muhtasar beyanname ile ilgili vergi dairesine beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 15/7. ve 30/11. maddelerinde: Yapılacak vergi kesintisinde, kazanç ve iratların gayrisafi tutarları üzerinden dikkate alınacağı, kesilmesi gereken verginin ödemeyi yapan tarafından üstlenilmesi halinde vergi kesintisinin, fiilen ödenen tutar ile ödemeyi yapanın yüklendiği verginin toplamı üzerinden hesaplanacağı belirtilmiştir.

Gayri maddi hak sahipleri genellikle alacakları tutarın net olarak (her hangi bir kesinti yapılmadan) kendilerine ödenmesini isterler, bu nedenle ilgili anlaşmalarda çoğunlukla ödemenin net olarak yapılacağı belirtilir.

Gayri maddi hak kazançlarında ödenecek vergi (stopaj) matrahını bulabilmek için yapılan ödemenin brüt tutar üzerinden mi (ödenecek vergi kesintisi yapılarak geriye kalan kısmın hak sahibine ödenmesi), yoksa net tutar özerinden mi yapıldığının araştırılması, ödeme net tutar özerinden yapılmış veya yapılacak ise söz konusu ödeme bedelinin, stopaj oranı dikkate alınarak (Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması “ÇVÖA” varsa burada belirtilen oran, anlaşma yoksa genel stopaj oranı olan % 20 dikkate alınarak) brütleştirilmesi gerekmektedir.

Anahtar Kelimeler: Royalty – lisans, gayri maddi haklar, gayri maddi hak kazançları, brütleştirme, gümrük kıymeti, stopaj.

GİRİŞ

Royalty, lisans, patent, alameti farika, ticari marka, isim hakkı, know how), vb. “Gayri Maddi Haklar” birçok farklı yerde, örneğin: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 70.maddesinde, OECD Model Anlaşmasının 12.Maddesinde, yine Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmalarının 12 ve 13.maddelerinde, 18.11.2007 tarih ve 26704 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında 1 Seri Nolu Genel Tebliğ’in 10.maddesinde (4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 27.maddesinde de kısmen royalty ve lisans olarak) ayrıntılı şekilde izah edilmiştir.

Gayri maddi haklar; Özellikleri nedeniyle ticari gayri maddi haklar ve pazarlama amaçlı gayri maddi haklar olmak üzere iki grup altında değerlendirilmektedir.

Ticari Gayri Maddi Haklar: Bir malın üretiminde ya da bir hizmetin sağlanmasında kullanılan patentler, know-how, dizaynlar ve modeller ile müşterilere transfer edilen ya da ticari faaliyetin işletiminde kullanılan (bilgisayar yazılım programları gibi) ticari varlık niteliğine sahip gayri maddi hakları ifade etmektedir.

Pazarlama Amaçlı Gayri Maddi Haklar İse: Bir ürün ya da hizmetin ticari amaçlı olarak kullanımına yardımcı olan ticari markalar ve ticari unvanlar, müşteri listeleri, dağıtım kanalları ile ilgili ürün açısından önemli bir promosyon değerine sahip nevi şahsına münhasır isimler, semboller ya da resimler gibi gayri maddi hakları ifade etmektedir.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 1.maddesinde: Sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadî kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmeler ile iş ortaklıklarının kazançlarının Kurumlar Vergisi’ne tâbi olduğu, kurum kazancının gelir vergisinin konusuna giren gelir unsurlarından oluştuğu, Kanun’un 3.maddesinde: Kanun’un 1.maddesinde sayılan kurumlardan kanunî veya iş merkezi Türkiye’de bulunanların “Tam Mükellef” olduğu ve bunların gerek Türkiye içinde gerekse Türkiye dışında elde ettikleri kazançların tamamı üzerinden vergilendirilecekleri, Kanun’un 1.maddesinde sayılı kurumlardan kanunî ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye’de bulunmayanların “Dar mükellef” olduğu ve bunların sadece Türkiye’de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceklerinin, aynı Kanun’un 15/7 ve 30/11.maddelerinde: Yapılacak vergi kesintisinde kazanç ve iratların gayrisafi tutarları üzerinden dikkate alınacağı, kesilmesi gereken verginin ödemeyi yapan tarafından üstlenilmesi halinde vergi kesintisinin, fiilen ödenen tutar ile ödemeyi yapanın yüklendiği verginin toplamı üzerinden hesaplanacağının, Kanun’un 15 ve 30.maddelerinde ise: Yapılacak vergi kesintisinin ayrıntıları belirtilmiştir. 

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 3/2.maddesi gereği “Dar mükellefiyet” kapsamına giren kurumlara yapılan gayri maddi hak kazançları, vb. ödemeler Katma Değer Vergisine tabi olup, söz konusu kazanç ve iratlara tekabül eden KDV’yi -(3065 sayılı KDV Kanunu’nun 9.maddesi gereği)- bu hak ve hizmetlerden faydalanan, satın alan veya kiralayanlar, brüt/brütleştirilmiş tutar üzerinden, bağlı bulundukları vergi dairesine sorumlu sıfatıyla 2 Nolu KDV Beyannamesi ile beyan ederek öderler. Gayri maddi hak kazançlarında KDV oranı % 18’dir.

Sorumlu sıfatıyla 2 Nolu KDV beyannamesi ile beyan edilen KDV, vergi sorumluları (İlgili gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri) açısından yüklenilen vergi niteliğinde olup, söz konusu KDV’nin aynı dönem içinde mükellef sıfatıyla verilen 1 No.lu KDV beyannamesi ile  indirime konu yapılabilir. 

4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 27-1/c.maddesine göre; Kıymeti belirlenecek eşyanın satış koşulu gereği, alıcının doğrudan veya dolaylı olarak ödemesi gereken, fiilen ödenen veya ödenecek fiyata dahil edilmemiş olan royalti ve lisans ücretleri, isim hakkı, telif hakkı, know-how, vb. gayri maddi haklar için ödenen tutarlar Gümrük Kıymetinin bir unsurudur.

I- GAYRİ MADDİ HAKLARLA İLGİLİ BAZI MEVZUAT HÜKÜMLERİ

Bu konudaki en geniş izahat “Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında 1 Seri Nolu Genel Tebliğ”in 10.maddesinde yapılmış olup, buna göre;

Gayri Maddi Haklar: Sinema filmleri, radyo-televizyon yayınlarında kullanılan filmler ve bantlar dahil olmak üzere edebi, artistik, bilimsel her nevi telif hakkının veya her nevi patentin, alameti farikanın, desen veya modelin, planın, gizli formül veya üretim yönteminin veya sınai, ticari, bilimsel tecrübeye dayalı bilgi birikiminin kullanma imtiyazı, kullanma hakkı veya satışı ile sınai, ticari, bilimsel teçhizatın kullanma imtiyazı veya kullanma hakkını ifade etmektedir. Başka bir ifadeyle, gayri maddi haklar patent, ticari marka, ticari unvan, tasarım ya da model gibi sınaî varlıkların kullanım hakkı ile edebi, sanatsal eserlerin mülkiyet hakları ile ticari bilgi birikimi (know how) ve ticari sırlar gibi fikri hakları kapsamaktadır. Gayri maddi haklar özellikleri nedeniyle ticari gayri maddi haklar ve pazarlama amaçlı gayri maddi haklar olmak üzere iki grup altında değerlendirilmektedir.

Ticari Gayri Maddi Haklar: Bir malın üretiminde ya da bir hizmetin sağlanmasında kullanılan patentler, know-how, dizaynlar ve modeller ile müşterilere transfer edilen ya da ticari faaliyetin işletiminde kullanılan (bilgisayar yazılım programları gibi) ticari varlık niteliğine sahip gayri maddi hakları ifade etmektedir.

Pazarlama Amaçlı Gayri Maddi Haklar İse: Bir ürün ya da hizmetin ticari amaçlı olarak kullanımına yardımcı olan ticari markalar ve ticari unvanlar, müşteri listeleri, dağıtım kanalları ile ilgili ürün açısından önemli bir promosyon değerine sahip nevi şahsına münhasır isimler, semboller ya da resimler gibi gayri maddi hakları ifade etmektedir.

Gayri maddi hakların satışı, temliki (bir mülkü birine mülk olarak verme), devri, kullanımı yada kiraya verilmesi sonucu elde edilen kazançlarada gayri maddi hak kazancı veya  gayrimenkul sermaye iradı denir.

II- GAYRİ MADDİ HAK KAZANÇLARININ  BRÜTLEŞTİRİLMESİ

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 15/7. ve 30/11. maddelerinde: Yapılacak vergi kesintisinde, kazanç ve iratların gayrisafi tutarları üzerinden dikkate alınacağı, kesilmesi gereken verginin ödemeyi yapan tarafından üstlenilmesi halinde vergi kesintisinin, fiilen ödenen tutar ile ödemeyi yapanın yüklendiği verginin toplamı üzerinden hesaplanacağı belirtilmiştir.

Gayri maddi hak sahipleri genellikle alacakları tutarın net olarak (her hangi bir kesinti yapılmadan) kendilerine ödenmesini isterler, bu nedenle ilgili anlaşmalarda çoğunlukla ödemenin net olarak yapılacağı belirtilir.

Gayri maddi hak kazançlarında ödenecek vergi (stopaj) matrahını bulabilmek için yapılan ödemenin brüt tutar üzerinden mi (ödenecek vergi kesintisi yapılarak geriye kalan kısmın hak sahibine ödenmesi), yoksa net tutar özerinden mi yapıldığının araştırılması, ödeme net tutar özerinden yapılmış veya yapılacak ise söz konusu ödeme bedelinin, stopaj oranı dikkate alınarak (Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması “ÇVÖA” varsa burada belirtilen oran, anlaşma yoksa genel stopaj oranı olan % 20 dikkate alınarak) brütleştirilmesi gerekmektedir.

Brütleştirilmiş gayri maddi hak kazancının/ödemesinin, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği tarihteki merkez bankası döviz alış kuru üzerinden TL’ye çevrilerek, bulunacak meblağ üzerinden Stopaj ve KDV’nin hesaplanması/ödenmesi gerekir.

Örnek 1: Türkiye’de üretici olan X firması tarafından, Türkiye’de yaptığı üretim için Almanya’da mukim Y firmasına 100.000-EUR royalty faturası karşılığında ödeme yapılacağını varsayalım. Yapılacak ödeme iki farklı şekilde, iki farklı yöntemle gerçekleştirilebilir.

Birinci yöntem; Ödeme brüt olarak, stopajı/vergisi kesilerek (Türkiye ile Almanya arasında mevcut olan Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması “ÇVÖA” gereği % 10 stopaj kesilerek) geriye kalan 90.000-EUR Almanya’da mukim Y firmasına gönderilir. Bahse konu royalty ödemesine istinaden ilgili vergi dairesine yapılan stopaj matrahı (Kurumlar Vergisi) beyanı ve sorumlu sıfatıyla KDV matrahı beyanı 100.000-EUR karşılığı TL olarak beyan edilir.

İkinci yöntem; Ödeme net olarak, net tutar üzerinden 100.000-EUR olarak Almanya’da mukim Y firmasına gönderilir. Bu durumda, stopaj matrahına ulaşmak için yapılan ödemenin brütleştirilmesi, brüte taşınması gerekir. Şöyle ki: % 90’ı  100.000-EUR ise,  % 100’ü  ne kadardır? İçler dışlar çarpımı sonucunda, bütün vergi hesaplamalarımızda dikkate almamız gereken Brütleştirilmiş matrah 111.111,11-EUR olup, tüm vergilerin, Kurumlar Vergisi/Stopaj ile sorumlu sıfatıyla ödenecek KDV’nin bu tutar (yani 111.111,11-EUR matrah) üzerinden ilgili vergi dairesine Muhtasar Beyanname ve 2 Nolu KDV Beyannamesiyle beyan edilip ödenmesi gerekir.

Örnek 2: Türkiye’de üretici olan A firması tarafından, Türkiye’de yaptığı üretim için Pakistan’da mukim B firmasına 100.000-USD royalty-lisans faturası karşılığında ödeme yapılacağını ve Türkiye ile Pakistan arasında Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması (ÇVÖA) olmadığını varsayalım. Yapılacak ödeme iki farklı şekilde, iki farklı yöntemle gerçekleştirilebilir.

Birinci yöntem; Ödeme brüt olarak, stopajı/vergisi kesilerek (Türkiye ile Pakistan arasında ÇVÖA olmadığı için genel oran olan % 20 stopaj kesilerek) geriye kalan 80.000-USD Pakistan’da mukim B firmasına gönderilir. Bahse konu lisans ödemesine istinaden ilgili vergi dairesine yapılan stopaj matrahı (Kurumlar Vergisi) beyanı ve KDV matrahı beyanı 100.000-USD karşılığı TL olarak beyan edilir.

İkinci yöntem;  Ödeme net olarak, net tutar üzerinden 100.000-USD olarak Pakistan’da mukim B firmasına gönderilir. Bu durumda, stopaj matrahına ulaşmak için yapılan ödemenin brütleştirilmesi gerekir. Şöyle ki: % 80’i  100.000-USD ise,  % 100’ü  ne kadardır? İçler dışlar çarpımı sonucunda, bütün vergi hesaplamalarımızda dikkate almamız gereken brütleştirilmiş matrah 125.000-USD olup, tüm vergilerin, Kurumlar Vergisi/Stopaj ile sorumlu sıfatıyla ödenecek KDV’nin bu tutar (yani 125.000-USD matrah) üzerinden ilgili vergi dairesine Muhtasar Beyanname ve 2 Nolu KDV Beyannamesiyle beyan edilip ödenmesi gerekir.

III- GAYRİ MADDİ HAK KAZANÇLARININ KURUMLAR VERGİSİ  VE GELİR VERGİSİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 1.maddesinde: Sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadî kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmeler ile iş ortaklıklarının kazançlarının Kurumlar Vergisi’ne tâbi olduğu, kurum kazancının gelir vergisinin konusuna giren gelir unsurlarından oluştuğu, Kanun’un 3.maddesinde: Kanun’un 1.maddesinde sayılan kurumlardan kanunî veya iş merkezi Türkiye’de bulunanların “Tam Mükellef” olduğu ve bunların gerek Türkiye içinde gerekse Türkiye dışında elde ettikleri kazançların tamamı üzerinden vergilendirilecekleri, Kanun’un 1.maddesinde sayılı kurumlardan kanunî ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye’de bulunmayanların “Dar mükellef” olduğu ve bunların sadece Türkiye’de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceklerinin, aynı Kanun’un 15/7 ve 30/11.maddelerinde: Yapılacak vergi kesintisinde kazanç ve iratların gayrisafi tutarları üzerinden dikkate alınacağı, kesilmesi gereken verginin ödemeyi yapan tarafından üstlenilmesi halinde vergi kesintisinin, fiilen ödenen tutar ile ödemeyi yapanın yüklendiği verginin toplamı üzerinden hesaplanacağının, Kanun’un 15 ve 30.maddelerinde ise: Yapılacak vergi kesintisinin ayrıntıları belirtilmiştir. 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun (GVK) 1.maddesinde: Gerçek kişilerin gelirlerinin gelir vergisine tâbi olduğu, gelirin, bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarı olduğu, Kanun’un 2.maddesinde geliri oluşturan kazanç ve iratların: Ticarî kazançlar, ziraî kazançlar, ücretler, serbest meslek kazançları, gayrimenkul sermaye iratları, menkul sermaye iratları ile diğer kazanç ve iratlardan oluştuğu, aynı Kanun’un 6.maddesinde: Türkiye’de yerleşmiş olmayan gerçek kişilerin sadece Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratları üzerinden vergilendirilecekleri, Kanun’un 94.maddesinde de: Yapılacak vergi tevkifatının özelliklerinden bahsedildiği, anlaşılmaktadır. 

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 94.maddesi kapmasında Gayrimaddi hak kazançları üzerinden stopaj yapılması için: Hizmeti sunanın (kazancı elde edenin, adına ödeme yapılanın) yurt dışında mukim bir gerçek kişi olması gerekir.

Gayrimaddi hak bedelleri/kazançları üzerinden 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30.maddesine istinaden stopaj kesintisi yapılması için; Kazancı elde edenin, adına ödeme yapılanın yurt dışında mukim bir kurum, firma veya teşebbüs olması gerekmektedir.

Diğer bir değişle, gayri maddi hak sahibinin dar mükellef gerçek kişi olması halinde Gelir Vergisi Kanunu’nun 94.maddesi hükümleri, dar mükellef kurum olması halinde ise Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30.maddesi hükümleri uygulanacaktır.

Royalty, lisans, patent, alameti farika, ticari marka, isim hakkı, know-how, vb. Gayri maddi hakların satın alınması, temliki, kullanılması, kiralanması ve benzeri karşılığında yapılan ödemeler 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 15.maddesi (Tam mükellefiyet) ve 30.maddesine (Dar Mükellefiyet) istinaden kurumlar vergisi tevkifatına tabidir.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 3.maddesine göre, kanuni ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye’de bulunmayan dar mükellefler, sadece Türkiye’de elde ettikleri kazançlar üzerinden vergilendirilirler. Kazancın Türkiye’de elde edilmesinden kasıt, bu mahiyetteki mal ve hakların Türkiye’de değerlendirilmesi, ödemenin Türkiye’de yapılması veya yapılan ödemelerin Türkiye’deki kayıtlarda gider yazılmasıdır. Bu durumda dar mükellef kurumlara ödenen gayrimaddi hak bedellerine ilişkin ödemeler kurumlar vergisi tevkifatına tabidir.

KVK’nın 30’uncu maddesinin 2.fıkrasına göre dar mükellef kurumlara, ticarî veya ziraî kazanca dahil olup olmadığına bakılmaksızın telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayrimaddî hakların satışı, devir, temliki, kiralanması karşılığında nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller üzerinden bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen kişilerce (Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması “ÇVÖA” varsa bu anlaşmada belirtilen oranda, ÇVÖA yoksa 2006/11447 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereği % 20 oranında) kurumlar vergisi kesintisi yapılır.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 15/7 ve 30/11.maddelerine göre; Yapılacak vergi kesintisinde kazanç ve iratların gayrisafi tutarlarının dikkate alınması, kesilmesi gereken verginin ödemeyi yapan tarafından üstlenilmesi halinde ise vergi kesintisinin, fiilen ödenen tutar ile ödemeyi yapanın yüklendiği verginin toplamı üzerinden hesaplanması gerekir.

Gayri maddi hak sahipleri, genellikle alacakları tutarın kendilerine her hangi bir kesinti yapılmadan, net olarak ödenmesini isterler, bu nedenle ilgili anlaşmalarda çoğunlukla ödemenin net olarak yapılacağı belirtilir.

Gayri maddi hak kazançlarında gelir veya kurumlar vergisi stopaj sorumluluğunu doğuran olay
stopaja tabi hizmet bedelinin nakden veya hesaben ödenmesidir.

Hesaben ödeme deyimi, stopaja tabi kazanç ve iratları ödeyenleri hak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder. Bu itibarla stopajı doğuran olay, nakden veya banka yoluyla ödeme yapılması, fiili ödeme olmasa bile, hizmeti alanın hizmeti veren adına açtığı hesapta kendisini hizmeti verene karşı borçlu duruma getiren veya borcunu yükselten kayıt yapılmasıdır.

Gayri maddi hak kazançlarında ödenecek vergi (stopaj) matrahını bulabilmek için yapılan ödemenin brüt tutar üzerinden mi (vergi kesintisi yapılarak geriye kalan kısmın hak sahibine ödenmesi), yoksa net tutar özerinden mi yapıldığının araştırılması, ödeme net tutar üzerinden yapılmış veya yapılacak ise söz konusu ödeme bedelinin, stopaj oranı dikkate alınarak (Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması “ÇVÖA” varsa burada belirtilen oran, anlaşma yoksa genel stopaj oranı “% 20” dikkate alınarak) brütleştirilmesi/brüte taşınması gerekir.

Brütleştirilmiş Gayri maddi hak kazancının/ödemesinin, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği tarihteki Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden TL’ye çevrilerek, bulunacak meblağ üzerinden Stopaj ve KDV’nin hesaplanarak ilgili vergi dairesine ödenmesi gerekir.

Örnek 1: Türkiye’de otomobil üreticisi olan C firması tarafından, Türkiye’de yaptığı üretim için Franda’da mukim D firmasına 200.000-EUR know-how faturası karşılığında ödeme yapıldığını varsayalım. Yapılacak ödeme iki farklı şekilde, iki farklı yöntemle gerçekleştirilebilir.

Birinci yöntem; Ödeme brüt olarak, stopajı/vergisi kesilerek (Türkiye ile Fransa arasında mevcut olan Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması “ÇVÖA” gereği % 10 stopaj kesilerek) geriye kalan 180.000-EUR Fransa’da mukim D firmasına gönderilir. Bahse konu know-how ödemesine istinaden ilgili vergi dairesine yapılacak stopaj matrahı (Kurumlar Vergisi) beyanı ve sorumlu sıfatıyla KDV matrahı beyanı 200.000-EUR karşılığı TL olarak yapılır/beyan edilir.

İkinci yöntem; Ödeme net olarak, net tutar üzerinden 200.000-EUR olarak Fransa’da mukim D firmasına gönderilir. Bu durumda, stopaj matrahına ulaşmak için yapılan ödemenin brütleştirilmesi gerekir. Şöyle ki: %  90’ı  200.000-EUR ise,  % 100’ü  ne kadardır? İçler dışlar çarpımı sonucunda, bütün vergi hesaplamalarımızda dikkate almamız gereken brütleştirilmiş matrah = 222.222,22-EUR olup,  tüm vergilerin, Kurumlar Vergisi (Stopaj) ve sorumlu sıfatıyla KDV’nin bu tutar (yani 222.222,22-EUR matrah) üzerinden ilgili vergi dairesine Muhtasar Beyanname ve 2 Nolu KDV Beyannamesiyle beyan edilip ödenmesi gerekir.

Örnek 2: Türkiye’de üretici olan E firması tarafından, Türkiye’de yaptığı üretim için Singapur’da mukim G firmasına 200.000-USD royalty-lisans faturası karşılığında ödeme yapıldığını ve Türkiye ile Singapur arasında Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması “ÇVÖA” olmadığını varsayalım. Yapılacak ödeme iki farklı yöntemle gerçekleştirilebilir.

Birinci yöntem; Ödeme brüt olarak, stopajı/vergisi kesilerek (Türkiye ile Singapur arasında ÇVÖA olmadığı için genel oran olan % 20 stopaj kesilerek) geriye kalan 160.000-USD Singapur’da mukim G firmasına gönderilir. Bahse konu royalty-lisans ödemesine istinaden ilgili vergi dairesine yapılan stopaj matrahı (Kurumlar Vergisi) beyanı ve sorumlu sıfatıyla KDV matrahı beyanı 200.000-USD karşılığı TL olarak beyan edilir. 

İkinci yöntem; Ödeme net olarak, net tutar üzerinden 200.000-USD olarak Singapur’da mukim G firmasına gönderilir. Bu durumda, stopaj matrahına ulaşmak için yapılan ödemenin brütleştirilmesi gerekir. Şöyle ki: % 80’i  200.000-USD ise,  % 100’ü  ne kadardır? İçler dışlar çarpımı sonucunda, bütün vergi hesaplamalarımızda dikkate almamız gereken brütleştirilmiş matrah = 250.000-USD olup, tüm vergilerin, Kurumlar Vergisi (Stopaj) ve sorumlu sıfatıyla KDV’nin bu tutar (yani 250.000-USD matrah) üzerinden ilgili vergi dairesine Muhtasar Beyanname ve 2 Nolu KDV Beyannamesiyle beyan edilip, ödenmesi gerekir.

Öte yandan: Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının (ÇVÖA) hükümlerinin dikkate alınabilmesi ve anlaşma hükümleri çerçevesinde stopaj kesintisi yapılmaması ya da stopaj oranının indirimli olarak uygulanabilmesi için mukimlik belgesinin ibrazı şarttır. Mukimlik belgesinin istenilen kanuni şartları taşımaması veya mukimlik belgesinin ibraz edilmemesi ya da edilememesi durumunda ise; İç mevzuat hükümleri (gelen oran olan % 20) uygulanmakta (İlgili ÇVÖA hükümleri uygulanmamakta), stopaj tevkifatı normal stopaj oranı üzerinden yapılmaktadır. {{3 Seri No’lu Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları Sirküleri ile Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 02.05.2012 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.16.01-KVK 30-1497 sayılı Özelgesi (Muktezası), Yine GİB İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 15.07.2014 tarih ve 62030549-125[30-2012/266]-1874 sayılı özelgesi, konu hakkındaki özelgelere örnek olarak verilebilir}}. Gayri maddi hak kazançları vb. nedeniyle yurt dışına yapılan ödemelerden Türkiye’de kesilen stopajların mukim ülke mükellefleri tarafından iade alınması veya mahsubu mümkün olup, Türkiye’deki mükellefimiz (ithalatçı), kestiği stopaja ilişkin bilgileri bağlı bulunduğu vergi dairesinden resmi yazı ekinde alır, gerekirse bunları ilgili ülke/mukim ülke konsolosluğuna tasdik ettirir ve yurt dışındaki firmaya gönderir, yurt dışındaki gayri maddi hak sahibi firma bu belgeleri mukimi olduğu kendi ülkesinde ilgili vergi dairesine sunarak, ikili anlaşma (ÇVÖA) gereği ödeyeceği vergiden mahsup eder veya geri alır. 

Mukimlik belgesi: Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması’na (ÇVAÖ) taraf diğer ülkede gelir elde eden kişi veya firmaların, mukimi olduğu ülkenin yetkili makamlarından aldığı ve o kişi veya kurumun ilgili ülkede yerleşik ve vergi mükellefi olduğunu gösteren resmi belgedir.

IV- GAYRİ MADDİ HAK KAZANÇLARININ KATMA DEĞER VERGİSİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1.maddesinde: KDV’nin konusuna giren işlemler, 2 ve 3.maddesinde: Teslim ve teslim sayılan haller, 4 ve 5.maddesinde: Hizmet ve hizmet sayılan haller, 6.maddesinde: İşlemlerin Türkiye’de yapılma şartları (a- Malların teslim anında Türkiye’de bulunması, b- Hizmetin Türkiye’de yapılmasını veya hizmetten Türkiye’de faydalanılması), 8.maddesinde: KDV mükellefleri, 9.maddesinde: KDV surumlusu, 10.maddesinde: Vergiyi doğuran olay, 20.maddesinde: Teslim ve hizmet işlemlerinde KDV matrahı, 21.maddesinde: İthalatta KDV matrah unsurları, 24.maddesinde: KDV matrahına dahil olan unsurlar, 29.maddesinde: KDV indirimi, 40.maddesinde: Beyan esasları, 48.maddesinde: Gümrük idarelerince alınan KDV’de düzeltme işlemleri, 51.maddesinde: İthalatta KDV matrah farklarına uygulanacak işlemler (ceza)…. Açıklanmıştır.   

KDV kanunu’nun 40.maddesinin 2.fıkrası gereği; Kanun’un 9.maddesinde belirtilen hallerde beyan, vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar tarafından yapılır. Kanun’un 9.maddesinin 1.fıkrası gereği de; İlgili mal, teslim veya hizmeti sunan, gayri maddi hak kazancı elde eden, adına/hesabına ödeme yapılan mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığı, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabilir.

Bu nedenle, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 3/2.maddesi gereği “Dar mükellefiyet” kapsamına giren kurumlara yapılan gayri maddi hak kazançları, vb. ödemeler Katma Değer Vergisine tabi olup, söz konusu kazanç ve iratlara tekabül eden KDV’yi -(3065 sayılı KDV Kanunu’nun 9.maddesi gereği)- bu hak ve hizmetlerden faydalanan, satın alan veya kiralayanlar, brüt/brütleştirilmiş tutar üzerinden, bağlı bulundukları vergi dairesine sorumlu sıfatıyla 2 Nolu KDV Beyannamesi ile beyan ederek öderler. Gayri maddi hak kazançlarında KDV oranı % 18’dir.

Sorumlu sıfatıyla 2 Nolu KDV beyannamesi ile beyan edilen KDV, vergi sorumluları (İlgili gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri) açısından yüklenilen vergi niteliğinde olup, söz konusu KDV’nin aynı dönem içinde mükellef sıfatıyla verilen 1 No.lu KDV beyannamesi ile indirime konu yapılabilir. 

Örnek: Türkiye’de kimya sektöründe üretim yapan C firması, Almanya’da mukim D firmasından know-how satın alarak yeni ürünler ürettiğini, ödediği know-how tutarının 250.000-EUR olduğunu varsayalım. Yapılacak ödeme iki farklı yöntemle gerçekleştirilebilir.

Birinci yöntem; Ödeme brüt olarak, stopajı/vergisi kesilerek (Türkiye ile Almanya arasında ÇVÖA olması nedeniyle % 10 stopaj kesilerek) geriye kalan 225.000-EUR Almanya’da mukim D firmasına gönderilir. Bahse konu know-how ödemesine istinaden ilgili vergi dairesine yapılan stopaj matrahı (Kurumlar Vergisi) beyanı ve sorumlu sıfatıyla KDV matrahı beyanı 250.000-USD karşılığı TL olarak beyan edilir. Üretim Türkiye’de yapıldığı için Gümrük kıymetini ilgilendirmez.   

İkinci yöntem; Ödeme net olarak, net tutar üzerinden 250.000-USD olarak Almanya’da mukim D firmasına gönderilir. Bu durumda, stopaj matrahına ulaşmak için yapılan ödemenin brütleştirilmesi/brüte taşınması gerekir. Şöyle ki: % 90’i  250.000-USD ise,  % 100’ü  ne kadardır? İçler dışlar çarpımı sonucunda, bütün vergi hesaplamalarımızda dikkate almamız gereken brütleştirilmiş matrah/tutar = 277.777,78-EUR olup,  tüm vergilerin, Kurumlar Vergisi (Stopaj) ve sorumlu sıfatıyla KDV’nin bu tutar (yani 277.777,78-EUR matrah karşılığı TL) üzerinden ilgili vergi dairesine Muhtasar Beyanname ve 2 Nolu KDV Beyannamesiyle beyan edilip, ödenmesi gerekir.

Kerim Çoban

Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi

Continue reading

© Çoban Gümrük Denetim Danışmanlık. Tüm Hakları Saklıdır. Powered by Maple Yazılım.