Kullanılmış veya Yenileştirilmiş Eşyanın Türkiye’ye İthali

Kullanılmış veya Yenileştirilmiş Eşyanın Türkiye’ye İthali

23

Eylül, 2019

– Eski, kullanılmış ve/veya yenileştirilmiş, kusurlu (defolu) ve yatık (zamanla dayanıklılığını yitirmiş) malların ithaline ilişkin mevzuat düzenlemeleri: 31.12.1995 tarihli, 22510 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayınlanan 95/7606 sayılı İthalat Rejim Kararı’nın 2 ve 7.maddeleri ile “Kullanılmış Veya Yenileştirilmiş Eşya İthalatına İlişkin 2020/9 Sayılı İthalat Tebliğ”de (Tebliğin 3, 4, 5, 6, 9, 10, 11, 12, 13.maddelerinde) ayrıntılı şekilde belirtilmiştir.

– Eski, kullanılmış, yenileştirilmiş, kusurlu (defolu) ve yatık (zamanla dayanıklılığını yitirmiş) malların ithali izne tabidir (95/7606 sayılı İthalat Rejim Kararı’nın 7.maddesi). 

1-a) Kullanılmış Veya Yenileştirilmiş Eşya İthalatına İlişkin 2020/9 Sayılı İthalat Tebliği’nin 3.maddesine göre; (1) Söz konusu Tebliğ eki (Ek-1)’de yer alan listede GTİP’leri belirtilen kullanılmış veya yenileştirilmiş eşyanın; a) Karşısında birim Cif kıymeti belirtilmeyenlerin,     b) Karşısında gösterilen birim Cif kıymetine eşit veya daha fazla birim Cif kıymete (Diğer yurt dışı giderler kalemi dâhil) haiz olanların, c) Yatırım teşvik belgesi kapsamında olanlarının karşısında gösterilen birim Cif kıymetine bakılmaksızın, serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamında yapılan ithalatına, İthalat Rejimi Kararının 2’inci ve 7’inci maddeleri çerçevesinde izin verilir. Bu eşyaların ithalinde izin belgesi aranmaz. (2) Bahse konu Tebliğ eki (Ek-1)’de yer alan listede GTİP’leri belirtilen kullanılmış veya yenileştirilmiş eşyanın; a) Yatırım teşvik belgesi kapsamında olmayanların karşısında gösterilen birim Cif kıymetinden (diğer yurt dışı giderler kalemi dâhil) daha az (düşük) birim Cif kıymete haiz olanlarının, b) Belirlenen yaş kriterinin üzerinde (yaşlı-eski) olanların, ithalatına izin verilmez.

– Kullanılmış Veya Yenileştirilmiş Eşya İthalatına İlişkin 2020/9 Sayılı İthalat Tebliği eki (Ek-1)’de belirtilen eşyalara; 8479.89.97.90.00, 8480.49.00.00.00, 8480.71.00.00.00 ve 8480.79.00.00.00 GTİP’de yer alan kalıplar ile 9031.80.80.90.00 GTİP’da yer alan ölçme ve muayene alet, cihaz ve makineleri (fikstür)’ler örnek olarak verilebilir.

Örnek 1: Türkiye’de faaliyet gösteren A firmasının, İspanya’da mukim B firmasından 8455.10.00.00.00 GTİP’de yer alan 500-kg ağırlığında, buru imaline mahsus kullanılmış bir hadde makinesini Cif teslim 7.000-EUR’ya satın aldığını ve Türkiye’ye ithal etmek istediğini, eşyalar için A.TR Dolaşım Belgesi ve Menşe Şahadetnamesinin mevcut olduğunu varsayalım. Söz konusu kullanılmış hadde makinesinin Türkiye’ye ithali için ithalatçı A firmasınca, konuya ilişkin bilgi ve belgelerle birlikte ilgili gümrük müdürlüğüne başvurulur. Bahse konu hadde makinesinin, Kullanılmış Veya Yenileştirilmiş Eşya İthalatına İlişkin 2020/9 Sayılı İthalat Tebliği eki (Ek-1)’de, “İthalinde İzin Belgesi Alınmayacak Eşya Listesi”nde, 8455.10.00.00.00 GTİP’de (CIF<10-$/Brüt Kg – birim kıymet) yer alması, 500-Kg ağırlığı nedeniyle Cif kıymetinin en az 5.000-$ olması gerekmesine karşın, bahse konu hadde makinasının kıymetinin alış faturasında Cif teslim 7.000-EUR olması nedeniyle, ilgili ithalat gümrük müdürlüğünce A.TR Dolaşım Belgesi ve menşe şahadetnamesi de dikkate alınarak ilgili SDGB’nin tescil tarihindeki Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak matrah (gümrük kıymeti) üzerinden % 18 KDV tahsil edilerek ithalat işlemi gerçekleştirilir. Şayet: Bahse konu hadde makinası ithalatının, Yatırım teşvik belgesi kapsamında gerçekleştirilmesi halinde ise yukarıda alınan KDV’de alınmaz (3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 13.maddesinin (d) fıkrası, 2012/3305 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararın 10.maddesi ile Yatırım Teşvikle İlgili 9 Seri Nolu Gümrükler Genel Tebliğinin 6.maddesine göre; Teşvik belgesi kapsamında yapılacak makine ve teçhizat ithalatı ve yerli teslimleri ile belge kapsamındaki yazılım ve gayri maddi hak satış ve kiralamaları KDV’den istisnadır).

Not: {Konuya İlişkin Olarak Ayrıntılı Bilgi Edinmek İsteyenler, İleride “Muhasebetr.Com” Sitesinde Yayınlanacak “Yatırım Teşvik Tedbirlerine Kısa Bir Bakış (1), (2), (3)” Başlıklı Makalemize Müracaat Edebilirler}.

1-b) Kullanılmış Veya Yenileştirilmiş Eşya İthalatına İlişkin 2020/9 Sayılı İthalat Tebliği’nin 4.maddesine göre; Söz konusu Tebliğ eki (Ek-2)’de yer alan liste kapsamı kullanılmış veya yenileştirilmiş eşyanın serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamında yapılan ithalatında, listede belirtilen kurumdan (Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nden) alınan fiziksel ya da elektronik uygunluk yazısı aranır.  Ek-1’de yer alan eşyanın, Ek-2’de de yer alması ve birinci fıkrada yer alan uygunluk yazısının ibrazı halinde ithalatı, birim CIF kıymetine bakılmaksızın gerçekleştirilir.

Örnek 2: Mesela, 8424.10.00.00.00 GTİP’de yer alan kullanılmış veya yenileştirilmiş bir yangın söndürme cihazının/eşyanın serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamında ithalinin yapılabilmesi için söz konusu eşya “Kullanılmış Veya Yenileştirilmiş Eşya İthalatına İlişkin 2020/9 Sayılı İthalat Tebliği” eki (Ek-2)’de yer aldığı için ilgili tebliğ gereği, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nden fiziksel ya da elektronik olarak uygunluk yazısı alınması gerekir.

Örnek 3: Örneğin, 8414.59.15.00.00 GTİP’de yer alan kullanılmış veya yenileştirilmiş bir eşyanın (vantilatör veya aspiratör) serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulması sırasında, söz konusu eşya “Kullanılmış Veya Yenileştirilmiş Eşya İthalatına İlişkin 2020/9 Sayılı İthalat Tebliği” ekleri olan (Ek-1) ve (Ek-2)’de, yani her iki ekte de yer aldığı için (Ek-1)’e göre 8414.59.15.00.00 GTİP’deki eşyanın birim Cif kıymeti 20-$/Kg’dan aşağı olamaz), ilgili kurumdan alınacak uygunluk yazısının ilgili gümrük müdürlüğüne ibrazı üzerine, söz konusu eşyanın ithali, birim Cif kıymet şartına bakılmaksızın, yani bahse konu eşyanın birim Cif kıymeti 20-$/Kg’dan aşağı olsa dahi Türkiye’ye ithali gerçekleştirilir.

2- Kullanılmış Veya Yenileştirilmiş Eşya İthalatına İlişkin 2020/9 Sayılı İthalat Tebliği’nin 5.maddesine göre; Ek-1’de ve Ek-2’de belirtilmeyen kullanılmış veya yenileştirilmiş diğer eşya ile Ek-1’de yer almayan ancak Ek-2’de yer almakla birlikte sivil hava taşıtları veya deniz taşıtlarında kullanılmaya mahsus olmayan eşyanın serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamında ithal edilebilmesi için Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü’nden izin alınması gerekir. Birinci fıkrada belirtilen eşyanın ithalinde, Ticaret Bakanlığı’nca “Tek Pencere Sistemi (TPS)” çerçevesinde elektronik ortamda verilen numaranın gümrük (serbest dolaşıma giriş) beyannamesinin 44 no’lu hanesine firma tarafından kaydedilmesi zorunludur. Aksi takdirde eşyanın ithaline izin verilmez.

– İthalat Rejimi Kararının 2 ve 7.maddeleri çerçevesinde verilen izin belgesi altı ay geçerlidir (Altı aylık süre içinde ilgili eşyanın ithalinin gerçekleştirilmesi gerekir). İzin belgesi üçüncü kişilere devredilemez (Kullanılmış Veya Yenileştirilmiş Eşya İthalatına İlişkin 2020/9 Sayılı İthalat Tebliği’nin 10.maddesi).

3- 2020/9 Sayılı İthalat Tebliği’nin 6.maddesine göre; Mali mükellefiyetleri teminata bağlanmak suretiyle geçici olarak yurda giren eşyadan; a) Kesin ithalinin talep edildiği tarihte yeni ve kullanılmamış olanların, bedelleri ödenmek suretiyle kesin ithali (kısıtlayıcı hükümler saklı kalmak kaydıyla) gümrük idarelerince sonuçlandırılır. b) Yurda girdiği tarihte yeni ve kullanılmamış olanlarının, kesin ithalinin talep edildiği tarihte kullanılmış veya yenileştirilmiş olması halinde kesin ithaline İthalat Rejimi Kararı’nın 2 nci ve 7 nci maddeleri çerçevesinde izin verilir. c) Ek-1 ve Ek-2’de yer alan eşyaların, yurda girdiği tarihte kullanılmış veya yenileştirilmiş olması halinde kesin ithali, bu tebliğin 3’üncü, 4’üncü ve 12’nci maddeleri çerçevesinde gerçekleştirilir. ç) (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan hükümler dışında kalanların, yurda girdiği tarihte kullanılmış veya yenileştirilmiş olması halinde kesin ithali Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü’nün iznine tabidir. 

Not: {Konuya İlişkin Olarak Ayrıntılı Bilgi Edinmek İsteyenler, İleride “Muhasebetr.Com” Sitesinde Yayınlanacak “Geçici İthalat Ve Geçici İthalat Rejiminin Ayrıntılı İncelenmesi” Başlıklı Makalemize Müracaat Edebilirler}.

4-  Bakanlık (Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı), sektörel kısıtlamaları göz önüne alarak; a) İthalat Rejimi Kararı uyarınca ithali mümkün olan kullanılmış veya yenileştirilmiş makine ve teçhizat (karayolu nakil vasıtaları hariç) ile İthalat Rejimi Kararının 7.maddesi uyarınca ithaline izin verilen makine ve teçhizatın teşvik belgesi kapsamına alınmasını, b) Kullanılmış komple tesisin proje bazında yapılacak değerlendirme sonucunda ithalini, uygun görebilir. Baskı, basım, matbaa, tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon yatırımlarına yönelik teşvik belgeleri kapsamında kullanılmış veya yenileştirilmiş makine ve teçhizat ithal edilemez (2012/3305 Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar’ın 9.maddesi).

– Kullanılmış veya yenileştirilmiş eşya ithalatına ilişkin 2020/9 sayılı tebliğ kapsamında yapılan beyan ve sunulan belgelerin gerçeğe uygunluğundan başvuru sahibi ve/veya yetkili temsilcisi sorumludur. İlgili belge, bilgi ve beyanların doğruluğuyla, ithal eşyası ile ilgili olarak ithalat işlemi öncesinde veya sonrasında inceleme yapmaya ya da yaptırmaya Ticaret Bakanlığı yetkilidir. Belge, bilgi ve/veya beyanların gerçeğe aykırı olduğu veya izin belgesinin üçüncü kişilere devredildiğinin tespit edilmesi halinde, tespit edilen tarihten itibaren 2 yıl içerisinde başvuru sahibi ve/veya yetkili temsilcisinin kullanılmış veya yenileştirilmiş eşya başvurularına izin verilmez (Kullanılmış Veya Yenileştirilmiş Eşya İthalatına İlişkin 2020/9 Sayılı İthalat Tebliği’nin 9.maddesi).

– İzin belgesi, 4458 sayılı Gümrük Kanununun eşyanın gümrük kıymetine ve diğer hususlara (GTİP tespiti dahil) ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez. Bu Tebliğde belirtilen kıymetler, Gümrük Kanununun eşyanın gümrük kıymetine ilişkin hükümlerinin uygulanmasına esas teşkil etmez. Gümrük beyannamesinin tescili sırasında gümrüklerce tespit ve kabul edilen kıymet veya miktarın, başvuruda kayıtlı kıymet veya miktarı, toplam % 5’ten (% 5 dâhil) daha az bir oranda aşması, ithalatın yapılmasını engellemez (Kullanılmış Veya Yenileştirilmiş Eşya İthalatına İlişkin 2020/9 Sayılı İthalat Tebliği’nin 11.maddesi).

– Kullanılmış Veya Yenileştirilmiş Eşya İthalatına İlişkin 2020/9 Sayılı İthalat Tebliği’nin 3 ve 4.maddesi ile 6.maddeenin 1.fıkrasının (c) bendinde belirtilen eşyanın ithaliyle ilgili tüm işlemler TAREKS üzerinden yapılır. Söz konusu Tebliğin 12.maddesinin birinci fıkrasında belirtilen eşyayı ithal etmek isteyen firmaların, Dış Ticarette Risk Esaslı Kontrol Sistemi Tebliği (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2011/53) çerçevesinde TAREKS’te tanımlanması ve firma adına TAREKS’te işlem yapacak en az bir kullanıcının yetkilendirilmiş olması gerekir. TAREKS üzerinden Cif birim kıymetlere ilişkin yapılan beyanlar, 4458 sayılı Kanun çerçevesinde yapılan Cif birim kıymetlere ilişkin denetim ve kontrollerin yerine geçmez. Tebliğin 12.maddesinin birinci fıkrasında belirtilen eşyanın ithal edilebileceğine dair Bakanlıkça “Tek Pencere Sistemi” çerçevesinde elektronik ortamda verilen numaranın gümrük beyannamesinin 44 no’lu hanesine firma tarafından kaydedilmesi zorunludur. Aksi takdirde eşyanın ithaline izin verilmez (Kullanılmış Veya Yenileştirilmiş Eşya İthalatına İlişkin 2020/9 Sayılı İthalat Tebliği’nin 12.maddesi).

Dış Ticarette Risk Esaslı Kontrol Sistemi (TAREKS): Güvenlik, kalite ve standartlara uygunluk açısından tüketicimizi ve üreticimizi korumak amacıyla gerçekleştirilen ithalat ve ihracat denetimlerinin risk esaslı olarak yapılmasına imkân veren web tabanlı bir yazılımdır.

– Bu Tebliğ kapsamında verilen izinler ve uygunluk yazıları, Ürün Güvenliği ve Denetimi mevzuatı ve diğer mevzuat kapsamında alınması gereken izin ve belgelerin yerine geçmez ve ilgili mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesine engel teşkil etmez (Kullanılmış Veya Yenileştirilmiş Eşya İthalatına İlişkin 2020/9 Sayılı İthalat Tebliği’nin 13.maddesi).

Kerim Çoban

Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi

Continue reading

Dahilde İşleme ve Nihai Kullanım

Dahilde İşleme ve Nihai Kullanım

19

Haziran, 2020

ÖZET

Dahilde işleme rejimi şartlı muafiyet sistemi kapsamında yurda geçici ithali yapılan eşyanın İthalat Rejimi Kararı (İRK) eki listelerde Gümrük mevzuatının nihai kullanım hükümlerine tabi tutulan eşyadan olması halinde; Dahilde işleme rejimi şartlı muafiyet sistemi kapsamında getirilen eşyanın nihai kullanıma tabi tutulması için dahilde işleme izin belgesi/dahilde işleme izninin ithalat listesinde, ithalat rejimi kararı eki listelerde gümrük mevzuatının nihai kullanım hükümlerine tabi kılınan gümrük tarife istatistik pozisyonunda (GTİP) sınıflandırılan eşyanın yer alması gerekir.

Dahilde işleme rejimi şartlı muafiyet sistemine tabi tutulan ithal eşyadan elde edilen işlem görmüş ürünlerin ihracı esnasında, Gümrük Kanunu’nun 194.maddesi uyarınca doğacak telafi edici verginin, bahse konu ithal eşyası için İthalat Rejimi Kararında nihai kullanımı nedeniyle öngörülen indirimli veya sıfır oran üzerinden hesaplanmasının talep edilmesi halinde, yükümlüsünce dahilde işleme rejimine giriş beyannamesinin tesciline kadar nihai kullanım izni başvurusunda bulunulması gerekir.

Nihai kullanımın sonlandırılması için tespit raporu düzenlenir. Tespit raporunun her bir dahilde işleme izin belgesi/dahilde işleme izni başına en geç dahilde işleme izin belgesinin/izninin kapatma başvurusu yapılıncaya kadar düzenlenmesi gerekir. Tespit raporunda ithal eşyasının nihai kullanım izin belgesinde öngörülen amacına uygun olarak ve telafi edici vergi doğuracak şekilde ihraç edildiğinin belirlenmesi halinde nihai kullanım izni sonlandırılır.

Anahtar Kelimeler: Nihai kullanım, Nihai kullanım izni, Nihai kullanım izninin sonlandırılması. …

GİRİŞ

Kısaca nihai kullanım: Bazı eşyaların ithalinde, Gümrük mevzuatında (Gümrük Kanunu, Gümrük Yönetmeliği, vb.) belirlenmiş şartlara bağlı olarak indirimli ya da sıfır gümrük vergisi uygulanmasıdır.

– Telafi Edici Vergi (TEV): Üçüncü ülke menşeli bir eşyanın Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında ithal edildikten sonra üretim sürecini müteakip ihraç ürünü olarak ATR Dolaşım Belgesi eşliğinde ve/veya menşe ispat belgeleri eşliğinde AB üyesi ülkelere, Serbest Ticaret Anlaşması imzaladığımız ülkelere, Pan-Avrupa Menşe Kümülasyonuna veya Pan-Avrupa-Akdeniz Menşe Kümülasyonuna taraf olan ülkelere ihraç edilmesi halinde, ithal edilen eşya ile ilgili ihracat sırasında beyan usulüne tabi olarak ödenen vergidir.

Tek Pencere Sistemi (TPS): İthalat, ihracat ve transit işlemlerine konu ilgili mevzuat hükümlerinin, ticaret ve taşımacılık yapan tarafların standart hale getirilmiş bilgi ve belgeleri tek bir veri giriş noktasından girilerek yerine getirilmesi olarak tanımlanabilir.

Nihai kullanıma ilişkin başlıca mevzuat hükümleri; 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 10/A, 13, 16, 77, 136, 141, 184, 186, 191/A maddeleri, Gümrük Yönetmeliği’nin 126, 207, 208, 209, 210, 211, 363, 486, 574 maddeleri, 95/7606 sayılı İthalat Rejim Kararının 9.maddesi, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında 2009/15481 sayılı Kararın 4 ilâ 12.maddeleri, Nihai Kullanıma İlişkin 1 sayılı Gümrük Genel Tebliği ile çeşitli Genelge ve Tasarruflu yazılarla düzenlenmiştir.

İthalat Rejim Kararı eki I sayılı Liste kapsamı maddelerden (Ek:1)’de yer alan tabloda gümrük tarife istatistik pozisyonu ve isimleri belirtilenlerin, aynı tablonun “Üretimi Gerçekleştirilecek Nihai Ürün” sütununda ilgili maddenin karşısında gösterilen ürünlerin imalinde kullanılmak kaydıyla ithal edilmesi halinde gümrük vergisi karşısında gösterilen oranda uygulanır ve gümrük mevzuatının nihai kullanıma ilişkin hükümlerine tabidir (İthalat Rejim Kararı’nın 9.maddesi).

I- DAHİLDE İŞLEME REJİMİ VE NİHAİ KULLANIM

1- Dahilde İşleme Rejimi Kapsamında Nihai Kullanım: Dahilde işleme rejimi şartlı muafiyet sistemi kapsamında yurda geçici ithali yapılan eşyanın İthalat Rejimi Kararı (IRK) eki listelerde Gümrük mevzuatının nihai kullanım hükümlerine tabi tutulan eşyadan olması halinde; 1) Dahilde işleme rejimi şartlı muafiyet sistemi kapsamında getirilen eşyanın nihai kullanıma tabi tutulması için dahilde işleme izin belgesi/dahilde işleme izninin ithalat listesinde, ithalat rejimi kararı eki listelerde gümrük mevzuatının nihai kullanım hükümlerine tabi kılınan gümrük tarife istatistik pozisyonunda (GTİP) sınıflandırılan eşyanın yer alması gerekir, 2) Dahilde işleme rejimi şartlı muafiyet sistemine tabi tutulan ithal eşyadan elde edilen işlem görmüş ürünlerin ihracı esnasında, Gümrük Kanunu’nun 194.maddesi uyarınca doğacak telafi edici verginin, bahse konu ithal eşyası için İthalat Rejimi Kararında nihai kullanımı nedeniyle öngörülen indirimli veya sıfır oran üzerinden hesaplanmasının talep edilmesi halinde, yükümlüsünce dahilde işleme rejimine giriş beyannamesinin tesciline kadar nihai kullanım izni başvurusunda bulunulur, 3) Başvurunun yapıldığı gümrük idaresince ilgili belge/iznin incelenmesinin ardından uygun bulunması halinde nihai kullanım izin belgesinin 16 no.lu kutusuna “… .sayılı … .günlü Dahilde İşleme İzin Belgesi/İzni kapsamında verilmiştir” şerhinin bulunduğu nihai kullanım izin belgesi düzenlenir. 

2- Nihai Kullanım Başvurusunun Sonradan Yapılması veya Farklı GTİP Beyanı Halinde Sonradan Başvuru: Nihai kullanım izninin eşyanın dahilde işleme rejimi şartlı muafiyet sistemi kapsamında girişine ilişkin beyannamenin tescili aşamasından önce alınmamış olması ve dahilde işleme rejimine giriş beyanının nihai kullanıma tahsisli GTİP’ler kullanılarak yapılması halinde, dahilde işleme rejiminde gümrük gözetiminin ihracata kadar devam etmesi nedeniyle ihracat beyannamesinin tesciline kadar nihai kullanım izninin alınması mümkün bulunmaktadır. Dahilde İşleme Rejimi şartlı muafiyet sistemi kapsamında ithali yapılan eşyanın rejime girişine ilişkin beyanının nihai kullanıma tahsisli GTİP’ler kullanılarak yapılmaması ancak söz konusu eşyanın beyanının nihai kullanıma tahsisli GTİP’ler kullanılarak da yapılmasının mümkün olması halinde; 1) İhracat beyannamesinin tescili sırasında doğacak olan TEV’in indirimli veya sıfır vergi oranı üzerinden hesaplanabilmesi için ihracat beyannamesinin tescilinden önce dahilde işleme rejimi şartlı muafiyet sistemi kapsamında düzenlenen dahilde işleme izin belgesi/dahilde işleme izni ile ilgili olarak Bakanlık ya da ilgili gümrük idaresine nihai kullanıma tahsisli GTİP’e ilişkin belge/izin revizesinin yapılması için başvuruda bulunulması gerekir, 2) Yükümlü tarafından, dahilde işleme izin belgesi/izninde revize yapılmasını müteakip Dahilde İşleme Rejimine girişin sağlandığı gümrük beyannameleri üzerinde GTİP değişikliği yapılması için ilgili gümrük müdürlüklerine başvurulur, gümrük müdürlüklerince yapılacak incelemenin ardından uygun bulunması halinde beyannamelerde gerekli GTİP düzeltmesi yapılır. 3) Belge/İzinde değişiklik işleminin yapılmasını müteakip, beyannamenin tescil edildiği ilgili gümrük müdürlüğüne nihai kullanım izni için başvurulur, anılan gümrük müdürlüğünce öncelikle belgede/izinde kayıtlı bilgilerle beyanname üzerindeki bilgilerin uyumlu olup olmadığı kontrol edilir, 4) Başvurunun yapıldığı gümrük idaresince ilgili belge/izin üzerinde yapılan incelemenin ardından uygun bulunması halinde nihai kullanım izin belgesinin 16 no.lu kutusuna “… .sayılı … .günlü Dahilde İşleme İzin Belgesi/İzni kapsamında verilmiştir” şerhinin bulunduğu bir nihai kullanım izin belgesi düzenlenir.

3- YGM Tespit Raporu ve Nihai Kullanım İzninin Sonlandırılması: Dahilde işleme rejimi şartlı muafiyet kapsamında getirilecek eşyanın yukarıda belirtildiği şekillerde nihai kullanıma tabi tutulması halinde de 6 Seri No.lu Gümrük Genel Tebliği (Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği) ve 2012/33 sayılı Genelgede belirtildiği şekilde nihai kullanımın sonlandırılması için tespit raporu düzenlenir. Tespit raporunun her bir dahilde işleme izin belgesi/izni başına en geç dahilde işleme izin belgesinin/izninin kapatma başvurusu yapılıncaya kadar düzenlenmesi gerekir. Tespit raporunda ithal eşyasının nihai kullanım izin belgesinde öngörülen amacına uygun olarak ve telafi edici vergi doğuracak şekilde ihraç edildiğinin belirlenmesi halinde nihai kullanım izni sonlandırılır. İthal eşyasının nihai kullanım izin belgesinde öngörülen amacına uygun olarak kısmen telafi edici vergi doğuracak şekilde ihraç edildiğinin tespiti halinde gerçekleşen miktar üzerinden nihai kullanım izin belgesi revize edilerek bu değerler üzerinden sonlandırılır. İhracatın telafi edici vergi doğurmaksızın gerçekleştiğinin tespiti halinde ise nihai kullanım izni müeyyide uygulanmaksızın sonlandırılır.

4- DİR Kapsamında Nihai Kullanım Halinde Teminat ve Nihai Kullanım Süresi: Dahilde işleme rejimi şartlı muafiyet sistemi kapsamında getirilen eşyanın aynı zamanda nihai kullanım hükümlerine de tabi tutulacağı durumlarda, ithalat sırasında teminat olarak alınacak vergilerin, İthalat Rejimi Kararında bu eşyanın nihai kullanım hükümlerine tabi tutulması halinde uygulanması gereken indirimli veya sıfır vergi oranı üzerinden değil, İthalat Rejimi Kararında bu eşya için nihai kullanım dışında öngörülen vergi oranı üzerinden teminata bağlanması gerekir. Teminat işlemlerinde gerek dahilde işleme rejimi mevzuatı gerekse gümrük mevzuatı uyarınca sağlanan kolaylaştırma hükümleri saklıdır. Nihai kullanım izin belgesinin süresi, dahilde işleme izin belgesi/izninin geçerlilik süresi kadardır.

5- Müeyyide Uygulaması: Telafi edici verginin indirimli veya sıfır oran üzerinden tahakkuk ettirildiği, ancak gümrük idarelerince indirimli veya sıfır oran üzerinden tahakkuk yapılması için gerekli şartların yerine getirilmediğinin ortaya konulması halinde Gümrük Kanununun 234/5.maddesi uyarınca işlem yapılır (Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2014/4 Sayılı Genelgesi).  

Not: Nihai Kullanım İle İlgili Çok Daha Ayrıntılı Bilgiye Ulaşmak İsteyenler, İleride “Muhasebetr” Sitesinde Yayınlanan “Gümrük Mevzuatında Nihai Kullanım” Başlıklı Makalemize Müracaat Edebilirler.

II- İHRACAT: 2015/2 SAYILI TEKSTİL, KONFEKSİYON, DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİNE İLİŞKİN DAHİLDE İŞLEME REJİMİ GENELGESİ

İmalatçı-İhracatçı: İşlem görmüş ürünün tamamını veya bir kısmını üreten ve bu ürünün ihracatını kendisi ve/veya aracı ihracatçı vasıtasıyla gerçekleştiren dahilde işleme izin belgesi/dahilde işleme izni sahibi firmayı ifade eder.

Yan Sanayici: Dahilde işleme izin belgesinde/dahilde işleme izninde taahhüt edilen ihraç ürününün tamamını ya da bir kısmını üreten, belgede/izinde kayıtlı ancak belge/izin sahibi olmayan firmayı ifade eder. 

İmalatçı-İhracatçı: İşlem görmüş ürünün tamamını veya bir kısmını üreten ve bu ürünün ihracatını kendisi ve/veya aracı ihracatçı vasıtasıyla gerçekleştiren dahilde işleme izin belgesi/dahilde işleme izni sahibi firmayı ifade eder.

Grup Firması: Ana ortaklığın doğrudan kendisi veya diğer grup firmaları veya iştirakleri vasıtasıyla; sermaye ve yönetim ilişkileri çerçevesinde asgari % 50 oranında hisseye veya asgari % 50 oranında oy hakkına veya yönetim kurulu üyelerinin asgari % 50’sini seçme hakkına veya yönetim kurulu üyelerinin asgari % 50’sine sahip olduğu işletmeyi ifade eder.

Genel Esaslar: İthali vergiye tabi tekstil, konfeksiyon, deri ve deri ürünlerinin Dahilde İşleme Rejimi kapsamında ithalinde uygulanacak genel hükümler aşağıda belirtilmiştir;

a) Tekstil ve konfeksiyon sektörlerinde (deri ve deri mamulleri hariç;) imalatçı olmayan ihracatçı firmalara (Dış Ticaret Sermaye Şirketleri ile Sektörel Dış Ticaret Şirketleri hariç) ait ihracat projeleri için DİİB düzenlenmeyecektir, Ancak, 2006/12 sayılı Dahilde İşleme Rejimi Tebliği’nin maddesinde belirtilen “grup firması” tanımı çerçevesinde, aynı grup içerisinde yer alan imalatçı olmayan firmalara, aynı grup içerisindeki imalatçı firmanın/firmaların yan sanayici olarak atanması kaydıyla dahilde işleme izin belgesi düzenlenebilecektir,

b) İlk kez DİİB talebinde bulunan firmalara, kapasitelerinin azami 1/4’ü oranında DİİB düzenlenecektir. Ancak, yapılan ihracat oranında bu belgelere artış revizesi yapılabilecektir.

c) DİİB kapsamında ihraca konu ev tekstili ürünlerinin (GTİP No: 5804, 5805, 6301, 6302, 6303, 6304, 9404.30 ve 9404.90) bünyesinde kullanılacak 5402.31.00, 5402.33.00, (Bu GTİP altında yer alan ipliklerden 10 ila 20 denye (20 denye dahil) arasında olanlar hariç), 5402.47.00, 5402.51.00, 5402.52.00, 5402.61.00, 5402.62.00,” GTİP numaraları altında yer alan malların her bir GTİP bazında en fazla % 50’sinin ithalat yoluyla, kalan kısmının ise iç piyasadan karşılanması gerekmektedir. Aksi takdirde her bir GTİP bazında ithalatın % 50”yi aşan kısmına müeyyide uygulanacaktır. Söz konusu GTİP numaraları ile birlikte ev tekstili diğer ürünlerinin aynı anda ihracat taahhüdünü içeren belge düzenlenmeyecektir.

d) Tekstil, konfeksiyon, deri ve deri ürünleri için ayrı belge düzenlenmesi esasla.

e) Firmaların DİİB başvurularında, ithalata ve ihracata konu ürünlerin miktarlarının, söz konusu ürüne/ürünlere ilişkin olarak “İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetveli”nde yer alan GTİP numarası karşısındaki ölçü birimi birinci birim olarak esas alınacak ve ikinci birim olarak “kg” esas alınacaktır, GTİP numarası karşılığında herhangi bir ölçü biriminin mevcut olmaması halinde ise sadece “kg” değeri esas alınacaktır. Ayrıca, GTİP numarasında yer alan madde tanımının da belirtilmesi gerekmektedir.

f) Firmaların DİİB başvuruları esnasında ithalat ve ihracata konu ürünlerin madde adı ile GTİP numaralarının (8’li ve/veya 12’li bazda) uyumunun kontrol edilmesi ve DİİR başvurularında, belge kapsamında ithali ve ihracı öngörülen iplik ve kumaş cinsinin (halı, çuval ve deri hariç) karışım yüzdeleri ile ayrıntılı olarak belirtilmesi gerekmektedir,

g) İlk defa DİİB müracaatında bulunan firmaların, bağlı bulundukları bölge müdürlüğünden temin edilecek, en az 2 imzalı “Yerinde Tespit Yazısı” ibraz etmeleri zorunludur. Bölge Müdürlüklerinin veya grup başkanlıklarının bulunmadığı illerde ise ihracatçı birlikleri genel sekreterlikleri, sanayi odaları veya ticaret, ve sanayi odaları görevlendirilir,

h) DİİB müracaatında bulunan firmaların aktif olarak faaliyet gösterdiklerinin tespit edilebilmesini teminen, geriye dönük son 12 aylık döneme ait SGK tahakkukları ile son dönem elektrik faturasının ibrazı gerekmektedir.

i) İplik üretimine yönelik DİİB başvurularında, üretimin open-end veya ring olduğu açıkça belirtilecektir.

k) DİİB kapsamında ithali ve ihracı öngörülen ürün miktarlarının, kapasite raporunda belirtilen miktarları aşıp aşmadığının kontrol edilmesi, aşması durumunda kapasite raporuyla birlikte firmanın belgeli ihracat performansı, vardiyalı çalışması (İl Çalışma Müdürlüklerinden veya Sanayi Odalarından alınacak yazı ile tevsik edilmesi) hususları dikkate alınarak ithal ve ihraç edilecek ürün miktarları hesaplanarak, aşağıda belirtilen belge süreleri çerçevesinde DİİB düzenlenecektir (2015/2 Sayılı Tekstil, Konfeksiyon, Deri Ve Deri Ürünlerine İlişkin Dahilde İşleme Rejimi Genelgesinin 5.maddesi).

Belge Süreleri: Tekstil, konfeksiyon, deri ve deri ürünleri için düzenlenecek DİİB’lere, aşağıdaki tabloda belirtilen süreler verilir.

HAMMADDE

ÜRÜN

SÜRE(Ay)

Akrilonitril

Elyaf

9

Akrilonitril

İplik

12

Elyaf

İplik

6

Ham İplik

İplik

6

Cips

Endüstriyel İplik

9

Polipropilen

İplik

6

Polipropilen

Kumaş

9

Elyaf

Kumaş

9

Elyaf

Konfeksiyon

12

İplik

Kumaş

6

İplik

Konfeksiyon

9

Ham kumaş

Kumaş

6

Kumaş

Konfeksiyon

6

İplik

Havlu-Kase-Bornoz

9

Elyaf

Halı

12

İplik

Halı

9

Polipropilen

Halı

12

Polipropilen

PP Çuval

9

Ham Deri

Konfeksiyon

12

Ham Deri

Mamul Deri

12

İplik

Çorap

9

(2015/2 Sayılı Tekstil, Konfeksiyon, Deri Ve Deri Ürünlerine İlişkin Dahilde İşleme Rejimi Genelgesinin 6.maddesi).

Birim Kullanım Miktarları: Ev tekstili, konfeksiyon, deri ve deri ürünleri için aşağıda belirtilen birim kullanım miktarları esas alınır. Ancak, firmalar tarafından daha büyük ebatlarda ürün üretimine yönelik DİİB başvurularında, belge süresi içerisinde alınmış ekspertiz raporu istenir.

A- Ev Tekstili (*)

ÜRÜN

Birim Kullanım (fire dahil)

(m2// Dokuma Kumaş) (**)

Nevresim Takımı (Nevresim/Çarşaf/2 Yastık Kılıfı)

15,50

Nevresim

8

Yorgan

10

Yastık Kılıfı

1,20

Uyku Seti

12,50

Çarşaf

5,50

Divan Örtüsü

4,50

Masa Örtüsü

5,50

Lastikli Çarşaf

5,20

Perde

5,50

 (*) Toplam boya kullanımı ağırlık bazında % 5’i geçmez.

(**) Dokuma kumaş eni 220 cm olarak kabul edilmiştir.

B- Konfeksiyon (*)

ÜRÜN

Birim Kullanım (fire dahil)

(m2 /Dokuma Kumaş) (*)

Ceket

3,00

Mont

3,00

Yelek

1,50

Şort

1,20

Pantolon

2,10

Etek

1,80

Kaban

3,80

Mayo

0,75

Atlet/Fanila

1,20

Jupon

1,20

Kombinezon

0,80

PardesüManto/Palto

4,50

Takım Elbise

5,20

Eşofman

4,80

Gecelik

3,75

Pijama

4,80

Tulum

4,50

Tunik

3,75

Külot/Boxer Şort

0,75

Gömlek/Bluz

2,70

Bayan Elbise

3,80

Salopet

4,50

Bermuda

1,80

Kapri

1,80

 (*) Toplam boya kullanımı ağırlık bazında % 5’i geçemez.

(**) Dokuma kumaş eni 150 cm olarak kabul edilmiştir.

C- Deri ye Deri Mamulleri

ÜRÜN

Birim Kullanım (Ayak)

(fire dahil) (*)

Manto, Palto, Pardesü

80

Kaban, Turkavar

60

Ceket, Mont, Bluzan

50

Pantolon

40

Etek

40

Şort

16

Gömlek

40

Elbise

50

Yelek

30

Mont (Çocuk)

25

Yelek (Çocuk)

10

Kaban (Çocuk)

35

Şapka

6

Kapşon

7

(*) 1 Aylık = 0,0929m2

10 Ayak = l m2

1 kg tabaklanmış ham deri: 13 dm2

1 adet yerli koyun derisi (yaş olarak) 3.700 gram

1 adet yerli kuzu derisi (yaş olarak) 1.850 gram

1 adet merinos koyun derisi (yaş olarak) 6.000 gram

1 adet merinos kuzu derisi (yaş olarak) 4.500 gram

(2015/2 Sayılı Tekstil, Konfeksiyon, Deri Ve Deri Ürünlerine İlişkin Dahilde İşleme Rejimi Genelgesinin 7.maddesi).

Fire Oranları: İşbu Genelge’de belirtilen oranları aşmamak (aşması halinde, Genelge’deki oranlar esas alınır.) kaydıyla kapasite raporundaki (kapasite raporu düzenlenmeyen üretim faaliyetleri için ilgili kurumdan alınan belge) fire, kullanım ve ikincil işlem görmüş ürün oranları esas alınarak DİİB düzenlenir. Bahse konu fire oranlarının kapasite raporunda yer alması halinde ise, Genelge’de belirtilen oranları aşmamak kaydıyla kapasite raporundaki fire oranları esas alınır. Ancak, belge kapatma aşamasında gerçekleşen fire oranları belge düzenlenme aşamasındaki fire oranlarından düşük ise gerçekleşen fire oranları dikkate alınarak belge taahhüt hesabı kapatılır.

Ancak, işbu Genelge’de belirtilen fire ve kullanım oranları azami oranları göstermekte olup, söz konusu oranların DİİB düzenlenmesi aşamasında esas alınması 2006/12 sayılı Dahilde İşleme Rejimi Tebliği’nin 44.maddesi hükümleri çerçevesinde firmanın sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

hükümlerine tabidir.

A- Mamul Ürünler

a) İplik Üretimi (ağırlık bazında)

HAMMADDE

MAMUL ÜRÜN

FİRE ORANI (%)

Pamuk elyafı

İplik (Ring)

İplik (Open-End)

14

7

Pamuk elyafı

Penye İplik

33

Sentetik elyaf

Tow

1

Tow

Tops

3

Tops

İplik

6

Suni ve Sentetik elyaf

İplik

10

Ham iplik (sentetiklerden üretilmiş)

Tekstüre iplik

1

Poy

Düz İplik

1

Ham ipek

İplik

8

İplik

Şönil (Chenille) iplik

5

b) Kumaş Üretimi (ağırlık bazında)

HAMMADDE (Ham Kumaş)

FİRE ORANI (%) (Ağırlık)

Hazırlık+ Dokuma+ Örme

5

Ham Kontrol Kasar Haşıl Sökme

7

Boya

3

Baskı

3

Gaze İşlemi

1

Sanfor, Şardonlama veya İnceltme

10

Kadife

12

(*) Dokuma elastanlı kumaş için m2 üzerinden ilave %10 fire verilir.

c) Ev Tekstili/Konfeksiyon Üretimi

HAMMADDE

MAMUL ÜRÜN

FİRE ORANI (%)

Kumaş

Ev Tekstili

8

Örme Kumaş

Konfeksiyon

20

Dokuma Kumaş

Konfeksiyon

15

Denim Kumaş

Konfeksiyon (Yıkanmış, taşlanmış, eskitilmiş, zımparalanmış)

23

Denim Kumaş

Konfeksiyon (Yıkanmış taşlanmış)

18

İplik

Triko Konfeksiyon

25

İplik

Çorap

12

İplik

Seccade

15

İplik

Battaniye

15

Kumaş

Bornoz

15

Kumaş

Havlu

5

PP- PE Granül

İplik

5

PP- PE İplik

Kumaş

5

Polipropilen

Polipropilen kumaş

10

PP-PK Granül  

Çuval

13

İplik

Bornoz

25

İplik

Havlu

20

İplik

Kadife Bornoz

35

İplik

Kadife havlu

28

İplik

Eşarp/Fular/Mendil

18

Kumaş

Eşarp/Fular/Mendil

8

Polipropilen (Granülden)

Makine Halısı

12

İplik

Makine Halısı

8

B- Yardımcı Malzemeler

Mamul ürün üretiminde kullanılan düğme, çıtçıt, rivet, fermuar, sticker kağıt, kağıt ve karton etiketler ile dokuma etiket ve armalar vb. yardımcı malzemeler için ise aşağıdaki tabloda belirtilen azami fire oranları uygulanır.

Yardımcı Malzeme

GTİP No

Azami Fire Oranı (%)

Deri Etiketler

4205.00.90

7

Sticker kağıtlar; kağıt ve karton etiketler

4821

8

Dokuma etiket ve armalar

5807

10

Metal fermuar, kopça, toka, perçin ve rivetler

8308

5

Düğme ve çıtçıtlar

9606

10

Fermuarlar (metal fermuar hariç)

9607

9

Diğer Yardımcı Malzemeler

8

(2015/2 Sayılı Tekstil, Konfeksiyon, Deri Ve Deri Ürünlerine İlişkin Dahilde İşleme Rejimi Genelgesinin 8.maddesi).

İkincil İşlem Görmüş Ürün Oranları: Bazı tekstil, konfeksiyon, deri ve deri ürünleri için asgari ikincil İşlem görmüş ürün oranları aşağıdaki tabloda belirtilmiştir. Listede yer almayan diğer ikincil işlem görmüş ürünler için firma beyanı esas alınır.

Ancak, bu Tablo’da belirtilen oranların DİİB düzenlenmesi aşamasında esas alınması Tebliğ’in 44 üncü maddesi hükümleri çerçevesinde firmanın sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Hammadde/Asıl İşlem Görmüş Ürün

İkincil İşlem Görmüş Ürün

Oranı (%)

Sentetik Filament İplikler

Sentetik filament döküntüleri

1

Suni ve Sentetik Kesik Elyaftan İplikler

Suni ve Sentetik Lif Döküntüleri

4

Pamuk İpliği

Pamuk Döküntüleri

5

Penye Pamuk İpliği

Penye Pamuk Döküntüleri

20

Kumaş

Kumaş kırpıntıları

1

Polipropilen Granül

Polipropilen Granül Telefi

2

Örme ve Triko Konfeksiyon (İplikten)

İplik Döküntüleri

3

Dokuma Konfeksiyon (kumaştan)

Kumaş kırpıntıları

7

Örme Konfeksiyon (kumaştan)

Kumaş kırpıntıları

10

 (2015/2 Sayılı Tekstil, Konfeksiyon, Deri Ve Deri Ürünlerine İlişkin Dahilde İşleme Rejimi Genelgesinin 9.maddesi).

SONUÇ

Dahilde işleme rejimi şartlı muafiyet sistemi kapsamında yurda geçici ithali yapılan eşyanın İthalat Rejimi Kararı (İRK) eki listelerde Gümrük mevzuatının nihai kullanım hükümlerine tabi tutulan eşyadan olması halinde; Dahilde işleme rejimi şartlı muafiyet sistemi kapsamında getirilen eşyanın nihai kullanıma tabi tutulması için dahilde işleme izin belgesi/dahilde işleme izninin ithalat listesinde, ithalat rejimi kararı eki listelerde gümrük mevzuatının nihai kullanım hükümlerine tabi kılınan gümrük tarife istatistik pozisyonunda (GTİP) sınıflandırılan eşyanın yer alması gerekir.

Dahilde işleme rejimi şartlı muafiyet sistemine tabi tutulan ithal eşyadan elde edilen işlem görmüş ürünlerin ihracı esnasında, Gümrük Kanunu’nun 194.maddesi uyarınca doğacak telafi edici verginin, bahse konu ithal eşyası için İthalat Rejimi Kararında nihai kullanımı nedeniyle öngörülen indirimli veya sıfır oran üzerinden hesaplanmasının talep edilmesi halinde, yükümlüsünce dahilde işleme rejimine giriş beyannamesinin tesciline kadar nihai kullanım izni başvurusunda bulunulması gerekir.

Dahilde işleme rejimi şartlı muafiyet sistemi kapsamında getirilen eşyanın aynı zamanda nihai kullanım hükümlerine de tabi tutulacağı durumlarda, ithalat sırasında teminat olarak alınacak vergilerin, İthalat Rejimi Kararında bu eşyanın nihai kullanım hükümlerine tabi tutulması halinde uygulanması gereken indirimli veya sıfır vergi oranı üzerinden değil, İthalat Rejimi Kararında bu eşya için nihai kullanım dışında öngörülen vergi oranı üzerinden teminata bağlanması gerekir.Nihai kullanım izin belgesinin süresi, dahilde işleme izin belgesi/dahilde işleme izninin geçerlilik süresi kadardır.

KAYNAKÇA:

  • 4458 sayılı Gümrük Kanunu.
  • Gümrük Yönetmeliği.
  • 95-7606 sayılı İthalat Rejim Kararı.
  • Nihai Kullanıma İlişkin 1 Seri Nolu Tebliğ.
  • Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2014/4 Sayılı Genelgesi.
  • 2015/2 Sayılı Tekstil, Konfeksiyon, Deri Ve Deri Ürünlerine İlişkin Dahilde İşleme Rejimi Genelgesi.

Kerim Çoban

Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi

Continue reading

Cif Kıymet, Gümrük Kıymeti, Gümrüklenmiş Değer ve Ceza Uygulamalarına İlişkin Bazı Püf Noktaları

Cif Kıymet, Gümrük Kıymeti, Gümrüklenmiş Değer ve Ceza Uygulamalarına İlişkin Bazı Püf Noktaları

05

Mart,2020

ÖZET

Cif kıymet ile gümrük kıymeti, farklı kıymet terimleridir. Cif kıymet veya eşyanın cif kıymeti, gümrük vergilendirme tekniği açısından en temel (fakat dar olan) matrah tanımı, gümrük kıymeti veya eşyanın gümrük kıymeti ise; gümrük vergilendirme tekniği açısından en geniş matrah tanımı olup, kıymete dair hemen her şeyi içine almaktadır. Yine, “Gümrük Vergileri” deyimi: 4458 sayılı Gümrük Kanunu’na göre ayrı, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na göre ayrı, Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği’ne göre ayrı olmak üzere üç farklı şekilde tanımlanmıştır. Öte yandan, “Gümrüklenmiş Değer” tanımında, Gümrük Kanunu ile Kaçakçılık Kanunu arasında herhangi bir farklılık olmamakla birlikte, gümrüklenmiş değerin bir parçasını oluşturan “Gümrük Vergileri” tanımındaki farklılıklar sebebiyle uygulamada, Gümrük Kanunu’na göre ayrı, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na göre ayrı, Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği’ne göre ayrı olmak üzere üç farklı “Gümrüklenmiş Değer”, yani “Eşyanın Gümrüklenmiş Değeri” ortaya çıkmakta ve en geniş “Eşyanın Gümrüklenmiş Değeri” lafzının 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nda yer aldığı anlaşılmaktadır.

Anahtar kelimeler: CIF kıymet, gümrük kıymeti, gümrük vergileri, ithalat vergileri, ihracat vergileri, gümrüklenmiş değer, ithal eşyasının gümrük kıymeti.

GİRİŞ

Eşyanın cif kıymeti ile eşyanın gümrük kıymeti, farklı kıymet terimleri olup, Cif kıymet veya eşyanın cif kıymeti, gümrük vergilendirme tekniği açısından en temel (fakat dar) matrah tanımı, gümrük kıymeti veya eşyanın gümrük kıymeti ise en geniş matrah tanımıdır. İthalat sırasında, ithal eşyasının gümrük kıymetine giren tüm kıymet unsurlarının göz önüne alınması ve ilgili gümrük idaresine beyan edilmesi gerekir. Gümrük Vergileri” tanımının, Gümrük Kanunu’na göre, Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği’ne göre ve Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na göre farklı tanımlanması sebebiyle “Gümrüklenmiş Değer” veya “Eşyanın Gümrüklenmiş Değeri”nde de farklılıklar oluşması nedeniyle, 4458 sayılı Gümrük Kanunu, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ve Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği hükümlerine göre karşımıza çıkan çeşitli uygulamalar, gümrük vergi ve resimleri ile bunların cezalarına ilişkin işlemlerin uygulanması sırasında, hesaplama (tarh), tebliğ, tahakkuk, taksitlendirme, erteleme, teminata bağlama ve tahsil aşamalarında çok dikkatli davranılması gerekmektedir.

İşbu makalemizde, eşyanın gümrük kıymeti, eşya ithalatı sırasında kıymet açısından dikkat edilmesi gereken bazı hususlar ile bu konudaki kişisel görüşlerimiz belirtilmiştir.

I- CIF KIYMET İLE GÜMRÜK KIYMETİ ARASINDAKİ FARK, GÜMRÜKLENMİŞ DEĞER VE GÜMRÜKLENMİŞ DEĞER ÜZERİNDEN CEZA UYGULAMALARI

Kıymet kelimesinin kısaca sözlük anlamı: Değer, fiyat, bir şeyin yerini tutabilen karşılık olarak tanımlanmıştır.

CIF: C (Cost = Maliyet), I (İnsurance = Sigorta), F (Fraight = Navlun) kelimelerinin İngilizce’deki baş harflerinden oluşmuştur.

Cif Kıymet veya eşyanın cif kıymeti: Eşya bedeli + sigorta bedeli + navlun ücreti toplamından oluşmaktadır.

CIF teslim şekli: Uluslararası ticarette sıklıkla kullanılan teslim şekillerinden biri olup, en basit tanımıyla; Eşya bedeli, sigorta ücreti ve navlun ücretini içerir. Eşyalar varış yerinde, varış limanında teslim edilir. Buraya (varış vimanına) kadar yapılan masraflar satıcıya aittir.

CIF Teslim (Navlun ve sigorta masrafları ödenmiş olarak teslim): Bu teslim şeklinin CFR’den farkı mallar varış limanına gelinceye kadar deniz sigortasını yaptırmak ve bedelini ödemek sorumluluğunun da satıcıya ait olmasıdır. Varış limanından itibaren alıcının sorumlulukları aynen CFR teslim şeklinde olduğu gibidir. Deniz sigortası satıcı tarafından yaptırılmış olmakla beraber malların teslimi, mallar gemi küpeştesini geçtiğinde gerçekleşmektedir. Satıcı, alıcı adına sigortayı yaptırmaktadır. Yani, risk gerçekleşirse sigortadan tazminat alınması ile ilgili işlemleri alıcı yürütmek durumundadır. Çünkü mallar geminin küpeştesini geçtiği anda, malların hukuki sahibi alıcı olmaktadır. Bu teslim şekli en çok deniz taşımacılığında kullanılır.

Eşyanın Gümrük Kıymeti: Kısaca, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 24.maddesine göre ithal eşyasının gümrük kıymeti, eşyanın satış bedelidir. Satış bedeli, Türkiye’ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyattır.

Cif kıymet veya eşyanın cif kıymeti, gümrük vergilendirme tekniği açısından en temel (fakat dar olan) matrah tanımıdır. Gümrük kıymeti veya eşyanın gümrük kıymeti ise gümrük vergilendirme tekniği açısından en geniş matrah tanımı olup, kıymete dair hemen her şeyi içine almaktadır. Kısacası, Cif kıymetle gümrük kıymeti aynı şeyler değildir.

Örnek 1: Türkiye’de faaliyet gösteren A firmasının İran’daki B firmasından tonu 2.000-TL’den 100 ton hurda bakır satın aldığını, taşıyıcı C firmasına 10.000-TL taşıma (navlun) bedeli ile sigorta acentesi olan  D firmasına da 500-TL sigorta bedeli ödediğini, ayrıca söz konusu eşyalar için 2.000-TL Yurt dışı kara taşıması bedeli ile 1.000-TL elleçleme ücreti ödediğini varsayalım. Söz konusu eşyanın/hurda bakırın Cif kıymeti= 210.500-TL,  Gümrük kıymeti ise= 213.500-TL’dir.

Gümrük Vergileri (Gümrük Kanununa göre): Gümrük Kanunu’nun 3.maddesinin 8.fıkrasının (a) bendine göre; İlgili mevzuat uyarınca eşyaya uygulanan ithalat vergilerinin ya da ihracat vergilerinin tümünü ifade eder.

Örnek 2: Birinci örneğimizdeki hurda bakır ithalatında % 10 Gümrük Vergisi (GV), % 18 Katma Değer Vergisi (KDV) ile % 5 İlave Gümrük Vergisi (İGV) olduğunu varsayalım. Eşyalarımızın gümrük kıymeti olan 213.500-TL üzerinden 21.350-TL GV ile 38.430-TL KDV, 10.675-TL İGV olmak üzere ithalat vergileri toplamı 70.455-TL’dir.

Gümrük vergileri (Gümrük Uzlaşma Yönetmeliğine göre): 27.08.2011 tarih ve 28038 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 31.08.2011 tarihinde yürürlüğe giren Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği’nin 3.maddesinin ç fıkrasına göre; İlgili mevzuat uyarınca eşyanın ithali veya ihracında uygulanan ve gümrük idarelerince tahsili gereken gümrük vergisi, eş etkili vergiler ve mali yüklerin tümünü ifade eder.

Örnek 3: Birinci örneğimizdeki 100 tonluk hurda bakır ithalatında % 10 Gümrük Vergisi (GV), % 18 Katma Değer Vergisi (KDV), % 5 İlave Gümrük Vergisi (İGV), 1-Kg/0,5-TL  Ek Mali Yükümlülük (EMY), 1-Kg/1,5-TL Damping Vergisi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca cif kıymet üzerinden % 2 Çevre Katkı Payı (ÇKP) kesinti yapıldığını/kesintiye tabi olduğunu varsayalım. Eşyalarımızın gümrük kıymeti olan 213.500-TL üzerinden 21.350-TL GV ile 38.430-TL  KDV, 10.675-TL İGV, 50.000-TL EMY, 150.000-TL Damping Vergisi, 4.210-TL ÇKP olmak üzere tüm vergilerin toplamı 274.665-TL’dir.

Gümrük Vergileri (Kaçakçılık Kanunu’na göre ise): 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 2/a.maddesine göre; Gümrük idaresi veya başka idarelerce, eşyanın ithali veya ihracına bağlı olarak uygulanan vergiler ile diğer malî yükümlülükleri ifade eder.

Örnek 4: Birinci örneğimizde açıklandığı üzere, Türkiye’de faaliyet gösteren A firmasının yapılan sözleşme gereği İran’daki B firmasından tonu 2.000-TL’den 100 ton hurda bakır satın aldığını, taşıyıcı C firmasına 10.000-TL taşıma (navlun) bedeli ile sigorta acentesi olan D firmasına da 500-TL sigorta bedeli ödediğini, ayrıca söz konusu eşyalar için 2.000-TL Yurt dışı kara taşıması bedeli ile 1.000-TL elleçleme ücreti ödediğini, söz konusu eşyaların ithali için % 10 Gümrük Vergisi (GV), % 18 Katma Değer Vergisi (KDV), % 5 İlave Gümrük Vergisi (İGV), 1-Kg/0,5-TL Ek Mali Yükümlülük (EMY), 1-Kg/1,5-TL Damping Vergisi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca cif kıymet üzerinden % 2 Çevre Katkı Payı (ÇKP) kesinti, % 0,5 Kültür Bakanlığı Fonu ile 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na göre sözleşme tutarı üzerinden binde 9,48 oranında Damga Vergisi ödenmesine tabi olduğunu/gerektiğini varsayalım. Eşyalarımızın gümrük kıymeti olan 213.500-TL üzerinden 21.350-TL GV ile 38.430-TL KDV, 10.675-TL İGV, 50.000-TL EMY, 150.000-TL Damping Vergisi, 4.210-TL ÇKP, 1.067,50-TL Kültür Bakanlığı Fonu ile 1.896-TL Damga Vergisi olmak üzere toplam 277.628,50-TL vergi ödemesi gerekmektedir.

İthalat Vergileri: Gümrük Kanunu’nun 3.maddesinin 9.fıkrasına göre; a) Eşyanın ithalinde ödenecek gümrük vergisi ile diğer eş etkili vergiler ve mali yükleri, b) Tarım politikası veya tarım ürünlerinin işlenmesi sonucu elde edilen bazı ürünlere uygulanan özel düzenlemeler çerçevesinde ithalatta alınacak vergileri ve diğer mali yükleri ifade eder.

İthalat vergileri (ithalatta/ithalattan alınan vergiler) çok çeşitli olup, Gümrük vergisi, İlave Gümrük Vergisi, Özel Tüketim Vergisi, Katma Değer Vergisi vb. ithalat vergilerine örnek olarak gösterilebilir.

İhracat Vergileri: Gümrük Kanunu’nun 3.maddesinin 10.fıkrasına göre; a) Eşyanın ihracatında ödenecek gümrük vergisi ile diğer eş etkili vergiler ve mali yükleri, b) Tarım politikası veya tarım ürünlerinin işlenmesi sonucu elde edilen bazı ürünlere uygulanan özel düzenlemeler çerçevesinde ihracatta alınacak vergileri ve diğer mali yükleri ifade eder.

İhracatta DFİF Kesintisi, Telafi Edici Vergi, ihracat vergilerine örnek olarak gösterilebilir.

Gümrüklenmiş Değer (Gümrük Kanununa göre): Gümrük Kanunu’nun 3.maddesinin 26.fıkrasına göre; Uluslararası Kıymet Sözleşmesine göre belirlenecek; İthal eşyası için eşyanın CIF kıymeti ile gümrük vergileri toplamını, ihraç eşyası için FOB kıymeti ile gümrük vergileri toplamını ifade eder.

Örnek 5: Birinci örneğimizdeki hurda bakır ithalatında % 10 Gümrük Vergisi (GV), % 18 Katma Değer Vergisi (KDV) ile % 5 İlave Gümrük Vergisi (İGV) olduğunu varsayalım. Eşyalarımızın gümrük kıymeti olan 213.500-TL üzerinden 21.350-TL GV ile 38.430-TL KDV, 10.675-TL İGV olmak üzere ithalat vergileri toplamının 70.455-TL, söz konusu eşyanın cif kıymetinin 210.500-TL,  eşyanın gümrüklenmiş değeri ise 280.955-TL’dir.

Gümrüklenmiş Değer (Gümrük Uzlaşma Yönetmeliğine göre): Uluslararası kıymet sözleşmesine göre belirlenecek; ithal eşyası için eşyanın CIF kıymeti ile ilgili mevzuat uyarınca eşyanın ithalinde uygulanan ve gümrük idarelerince tahsili gereken gümrük vergisi, eş etkili vergiler ve mali yüklerin tümünün toplamını, İhraç eşyası için FOB kıymeti ile ilgili mevzuat uyarınca eşyanın ihracında uygulanan ve gümrük idarelerince tahsili gereken gümrük vergisi, eş etkili vergiler ve mali yüklerin tümünün toplamını ifade eder.

Örnek 6: Birinci örneğimizdeki 100 tonluk hurda bakır ithalatında % 10 Gümrük Vergisi (GV), % 18 Katma Değer Vergisi (KDV), % 5 İlave Gümrük Vergisi (İGV), 1-Kg/0,5-TL  Ek Mali Yükümlülük (EMY), 1-Kg/1,5-TL Damping Vergisi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca cif kıymet üzerinden % 2 Çevre Katkı Payı (ÇKP) kesinti yapıldığını/kesintiye tabi olduğunu varsayalım. Eşyalarımızın gümrük kıymeti olan 213.500-TL üzerinden 21.350-TL GV ile 38.430-TL KDV, 10.675-TL İGV, 50.000-TL EMY, 150.000-TL Damping Vergisi, 4.210-TL ÇKP olmak üzere ithalat vergileri toplamının 274.665-TL, söz konusu eşyanın cif kıymetinin 210.500-TL, eşyanın gümrüklenmiş değeri ise 485.165-TL’dir.

Gümrüklenmiş Değer (Kaçakçılık Kanununa göre): 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 2/b.maddesine göre; Uluslararası kıymet sözleşmesine göre belirlenecek; ithal eşyası için eşyanın CIF kıymeti ile gümrük vergileri toplamını, ihraç eşyası için FOB kıymeti ile gümrük vergileri toplamını ifade eder.

Örnek 7: Birinci örneğimizde açıklandığı üzere, Türkiye’de faaliyet gösteren A firmasının yapılan sözleşme gereği İran’daki B firmasından tonu 2.000-TL’den 100 ton hurda bakır satın aldığını, taşıyıcı C firmasına 10.000-TL taşıma (navlun) bedeli ile sigorta acentesi olan  D firmasına da 500-TL sigorta bedeli ödediğini, ayrıca söz konusu eşyalar için 2.000-TL Yurt dışı kara taşıması bedeli ile 1.000-TL elleçleme ücreti ödediğini, söz konusu eşyaların ithali için % 10 Gümrük Vergisi (GV), % 18 Katma Değer Vergisi (KDV), % 5 İlave Gümrük Vergisi (İGV), 1-Kg/0,5-TL Ek Mali Yükümlülük (EMY), 1-Kg/1,5-TL Damping Vergisi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca cif kıymet üzerinden % 2 Çevre Katkı Payı (ÇKP) kesinti, % 0,5 Kültür Bakanlığı Fonu ile 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na göre sözleşme tutarı üzerinden binde 9,48 oranında Damga Vergisi ödenmesine tabi olduğunu/gerektiğini varsayalım. Eşyalarımızın gümrük kıymeti olan 213.500-TL üzerinden 21.350-TL GV ile 38.430-TL  KDV, 10.675-TL İGV, 50.000-TL EMY, 150.000-TL Damping Vergisi, 4.210-TL ÇKP, 1.067,50-TL Kültür Bakanlığı Fonu ile 1.896-TL Damga Vergisi olmak üzere  olmak üzere ithalat vergileri toplamının 277.628,50-TL, söz konusu eşyanın cif kıymetinin 210.500-TL, eşyanın gümrüklenmiş değeri ise 488.128,50-TL’dir.

– Gümrük vergileri, gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihte yürürlükte olan gümrük tarifesine –(ilgili eşyanın GTİP’ine)- göre hesaplanır. Eşya ticaretine ilişkin özel hükümlerle belirlenmiş diğer önlemler, gerektiği takdirde, söz konusu eşyanın tarife pozisyonuna göre uygulanır (4458 sayılı Gümrük Kanunu 15.maddesi).

Yukarıda da görüldüğü üzere; “Gümrüklenmiş Değer” tanımında, Gümrük Kanunu ile Kaçakçılık Kanunu açısından herhangi bir fark olmamakla beraber; Gümrüklenmiş değerin bir parçasını oluşturan “Gümrük Vergileri” tanımı ise üç farklı şekilde tarif edilmiştir. Şöyle ki: 1) Gümrük Kanunu’na göre;  “İlgili mevzuat uyarınca eşyaya uygulanan ithalat vergilerinin ya da ihracat vergilerinin tümü”, 2) Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği’ne göre; “İlgili mevzuat uyarınca eşyanın ithali veya ihracında uygulanan ve gümrük idarelerince tahsili gereken gümrük vergisi, eş etkili vergiler ve mali yüklerin tümü”, 3) Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na göre ise; “Gümrük idaresi veya başka idarelerce, eşyanın ithali veya ihracına bağlı olarak uygulanan vergiler ile diğer malî yükümlülüklerin (tümü)” olarak belirtilmiştir. Sonuçta, mevcut mevzuat ve uygulamada, gümrük vergilerinden kaynaklanan Gümrük Kanunu’na göre ayrı, Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği’ne göre ayrı, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na göre ayrı olmak üzere üç farklı/üç ayrı “Gümrüklenmiş Değer”, yani “Eşyanın Gümrüklenmiş Değeri” ortaya çıkmakta, en geniş, en kapsamlı “Eşyanın Gümrüklenmiş Değeri” lafzı ve tarifinin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda yapıldığı (Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda yer aldığı) anlaşılmaktadır.

4458 sayılı Gümrük Kanunu’na göre karşımıza çıkan çeşitli uygulamalar, gümrük vergi ve resimleri ile bunlara ilişkin cezaların {{(Örneğin: Gümrük Kanunu’nun 106/2.maddesi “Eşyanın Gümrüklenmiş Kıymeti Üzerinden Sigorta Ettirilmesi”, Kanun’un 177 ilâ 180.maddeleri başta olmak üzere “Tasfiye Hükümlerinin Uygulanması”, Kanun’un 235, 236, 238.maddeleri kapsamında “Eşyanın Gümrüklenmiş Değeri Üzerinden Ceza Uygulanması”, Gümrük Yönetmeliği’nin 538.maddesi kapsamında “Antrepolarda yapılan sayım sonucunda noksan çıkan eşyanın gümrük vergilerinin tahsili veya teminatından mahsup edilmesi ile Kanunun 236 ncı maddesi uyarınca işlem yapılması, vb.) hesaplanması/tarh, tebliği, tahakkuku, teminata bağlanması ve çeşitli teminat işlemleri, erteleme, taksitlendirilme ve tahsil vb işlemleri, Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nda yer alan vergi ve cezaların uygulanması, çeşitli mali ve cezai işlemlerim yerine getirilmesi (Örneğin: Kaçak Eşyaya Mahsus Tespit Varakası’nın düzenlenmesi, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 2, 5, 12, 13, 15, 16, 16-A, 23.maddeleri, vb. tadbik edilmesi)}} uygulanması sırasında, hesaplama (tarh), tebliğ, tahakkuk, taksitlendirme, erteleme, teminata bağlama, tahsil ve benzeri aşamalarında çok dikkatli davranılmalı, özellikle Gümrük Kanunu’na göre ayrı bir “Gümrüklenmiş Değer”, Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği’ne göre ayrı bir “Gümrüklenmiş Değer”, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na göre ayrı bir “Gümrüklenmiş Değerin” ortaya çıktığı (var olduğu) unutulmamalı, birbirine karıştırılmamalı, birbiri yerine kullanılmamalı, Ticaret Bakanlığı’nca Gümrük Kanunu, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ve Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği’ne yer alan “Gümrük Vergileri” ile “Gümrüklenmiş Değer” deyimlerindeki farklılıkların ortadan kaldırılması, ilgili mevzuatta yeknesaklığın ve birliğin sağlanması için en kısa süre içinde gerekli ve yeterli kanuni düzenlemelerin yapılması gerekir.      

II- GÜMRÜK KIYMETİYLE İLGİLİ BAZI MEVZUAT HÜKÜMLERİ

Eşyanın Gümrük Kıymeti: 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 24.maddesine göre ithal eşyasının gümrük kıymeti, eşyanın satış bedelidir. Satış bedeli, Türkiye’ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyattır [[Şu kadar ki, eşyanın satış bedelinin gümrük kıymetine esas alınabilmesi, aşağıdaki koşullara bağlıdır: a) Eşyanın alıcısı tarafından elden çıkartılması veya kullanımı; -Türkiye Cumhuriyeti mevzuatı ve bunların yetkili kıldığı merciler tarafından konulmuş olan, -Eşyanın tekrar satılabileceği coğrafi bölgeyi sınırlayan, -Eşyanın kıymetini önemli bir ölçüde etkilemeyen, kısıtlamalar dışında, hiçbir kısıtlamaya tabi olmamalıdır. b) Satış veya fiyat, kıymeti belirlenmekte olan eşya bakımından, kıymeti tespit edilemez bir koşul veya edim konusu olmamalıdır. c) Eşyanın alıcı tarafından tekrar satışı veya diğer herhangi bir şekilde elden çıkartılması ya da kullanımı sonucu doğan hasılanın bir bölümünün doğrudan veya dolaylı olarak satıcıya intikal etmesi halinde, ithal eşyasının fiilen ödenen veya ödenecek fiyatına 27’inci madde hükümlerine göre ilave yapılabilmelidir. d) Alıcı ve satıcı arasında bir ilişki bulunmamalı; ilişkinin varlığı durumunda ise, bu ilişki fiyatı etkilememeli, satış bedeli bu maddenin 2’inci fıkrası hükümlerine göre gümrük kıymeti olarak kabul edilebilir nitelikte olmalıdır. 2. a) Yukarıdaki fıkra hükümlerini uygulayarak satış bedelinin belirlenmesinde, alıcı ile satıcı arasında bir ilişkinin varlığı, satış bedelinin reddedilmesi için tek başına yeterli bir neden oluşturmaz. Böyle durumlarda, satışa ilişkin koşullar incelenerek, bu ilişkinin fiyatı etkilemediği belirlenirse, satış bedeli kabul edilir]].

Fiilen ödenen veya ödenecek fiyat, ithal eşyası için alıcının, satıcıya veya satıcı yararına  yaptığı veya yapması gereken ödemelerin toplamıdır. Bu fiyat, ithal eşyasının satış koşulu olarak, alıcının satıcıya veya satıcının bir yükümlülüğünü karşılamak üzere üçüncü bir kişiye yaptığı veya yapacağı tüm ödemeleri kapsar. Ödemeler, para transferi şeklinde olabileceği gibi, akreditif veya ciro edilebilir bir kıymetli evrak kullanılarak ya da doğrudan veya dolaylı yapılabilir.

Örnek 1: Türkiye’de faaliyet gösteren X firması, Tayvan’da faliyet gösteren Y firmasından tanesi 250-USD cif teslim 10.000 adet (2.500.000-USD tutarında) notebook- dizüstü bilgisayar satın aldığını, ayrıca ithalatçı X firmasının satıcı Y firmasının isteği üzerine, Y firmasının  Çin Halk Cumhuriyetinde bulunan alacaklısı olan Z firmasına 100.000-USD ödediğini varsayalım. Burada eşyanın gümrük kıymeti (İthalat sırasında dikkate alınacak kıymet) 2.600.000-USD’dir.

24.madde hükümlerine göre gümrük kıymeti belirlenirken, ithal eşyasının fiilen ödenen veya ödenecek fiyatına 27.maddede belirtilen ilaveler [[Yani: a) Aşağıdaki unsurların eşyanın fiilen ödenen veya ödenecek fiyatına dahil edilmemiş, ancak alıcı tarafından üstlenilen bölümü; i) Satın alma komisyonları dışındaki komisyonlar ve tellâliye, ii) Gümrük işlemleri sırasında söz konusu eşya ile tek eşya muamelesi gören kapların maliyeti, iii) İşçilik ve malzeme giderleri dahil ambalaj bedeli, b) İthal eşyasının üretiminde ve ihraç amacıyla satışında kullanılmak üzere, alıcı tarafından doğrudan veya dolaylı olarak, bedelsiz veya düşük bedelle sağlanan, fiilen ödenen veya ödenecek fiyata dahil edilmemiş olan aşağıda sayılan mal ve hizmetlerin kıymetinden verilecek uygun miktardaki pay; i) İthal eşyasına katılan malzeme, aksam, parça ve benzerleri, ii) İthal eşyasının üretimi sırasında kullanılan araç, gereç, kalıp ve benzeri aletler, iii) İthal eşyasının üretimi sırasında tüketilen maddeler, iv) İthal eşyasının üretimi için gereken ve Türkiye dışında gerçekleştirilen mühendislik, geliştirme, sanat ve çizim çalışmaları, plan ve taslak hazırlama hizmetleri, c) Kıymeti belirlenecek eşyanın satış koşulu gereği, alıcının doğrudan veya dolaylı olarak ödemesi gereken, fiilen ödenen veya ödenecek fiyata dahil edilmemiş olan royalti ve lisans ücretleri, d) İthal eşyasının tekrar satışı veya diğer herhangi bir şekilde elden çıkartılması ya da kullanımı sonucu doğan hâsılanın, doğrudan veya dolaylı olarak satıcıya intikal eden kısmı, e) 28 inci maddenin (a) bendi hükmü saklı kalmak üzere, ithal eşyası için Türkiye’deki giriş liman veya yerine kadar yapılan nakliye ve sigorta giderleri ile eşyanın giriş liman veya yerine kadar nakliyesi ile ilgili olarak yapılan yükleme ve elleçleme giderleri]] yapılır.

– Bu maddeye (Gümrük Kanunu’nun 27.maddesine) göre fiilen ödenen veya ödenecek fiyata yapılacak ilaveler için nesnel ve ölçülebilir veriler esas alınır.

– Gümrük kıymetinin belirlenmesinde, fiilen ödenen veya ödenecek fiyata bu maddede (Gümrük Kanunu’nun 27.maddesinde) öngörülenler dışında hiçbir ilave yapılamaz.

– 27 nci maddeye göre yapılan ilaveler dışında, alıcının pazarlama dahil kendi hesabına yaptığı faaliyetler, satıcı yararına veya satıcı ile yapılan bir anlaşma yoluyla da olsa, satıcıya yapılan dolaylı bir ödeme olarak değerlendirilmez. Bu tür işlemlere ilişkin giderler, ithal eşyasının gümrük kıymetinin tespiti sırasında fiilen ödenen veya ödenecek fiyata ilave edilmez.

– Gümrük Kanunun 24.maddesi hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymeti, Kanun’un 25.maddesinde belirtilen diğer yöntemlerin sırasıyla uygulanması suretiyle belirlenir. 25.madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymeti, Kanun’un 26.maddesinde belirtilen hükümlere göre belirlenir. Kanun’un 24, 25 ve 26.madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymeti ise, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT)’ın VII’inci maddesi, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII.Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşma, Bu Anlaşmaya göre oluşturulan Gümrük Kıymeti Teknik Komitesi’nin Kararları, Gümrük Kıymeti Yorum Notları, Gümrük Kanunu ve Gümrük Yönetmeliği’nin eşyanın gümrük kıymetine ilişkin diğer hükümleri ile bu hükümlere uygun prensip ve yöntemlerle ve Türkiye’deki mevcut veriler esas alınarak belirlenir.

Örnek 2: İthalatçı K firmasının Singapur’daki üretici L firmasıyla 01.03.2020 tarihinde yaptığı sözleşme gereği Cif teslim birim fiyatı 200-USD/Adet olmak üzere toplam 8.000.000-USD tutarında 40.000-adet televizyon satın almak için anlaştığını, televizyon’un “Cooban” markası, güvence ve kalitesiyle üretileceğini, ayrıca eşyaların satış koşulu gereği, ithalatçı K firmasınca marka kullanımı için İsviçre’de mukim marka sahibi M firmasına satış hasılatı üzerinden % 10 royalty ödeneceğini, üretici L firmasının söz konusu eşyaları üretebilmesi için yeni bir kalıba ihtiyacı olduğunu, ithalatçı K firmasının ithal edeceği  söz konusu eşyaların Singapur’da üretilebilmesi için ilave olarak Singapur’dan ve/veya Singapur’a komşu ülkelerden 400.000-USD tutarında kalıp, 65.000-USD teknik çizim-tasarım, 25.000-USD hammadde-malzeme, 35.000-USD yedek parça, 40.000-USD ambalaj malzemesi satın alarak üretici L firmasına teslim ettiğini, ayrıca söz konusu hammadde, malzeme ve eşyaların L firmasına taşınması ve teslimi için N firmasına 15.000-USD yurt dışı kara taşıması, yurtdışı taşıma ücreti ve elleçleme gideri ile 10.000-USD tutarında yurt dışı gümrükleme hizmetleri ve gümrük vergileri için para ödediğini, üretici L firmasının üç (3) aylık süre içinde üretimi tamamlayarak 02.05.2020 tarihinde eşyaları sevk ettiğini ve 20.05.2020 tarihinde eşyaların Türkiye gümrük bölgesine ulaştığını, toplam eşya bedeli olan 8.000.000-USD’nin 20.05.2020 tarihinde satıcıya ödendiğini ve eşyaların ithali için 24.05.2020 tarihinde serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tanzim ve tescil edildiğini varsayalım. Sonuçta; K firması, ithal edeceği 40.000-adet televizyon için L firmasına eşya bedeli olarak ödediği 8.000.000-USD’ye ilave olarak bu eşyalar için yukarıda belirtilen gümrük kıymet unsurları karşılığı olarak toplam 590.000-USD daha masraf yapmış (ilave gümrük kıymeti oluşmuş) olup, bu tutarında 40.000-adet televizyonun ithali sırasında eşyaların gümrük kıymetine ilave edilerek/katılarak, ilgili SDGB’de belirterek ilgili gümrük idaresine beyan edilmesi,  gümrük vergi ve resimlerinin 8.590.000-USD üzerinden hesaplanıp tahsil edilmesi gerekir. Ayrıca, ithalatçı K firmasınca, 01.03.2020 tarihli 8.000.000-USD tutarlı televizyonun alış sözleşmesine tekabül eden Damga Vergisinin 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun 1, 3, 4, 5, 14, 15, 22, 24.maddeleri  ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 114.maddesi ve diğer ilgili mevzuat kapsamında ilgili vergi dairesine ödenmesi, söz konusu televizyonların Türkiye’ye ithal edilmesi sırasında ise, Damga Vergisi Kanunu’nun 26.maddesi gereği ithalat eşyasına ilişkin sözleşme veya sözleşmelere tekabül eden Damga Vergisinin ödenip ödenmediğinin ilgili gümrük idaresince kontrol edilip, ödenmediyse ödenmesinin/tahsilinin sağlanması, ayrıca ödenen ya da ödenecek Damga Vergisi tutarı, aynı zamanda 3065 sayılı Kanun’un 21.maddesinin (b) fıkrası gereği ithalatta KDV matrah unsuru olduğu için, eşyaların (televizyonların) ithaline ilişkin SDGB’de (Yurt İçi Giderleri içinde, Yurt içi giderlerine eklenerek) beyan edilerek tekabül eden KDV ile varsa benzeri diğer gümrük vergilerinin tahakkuk ve tahsilinin sağlanması gerekir.  

– Yurtdışında üretilerek veya ürettirilerek Türkiye’ye ithal edilen ürünlerin ithalatı/ithalat beyanı sırasında, yukarıda ayrıntıları belirtilen gümrük kıymet unsurlarından belli olmayanlar, gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten (serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescilinden) sonra belli olacak olanlar ile sözleşme gereği fiyatın sonradan gözden geçirilmesi sonucunda ortaya çıkacak kıymet farklarının varlığı durumunda ise; Gümrük Yönetmeliğinin 53.maddesine göre (İstisnai kıymetle) beyan/işlem yapılarak, vergi hesaplama (tarh), tebliğ ve tahakkukunun da mevcut belgelerde belirtilen kıymet unsurları ve tutarları dikkate alınarak yapılması, ithalat sonrasında söz konusu gümrük kıymet unsurlarının gerçekleşmesi, netleşmesi, miktar ve tutarlarının belli olmasına müteakip -(İthal eşyasının Gümrük Kıymetine veya İthalatta Katma Değer Vergisi matrahına girmesi gereken, ancak gümrük beyannamesinin tescili anında beyan sahibi tarafından mevcudiyetinin bilinmesi mümkün olmayan kıymet veya matrah unsurları için)- en geç söz konusu kıymet veya matrah unsurunun öğrenildiği ayı takip eden ayın yirmi altıncı günü akşamına kadar ithalatın yapıldığı gümrük müdürlüğüne, Gümrük Yönetmeliği’nin 53 ve 150/3.maddeleri kapsamında tamamlayıcı beyanda bulunulur ve vergileri de aynı süre içinde ödenir.

Örnek 3: İthalatçı K firmasının yukarıda (Örnek 2’de) belirtilen televizyonları ithalata müteakip iç piyasada sattığını, hazırlanan satış hasılat raporlarının taraflarca (K ve M firmalarınca) incelenerek üzerinde uzlaşıldığı ve satış hasılatı üzerinden oluşan royalty için M firmasınca 400.000-USD tutarında 01.09.2020 tarihli royalty faturası düzenlenerek K firmasına gönderildiğini, K firmasının söz konusu royalty faturasından 15.09.2020 tarihinde haberdar olduğunu ve aynı tarihte muhasebe kayıtlarına kaydedildiğini, yine aynı tarihte (15.09.2020’de) M firmasına royalty tutarının ödendiğini, M firmasının usulüne uygun olarak temin ettiği mukimlik belgesi bulunduğunu ve bu belgenin aslı ile birlikte Noterce veya İsviçre’deki Türk Konsolosluklarınca tasdik edilmiş Türkçe tercümesinin bir örneğini ilgili vergi dairesine veya vergi sorumlusu olan K firmasına ibraz ettiğini/gönderdiğini varsayalım. 400.000-USD royalty bedeli M firması için bir gayri maddi hak kazancı olup, Türkiye ile İsviçre arasındaki mevcut Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması gereği gayri maddi hak kazançları üzerinden % 10 vergi (stopaj) kesintisi yapılması gerekir. K firmasınca, 400.000-USD royalty bedelinden 40.000-USD (karşılığı TL) vergi/stopaj kesintisi yapılarak ilgili vergi dairesine yatırılması, geriye kalan 360.000-USD tutarın hak sahibi M firmasına gönderilmesi, en geç 26.10.2020 tarihi akşamına kadar ithalatın yapıldığı gümrük müdürlüğüne müracaat edilerek, Gümrük Yönetmeliği’nin 53 ve 150/3.maddeleri kapsamında 400.000-USD royalty tutarı üzerinden tamamlayıcı beyanda bulunulması ve 400.000-USD royalty tutarına tekabül eden gümrük vergilerinin (KDV, GV, ÖTV, vb.) de aynı süre içinde ödenmesi gerekir (5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 15/7. ve 30/11.maddelerine göre; Yapılacak vergi kesintileri, kazanç ve iratların gayrisafi tutarları üzerinden dikkate alınır). Şayet; Söz konusu royalty tutarı net (400.000-USD) olarak yurt dışına ödenmiş/gönderilmiş ise, bunun brütleştirilmesi ve brütleştirilmiş tutar olan 444.444,44-USD (karşılığı TL) üzerinden ilgili vergi dairesine ve gümrük müdürlüğüne beyanların yapılması, tüm vergilerin (stopaj, kdv, gümrük vergileri, vb.) brütleştirilmiş tutar olan 444.444,44-USD karşılığı TL üzerinden hesaplanıp tahsil edilmesi gerekir[Gayri maddi hakların brütleştirilmesi ve vergisel boyutu hakkında geniş bilgi için daha önce (Gümrük ve Ticaret Dünyası Dergisi, Sayı 94, Yıl 2017)’de yayınlanan “Gayri Maddi Hak Kazançlarının Brütleştirilmesi İle Kurumlar Vergisi, Katma Değer Vergisi ve Gümrük Kıymeti Yönüyle İncelenmesi” isimli makalemize başvurulabilir].

Öte yandan:  Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının (ÇVÖA) hükümlerinin dikkate alınabilmesi ve anlaşma hükümleri çerçevesinde stopaj kesintisi yapılmaması ya da stopaj oranının indirimli olarak uygulanabilmesi için mukimlik belgesinin ibrazı şarttır. Mukimlik belgesinin istenilen kanuni şartları taşımaması veya mukimlik belgesinin ibraz edilmemesi ya da edilememesi durumunda ise; İç mevzuat hükümleri (gelen oran olan % 20) uygulanmakta (İlgili ÇVÖA hükümleri uygulanmamakta), stopaj tevkifatı normal stopaj oranı üzerinden yapılmaktadır. {{3 Seri No’lu Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları Sirküleri ile Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 02.05.2012 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.16.01-KVK 30-1497 sayılı Özelgesi (Muktezası), Yine GİB İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 15.07.2014 tarih ve 62030549-125[30-2012/266]-1874 sayılı özelgesi, konu hakkındaki özelgelere örnek olarak verilebilir}}. Gayri maddi hak kazançları vb. nedeniyle yurt dışına yapılan ödemelerden Türkiye’de kesilen stopajların mukim ülke mükellefleri tarafından iade alınması veya mahsubu mümkün olup, Türkiye’deki mükellefimiz (ithalatçı), kestiği stopaja ilişkin bilgileri bağlı bulunduğu vergi dairesinden resmi yazı ekinde alır, gerekirse bunları ilgili ülke/mukim ülke konsolosluğuna tasdik ettirir ve yurt dışındaki firmaya gönderir, yurt dışındaki gayri maddi hak sahibi firma bu belgeleri mukimi olduğu kendi ülkesinde ilgili vergi dairesine sunarak, ikili anlaşma (ÇVÖA) gereği ödeyeceği vergiden mahsup eder veya geri alır. 

Mukimlik belgesi: Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması’na (ÇVAÖ) taraf diğer ülkede gelir elde eden kişi veya firmaların, mukimi olduğu ülkenin yetkili makamlarından aldığı ve o kişi veya kurumun ilgili ülkede yerleşik ve vergi mükellefi olduğunu gösteren resmi belgedir.

Gümrük Yönetmeliği’nin 53.maddesi uyarınca istisnai kıymetle beyan yapılan hallerde, tamamlayıcı beyanın gümrük idaresine verilmesi gerektiği süreden önce istisnai kıymete ilişkin ödemenin (mal ithaline ilişkin ortaya çıkan ilave gümrük kıymet farkı “royalty” tutarının) yurt dışına transferinin gerçekleştirilmesi, gerçekleştirilmiş olması gerekir. Aksi takdirde, bu tutar üzerinden Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2011/16, 2013/6 ve 2017/20 sayılı Genelgeleri kapsamında, (8/4/2015 Tarihli ve 2015/7511 Sayılı Kararnamenin Eki Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Kesintileri Hakkında Karar ekiVadeli İthalatında KKDF Kesintisi Oranı % 0 ‘Sıfır’ Olarak Belirlenen Mallar Listesi”nde – ‘Liste 1’de belirtilen GTİP’ler hariç) KKDF tahakkuk ve tahsili, ayrıca hesaplanan KKDF tutarı üzerinden varsa ÖTV ile bunlara (KKDF + ÖTV tutarına) tekabül eden KDV’nin tahsili gerekir.

Örnek 4: İthalatçı K firmasının yukarıda (Örnek 3’de) belirtilen 400.000-USD royalty tutarının hak sahibi M firmasına, tamamlayıcı beyanın gümrük idaresine verilmesi gerektiği süreden (en geç 26.10.2020 tarihinden) sonra yapılması/ödenmesi durumunda ise, ilgili gümrük idaresince, Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2011/16, 2013/6 ve 2017/20 sayılı Genelgeleri kapsamında (08.04.2015 Tarihli ve 2015/7511 Sayılı Kararnamenin Eki Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Kesintileri Hakkında Karar’da belirtilen GTİP’ler hariç) royalty tutarı üzerinden KKDF tahakkuk ve tahsili, ayrıca hesaplanan KKDF tutarı üzerinden varsa ÖTV ile bunlara tekabül eden KDV’nin ilave olarak tahsili gerekir.

– İstisnai kıymetle beyana ilişkin tamamlayıcı beyanların süresi içerisinde verilmemesi nedeniyle zamanında ödenmeyen gümrük vergileri için eşyanın serbest dolaşıma girişine ilişkin beyannamenin tescil tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenen gecikme zammı oranında gecikme faizi tahsil edilir ve Gümrük Kanunu’nun 241.maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlem yapılır.

Örnek 5: İthalatçı K firmasınca, yukarıda (Örnek 3’de) belirtilen 400.000-USD royalty tutarına (İthalat sonrası ortaya çıkan ilave gümrük kıymet unsuruna) ilişkin tamamlayıcı beyanın ilgili gümrük idaresine Gümrük Yönetmeliği’nin 53 ve 150/3.maddeleri kapsamında süresi içinde (En geç 26.10.2020 tarihine kadar) yapılması gerekir. K firmasının, söz konusu tamamlayıcı beyanı süresi içinde yapmadığını, tamamlayıcı beyanı iki ay gecikmeyle 26.12.2020 tarihinde gerçekleştirdiğini varsayarsak, bu durumda, zamanında ödenmeyen gümrük vergileri için eşyanın serbest dolaşıma girişine ilişkin beyannamenin (SDGB) tescil tarihinden (24.05.2020’den) itibaren tamamlayıcı beyanın yapıldığı 26.12.2020 tarihine kadar 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenen gecikme zammı oranında gecikme faizi tahsil edilir ve Gümrük Kanunu’nun 241/1.maddesi uyarınca para cezası uygulanır.

– Yurt dışında üretilen veya ürettirilen ürünlerin Türkiye’ye ithali sırasında; Söz konusu ürünlerin ithalat kıymetine eklenmesi gereken gümrük kıymet unsurlarından, özellikle sermaye malı, üretim hattı, üretim tezgahı, makine, kalıp, fikstür, çeşitli üretim araçları ve benzeri ekipmanlar ile Türkiye dışında gerçekleştirilen mühendislik, geliştirme, sanat ve çizim çalışmaları, plan ve taslak hazırlama hizmetleri, vb. kıymet unsurları toplanıp tespit edilerek, bu tespit edilen kıymetten ithal eşyasına pay verilir. İthal eşyasına verilecek payın belirlenmesinde: 1) İlgili kıymet unsurunun toplam tutarı bir defada ithal edilen ürünün kıymetine eklenerek ve ya, 2) İlgili kıymet unsurundan ithal eşyasına pay verilmek, suretiyle ithalat gerçekleştirilebilir. Bu yöntemlerin uygulanması sırasında, içinde bulunulan özel koşullar ve genel kabul görmüş muhasebe prensipleri göz önünde bulundurulur.

– İlave edilecek gümrük kıymet unsuru veya unsurları ile tutar veya tutarları belirlendikten sonra, bu kıymetten ithal eşyasına pay verilmesi aşamasına geçilir. Bu konuda çeşitli olasılıklar mevcuttur. Bu olasılıklar: (1) İthalatçı tüm kıymet üzerinden vergiyi bir defada ödemek istiyorsa, kıymet tümüyle ilk sevkiyata ilave edilir. (2) İthalatçı kıymetin ilk sevkiyata kadar üretilen birim sayısına göre paylaştırılmasını talep edebilir. (3) Üretimle ilgili olarak bir üretim planı, sözleşme veya taahhüdün söz konusu olduğu durumlarda ise, ithalatçı söz konusu kıymeti, gerçekleştirilmesi kararlaştırılan toplam üretime (toplam ithal edilecek miktara) paylaştırılmasını talep edebilir. Kısacası, kullanılacak pay verme yöntemi, ithalatçının sağladığı bilgi ve belgeler ile ithalatçının talebine bağlıdır.

Örnek 6: Türkiye’de yerleşik X firmasının, 01.02.2020 tarihinde yapılan sözleşme kapsamında, Tayvan’daki üretici Y firmasından iki yıl içinde elektrikli otomobillerde kullanılmak üzere satın alacağı 500.000-adet pil (batarya) için Cif teslim birim fiyatı 50-USD/Adet olmak üzere toplam 25.000.000-USD’ye satın almak için anlaştığını, ayrıca X firmasının söz konusu eşyaların (pil) üretimi için Y firmasına 750.000-USD tutarında çizim, tasarım, kalıp ve fikstür, vb. araçlar tedarik ettiğini, Tayvanlı üretici Y firmasının 01.04.2020 tarihinde üretime başladığını, 50.000 adetlik ilk sevkiyatı 10.05.2020 tarihinde deniz yoluyla yaptığını ve ürünlerin 30.05.2020 tarihinde Türkiye’ye ulaştığını, 30.05.2020 tarihi itibariyle Y firmasının 100.000 adetlik üretimi tamamladığını varsayalım. İthalatçı X firması, ilgili gümrük idaresinden, 750.000-USD tutarındaki ilave gümrük kıymet unsurunu (çizim, tasarım, kalıp ve fikstür masrafı, vb.) 50.000 birim, 100.000 birim veya eşyanın (yapılacak ithalatın) tamamı olan 500.000 birim ürüne (pile/bataryaya) paylaştırılmasını talep edebilir. İthalatı gerçekleştiren ilgili gümrük idaresi; İthalatçı X firmasının talebi doğrultusunda, ithalatçının sağladığı/sunduğu bilgi ve belgeleri de dikkate alarak gerekli (İlave gümrük kıymet unsurlarının dağıtımını) paylaştırmayı yapar. Eşyanın Cif Kıymeti + Paylaştırılan İlave Gümrük Kıymeti = Ulaşılan Nihai Gümrük Kıymeti (Toplam Gümrük Kıymeti) üzerinden ilgili SDGB veya SDGB’lerin beyan, tescil, muayene ve gümrük işlemlerini tamamlayarak ithalat vergilerinin hesaplama (tarh), tebliğ, tahakkuk ve tahsili gerçekleştirir.

SONUÇ

Cif kıymet ile gümrük kıymeti, bir başka deyişle, eşyanın cif kıymeti ile eşyanın gümrük kıymeti aynı şeyler olmayıp farklı kıymet terimleridir. Cif kıymet veya eşyanın cif kıymeti, gümrük vergilendirme tekniği açısından en temel (fakat dar olan) matrah tanımıdır. Gümrük kıymeti veya eşyanın gümrük kıymeti ise; gümrük vergilendirme tekniği açısından en geniş matrah tanımı olup, kıymete dair hemen her şeyi içine almaktadır. Eşya ithalatı sırasında, ithal eşyasının gümrük kıymetine giren tüm kıymet unsurlarının göz önüne alınması ve ilgili gümrük idaresine beyan edilmesi gerekir. Öte yandan, “Gümrük Vergileri” tanımının, Gümrük Kanunu’na göre ve Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na göre farklı tanımlanması sebebiyle “Gümrüklenmiş Değer” veya “Eşyanın Gümrüklenmiş Değeri”nde de farklılıklar oluşması nedeniyle, 4458 sayılı Gümrük Kanunu, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ve Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği hükümlerine göre karşımıza çıkan çeşitli uygulamalar, gümrük vergi ve resimleri ile bunların cezalarına ilişkin işlemlerin {(Örneğin: Gümrük Kanunu’nun 106/2.maddesi, 177 ilâ 180.maddeleri, 235, 236, 237, 238 ve benzeri maddelerinin uygulanması, Gümrük Yönetmeliği’nin 538.maddesi kapsamında “Antrepolarda yapılan sayım sonucunda noksan çıkan eşyanın gümrük vergilerinin tahsili veya teminatından mahsup edilmesi ile Kanunun 236 ncı maddesi uyarınca işlem yapılması, vb. ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nda yer alan vergi ve cezaların tatbiki, çeşitli mali ve cezai işlemlerim yerine getirilmesi (Örneğin: Kaçak Eşyaya Mahsus Tespit Varakası’nın düzenlenmesi, Kanun’un 2, 5, 12, 13, 15, 16, 16-A, 23.maddeleri, vb.)} uygulanması sırasında, hesaplama (tarh), tebliğ, tahakkuk, taksitlendirme, erteleme, teminata bağlama ve tahsil aşamalarında çok dikkatli davranılması, bahse konu deyim ve tanımların birbirine karıştırılmaması, en kısa süre içinde de Ticaret Bakanlığı’nca Gümrük Kanunu, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ve Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği’ne yer alan “Gümrük Vergileri” ile “Gümrüklenmiş Değer” deyimlerindeki farklılıkların ortadan kaldırılması, ilgili mevzuatta yeknesaklığın ve birliğin sağlanması için gerekli ve yeterli kanuni düzenlemelerin yapılmadı gerekir.     

KAYNAKÇA:

  • 4458 sayılı Gümrük Kanunu.
  • Gümrük Yönetmeliği.
  • Gümrük Yönetmeliği Ek No: 8 (Gümrük Kıymeti Yorum Notları).
  • 08.2011 tarih ve 28038 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği.
  • 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu.
  • 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu.
  • Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği.
  • 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu.
  • 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu.
  • 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu.
  • ÇOBAN Kerim, “Gayri Maddi Hak Kazançlarının Brütleştirilmesi İle Kurumlar Vergisi, Katma Değer Vergisi ve Gümrük Kıymeti Yönüyle İncelenmesi”, Gümrük ve Ticaret Dünyası Dergisi, Sayı 94, Yıl 2017/4.
  • ÇOBAN Kerim, Eski, Kullanılmış ve/veya Yenileştirilmiş Eşyanın, Yurt Dışı Müteahhitlik ve Teknik Müşavirlik Hizmetleri Kapsamında Yurtdışında Kullanılan Makina ve Teçhizat İle İşyeri Nakli Suretiyle Sermaye Malları ve Diğer Malzemelerin Türkiye’ye İthali, MuhasebeTR.com  (23.07.2019).
  • ÇOBAN Kerim, İthalatta Cif Kıymet ve Gümrük Kıymetinin Önemi” www.MuhasebeTR.com (01.08.2019).

Kerim Çoban

Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi

Continue reading

Credit Note, Debit Note, Cari Hesap/Cari Hesap Sözleşmesi, Finansman Anlaşması, Ve Mutabakat Farkı’nın Vergisel Boyutu

Credit Note, Debit Note, Cari Hesap/Cari Hesap Sözleşmesi, Finansman Anlaşması, Ve Mutabakat Farkı’nın Vergisel Boyutu

03

Eylül,2020

ÖZET

Ticari hayatta sıklıkla kullanılan ve karşımıza çıkan, herhangi bir mal veya hizmet ithaline ilişkin olarak oluşan credit note, debit note, cari hesap sözleşmesi, finansman anlaşması ve mutabakat farkları vergisel yönüyle değerlendirildiğinde; Debit note ve cari hesap sözleşmesi sonucunda ortaya çıkan borç miktarı üzerinden ödenen faiz gideri ile bazı şartları taşıması koşuluyla mutabakat farkı sonucu oluşan alacak (bizim alacağımız, satıcının borcu) tutarı, ithal edilen mal veya hizmet için yüklenilen ilave bir gider olup, ilgili olduğu mal veya hizmetin vergilendirme koşullarında vergiye tabi tutulması gerekir.

Anahtar Kelimeler: Credit note, debit note, cari hesap sözleşmesi, Finansman anlaşması, mutabakat farkı, gümrük kıymeti, stopaj.

GİRİŞ

Credit Note: Alacak notu, alacak dekontu.

Debit Note: Borç notu, borç dekontu.

Cari Hesap/Cari Hesap Sözleşmesi: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 89.maddesine göre; İki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra ortaya çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme, cari hesap sözleşmesidir. Bu sözleşme yazılı yapılmadıkça geçerli olmaz.

Finansman sözleşmesi: 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring Ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 39.maddesine göre: Her türlü mal veya hizmet alımının, malı veya hizmeti satın alan gerçek veya tüzel kişinin nam ve hesabına mal veya hizmetin teslim veya temini ile birlikte doğrudan satıcıya ödeme yapılması suretiyle kredilendirilmesini öngören sözleşmedir. Finansman sözleşmesinin yazılı şekilde düzenlenmesi zorunludur. Finansman şirketlerinin, kredilendirecekleri mal veya hizmetleri temin eden satıcılarla önceden yazılı şekilde genel bir sözleşme yapmaları gerekir.

Mutabakat: Anlaşma, uyuşma, uygunluk demektir.

Mutabakat Farkı: Bir şirketin, belirli periyodik aralıklarla cari hesapta mutabakat sağlamak için cari hesaptaki borç ve alacak değerlerinin karşılıklı teyid işlemi sonucunda ortaya çıkan fark tutardır. Mutabakat farkı karşı tarafın alacağı (bizim borcumuz) veya bizim alacağımız (karşı tarafın borcu) şeklinde oluşmaktadır.

I- CREDİT NOTE VE DEBİT NOTE’NİN VERGİSEL BOYUTU

Credit Note: Alacak notu, alacak dekontu, çeşitli nedenlerle ortaya çıkan fiyat indirimleri sebebiyle, alıcının satıcıdan alacaklı olduğunu gösteren bir belgedir. Credit note işlemi alıcıdan/müşteriden alacak miktarını azaltan bir işlemdir.

Debit Note: Borç notu, borç dekontu.

Uluslararası ticari ilişkilerde credit note/credit nemo veya credit notte ile debit note sıklıkla kullanılan tevsik edici belgelerdir. Bilindiği üzere; alacak notu (credit note) ve borç notu (debit note), uluslararası ticaret yapan şirketlerce ticarette genellikle öngörülmeyecek şekilde ortaya çıkan maliyetlere ilişkin unsurları karşılıklı olarak dengelemek amacıyla kullanılan alacak veya borç dekontlarıdır. Bu dekontlar, genellikle satıcı tarafından alıcıya ticari, lojistik, teknik talepler, fiyat düzeltmeleri, komisyon, indirim, alacağından vaz geçme gibi nedenlerle gönderilir.      Ticari hayatta sıkça kullanılan bu belgeler vergiye tabi kazancın belirlenmesinde de önemli gider ve gelir kalemlerini oluşturmaktadır.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu uygulamasında ve çeşitli muktezalarda/özelgelerde credit note (alacaklandırma notu) ve debit note (borçlandırma notu) birer belge olarak kabul edilmiştir.

Credit Note (Alacak notu)’nun nasıl kaynaklandığı, nasıl oluştuğu vergilendirme açısından çok önem taşımakta olup;

Örnek 1: Önceden kaparo göndererek veya peşin olarak gerçekleştirilen mal veya hizmet alımlarında, belirli dönemlerde, satıcının yeterince mal veya hizmeti gönderememesi nedeniyle, alıcının satıcı nezdinde bulunan alacak miktarını belirtmek üzere satıcı tarafından düzenlenen credit note’ler bilgilendirme mahiyetinde olduğu için herhangi bir vergi tevkifatına tabi değildir. Bu tür credit note’lerde gelende, müteakip yapılacak mal veya hizmet alınlarında kullanılarak yurt dışına credit note tutarı kadar eksik döviz transferi (satıcıya eksik ödeme) yapılır fakat, ilgili mal veya hizmetin bedeline ilave edilerek beyan edilir/vergilendirilir, ya da söz konusu fazla tutar satıcı tarafından alıcıya geri gönderilir/iade edilir.

Herhangi bir mal veya hizmet ithalatından sonra, malın veya hizmetin kalitesinin düşüklüğü, malın bir kısmının bozuk çıkması, geri iadesi veya hizmetten memnun kalınmaması, mal veya hizmetin eksik gönderilmesi ya da eksik teslim edilmesi, maddi hesap hatası yapılması, vb. sebeplerle mal veya hizmetin bedelinde bir değişiklik, bir eksilme vukubulmasına bağlı olarak düzenlenen credit noteler, ithale konu mal veya hizmetin matrahında değişikliğe (eksilmeye/azalmaya) sebep oldukları için credit noteye tekabül eden vergilerin ilgili mükellefe iadesi, terkini veya mahsubu, hizmet ithaline ilişkin credit notelere tekabül eden KDV ile varsa Gelir Vergisi veya Kurumlar Vergisi’nden kaynaklanan stopajın iadesi gerekir.

Örnek 2: 3065 sayılı KDV Kanunu’nun 35.maddesi ile ilgili mevzuat gereği hizmet bedelinde meydana gelen değişikliğe paralel olarak indirim tutarlarının da düzeltilmesi, bu düzeltme işleminin, matrahta değişikliğin vuku bulduğu vergilendirme dönemine ait KDV beyannamesinde fazladan indirilen tutar, “İlave Edilecek KDV” satırında beyan edilmek suretiyle yapılmalıdır. Söz konusu işlem için yurtdışındaki satıcı adına fatura düzenlenmesine ve indirim tutarı üzerinden KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır.

Öte yandan, mal ithaline ilişkin olan ve aynı (yukarıki paragraftaki) şartları taşıyan credit notelere isabet eden gümrük vergileri ise Gümrük Yönetmeliği’nin 45-1/ç.maddesi gereği; Eşyanın serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescili tarihinde kusurlu olduğunun, satıcı tarafından fiyatta yapılan düzeltmenin beyannamenin tescilinden önce yapılmış satış sözleşmesinde yer alan garantiye ilişkin bir yükümlülükten kaynaklandığının, eşyada mevcut kusurun satış sırasında satış fiyatının belirlenmesinde dikkate alınmamış olduğunun, gümrük idaresine tevsiki ve idarece uygun bulunması şartıyla, fiyatta yapılan düzeltme satış bedeli yöntemine göre gümrük kıymetinin tespitinde dikkate alınır ve Kanunun 211.maddesi çerçevesinde işlem yapılır (geri verilir veya kaldırılır). Söz konusu düzeltmenin dikkate alınabilmesi için, ilgili başvurunun beyannamenin tescilinden itibaren bir yıl içinde yapılmış olması gerekir.

Örnek 3: Türkiye’de faaliyet gösteren A firmasının, Tayvan’da faaliyet gösteren B firmasından 100.000-USD tutarında klima ve vantilatör ithal ettiğini, ithalat sonrası söz konusu eşyaların dağıtım ve pazarlaması sırasında klimaların % 10’nun (10.000-USD’lık kısmının) kusurlu olduğunun anlaşıldığını varsayalım.  

– Söz konusu eşyanın serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescili tarihinde kusurlu olduğunun, satıcı tarafından fiyatta yapılan düzeltmenin beyannamenin tescilinden önce yapılmış satış sözleşmesinde yer alan garantiye ilişkin bir yükümlülükten kaynaklandığının, klimalardaki mevcut kusurun satış sırasında satış fiyatının belirlenmesinde dikkate alınmamış olduğunun, gümrük idaresine tevsiki ve ilgili idarece uygun bulunması şartıyla, fiyatta yapılan düzeltme satış bedeli yöntemine göre gümrük kıymetinin tespitinde dikkate alınır ve Kanunun 211.maddesi çerçevesinde işlem yapılır (geri verilir veya kaldırılır). Söz konusu düzeltmenin dikkate alınabilmesi için, ilgili başvurunun beyannamenin tescilinden itibaren bir yıl içinde yapılmış olması gerekir.

– İthalat sırasında kullanılan söz konusu credit note tutarlarına karşılık gelen döviz tutarlarının daha önce (ilgili SDGB’nin tescilinden önce) yurt dışına/satıcıya ödendiğinin ispatlanması, aksi takdirde, bahse konu credit note tutarı üzerinden Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2011/16, 2013/6 ve 2017/20 sayılı Genelgeleri kapsamında, (8/4/2015 Tarihli ve 2015/7511 Sayılı Kararnamenin Eki Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Kesintileri Hakkında Karar eki “Vadeli İthalatında KKDF Kesintisi Oranı % 0 ‘Sıfır’ Olarak Belirlenen Mallar Listesi”nde – ‘Liste 1’de belirtilen GTİP’ler hariç) KKDF tahakkuk ve tahsili, ayrıca hesaplanan KKDF tutarı üzerinden varsa ÖTV ile bunlara (KKDF + ÖTV tutarına) tekabül eden KDV’nin tahsili gerekir.

Örnek 4: Yukarıda (Örnek 3’te) yer alan ithalat sırasında A firmasının söz konusu eşyalar için 80.000-USD transfer yapıldığı, geriye kalan 20.000-USD içinse B firmasının bildirdiği Credit Note’yi (alacak dekontunu) kullandığını varsayalım. Bahse konu credit note tutarına karşılık gelen döviz tutarının (20.000-USD’nin) daha önce (ilgili ithalat beyannamesinin/SDGB’nin tescilinden önce) yurt dışına/satıcıya ödendiğinin ispatlanması gerekir. Aksi takdirde, bahse konu credit note tutarı üzerinden Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2011/16, 2013/6 ve 2017/20 sayılı Genelgeleri kapsamında, (8/4/2015 Tarihli ve 2015/7511 Sayılı Kararnamenin Eki Kaynak Kullanımını Destekleme Fo-nu Kesintileri Hakkında Karar eki “Vadeli İthalatında KKDF Kesintisi Oranı % 0 ‘Sıfır’ Ola-rak Belirlenen Mallar Listesi”nde – ‘Liste 1’de belirtilen GTİP’ler hariç) KKDF tahakkuk ve tahsili, ayrıca hesaplanan KKDF tutarı üzerinden varsa ÖTV ile bunlara (KKDF + ÖTV tuta-rına) tekabül eden KDV’nin tahsili gerekir.

Debit Note: Borç notu, borç dekontu, herhangi bir mal veya hizmet ithalatına ilişkin olarak ithal edilen mal veya hizmetin miktarının ya da fiyatının eksik hesaplanması, eksik faturalandırılması, düzenlenen fatura miktarından daha fazla malın gönderilmesi veya hizmetin ifası, vb. sebeplerle satıcı tarafından düzenlenip alıcıya gönderilen debit noteler vergi tevkifatına tabi olup;

a) Hizmet ithaline ilişkin debit noteler: Düzeltme beyannamesiyle ilgili vergi dairesine beyan edilerek, ilgili hizmet ithalinin tabi olduğu vergilendirme kriterlerine göre vergilendirilmesi (KDV ile varsa Gelir Vergisi veya Kurumlar Vergisi’nden kaynaklanan stopajın ödenmesi) gerekir.

Örnek 5: Uşak’ta ev tekstil ürünleri üreten C firmasının, fabrikasındaki makine ve ekipmanların periyodik bakımı için İtalya’daki D firmasından 10.000-EUR tutarında mühendislik, bakım ve onarım hizmeti satın aldığını, yapılan anlaşma gereği döviz kurlarındaki aşırı dalgalanma ve çalışma şartlarının zorluğu nedeniyle D firmasının 1.000-EUR tutarında Debit note gönderdiğini, bakım ve onarım işi için Türkiye’ye gelen mühendisler ve teknisyenlerin Türkiye’de toplam 10 gün kaldıklarını varsayalım.

– Söz konusu 1.000-EUR tutarlı Debit notenin, aynen ilgili hizmet ithalinin (mühendislik, bakım ve onarım hizmetinin) tabi olduğu vergilendirme kriterlerine göre vergilendirilmesi, C firmasının, düzeltme beyannamesiyle ilgili Vergi dairesine sorumlu sıfatıyla beyanda bulunarak, tekabül eden KDV’nin ödenmesi gerekir.

b) Herhangi bir mal veya eşya ithaline ilişkin debit noteler ise; 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 24/3-a ve 27.maddesi gereği Gümrük Kıymet Unsuru veya 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 21.maddesi gereği İthalatta KDV Matrah Unsuru olup, Gümrük Yönetmeliği’nin 53/5.maddesi gereği (İthal eşyasının gümrük kıymetine veya ithalatta katma değer vergisi matrahına girmesi gereken, ancak gümrük beyannamesinin tescili anında beyan sahibi tarafından mevcudiyetinin bilinmesi mümkün olmayan kıymet veya matrah unsurlarıiçin) en geçsöz konusu kıymet veya matrah unsurunun öğrenildiği ayı takip eden ayın yirmi altıncı günü akşamına kadar beyanda (tamamlayıcı beyanda) bulunulması ve tekabül eden vergilerin de aynı süre içinde ödenmesi gerekir.

Örnek 6: Yukarıda (Örnek 3’te) yer alan A firmasının, Tayvan’da faaliyet gösteren B firmasından 100.000-USD tutarında klima ve vantilatör ithal ettiğini, söz konusu eşyalar için ithalat sonrası B firmasınca 5.000-USD tutarında Debit Note gönderildiğini varsayalım.

– A firmasınca, söz konusu debit note alınır alınmaz, en geç takip eden ayın 26.günü akşamına kadar Gümrük Yönetmeliği’nin 53/5.maddesi gereği ilgili gümrük idaresine tamamlayıcı beyanda bulunarak (eşyaların ithaline ilişkin SDGB ile ilişkilendirilerek) tekabül eden gümrük/ithalat vergilerinin ödenmesi gerekir. Söz konusu Debit note tutarının, tamamlayıcı beyandan önce yurt dışına/satıcıya gönderilmesi, aksi takdirde; Debit note tutarı üzerinden Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2011/16, 2013/6 ve 2017/20 sayılı Genelgeleri kapsamında, (8/4/2015 Tarihli ve 2015/7511 Sayılı Kararnamenin Eki Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Kesintileri Hakkında Karar eki “Vadeli İthalatında KKDF Kesintisi Oranı % 0 ‘Sıfır’ Olarak Belirlenen Mallar Listesi”nde – ‘Liste 1’de belirtilen GTİP’ler hariç) KKDF tahakkuk ve tahsili, ayrıca hesaplanan KKDF tutarı üzerinden varsa ÖTV ile bunlara (KKDF + ÖTV tutarına) tekabül eden KDV’nin tahsili gerekir.

Gümrük Yönetmeliği’nin 53/6.maddesi gereği: İstisnai kıymetle beyana ilişkin tamamlayıcı beyanların süresi içerisinde verilmemesi nedeniyle zamanında ödenmeyen gümrük vergileri için eşyanın serbest dolaşıma girişine ilişkin beyannamenin tescil tarihinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenen gecikme zammı oranında gecikme faizi tahsil edilir ve Gümrük Kanunu’nun 241.maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezai işlem yapılır.

Örnek 7: Yukarıda (Örnek 6’da) yer alan Debit note ilişkin tamamlayıcı beyanın zamanında (Debit notun A firmasına ulaşmasına müteakip en geç takip eden ayın (26) yirmialtısına kadar) verilmemesi nedeniyle zamanında ödenmeyen gümrük vergileri için eşyanın serbest dolaşıma girişine ilişkin beyannamenin tescil tarihinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenen gecikme zammı oranında gecikme faizi tahsil edilir ve Gümrük Kanunu’nun 241.maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezai işlem yapılır.

Gümrük Yönetmeliği’nin 53.maddesi uyarınca istisnai kıymetle beyan yapılan hallerde, tamamlayıcı beyanın gümrük idaresine verilmesi gerektiği süreden önce istisnai kıymete ilişkin ödemenin (mal ithaline ilişkin debit note tutarının) yurt dışına transferinin gerçekleştirilmesi gerekir. Aksi takdirde, debit note tutarı üzerinden Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2011/16, 2013/6 ve 2017/20 sayılı Genelgeleri kapsamında, (8/4/2015 Tarihli ve 2015/7511 Sayılı Kararnamenin Eki Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Kesintileri Hakkında Karar ekiVadeli İthalatında KKDF Kesintisi Oranı % 0 ‘Sıfır’ Olarak Belirlenen Mallar Listesi”nde – ‘Liste 1’de belirtilen GTİP’ler hariç) KKDF tahakkuk ve tahsili, ayrıca hesaplanan KKDF tutarı üzerinden varsa ÖTV ile bunlara (KKDF + ÖTV tutarına) tekabül eden KDV’nin tahsili gerekir.

II- CARİ HESAP/CARİ HESAP SÖZLEŞMESİNİN VERGİSEL BOYUTU

Cari Hesap, Cari Hesap Sözleşmesi: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 89.maddesine göre; İki kişinin/iki firmanın herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesidir. Bu sözleşme yazılı yapılmadıkça geçerli olmaz.

TTK’nun 90.maddesine göre: Her hesap devresi sonunda alacak ve borcu oluşturan tutarlar birbirinden çıkarıldıktan sonra tanınan veya hükmen belirlenen bakiye, yeni hesap devresine ait bir kalem olmak üzere hesaba geçirilir. Cari hesabın alacak sütununa yazılan tutarlar için, sözleşme veya ticari teamüller gereğince, kaydolundukları tarihten itibaren faiz işler. TTK’nun 95.maddesine göre: 8’inci maddedeki şartların (Ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirlenebilmesi, tüketicinin korunmasına ilişkin hükümlerin saklı kalması vb.) varlığı hâlinde, alacak ile borç kalemlerinin birbirinden çıkarılması sonucunda bulunan bakiyeye, belirlenip hesaba kaydedildiği tarihten itibaren faiz işler, bileşik faize yol açabilecek uygulama yapılamaz, bu hükme aykırı sözleşme öngörülemez.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu (GVK)’nun 75.maddenin 6.fıkrasına göre: Her nevi alacak faizleri (Adi, imtiyazlı, rehinli, senetli alacaklarla, cari hesap alacaklarından doğan faizler ve kamu tüzelkişilerince borçlanılan ve senede bağlanmış olan meblağlar için ödenen faizler dahil.) menkul sermaye iradı olarak sayılmıştır.

Mal veya hizmet alımına ilişkin olarak iki taraf arasında yapılan cari hesap sözleşmesine istinaden cari hesap alacaklarından doğan faizler, menkul sermaye iradı olarak sayıldığından GVK’nun 7, 75 ve 94.maddeleri, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu (KVK)’nun 3, 15 ve 30.maddeleri ile 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK)’nın 5.fıkrasının (c) bendi gereğince brüt tutar üzerinden % 5 nispetinde vergi kesintisine (stopaja) tabidir. KVK’nun 15/7 ve 30/11.maddelerine göre, yapılacak vergi kesintisinde kazanç ve iratlar gayrisafî tutarları üzerinden dikkate alınır.

Stopaj kapsamında olan hizmet türleri GVK’nun 94 üncü ve KVK’nun 30.maddesinde sıralanmıştır. Bu maddelerde bahsi geçmeyen hizmet türleri stopaj gerektirmez.

Hizmet ithali nedeniyle iki taraf arasında yapılan cari hesap sözleşmesine istinaden cari hesap alacaklarından doğan faizler, KDV Kanunu’nun 6, 8, 9, 10 ve 24.maddesine göre genel oran (% 18) üzerinden KDV’ye tabidir.  

Örnek 1: Petrol ürünleri halatı yapan E firmasının, Uluslararası Gözetim şirketi olan F firmasından [Dış ticarete konu mallarla ilgili olarak kalite ve miktar kontrolü; depolama, yükleme, boşaltma ve nakil esnasındaki durumun tespiti ile döviz kuru ve mali şartlar da dâhil olmak üzere fiyat ve gümrük sınıflandırmasının doğruluğunun saptanması, vb. konularında] hizmet aldığını, iki taraf arasında (E ve F firmaları arasında) cari hesap sözleşmesi mevcut olduğunu ve söz konusu sözleşmeye istinaden cari hesap alacaklarından doğan 10.000-USD faiz ödediğini varsayalım.

– E firması, Cari hesap sözleşmesinden kaynaklanan ve F firmasına ödenen/ödenecek olan söz konusu faiz gideri/tutarının brütleştirilmiş tutarı üzerinden % 5 nispetinde vergi kesintisi (stopaj) ve % 18 oranında KDV tevkifatı yapmak zorundadır.

Mal ithalatı nedeniyle cari hesap sözleşmesine istinaden cari hesap alacaklarından kaynaklanan faizler ise brüt tutarları üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 24/3-a ve 27.maddeleri gereği “gümrük kıymet unsuru” veya 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 21.maddesi gereği “ithalatta KDV matrah unsuru” olup, Gümrük Yönetmeliği’nin 53/5.maddesi gereği en geç söz konusu kıymet veya matrah unsurunun öğrenildiği ayı takip eden ayın yirmi altıncı günü akşamına kadar beyanda bulunulması ve tekabül eden vergilerin de aynı süre içinde ödenmesi gerekir.

Gümrük Yönetmeliği’nin 53/6.maddesi gereği: İstisnai kıymetle beyana ilişkin tamamlayıcı beyanların süresi içerisinde verilmemesi nedeniyle zamanında ödenmeyen gümrük vergileri için eşyanın serbest dolaşıma girişine ilişkin beyannamenin tescil tarihinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenen gecikme zammı oranında gecikme faizi tahsil edilir ve Gümrük Kanunu’nun 241.maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlem yapılır.

Gümrük Yönetmeliği’nin 53.maddesi uyarınca istisnai kıymetle beyan yapılan hallerde, tamamlayıcı beyanın gümrük idaresine verilmesi gerektiği süreden önce istisnai kıymete ilişkin ödemenin (mal ithaline ilişkin cari hesap sözleşmesinden kaynaklanan faiz tutarının) yurt dışına transferinin gerçekleştirilmesi gerekir. Aksi takdirde, söz konusu faiz tutarı üzerinden Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2011/16, 2013/6 ve 2017/20 sayılı Genelgeleri kapsamında, (8/4/2015 Tarihli ve 2015/7511 Sayılı Kararnamenin Eki Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Kesintileri Hakkında Karar eki “Vadeli İthalatında KKDF Kesintisi Oranı % 0 ‘Sıfır’ Olarak Belirlenen Mallar Listesi”nde – ‘Liste 1’de belirtilen GTİP’ler hariç) KKDF tahakkuk ve tahsili, ayrıca hesaplanan KKDF tutarı üzerinden varsa ÖTV ile bunlara (KKDF + ÖTV tutarına) tekabül eden KDV’nin tahsili gerekir.

Örnek 2: Yukarıda (Örnek 1’de) yer alan E firması ile petrol ürünlerini satın aldığı/ihracatçı G firması arasındaki cari hesap sözleşmesine istinaden cari hesap alacaklarından kaynaklanan 20.000-USD tutarında faiz ödendiğini varsayalım. Sözkonusu faiz tutarının eşya ithaline ilişkin serbest dolaşıma giriş beyannameleriyle (SDGB) ilişkilendirilerek, bir başka değişle brüt tutarı üzerinden İthal Eşyanın/eşyalarının Gümrük Kıymetine katılarak, tekabül eden ithalat/gümrük vergilerinin tahakkuk ve taksilinin sağlanması gerekir.

– Gümrük Yönetmeliği’nin 53/6.maddesi gereği: İstisnai kıymetle beyana ilişkin tamamlayıcı be-yanların süresi içerisinde verilmemesi nedeniyle zamanında ödenmeyen gümrük vergileri için eşyanın serbest dolaşıma girişine ilişkin beyannamenin tescil tarihinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenen gecikme zammı oranında gecikme faizi tahsil edilir ve Gümrük Kanunu’nun 241.maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlem yapılır.

Gümrük Yönetmeliği’nin 53.maddesi uyarınca istisnai kıymetle beyan yapılan hallerde, tamamlayıcı beyanın gümrük idaresine verilmesi gerektiği süreden önce istisnai kıymete ilişkin ödemenin (mal ithaline ilişkin cari hesap sözleşmesinden kaynaklanan faiz tutarı olan 20.000-USD’nin) yurt dışına transferinin gerçekleştirilmesi gerekir. Aksi takdirde, söz konusu faiz tutarı üzerinden Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2011/16, 2013/6 ve 2017/20 sayılı Genelgeleri kapsamında, (8/4/2015 Tarihli ve 2015/7511 Sayılı Kararnamenin Eki Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Kesintileri Hakkında Karar eki “Vadeli İthalatında KKDF Kesintisi Oranı % 0 ‘Sıfır’ Olarak Belirlenen Mallar Listesi”nde – ‘Liste 1’de belirtilen GTİP’ler hariç) KKDF tahakkuk ve tahsili, ayrıca hesaplanan KKDF tutarı üzerinden varsa ÖTV ile bunlara (KKDF + ÖTV tutarına) tekabül eden KDV’nin tahsili gerekir.

III- FİNANSMAN ANLAŞMASININ VERGİSEL BOYUTU

Finansman sözleşmesi: 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 39.maddesine göre; Her türlü mal veya hizmet alımının, malı veya hizmeti satın alan gerçek veya tüzel kişinin nam ve hesabına mal veya hizmetin teslim veya temini ile birlikte doğrudan satıcıya ödeme yapılması suretiyle kredilendirilmesini öngören sözleşmedir. Kredi geri ödemeleri, adına kredi açılanlar tarafından finansman şirketlerine yapılır. Finansman sözleşmesinin yazılı şekilde düzenlenmesi zorunludur. Finansman şirketlerinin, kredilendirecekleri mal veya hizmetleri temin eden satıcılarla önceden yazılı şekilde genel bir sözleşme yapmaları zorunludur.

Herhangi bir mal ithaline ilişkin olarak bir finansman anlaşması uyarınca alıcı tarafından üstlenilen faiz giderleri gümrük kıymetine dahil edilmez.

4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 28/c.maddesine göre: İthal eşyasının fiilen ödenen veya ödenecek fiyatından ayırt edilebilmeleri koşuluyla ithal eşyasının satışıyla ilgili olarak bir finansman anlaşması uyarınca alıcı tarafından üstlenilen faiz giderleri gümrük kıymetine dahil edilmez. (c) bendinde belirtilen hallerde, finansmanın satıcı veya bir başka kişi tarafından sağlanmış olmasına bakılmaz. Ancak, finansman anlaşmasının yazılı olarak yapılmış olması ve gerektiğinde alıcının; “ Eşyanın, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olarak beyan edilen fiyattan satıldığını ve söz konusu faiz oranının, finansmanın sağlandığı ülkede o tarihte bu tür bir işlem için geçerli olan faiz oranı seviyesini aşmadığını” kanıtlaması gerekir.

Herhangi bir hizmet ithaline ilişkin olarak bir finansman anlaşması uyarınca alıcı tarafından üstlenilen faiz giderleri; Yabancı devletler, uluslararası kurumlar veya yabancı bankalardan ya da bulunduğu ülkede mutad olarak kredi vermeye yetkilendirilmiş olup sadece ilişkili bulunduğu kurumlara değil tüm gerçek ve tüzel kişilere kredi veren kurumlardan alınan her türlü krediler için ödenecek faizlerden (katılım bankalarının kendi usullerine göre yurt dışından sağladıkları fonlar ve benzeri kaynaklar için ödedikleri kâr payları dahil) % 0 oranında stopaj kesintisi ve % 0 oranında KDV kesintisi yapılmasına karşın, bunların dışında kalan kişi veya kuruluşlardan (Diğerlerinden) alınan/sağlanan krediler ve borç paralar için ödenecek faizler ise % 10 oranında stopaj kesintisi ile genel oranda (% 18) Sorumlu Sıfatıyla KDV kesintisine tabidir.

Ayrıca, 15.03.2017 tarih ve 30008 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 2017/9973 sayılı Karar gereği: Bankalar ve finansman şirketleri dışında, Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışından sağladıkları Türk Lirası kredilerde (fiduciary işlemler hariç) Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu kesintisi oranı; Ortalama vadesi bir yıla kadar olanlarda % 1 (yüzde bir), bir yıl ve üzeri olanlarda ise % 0 (yüzde sıfır) olarak uygulanır.

Kısaca Fiduciary İşlemler: Türkiye kaynaklı fonların, yurt dışında kurulu bir banka veya şube kullanılarak önce yurt dışına çıkarılması ve daha sonra tekrar yurda getirilmesi işlemidir.

Öte yandan, 88/12944 sayı ve 12.05.1988 tarihli Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Hakkında Karar’ın 4.maddesinin 8.fıkrası gereği; Yurt dışındaki işlerle ilgili olarak, yurt içindeki bankalardan veya yurt dışından alınacak döviz kredileri KKDF kesintisine tabi değildir.

IV- MUTABAKAT FARKLARININ VERGİSEL BOYUTU

Mutabakat Farkı: Ticari ilişki içinde bulunan iki şirketin, belirli periyodik aralıklarla cari hesapta mutabakat sağlamak için cari hesaptaki borç ve alacak değerlerinin karşılıklı teyid işlemi sonucunda ortaya çıkan fark tutardır. Mutabakat farkı karşı tarafın alacağı (bizim borcumuz) veya bizim alacağımız (karşı tarafın borcu) şeklinde oluşmaktadır.

Herhangi Bir Mal Veya Hizmet İthalatına İlişkin Olarak Ortaya Çıkan Mutabakat Farkı:

a) Mutabakat Farkı Karşı Tarafın Alacağı (Bizim Borcumuz) İse; Söz konusu alacaktan, karşı taraf (alacaklı) 213 sayılı Vergi Usul Kanunu (VUK)’nun 324.maddesine göre vazgeçiyorsa yani, konkordato veya sulh yoluyla alınmasından vazgeçilen alacaklar, borçlunun defterlerinde (bizim defterimizde) özel bir karşılık hesabına alınır. Bu hesabın muhteviyatı alacaktan vazgeçildiği yılın sonundan başlayarak üç yıl içinde zararla itfa edilmediği takdirde kâr hesabına naklolunur/aktarılır. Bu tür mutabakat farklarından ilk üç yıl içinde her hangi bir vergi tevkifatı yapmaya gerek yoktur.

b) Mutabakat Farkı Karşı Tarafın Borcu (Bizim Alacağımız) İse;

1) Söz konusu alacak tutarı Vergi Usul Kanunu (VUK)’un 322.maddesi gereği değersiz alacak yani, kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkân kalmayan alacak ise, değersiz alacaktır. Değersiz alacaklar, bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf değerlerini kaybederler ve mukayyet kıymetleriyle zarara geçirilerek yok edilirler. İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin bu madde hükmüne giren değersiz alacakları, gider kaydedilmek suretiyle yok edilirler. 2) Söz konusu alacak tutarından VUK’nun 324.maddesine göre vazgeçiliyorsa yani, konkordato veya sulh yoluyla alınmasından vazgeçilen alacaklar, borçlunun defterlerinde özel bir karşılık hesabına alınır. Bu hesabın muhteviyatı alacaktan vazgeçildiği yılın sonundan başlayarak üç yıl içinde zararla itfa edilmediği takdirde borçlu tarafından kâr hesabına naklolunur/aktarılır.

Her hangi bir mal veya hizmet ithaline bağlı olarak ortaya çıkan mutabakat farkı (karşı tarafın borcu, bizim alacağımız): VUK’un 322, 323 (şüpheli alacaklar) ve 324.maddesinde belirtilen şartları taşımadığı takdirde, ilgili mal veya hizmetin vergilendirme koşullarında vergiye tabi tutulması gerekir.

Diğer bir değişle; 1) Hizmet İthaline İlişkin Olarak Ortaya Çıkan Mutabakat Farklarında (Karşı Tarafın Borcu, Bizim Alacağımız): İlgili hizmet türünün Gelir Vergisi Kanunu’nun 94.maddesi veya Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30.maddesi gereği stopaj kesintisine tabi olması halinde söz konusu mutabakat farkının da stopaja tabi tutulması, ilgili hizmet bedelinin dar mükellefler açısından ticari kazanç sayılması durumunda ise ortaya çıkan mutabakat farkından her hangi bir stopaj kesintisi yapılmaması gerekir. Ancak, söz konusu mutabakat farkı KDV Kanunu’nun 6, 8, 9, 10 ve 24.maddelerine göre KDV’ye tabi olup, sorumlu sıfatıyla 2 nolu KDV beyannamesiyle ilgili vergi dairesine beyanda bulunularak tekabül eden KDV’nin ödenmesi gerekir. 

Örnek 1: Petrol ürünleri halatı yapan G firması, Uluslararası Gözetim şirketi olan H firmasından [Dış ticarete konu mallarla ilgili olarak kalite ve miktar kontrolü; depolama, yükleme, boşaltma ve nakil esnasındaki durumun tespiti ile döviz kuru ve mali şartlar da dâhil olmak üzere fiyat ve gümrük sınıflandırmasının doğruluğunun , vb. konularında] hizmet aldığını, iki firmanın tuttuğu ticari hesaplarda belirli bir süre sonra “karşı tarafın borcu, bizim alacağımız” şeklinde 10.000-USD tutarında mutabakat farkı doğduğunu varsayalım.

İthal edilen söz konusu hizmetler stopaj kesintisine tabi olmadığı için bahse konu mutabakat farkıda stopaj kesintisine tabi olmadığı ancak, söz konusu 10.000-USD mutabakat farkı KDV Kanunu’nun 6, 8, 9, 10 ve 24.maddelerine göre KDV’ye tabi olup, sorumlu sıfatıyla 2 nolu KDV beyannamesiyle ilgili vergi dairesine beyanda bulunularak tekabül eden KDV’nin ödenmesi gerekir. 

2) Mal İthaline İlişkin Mutabakat Farklarında (Karşı Tarafın Borcu, Bizim Alacağımız): Vaz geçtiğimiz alacak tutarı bir nevi satıcıya fazladan ödenen ilave bedel olduğu için 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 24/3-a ve 27.maddesi gereği “Gümrük Kıymet Unsuru” veya 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 21.maddesi gereği “İthalatta KDV Matrah Unsuru” olup, Gümrük Yönetmeliği’nin 53/5.maddesi gereği, söz konusu mutabakat farkının (Gümrük Kıymeti veya KDV Matrah Unsurunun) en geç öğrenildiği ayı takip eden ayın yirmi altıncı günü akşamına kadar ilgili gümrük idaresine beyanda bulunulması ve tekabül eden vergilerin de aynı süre içinde ödenmesi gerekir. İstisnai kıymetle beyana ilişkin tamamlayıcı beyanların süresi içerisinde verilmemesi nedeniyle zamanında ödenmeyen gümrük vergileri için eşyanın serbest dolaşıma girişine ilişkin beyannamenin tescil tarihinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenen gecikme zammı oranında gecikme faizi tahsil edilir ve Gümrük Kanunu’nun 241.maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezai işlem yapılır.

Örnek 2: Yukarıda (Örnek 1’de) yer alan G firması ile petrol ürünlerini satın aldığı/ihracatçı K firmasının tuttuğu ticari hesaplarda belirli bir süre sonra “karşı tarafın borcu, bizim alacağımız” şeklinde 15.000-USD tutarında mutabakat farkı doğduğunu varsayalım.

– Söz konusu mutabakat farkının eşya ithaline ilişkin serbest dolaşıma giriş beyannameleriyle (SDGB) ilişkilendirilerek, bir başka değişle brüt tutarı üzerinden İthal Eşyanın/eşyalarının Gümrük Kıymetine katılarak, tekabül eden ithalat/gümrük vergilerinin tahakkuk ve taksilinin sağlanması gerekir.

SONUÇ

Ticari hayatta sıklıkla kullanılan ve her hangi bir mal veya hizmet ithaline bağlı olarak ortaya çıkan credit note, debit note, cari hesap sözleşmesine istinaden hesap kesim sonucunda ortaya çıkan fark üzerinden ödenen faiz gideri ve finansman anlaşmasına istinaden ödenen faiz giderleri ile mutabakat zaptı sonucu ortaya çıkan mutabakat farkları vergilendirme yönüyle incelendiğinde:

Credit Note (Alacak notu)’nun nasıl oluştuğu vergilendirme açısından önem taşımakta olup, örneğin: Önceden kaparo göndererek veya peşin olarak gerçekleştirilen mal veya hizmet ithalatlarında, belirli dönemlerde, satıcının yeterince mal veya hizmeti gönderememesi nedeniyle, alıcının satıcı nezdinde bulunan alacak miktarını belirtmek üzere satıcı tarafından düzenlenen credit note’ler bilgilendirme mahiyetinde olduğu için herhangi bir vergi tevkifatına tabi değildir. Bu tür credit note’lerde gelende, müteakip yapılacak mal veya hizmet alınlarında kullanılarak yurt dışına credit note tutarı kadar eksik döviz transferi (satıcıya eksik ödeme) yapılır fakat, ilgili mal veya hizmetin bedeline ilave edilerek beyan edilir/vergilendirilir, ya da söz konusu fazla tutar satıcı tarafından alıcıya geri gönderilir/iade edilir.

Herhangi bir mal veya hizmet ithalatından sonra, malın veya hizmetin kalitesinin düşüklüğü, geri iadesi veya hizmetten memnun kalınmaması, mal veya hizmetin eksik gönderilmesi ya da eksik teslim edilmesi, maddi hesap hatası yapılması, vb. sebeplerle mal veya hizmetin bedelinde bir eksilme vukubulmasına bağlı olarak düzenlenen credit noteler, ithale konu mal veya hizmetin matrahında eksilmeye sebep oldukları için bu credit notelere tekabül eden vergilerin ilgili mükelleflere iadesi, terkini veya mahsubu, hizmet ithaline ilişkin credit notelere tekabül eden KDV ile varsa Gelir Vergisi veya Kurumlar Vergisi’nden kaynaklanan stopajın iadesi gerekir.

Mal ithaline ilişkin olan ve aynı şartları taşıyan credit notelere isabet eden gümrük vergileri hakkında ise; Gümrük Yönetmeliği’nin 45-1/ç.maddesi kapsamında, Gümrük Kanunun 210 ve 211.maddesi çerçevesinde işlem yapılır (ilgili gümrük vergileri geri verilir veya kaldırılır).

Herhangi bir mal veya hizmet ithalatına ilişkin olarak ortaya çıkan debit noteler vergi tevkifatına tabi olup; Hizmet ithaline ilişkin debit noteler: Düzeltme beyannamesiyle ilgili vergi dairesine beyan edilerek, ilgili hizmet ithalinin tabi olduğu vergilendirme kriterlerine göre vergilendirilmesi (KDV ile varsa Gelir Vergisi veya Kurumlar Vergisi’nden kaynaklanan stopajın ödenmesi), herhangi bir mal veya eşya ithaline ilişkin debit noteler ise; 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 24/3-a ve 27.maddeleri gereği “Gümrük Kıymet Unsuru” veya 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 21.maddesi gereği “İthalatta KDV Matrah Unsuru” olup, Gümrük Yönetmeliği’nin 53/5.maddesi gereği en geç söz konusu kıymet veya matrah unsurunun öğrenildiği ayı takip eden ayın yirmi altıncı günü akşamına kadar beyanda bulunulması ve tekabül eden vergilerin de aynı süre içinde ödenmesi gerekir.

Mal veya hizmet alımına ilişkin olarak iki taraf arasında yapılan cari hesap sözleşmesine istinaden cari hesap alacaklarından kaynaklanan faizler, menkul sermaye iradı olarak kabul edildiğinden GVK’nun 7, 75 ve 94.maddeleri, KVK’nun 3, 15 ve 30.maddeleri ile 2009/14593 sayılı BKK’nın 5.fıkrasının (c) bendi gereğince brüt tutar üzerinden % 5 nispetinde stopaja tabidir. KVK’nun 15/7 ve 30/11.maddelerine göre, yapılacak vergi kesintisinde kazanç ve iratlar gayrisafî tutarları üzerinden dikkate alınır. Hizmet ithali ilişkin cari hesap sözleşmesine istinaden cari hesap alacaklarından doğan faizler, KDV Kanunu’nun 6, 8, 9, 10 ve 24.maddelerine göre genel oran ( % 18) üzerinden KDV’ye tabidir.

Mal ithalatı nedeniyle cari hesap alacaklarından doğan faizler ise brüt tutarları üzerinden Gümrük Kanunu’nun 24/3-a ve 27.maddeleri ile KDV Kanunu’nun 21.maddesi  gereği “gümrük kıymet unsuru” veya “ithalatta KDV matrah unsuru” olup, Gümrük Yönetmeliği’nin 53/5.maddesi gereği ilgili gümrük idaresine beyanda bulunularak tekabül eden gümrük vergi ve resimlerinin ödenmesi gerekir.

4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 28/c.maddesi gereği; Herhangi bir mal ithaline ilişkin olarak bir finansman anlaşması uyarınca alıcı tarafından üstlenilen faiz giderleri gümrük kıymet unsuru değildir.

Herhangi bir hizmet ithaline ilişkin olarak bir finansman anlaşması uyarınca alıcı tarafından üstlenilen faiz giderleri; Yabancı devletler, uluslararası kurumlar veya yabancı bankalardan ya da bulunduğu ülkede mutad olarak kredi vermeye yetkilendirilmiş olup sadece ilişkili bulunduğu kurumlara değil tüm gerçek ve tüzel kişilere kredi veren kurumlardan alınan her türlü krediler için ödenecek faizlerden (katılım bankalarının kendi usullerine göre yurt dışından sağladıkları fonlar ve benzeri kaynaklar için ödedikleri kâr payları dahil) % 0 oranında stopaj ve % 0 oranında KDV kesintisi yapılmasına karşın, bunların dışında kalan kişi veya kuruluşlardan (Diğerlerinden) alınan krediler ve borç paralar için ödenecek faizler ise % 10 oranında stopaj ile genel oranda (% 18 oranında) KDV kesintisine tabidir.

Herhangi bir mal veya hizmet ithalatına ilişkin olarak ortaya çıkan mutabakat farkı:

a) Karşı tarafın alacağı (bizim borcumuz); Söz konusu alacaktan karşı taraf VUK’nun 324.maddesine göre vazgeçiyorsa, borçlunun defterlerinde (bizim defterimizde) özel bir karşılık hesabına alınır. Bu hesabın muhteviyatı alacaktan vazgeçildiği yılın sonundan başlayarak üç yıl içinde zararla itfa edilmediği takdirde kâr hesabına naklolunur/aktarılır. Bu tür mutabakat farklarından ilk üç yıl içinde her hangi bir vergi tevkifatı yapmaya gerek yoktur.

b) Karşı tarafın borcu (bizim alacağımız) ise; VUK’un 322, 323 (şüpheli alacaklar) ve 324.maddesinde belirtilen şartları taşımadığı takdirde, ilgili mal veya hizmetin vergilendirme koşullarında vergiye tabi tutulması gerekir.

KAYNAKÇA

  • 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu.
  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu.
  • 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu.
  • 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu.
  • 4458 sayılı Gümrük Kanunu.
  • Mer-i Gümrük Yönetmeliği.
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu.
  • 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktoring Ve Finansman Şirketleri Kanunu.
  • 88/12944 sayı ve 12.05.1988 tarihli Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Hakkında Ka-rar.
  • 2017/9973 sayılı Karar.
  • ÇOBAN Kerim, “Gayri Maddi Hak Kazançlarının Brütleştirilmesi İle Kurumlar Vergisi, Katma Değer Vergisi Ve Gümrük Kıymeti Yönüyle İncelenmesi”, Gümrük ve Ticaret Dünyası Dergisi, Sayı 94, Yıl 2017/4.
  • ÇOBAN Kerim, “Vade Farkı, Fiyat Farkı ve Kur Farkının Vergisel Boyutu”, Gümrük ve Ticaret Dünyası Dergisi, Sayı 96, Yıl 2018/1.

Kerim Çoban

Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi

Continue reading

Bedelsiz İhracat

Bedelsiz İhracat

25

Eylül, 2020

ÖZET

Karşılığında yurt dışından bir ödeme yapılmaksızın yurt dışına mal çıkarılması, bedelsiz ihracat olarak adlandırılır.

Bedelsiz olarak ihraç edilebilecek mallar:

1-a) Gerçek veya tüzel kişiler tarafından götürülen veya gönderilen hediyeler, miktarı ticari teamüllere uygun numuneler ile reklam ve tanıtım malları, yeniden kullanıma veya geri dönüşüme konu ithal edilmiş mal ve ambalaj malzemeleri,

b) Daha önce usulüne uygun olarak ihraç edilmiş malların bedelsiz gönderilmesi ticari örf ve adetlere uygun parçaları, fireleri ile garantili olarak ihraç edilen malların garanti süresi içinde yenilenmesi gereken parçaları,

c) Yabancı misyon mensuplarının, Türkiye’de çalışan yabancıların, yurt dışına hane nakli suretiyle gidecek Türk vatandaşlarının, daimi veya geçici görevle yurt dışına giden kamu görevlilerinin, bu durumlarının ilgili mercilerce belgelenmesi şartıyla, beraberlerinde götürecekleri, gönderecekleri veya adlarına gönderilecek mal ve taşıtlar,

ç) Yurt dışında yerleşik tüzel kişiler, yabancı turistler ve yurt dışında ikamet eden Türk vatandaşlarının beraberlerinde götürecekleri, gönderecekleri veya adlarına gönderilecek mal ve taşıtlar,

d) Kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler ve üniversitelerin; Görevleri veya anlaşmalar gereği gönderecekleri mal ve taşıtlar,

e) Savaş, deprem, sel, salgın hastalık, kıtlık ve benzeri afet durumlarında; Kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler, üniversiteler, Kızılay ile kamu yararına çalışan dernek ve vakıfların gönderecekleri insani yardım malzemeleri.

2) Yukarıda belirtilenler dışında kalan hususlar, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü görüşü alınarak, ilgili gümrük idaresi veya İhracatçı Birliği Genel Sekreterliğince sonuçlandırılır.

Anahtar kelimeler: İhracat, Fiili ihracat, Bedelsiz ihracat, …

GİRİŞ

4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 150.maddesi başta olmak üzere ilgili mevzuat hükümlerine göre ihracat: Ticaret politikası önlemleri ve gerektiği takdirde ihracat vergileri de dahil olmak üzere çıkış işlemlerine ilişkin hükümlerin uygulanmasıyla gerçekleştirilir.

– Türkiye Gümrük Bölgesinden ihraç edilecek eşya, Gümrük Yönetmeliği’nin 131 ve 156.madde hükümleri saklı kalmak üzere, ihracata ilişkin gümrük beyannamesi ile yetkili gümrük idaresine beyan edilir. Türkiye Gümrük Bölgesinden çıkacak eşyanın gümrük beyannamesine tabi olmayacağı hal ve şartlar yönetmelikle belirlenir.

1) Bedelsiz İhracata İlişkin 2008/12 Sayılı Tebliğ’in ikinci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan mallardan, değeri 250.000 (ikiyüzellibin) ABD Dolarına kadar olanlar ile değer ve miktarına bakılmaksızın birinci fıkrasının (d) ve (e) bentlerinde belirtilen malların bedelsiz ihracat izni başvuruları doğrudan ilgili gümrük idaresine yapılır.

2) İkinci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan mallardan, değeri 250.000 (ikiyüzellibin) ABD Doları ve üzeri olanların bedelsiz ihracat izni başvuruları ise, ekteki Bedelsiz İhracat Formu doldurularak İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliklerine yapılır.

3) İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterlikleri verilen bedelsiz ihraç izinlerinin bir örneğini talep sahibine, bir örneğini de ilgili gümrük idaresine intikal ettirirler.

4) Bedelsiz ihraç izinlerinin geçerlilik süresi 1 (bir) yıldır.

5) İkinci maddenin birinci fıkrasının (c) ve (ç) bentleri çerçevesinde yapılacak bedelsiz ihracata, doğrudan gümrük idaresince izin verilir. Ancak (ç) bendi uyarınca bedelsiz ihracı yapılacak malların yolcu beraberinde götürülmeyip, önce veya sonra gönderilmesi halinde, Türkiye’de satın alındığının belgelenmesi, taşıt götürülmesi halinde ise taşıtın trafik tescil kuruluşlarınca ve vergi dairelerince kayıtlarının kapatıldığının belgelenmesi gerekir.

6) İkinci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında, yurt dışında yerleşik tüzel kişiler, yabancı turistler ve yurt dışında ikamet eden Türk vatandaşlarının, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 11/1-b maddesinde düzenlenen istisnadan yararlanarak yurt dışına götürecekleri, gönderecekleri veya adlarına gönderilecek mal ve taşıtların bedelsiz ihracına, satıcı tarafından verilen satış faturası nüshası veya satıcı onaylı örneklerine istinaden, ilgili gümrük idarelerince izin verilir.

7) Söz konusu satış faturasının bir nüshası veya satıcı onaylı bir örneği, Türkiye İstatistik Kurumuna gönderilmesini teminen, ilgili gümrük idaresince Gümrükler Genel Müdürlüğüne intikal ettirilir (Bedelsiz İhracata İlişkin 2008/12 Sayılı Tebliğ’in 3.maddesi).  

Bedelsiz ihracat nedeniyle düzenlenen kağıtlar ve ilgili gümrük beyannamesi belirli şartları taşıması halinde Damga Vergisine tabi değildir.

I-İHRACAT

İhracata ilişkin kanuni düzenlemeler ana hatlarıyla 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 150 ve 151.maddeleri, Gümrük Yönetmeliği’nin 415 ilâ 418.maddeleri, 95/7623 sayı ve 22.12.1995 tarihli İhracat Rejim Kararı, 26190/06.06.2006 sayı ve tarihli Resmi Gazetede yayımlanan İhracat Yönetmeliği ile çeşitli İhracat Tebliğleri ve ilgili diğer mevzuat hükümlerinden oluşmaktadır.

Bedelsiz İhracat: Karşılığında yurt dışından bir ödeme yapılmaksızın yurt dışına mal çıkarılmasıdır.

İhracat Rejimi: Serbest dolaşımda bulunan eşyanın ihraç amacıyla Türkiye Gümrük Bölgesi dışına çıkışına ilişkin hükümlerin uygulandığı rejimdir.

İhracat: Bir malın, yürürlükteki ihracat mevzuatı ile gümrük mevzuatına uygun şekilde Türkiye gümrük bölgesi dışına veya serbest bölgelere çıkarılmasını veyahut Bakanlıkça ihracat olarak kabul edilecek sair çıkış ve işlemlerini,

Mal: Her türlü eşya, madde, ürün veya değeri,

İhracatçı: İhraç edeceği mala göre ilgili İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğine üye olan, vergi numarasına sahip gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişilik statüsüne sahip olmamakla birlikte yürürlükteki mevzuat hükümlerine istinaden hukuki tasarruf yapma yetkisi tanınan ortaklıkları ifade eder (İhracat Yönetmeliği 4.maddesi).

İhraç eşyası, buna ilişkin gümrük beyannamesinin tescili sırasında bulunduğu durum ve niteliğini gümrük kontrolünden çıktığı sırada da aynen muhafaza etmesi ve bu haliyle Türkiye Gümrük Bölgesini terk etmesi koşuluyla fiilen ihraç edilmiş sayılır. Fiili ihracata müteakip ihraç eşyası üzerindeki gümrük kontrolü de sona erer (Gümrük Kanunu 151.maddesi).

En Basit Anlatımla Fiili İhracat: İhraç eşyasının Gümrük Kanunu hükümleri çerçevesinde muayenesinin yapılıp taşıta yüklenmesi, kısım kısım gelmekte olan eşyada da yüklemenin tamamlanması ve eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesini terk etmesidir.

Fiili İhracat: İhraç ürününün, buna ilişkin gümrük beyannamesinin tescili sırasında bulunduğu durum ve niteliğini gümrük denetiminden çıktığı sırada da aynen muhafaza etmesi ve bu haliyle Türkiye Gümrük Bölgesi’ni terk etmesidir. Serbest Bölgelere yapılan satışlarda ise ürünün buradan başka bir ülkeye ihraç edildiğinin tevsikidir (Para-Kredi Ve Koordinasyon Kurulu’nun 06.04.2018 Tarih Ve 2018/12 Sayılı Kararı’nın 3.maddesi).

İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği Onayı/Kaydı: İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği tarafından gümrük beyannamesi onay/kayıt işlemleriyle ilgili olarak verilecek onay, kayıt ve/veya elektronik onayı/kaydı,

İhraç Müsaadesi: Ülke ekonomisinin ihtiyaçları, iç ve dış piyasa arz ve talep durumu, satış şekli ile alıcı ülke ve firmaların ülkemiz ile olan ticari ve ekonomik ilişkileri gibi hususlar göz önünde tutularak Müsteşarlıkça verilen ihraç iznini, 

Kayda Bağlı İhracat: Gümrük beyannamesinin, ihracattan önce İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğince kayda alındığı ihracat şeklini, 

İfade eder (İhracat Yönetmeliği’nin 4.maddesi).

– Ticari kiralama yoluyla yapılacak ihracat işlemleri, gümrük mevzuatı hükümlerine tabidir (İhracat Yönetmeliği 13.madde).

Yapılan beyan, bağlayıcıdır. Beyannamede imzası bulunan kişiler cezai hükümlerin uygulanması açısından beyannamede belirtilen bilgiler ile beyannameye ekli belgelerin doğruluğu ve ilgili rejimin gerektirdiği bütün yükümlülüklere uyulmasından sorumludur. Doğrudan temsil durumunda bu sorumluluk adına hareket edilenlere aittir. Beyanın bağlayıcı olması nedeniyle beyanname başkasına devredilemez. Eşyanın başkalarına satılması beyan sahiplerini yükümlülüklerinden kurtarmaz (Gümrük Yönetmeliği 113.maddesi).  

Eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesini Terk Ettiği Tarih; a) Kara ve demir yoluyla çıkışlarda, gümrük idaresince çıkış işlemleri tamamlanıp kara sınırından yabancı bir ülkeye fiilen çıktığı veya serbest bölgeye fiilen girdiği, b) Deniz ve hava yoluyla çıkışlarda, eşyanın yüklendiği deniz veya hava taşıtının hareket ettiği, c) Dış seferde bulunan ya da dış sefere çıkacak olan deniz ve hava taşıtlarına 418 ve 476 ila 482’inci maddeler çerçevesinde yapılacak teslimlerde eşyanın teslim edildiği, tarih olarak kabul edilir (Gümrük Yönetmeliği 416.maddesi). 

Bedelsiz Olarak İhraç Edilebilecek Mallar:

1-a) Gerçek veya tüzel kişiler tarafından götürülen veya gönderilen hediyeler, miktarı ticari teamüllere uygun numuneler ile reklam ve tanıtım malları, yeniden kullanıma veya geri dönüşüme konu ithal edilmiş mal ve ambalaj malzemeleri,

b) Daha önce usulüne uygun olarak ihraç edilmiş malların bedelsiz gönderilmesi ticari örf ve adetlere uygun parçaları, fireleri ile garantili olarak ihraç edilen malların garanti süresi içinde yenilenmesi gereken parçaları,

c) Yabancı misyon mensuplarının, Türkiye’de çalışan yabancıların, yurt dışına hane nakli suretiyle gidecek Türk vatandaşlarının, daimi veya geçici görevle yurt dışına giden kamu görevlilerinin, bu durumlarının ilgili mercilerce belgelenmesi şartıyla, beraberlerinde götürecekleri, gönderecekleri veya adlarına gönderilecek mal ve taşıtlar,

ç) Yurt dışında yerleşik tüzel kişiler, yabancı turistler ve yurt dışında ikamet eden Türk vatandaşlarının beraberlerinde götürecekleri, gönderecekleri veya adlarına gönderilecek mal ve taşıtlar,

d) Kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler ve üniversitelerin; görevleri veya anlaşmalar gereği gönderecekleri mal ve taşıtlar,

e) Savaş, deprem, sel, salgın hastalık, kıtlık ve benzeri afet durumlarında; kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler, üniversiteler, Kızılay ile kamu yararına çalışan dernek ve vakıfların gönderecekleri insani yardım malzemeleri.

2) Yukarıda belirtilenler dışında kalan hususlar, İhracat Genel Müdürlüğü görüşü alınarak, ilgili gümrük idaresi veya İhracatçı Birliği Genel Sekreterliğince sonuçlandırılır (Bedelsiz İhracata İlişkin 2008/12 Sayılı Tebliğ’in 2.Maddesi).

Bedelsiz ihracata ilişkin 2008/12 Sayılı Tebliğ’in 2/e maddesi çerçevesinde, savaş, deprem, sel, salgın hastalık, kıtlık ve benzeri afet durumlarında; kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler, üniversiteler, Kızılay ile kamu yararına çalışan dernek ve vakıfları yurt dışına bedelsiz olarak insani yardım malzemeleri gönderebilmektedir. Keza, bu kapsamda bedelsiz ihraç edilecek eşyanın tabi olacağı usul ve esaslar da anılan Tebliğ’in 3 ve müteakip maddelerinde belirtilmiştir. Mezkur Tebliğ’in 2/e maddesi kapsamında bedelsiz olarak gönderilecek insani yardım malzemelerinin yurt dışına çıkış işlemlerinin, yardım malzemesinin cins, nev’i ve niteliği, miktarı ile yüklendiği taşıt aracına ilişkin bilgileri içeren eşya listesinin ibrazı kaydıyla eşyanın çıkışına izin verilmesi ve bu şekilde çıkışına müsaade edilen eşyanın tamamlayıcı beyanının en geç izleyen ayın ilk üç günü içinde yapılması gerekir (Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2011/19 Sayılı Genelgesi).

İzin Mercii ve Uygulama Usulleri:

1) İkinci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan mallardan, değeri 250.000 (ikiyüzellibin) ABD Dolarına kadar olanlar ile değer ve miktarına bakılmaksızın birinci fıkrasının (d) ve (e) bentlerinde belirtilen malların bedelsiz ihracat izni başvuruları doğrudan ilgili gümrük idaresine yapılır.

2) İkinci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan mallardan, değeri 250.000 (ikiyüzellibin) ABD Doları ve üzeri olanların bedelsiz ihracat izni başvuruları ise, ekteki Bedelsiz İhracat Formu doldurularak İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliklerine yapılır.

3) İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterlikleri verilen bedelsiz ihraç izinlerinin bir örneğini talep sahibine, bir örneğini de ilgili gümrük idaresine intikal ettirirler.

4) Bedelsiz ihraç izinlerinin geçerlilik süresi 1 (bir) yıldır.

5) İkinci maddenin birinci fıkrasının (c) ve (ç) bentleri çerçevesinde yapılacak bedelsiz ihracata, doğrudan gümrük idaresince izin verilir. Ancak (ç) bendi uyarınca bedelsiz ihracı yapılacak malların yolcu beraberinde götürülmeyip, önce veya sonra gönderilmesi halinde, Türkiye’de/Türkiye’den satın alındığının belgelendirilmesi, taşıt götürülmesi halinde ise taşıtın trafik tescil kuruluşlarınca ve vergi dairelerince kayıtlarının kapatıldığının belgelendirilmesi gerekir.

6) İkinci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında, yurt dışında yerleşik tüzel kişiler, yabancı turistler ve yurt dışında ikamet eden Türk vatandaşlarının, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 11/1-b maddesinde düzenlenen istisnadan yararlanarak yurt dışına götürecekleri, gönderecekleri veya adlarına gönderilecek mal ve taşıtların bedelsiz ihracına, satıcı tarafından verilen satış faturası nüshası veya satıcı onaylı örneklerine istinaden, ilgili gümrük idarelerince izin verilir.

7) Söz konusu satış faturasının bir nüshası veya satıcı onaylı bir örneği, Türkiye İstatistik Kurumuna gönderilmesini teminen, ilgili gümrük idaresince Gümrükler Genel Müdürlüğü’ne intikal ettirilir (Bedelsiz İhracata İlişkin 2008/12 Sayılı Tebliğ’in 3.Maddesi).  

Yasak ve İhracı Ön İzne Bağlı Mallar: Kanun, kararname ve uluslararası anlaşmalarla ihracı yasaklanmış malların bedelsiz ihracatına izin verilmez. İhracı ön izne bağlı malların bedelsiz olarak ihraç edilmesi de, ancak ilgili merciin ön iznine istinaden mümkündür (Bedelsiz İhracata İlişkin 2008/12 Sayılı Tebliğ’in 4.Maddesi).  

İhracında Fon Kesintisi Aranan Mallar: 1) İhracı Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu kesintisine tabi eşyaların bedelsiz olarak ihraç edilebilmesi için, söz konusu primin ödendiğine dair banka dekontunun ibrazı gerekir. Ancak FOB değeri 1.000 (bin) ABD Dolarını geçmeyen malların bedelsiz ihracı Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu kesintisine tabi değildir.

2) 6/6/2006 tarihli ve 26190 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İhracı Kayda Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ (İhracat 2006/7) eki listedeki mallardan, değeri FOB l.000 (bin) ABD Dolarının üzerinde olanların bedelsiz ihracında, kayıt şartı aranır (Bedelsiz İhracata İlişkin 2008/12 Sayılı Tebliğ’in 5.Maddesi).

Bedelsiz ihracata konu mal, ihracatta uygulanan desteklerden yararlandırılmaz. Bu Tebliğ kapsamında yapılacak bedelsiz ihracat, standartlar ve ürünlere ilişkin teknik mevzuat hükümlerine tabi değildir. Bedelsiz İhracata İlişkin 2008/12 Sayılı Tebliğ’in 6 ve 7.Maddeleri).  

İhracatçı Birliğine Üyelik: Bedelsiz İhracata İlişkin 2008/12 Sayılı Tebliğ’in ikinci maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (ç), (d) ve (e) bentleri kapsamında yapılacak bedelsiz ihracatta, İhracatçı Birliğine üye olma şartı aranmaz (Bedelsiz İhracata İlişkin 2008/12 Sayılı Tebliğ’in 8.Maddesi).  

4/3/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “İhracı Yasak ve Ön İzne Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ (İhracat: 96/31)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (İhracat: 2020/4)” ile ihracı yasak ve ön izne bağlı mallar arasına, Kişisel Koruyucu Donanım Yönetmeliği kapsamında piyasaya arz edilen “koruyucu maske (gaz, toz ve radyoaktif toz filtreli maskeler)”, “tulum (koruyucu iş elbisesi)”, “sıvı geçirmez önlük (kimyasallara karşı kullanılan koruyucu önlükler)”, “gözlük (koruyucu gözlükler)” ile Tıbbi Cihaz Yönetmeliği kapsamında piyasaya arz edilen “tıbbi ve cerrahi maske” ve “tıbbi steril/non-steril eldivenler” eklenmiş olup, bu ürünlerin ihracatı Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun ön iznine bağlanmıştır.

– 18/3/2020 tarih ve 31072 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “İhracı Kayda Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: İhracat 2006/7)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (İhracat 2020/5)” ile ihracı kayda bağlı mallar arasına Etil Alkol (GTP: 22.07 (GTİP: 2207.20.00.10.15 ve GTİP: 2207.20.00.90.15 hariç), GTİP: 2208.90.91.10.00, 2208.90.91.90.00, 2208.90.99.10.00, 2208.90.99.90.00) olmak üzere), Kolonya (GTİP: 3303.00.90.00.11), Dezenfektan (GTİP: 3402.90.10.00.12, 3808.94.10.00.00, 3808.94.20.00.00, 3808.94.90.00.19, 3808.94.90.00.11, 2905.12.00.00.12), Hidrojen Peroksit (GTP: 28.47), Yalnız Meltblown Kumaş (GTP: 56.03) eklenmiştir.

– 26/3/ 2020 tarih ve 31080 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “İhracı Yasak ve Ön İzne Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ (İhracat: 96/31)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (İhracat: 2020/6)” ile ihracı yasak ve ön izne bağlı mallar arasına Tıbbi Cihaz Yönetmeliği kapsamında piyasaya arz edilen “Ventilatör, Ecmo, Oksijen Konsantratörü, Ventilatör Cihazı Sarfları, Hasta Devreleri (Anestezi/Ventilatör Devresi), IV Kanül, Entübasyon Tüpleri ve Yoğun Bakım Monitörleri” eklenmiş olup bu ürünlerin ihracatı Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun ön iznine bağlanmıştır.

Öte yandan; bahse konu düzenlemeler ile amaçlanan küresel salgın döneminde yurt içi piyasanın ihtiyacı olan ürünlerde oluşabilecek muhtemel tedarik sıkıntısını ortadan kaldırmak üzere tedbir almak olup, anılan mevzuat hükümlerinde diplomatik veya şahsi yardım/hibe şeklindeki ihraç talepleri için ayrı bir istisnai düzenlemeye yer verilmemiştir.

Bu Hususlar Muvacehesinde; I. Bedelsiz İhracata İlişkin Tebliğ’in (İhracat 2008/12) 4.maddesi gereğince yukarıda mezkur ihracı ön izne bağlı malların bedelsiz olarak ihraç edilmesi için Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun ön izninin alınmasının,

İhracı Kayda bağlanan bahse konu mallardan değeri FOB l.000 (bin) ABD Dolarını geçen malların bedelsiz olarak ihracında kayıt şartı arandığından, bu malların ihracatında ise ilgili İhracatçı Birliği Genel Sekreterliğine (“etil alkol, kolonya, dezenfektan, hidrojen peroksit” ihracatına konu olan mallar için koordinatör birlik olarak tayin edilen İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği’ne, “Yalnız meltblown kumaş” ihracatına konu mallar için koordinatör birlik olarak tayin edilen İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği’ne), ihracatçı firmalar tarafından başvuruda bulunulması gerekir (İhracat Genel Müdürlüğü’nün 07.04.2020 Tarih ve 53728571 Sayılı Tasarruflu Yazısı).

Tamamlayıcı Beyan: Bilindiği üzere, Gümrük Yönetmeliği’nin “İhracat rejiminde tamamlayıcı beyan” başlıklı 158.maddesinin 2.fıkrası uyarınca; Bir ay içinde gerçekleştirilen basitleştirilmiş işlemlere ilişkin tamamlayıcı beyanın izleyen ayın ilk üç günü içinde yapılması gerekmektedir. Söz konusu Yönetmelik maddesi hükmüne, yurt dışına gönderilecek insani yardım malzemelerinin, eşya listesi verilmek suretiyle basitleştirilmiş usulde beyan edilmesine imkan veren 28.03.2011 tarihli ve 2011/19 sayılı Genelge’de de yer verilmiştir. 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 10.maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmü kapsamında, Bakanlık Makamından alınan 14.06.2016 tarihli ve 16602390 sayılı Onayla münhasıran Türk Kızılayı için uygulanmak üzere, insani yardım malzemelerinin çıkışına ilişkin tamamlayıcı beyanın takip eden ayın son gününe kadar yapılabilmesi uygun bulunmuştur (Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 21.06.2016 Tarih ve 16865036 Sayılı Tasarruflu Yazısı).

Bedelsiz İhracat ve Damga Vergisi: Gelir İdaresi Başkanlığının 04.02.2011 Tarih ve 010877 Sayılı Yazısında; “2008/12 sayılı tebliğin 6.maddesi de göz önünde bulundurulduğunda, 1 Seri No.lu Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulaması Hakkında Tebliğ kapsamında döviz kazandırıcı bir faaliyet olmayan bedelsiz ihracat nedeniyle düzenlenen kağıtların, Damga Vergisi Kanununun Ek 2.maddesi çerçevesinde damga vergisi istisnasından yararlanılması mümkün bulunmamaktadır.” Denilmekle beraber.

09.08.2016 Tarih – 29796 Sayılı R.G. Ve 6728 S.K. İle 488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun Eki II Sayılı Damga Vergisinden İstisna Edilen Kâğıtlar Tablosunun “IV- Ticari Ve Medeni İşlerle İlgili Kağıtlar” Alt Başlığına Eklenen 48.Fıkrayla: “Ürünlerin yurt dışında tanıtım ve pazarlamasını sağlamak amacıyla, miktarı ticari teamüllere uygun örnek ürünler, tanıtım malzemeleri veya promosyon amaçlı ürünlerin bedelsiz ihracatına ilişkin düzenlenen kâğıtlar ile yurt dışındaki fuarlara katılım amacıyla düzenlenen kâğıtlar”ın Damga vergisinden istisna olduğu belirtilmiştir.

Öte yandan; Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 64597866-155.13-17312 sayı ve 08.08.2018 tarihli Özelgesinde; Ürünlerinizin yurt dışında tanıtım ve pazarlamasını sağlamak amacıyla, miktarı ticari teamüllere uygun örnek ürünlerin, tanıtım malzemelerinin veya promosyon amaçlı ürünlerin bedelsiz ihracatına ilişkin olarak söz konusu fıkranın yürürlük tarihi olan 9/8/2016 tarihinden sonra düzenlenen gümrük beyannamelerinin, münhasıran bu ürünlere ilişkin düzenlenmiş olması koşuluyla Damga Vergisi Kanununa ekli (2) sayılı tablonun IV/48 fıkrası uyarınca damga vergisinden istisna olduğu belirtilmiştir.

Kişisel görüşümüz: Ürünlerinizin yurt dışında tanıtım ve pazarlamasını sağlamak amacıyla, miktarı ticari teamüllere uygun örnek ürünlerin, tanıtım malzemelerinin veya promosyon amaçlı ürünlerin bedelsiz ihracatına ilişkin olarak düzenlenen gümrük beyannameleri ve ilgili kağıtlar, münhasıran bu ürünlere ilişkin düzenlenmiş olması koşuluyla Damga Vergisinden istisnadır. Damga vergisine tabi değildir.

Bedelsiz İhracat: İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterlikleri’nce düzenlenecek 0953 kodlu TPS-Bedelsiz İhracat İzni verilmesi ve kullanılmasına ilişkin işlemler aşağıda belirtilmiştir:

1) 0953 kodlu TPS-Bedelsiz İhracat İzni başvurusu yükümlüsünce Tek Pencere Portal Sistemi (https://uygulama.gtb.gov.tr/TekPencere) üzerinden gerçekleştirilir. 0953 kodlu TPS-Bedelsiz İhracat İzni başvurusu Ticaret Bakanlığı internet sitesinde yer alan rehberde belirtilen hususlar dikkate alınarak başvuru sahibi tarafından doldurulur ve İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterlikleri’ne elektronik ortamda gönderilir.

2) Yapılan inceleme neticesinde herhangi bir eksiklik veya hata bulunmadığı tespit edilen başvurular ile tespit edilen eksiklik ve/veya hataların yükümlüsünce giderildiği anlaşılan başvurular İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterlikleri’nce, 2008/12 Sayılı Bedelsiz İhracata İlişkin Tebliğ kapsamında incelenmek üzere kabul edilir.

3) Kabul edilen başvurunun uygun bulunması halinde, İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterlikleri tarafından 0953 kodlu TPS-Bedelsiz İhracat İzni başvurusu Tek Pencere Portal Sistemi üzerinden onaylanır ve sistem tarafından 0953 TPS-Bedelsiz İhracat İzni kodlu e-belge ile bu belgeye ait 23 haneli numara üretilir.

4) Tek Pencere Sistemi tarafından verilen 23 haneli belge numarası/belge satır numarası (Örnek: Referans No: 16545419880849000000392/1) ilgili gümrük beyannamesinin 44 no.lu kutusunda “Belge Referans No” ve “Belge Tarihi” alanlarında beyan edilir.

5) Söz konusu belgeye ilişkin bilgiler elektronik ortamda yer alacağından, beyanname ekinde ayrıca kâğıt ortamında ıslak imzalı ithal izin belgesi aranmaz. Gümrük işlemleri sırasında ihtiyaç duyulması halinde belge içeriğinin Tek Pencere Sistemi üzerinden sorgulanması mümkündür (Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nün 2016/39 Sayılı Genelgesi).

 

İhracat Beyannamesinin 10 Kalemden Fazla Ve Azami FOB 25.000-USD Bedelle Düzenlendiği Haller İle Promosyon Amaçlı Olarak Yurt Dışına Bedelsiz İhraç Edilen Ve Çok Sayıda Kalemden Oluşan Eşyanın İhracat Gümrük İşlemleri: Gümrük Kanununun 150.maddesinin dördüncü fıkrasının; Gerektiğinde ihraç eşyasının cinsine, niteliklerine ve ihracatın özelliğine göre ihracatın daha kolay yapılmasını sağlayacak usul ve esasları belirleme konusunda Ticaret Bakanlığı’na verdiği yetki çerçevesinde, ihracat beyannamesinin 10 kalemden fazla ve azami FOB 25.000 ABD Doları bedelle düzenlendiği haller ile promosyon amaçlı olarak yurt dışına bedelsiz ihraç edilen ve çok sayıda kalemden oluşan eşyanın ihracat gümrük işlemlerinin seri şekilde sonuçlandırılmasına yönelik olarak ve beyan sahibinin talebi halinde aşağıda belirtilen usul dairesinde gümrük beyanında bulunulması uygun bulunmuştur:

1) İhracat beyannamesi kapsamında yer alan ve aynı fasılda sınıflandırılan kalemler bu fasıldan ve tek kalem olarak miktar bakımından en fazla olanının sınıflandırıldığı GTİP’ten beyan edilecektir.

2) İhracat beyannamesi muhteviyatı eşyanın; a) Türk Gümrük Tarife Cetveli’nin 01 ila 24 üncü (24. fasıl dahil) fasıllarında sınıflandırılan, b) Dahilde İşleme Rejimi kapsamında ihraç edilen, c) Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında ihraç edilen, ç) İhracat iadesinden ve/veya ihracata yönelik devlet yardımlarından yararlanan, d) İhracatında DFİF’e prim kesintisi veya DFİF’ten prim ödemesi yapılan, e) Türkiye Gümrük Bölgesi’nden geçici olarak ihraç edilen, f) Transit ticarete tabi tutulan, g) İhracatı zorunlu standart ve/veya ticari kalite kontrolüne tabi tutulan, ğ) İhracatı ön izne bağlı olan, eşyadan olması halinde ihracat gümrük işlemlerinde yukarıda belirtilen şekilde gümrük beyanı yapılmasına izin verilmez.

3) Bedelsiz ihracat; 3065 sayılı KDV Kanununun 11 ve 12.maddeleri çerçevesinde ihracatçıya iade edilen KDV, bu Genelgenin 2-(ç) maddesinde belirtilen ihracat iadesinden veya ihracata yönelik devlet yardımlarından yararlanan eşya kapsamında değerlendirilemez (Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2013/34 Sayılı Genelgesi).

İhracat: 2008/12 sayılı Bedelsiz İhracata İlişkin Tebliğ kapsamında gerçekleştirilecek bedelsiz ihracat işlemlerinde sıfır veya bedelsiz olarak düzenlenecek olan faturanın firmaların ihtiyaçları doğrultusunda ilgili gümrük idaresine ibrazı mümkün bulunmaktadır (Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2013/35 Sayılı Genelgesi).

İhraç Kaydıyla Teslim Edilen Eşyanın İhracatçı Firma Tarafından Bedelsiz Olarak İhraç Edilmesi Durumunda Tecil-Terkin Uygulaması: İhracatçı tarafından imalatçıdan ihraç kaydıyla temin edilen malların bedelsiz olarak ihraç edilmesi, bu işleme ilişkin olarak tecil-terkin uygulanmasına engel değildir.

3065 sayılı KDV Kanunu’nun 11/1-c.maddesine göre de: İhraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait katma değer vergisi, ihracatçılar tarafından ödenmez. Mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu vergi, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunur.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinden hareketle, ihracatçı firma tarafından bedelsiz olarak ihraç edilen malların;

– İmalatçıları tarafından ihraç kaydıyla teslim edilmiş olması,

– Teslim tarihini takip eden aybaşından itibaren üç ay (ek süre verilmiş olması halinde ise bu süre) içinde bedelsiz olarak ihracının gerçekleştiğine dair ihracatçının gümrük beyannamesinin vergi dairesine ibraz edilmesi halinde imalatçının ilgili dönem beyannamesi ile beyan ettiği vergiden tecil edilen verginin terkini, tecil edilemeyen kısmın ise iadesi mümkün bulunmaktadır.

Diğer bir değişle; Bedelsiz ihracat işlemleri dolayısıyla yüklenilen KDV, önce 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 32.maddesine göre (İstisna edilmiş işlemlerde indirim) işlem yapılacak, indirime konu edilemeyen kısmın ise iadesi söz konusu olacaktır. (3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu, KDV Uygulama Genel Tebliği, 60 Sayılı Katma Değer Vergisi Sirküleri, Maliye Bakanlığı’nın 04/06/2004 tarih ve KDVK-17 /2004-17 sayılı Özelgesi).

SONUÇ

Karşılığında yurt dışından bir ödeme yapılmaksızın yurt dışına mal çıkarılması, bedelsiz ihracattır.

Gümrük Yönetmeliği’nin “İhracat rejiminde tamamlayıcı beyan” başlıklı 158.maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca, bir ay içinde gerçekleştirilen basitleştirilmiş ihracat işlemlerine ilişkin tamamlayıcı beyanın izleyen ayın ilk üç günü içinde yapılması gerekir.

– Kanun, kararname ve uluslararası anlaşmalarla ihracı yasaklanmış malların bedelsiz ihracatına izin verilmez. İhracı ön izne bağlı malların bedelsiz olarak ihraç edilmesi de, ancak ilgili merciin ön iznine istinaden mümkündür.

– Bedelsiz İhracata İlişkin 2008/12 Sayılı Tebliğ’in ikinci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan mallardan, değeri 250.000 (ikiyüzellibin) ABD Dolarına kadar olanlar ile değer ve miktarına bakılmaksızın birinci fıkrasının (d) ve (e) bentlerinde belirtilen malların bedelsiz ihracat izni başvuruları doğrudan ilgili gümrük idaresine yapılır.

– İkinci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan mallardan, değeri 250.000 (ikiyüzellibin) ABD Doları ve üzeri olanların bedelsiz ihracat izni başvuruları ise, ekteki Bedelsiz İhracat Formu doldurularak İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliklerine yapılır. Bedelsiz ihraç izinlerinin geçerlilik süresi 1 (bir) yıldır. İkinci maddenin birinci fıkrasının (c) ve (ç) bentleri çerçevesinde yapılacak bedelsiz ihracata, doğrudan gümrük idaresince izin verilir. Ancak (ç) bendi uyarınca bedelsiz ihracı yapılacak malların yolcu beraberinde götürülmeyip, önce veya sonra gönderilmesi halinde, Türkiye’de satın alındığının belgelenmesi, taşıt götürülmesi halinde ise taşıtın trafik tescil kuruluşlarınca ve vergi dairelerince kayıtlarının kapatıldığının belgelenmesi gerekir.

– İkinci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında, yurt dışında yerleşik tüzel kişiler, yabancı turistler ve yurt dışında ikamet eden Türk vatandaşlarının, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 11/1-b maddesinde düzenlenen istisnadan yararlanarak yurt dışına götürecekleri, gönderecekleri veya adlarına gönderilecek mal ve taşıtların bedelsiz ihracına, satıcı tarafından verilen satış faturası nüshası veya satıcı onaylı örneklerine istinaden, ilgili gümrük idarelerince izin verilir.

– Bedelsiz ihracat işlemleri dolayısıyla yüklenilen KDV, önce 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 32.maddesine göre (İstisna edilmiş işlemlerde indirim) işlem yapılacak, indirime konu edilemeyen kısmın ise iadesi söz konusudur.

– İhracatçı tarafından imalatçıdan ihraç kaydıyla temin edilen malların bedelsiz olarak ihraç edilmesi, bu işleme ilişkin olarak tecil-terkin uygulanmasına engel değildir. Buna göre, ihracatçı firma tarafından bedelsiz olarak ihraç edilen malların;

– İmalatçıları tarafından ihraç kaydıyla teslim edilmiş olması ve teslim tarihini takip eden aybaşından itibaren üç ay (ek süre verilmiş olması halinde ise bu süre) içinde bedelsiz olarak ihracının gerçekleştiğine dair ihracatçının gümrük beyannamesinin vergi dairesine ibraz edilmesi halinde imalatçının ilgili dönem beyannamesi ile beyan ettiği vergiden tecil edilen verginin terkini, tecil edilemeyen kısmın ise iadesi mümkündür.

– Bedelsiz ihracata konu mal, ihracatta uygulanan desteklerden yararlandırılmaz. Bedelsiz İhracata İlişkin 2008/12 Sayılı Tebliğ kapsamında yapılacak bedelsiz ihracat, standartlar ve ürünlere ilişkin teknik mevzuat hükümlerine tabi değildir.

KAYNAKÇA:

  • 4458 sayılı Gümrük Kanunu.
  • Gümrük Yönetmeliği.
  • 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu.
  • İhracat Rejim Kararı.
  • İhracat Yönetmeliği.
  • Bedelsiz İhracata İlişkin 2008/12 Sayılı Tebliğ.
  • Para-Kredi ve Koordinasyon Kurulu’nun 06.04.2018 tarih ve 2018/12 sayılı Kararı.
  • Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2011/19, 2013/34, 2013/35 Sayılı Genelgeleri
  • Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nün 2016/39 Sayılı Genelgesi.
  • 60 Sayılı Katma Değer Vergisi Sirküleri.
  • Çeşitli Tasarruflu Yazılar.
  • Kaya Sezai, “Bedelsiz İhracat” Sezai Kaya Consulting – 09.08.2019.

Kerim Çoban

Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi

Continue reading

© Çoban Gümrük Denetim Danışmanlık. Tüm Hakları Saklıdır. Powered by Maple Yazılım.