GÜNCEL SORULAR VE CEVAPLARI (9 Soru ve Cevabı)

GÜNCEL SORULAR VE CEVAPLARI (9 Soru ve Cevabı)

14

Mayıs, 2022

ÖZET 

Soru 1: Döviz Cinsinden ve Dövize Endeksli Sözleşmeler Yapılabilir mi?

Soru 2: Döviz Gelirlerinin Kapsamı Nedir?  Ve Bunlar Nasıl Beyan Edilir?  

Soru 3: İhracat Bedelleri En Geç Ne Zaman Yurda Getirilmelidir?

Soru 4: İhracat Bedellerinin Tahsil Şekli Nasıldır? 

Soru 5: Özelliği Olan İhracat Nedir?

Soru 6: İhracat Bedellerinin Ne Kadarı (% ?) Merkez Bankasına Satılmak Zorundadır?

Soru 7: İhracatçının Serbest Kullanımına Bırakılan Dövizler Hangileridir?

Soru 8: Döviz Olarak Beyan Edilen İhracat Bedelleri Türk Lirası Olarak Türkiye’ye Getirilebilir mi?  

Soru 9: Her bir gümrük beyannamesi itibarıyla Terkin Edilecek (Silinecek) Miktar Ne Kadardır?   

GİRİŞ 

GÜNCEL SORULAR VE CEVAPLARI (9 Soru ve Cevabı)                                                                     

Soru 1: Döviz Cinsinden ve Dövize Endeksli Sözleşmeler Yapılabilir mi?  

Cevap 1:

(1)  (16.11.2018 tarihli ve 30597 sayılı Resmi Gazete “R.G.” Tebliğ No 2018-32/52 ile değişik) Türkiye’de yerleşik kişiler kendi aralarında akdedecekleri; Konusu yurt içinde yer alan gayrimenkuller olan, konut ve çatılı iş yeri dâhil gayrimenkul satış sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramazlar.

(2) Türkiye’de yerleşik kişiler kendi aralarında akdedecekleri; Konusu yurt içinde yer alan gayrimenkuller olan, konut ve çatılı iş yeri dâhil gayrimenkul kiralama sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramazlar.

(3) Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan Türkiye’de yerleşik kişilerin veya bu maddenin on dokuzuncu fıkrasında belirtilen kişilerin alıcı veya kiracı olarak taraf oldukları gayrimenkul satış ve gayrimenkul kiralama sözleşmelerinde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür.

(4) Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli konaklama tesislerinin işletilmesi amacıyla kiralanmasıyla ilgili gayrimenkul kiralama sözleşmelerinde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür.

5) Gümrüksüz satış mağazalarının kiralanmasına ilişkin gayrimenkul kiralama sözleşmelerinde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür.

(6) Türkiye’de yerleşik kişiler kendi aralarında akdedecekleri; Yurt dışında ifa edilecekler ile gemi adamlarının taraf oldukları dışında kalan iş sözleşmelerinde, sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramazlar.

(7) Türkiye’de yerleşik kişiler kendi aralarında akdedecekleri; Aşağıda belirtilenler dışında kalan danışmanlık, aracılık ve taşımacılık dâhil hizmet sözleşmelerinde, sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramazlar.

Ancak,

a) Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan kişilerin taraf oldukları hizmet sözleşmeleri,

b) İhracat, transit ticaret, ihracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetler kapsamında yapılan hizmet sözleşmeleri,

c) Türkiye’de yerleşik kişilerin yurtdışında gerçekleştirecekleri faaliyetler kapsamında yapılan hizmet sözleşmeleri,

ç) Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri; Türkiye’de başlayıp yurtdışında sonlanan, yurtdışında başlayıp Türkiye’de sonlanan veya yurt dışında başlayıp yurtdışında sonlanan hizmet sözleşmeleri.

d) Türkiye’de yerleşik kişilerin Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli konaklama tesislerinde akdedeceği konaklama hizmet sözleşmeleri.

Döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırabilir (30.01.2021 / 31380 sayılı R.G. 2021-32/59 tebliğ ile eklenmiştir).

(8) Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri; Döviz cinsinden maliyet içeren eser sözleşmelerinde, sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkündür.

(9) Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri; Taşıt satış sözleşmeleri dışında kalan menkul satış sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkündür.

Ancak, sözleşme konusu ödeme yükümlülüklerinin Türk parası cinsinden yerine getirilmesi ve kabul edilmesi zorunludur (Cümle 19.04.2022 / 31814 sayılı 2022-32/66 Tebliğ ile eklenmiştir).

(10) Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri; Taşıt kiralama sözleşmeleri dışında kalan menkul kiralama sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkündür.

(11) Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri; Bilişim teknolojileri kapsamında yurt dışında üretilen yazılımlara ilişkin satış sözleşmeleri ile yurt dışında üretilen donanım ve yazılımlara ilişkin lisans ve hizmet sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkündür.

(12) 4490 sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu ile 491 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunda tanımlanan gemilere ilişkin finansal kiralama (leasing) sözleşmelerinde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür.

(13) 32 sayılı Kararın 17 ve 17/A maddeleri kapsamında yapılacak finansal kiralama (leasing) sözleşmelerine ilişkin bedellerin döviz cinsinden kararlaştırılması mümkündür.

 (14) Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan Türkiye’de yerleşik kişilerin taraf olduğu iş sözleşmelerinde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür.

(15) On altıncı fıkra hükümleri saklı kalmak kaydıyla, kamu kurum ve kuruluşlarının veya Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı şirketlerinin taraf olduğu gayrimenkul satış ve gayrimenkul kiralama dışında kalan sözleşmelerde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür.

(16) Kamu kurum ve kuruluşlarının taraf olduğu döviz cinsinden veya dövize endeksli ihaleler, sözleşmeler ve milletlerarası andlaşmaların ifası kapsamında gerçekleştirilecek olan projeler dahilinde; yükleniciler veya görevli şirketlerin ve bunların sözleşme imzaladığı tarafların üçüncü taraflarla akdedeceği veya bahsi geçen projeler çerçevesinde akdedilecek, gayrimenkul satış sözleşmeleri ve iş sözleşmeleri dışında kalan sözleşmelerde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür.

(17) 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin olarak yapılan sözleşmelerde sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür. Bu işlemlerle ilgili olarak bankaların taraf olduğu sözleşmelerde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür.

(18) 32 sayılı Karar hükümleri saklı kalmak kaydıyla, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile bu Kanuna dayalı olarak yapılan düzenlemeler çerçevesinde sermaye piyasası araçlarının (yabancı sermaye piyasası araçları ve depo sertifikaları ile yabancı yatırım fonu payları da dahil olmak üzere) döviz cinsinden oluşturulması, ihracı, alım satımı ve yapılan işlemlere ilişkin yükümlülüklerin döviz cinsinden kararlaştırılması mümkündür.

(19) Dışarıda yerleşik kişilerin Türkiye’de bulunan; şube, temsilcilik, ofis, irtibat bürosu, doğrudan veya dolaylı olarak yüzde elli ve üzerinde pay sahipliklerinin veya ortak kontrol ve/veya kontrolüne sahip bulunduğu şirketler ile serbest bölgedeki faaliyetleri kapsamında serbest bölgelerdeki şirketlerin işveren veya hizmet alan olarak taraf olduğu iş ve hizmet sözleşmelerinde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür.

(20) Türkiye’de yerleşik yolcu, yük veya posta taşıma faaliyetinde bulunan ticari havayolu işletmeleri; Hava taşıma araçlarına, motorlarına ve bunların aksam ve parçalarına yönelik teknik bakım hizmeti veren şirketler; sivil havacılık mevzuatı kapsamında havalimanlarında yer hizmetleri yapmak üzere çalışma ruhsatı alan veya yetkilendirilen kamu ya da özel hukuk tüzel kişiliği statüsündeki kuruluşlar ile söz konusu kuruluşların kurdukları işletme ve şirketler ile doğrudan veya dolaylı olarak sermayelerinde en az yüzde elli hisse oranına sahip olduğu ortaklıkların Türkiye’de yerleşik kişilerle döviz cinsinden veya dövize endeksli bedeller içeren gayrimenkul satış, gayrimenkul kiralama ve iş sözleşmeleri haricindeki sözleşmeleri akdetmeleri mümkündür.

(21) Bu madde uyarınca sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayan sözleşmeler kapsamında düzenlenecek kıymetli evraklarda yer alan bedellerin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenmesi mümkün değildir. Ancak, 32 sayılı Kararın Geçici 8 inci maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenmiş ve dolaşıma girmiş bulunan bu kapsamdaki kıymetli evraklar anılan geçici madde hükmünden istisnadır.

(22) Uluslararası piyasalarda fiyatı döviz cinsinden belirlenen kıymetli madenlere ve/veya emtiaya endekslenen ve/veya dolaylı olarak dövize endekslenen sözleşmeler, 32 sayılı Kararın 4 üncü maddesinin (g) bendi uygulaması kapsamında dövize endeksli sözleşme olarak değerlendirilir. Ancak, taşımacılık faaliyetlerine ilişkin hizmet sözleşmelerinde akaryakıt fiyatlarına endeksleme yapılması mümkündür.

(23) Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışındaki; şube, temsilcilik, ofis, irtibat bürosu, işlettiği veya yönettiği fonlar, doğrudan veya dolaylı olarak yüzde elli ve üzerinde pay sahipliklerinin bulunduğu şirketler 32 sayılı Kararın 4 üncü maddesinin (g) bendi uygulaması kapsamında Türkiye’de yerleşik olarak değerlendirilir. Ancak, ilgili sözleşmenin yurt dışında ifa edilmesi durumunda bu fıkra hükmü uygulanmaz.

(24) Bu madde uyarınca akdedilecek sözleşmelerde istisna kapsamına alınan, ancak 32 sayılı Kararın Geçici 8.maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önce akdedilmiş bulunan sözleşmeler de anılan geçici madde hükmünden istisnadır.

(25) 32 sayılı Kararın Geçici 8.maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önce akdedilmiş bulunan, taşıt kiralama ve yolcu taşıma amaçlı ticari taşıt satış sözleşmeleri anılan geçici madde hükmünden istisnadır.

(26) 32 sayılı Kararın Geçici 8.maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önce akdedilmiş bulunan, menkul ve gayrimenkullere ilişkin finansal kiralama sözleşmeleri anılan geçici madde hükmünden istisnadır.

(27) Bu madde uyarınca, sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerde yer alan bedellerin 32 sayılı Kararın Geçici 8.maddesi kapsamında Türk parası olarak taraflarca yeniden belirlenmesi zorunludur.

 (28) Bu madde uyarınca sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerde yer alan bedeller 32 sayılı Kararın Geçici 8.maddesi kapsamında Türk parası olarak taraflarca yeniden belirlenirken mutabakata varılamazsa; Akdedilen sözleşmelerde döviz veya dövize endeksli olarak belirlenen bedeller, söz konusu bedellerin 02/01/2018 tarihinde belirlenen gösterge niteliğindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası efektif satış kuru kullanılarak hesaplanan Türk parası cinsinden karşılığının 02/01/2018 tarihinden bedellerin yeniden belirlendiği tarihe kadar Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak artırılması suretiyle belirlenir.

32 sayılı Kararın Geçici 8.maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önce akdedilen konut ve çatılı iş yeri kira sözleşmelerinde döviz veya dövize endeksli olarak belirlenen bedeller bu fıkranın ilk paragrafına göre iki yıllık süre için Türk parası olarak belirlenir. Ancak, Türk parası olarak belirlemenin yapıldığı kira yılının sonundan itibaren bir yıl geçerli olmak üzere; anılan paragraf uyarınca Türk parası olarak belirlenen kira bedeli, taraflarca belirlenirken mutabakata varılamazsa, belirleme tarihinden belirlemenin yapıldığı kira yılının sonuna kadar Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak artırılması yoluyla belirlenir. Bir sonraki kira yılı Türk parası cinsinden kira bedeli ise, taraflarca belirlenirken mutabakata varılamazsa, önceki kira yılında geçerli olan kira bedelinin Türkiye İstatistik Kurumunun belirlediği tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak artırılması yoluyla belirlenir ve belirlenen Türk parası cinsinden kira bedeli bu fıkrada belirtilen iki yıllık sürenin sonuna kadar geçerli olur.

Bu madde uyarınca sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerde tahsili yapılmış veya gecikmiş alacaklar ile gayrimenkul kira sözleşmeleri kapsamında verilen depozitolar ve sözleşmelerin ifası kapsamında dolaşıma girmiş kıymetli evraklar için bu fıkra hükmü uygulanmaz (Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin 2008-32/34 Sayılı Tebliğin 8.maddesi). 

Soru 2: Döviz Gelirlerinin Kapsamı Nedir?  Ve Bunlar Nasıl Beyan Edilir?   

Cevap 2:

Döviz Gelirlerinin Kapsamı;

 (1) 32 sayılı Kararın 2.maddesinin (y) bendi uyarınca ihracat, transit ticaret, ihracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetlerden elde edilen gelirler kişi veya firmanın döviz gelirleri olarak kabul edilir.

(2) Bu Genelge kapsamında döviz geliri olarak kabul edilen ihracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyet gelirleri; 2017/4 sayılı Tebliğin 6.maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan             [Tam ve dar mükellef firmaların ortaklığı halinde, tam mükellef firmaya kendi faaliyeti oranında, diğer firmaya ise (2) numaralı alt bendi çerçevesinde tam mükellef firmaların üreterek yapacakları satış ve teslimler] işlemlerden elde edilen gelirler ile yurt dışı yerleşiklerden tahsil edildiğinin tevsiki kaydıyla Bakanlıkça uygun görülen diğer ticari faaliyetlerden elde edilen gelirlerdir.

(3) 2017/4 sayılı Tebliğ kapsamında yer alan ihracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetlerden elde edilen gelirler hariç olmak üzere yurt içinde yerleşiklerden elde edilen dövizler bu Genelge kapsamında döviz geliri olarak kabul edilmez.

(4) Aracı ihracatçı, acente, yurt dışında yerleşik firma temsilciliği gibi üçüncü bir firma aracılığıyla gerçekleştirilen ihracat, transit ticaret, ihracat sayılan satış ve teslimler, döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetlere ilişkin gelirler ile ihraç kayıtlı satış yapan firmaların yaptıkları satışlara ilişkin gelirler;

a) İhracatı gerçekleştiren firmanın yazılı muvafakatının,

b) İlgili gümrük beyannamesinin veya Serbest Muhasebeci Mali Müşavir (SMMM) veya Yeminli Mali Müşavir (YMM) onaylı faturanın bir örneğinin,

c) İhracatçıya yapılan satışa ilişkin SMMM/YMM onaylı faturanın ya da e-faturanın bir örneğinin,

İbrazı kaydıyla ve bu faturadaki tutarı aşmamak üzere ilgili firmaların döviz geliri olarak kabul edilebilir.

(5) Serbest bölgelere yapılan ihracat ve transit ticaretten elde edilen gelirler, serbest bölgeye satılan malın buradan üçüncü bir ülkeye satıldığının tevsiki kaydıyla, döviz geliri olarak kabul edilir.

(6) Yurt dışında yerleşiklerden elde edilen Türk lirası cinsi ihracat, transit ticaret, ihracat sayılan satış ve teslimler, döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetlere ilişkin gelirler ile Bakanlıkça uygun görülen diğer ticari faaliyetlerden elde edilen gelirler döviz gelirlerine dâhil edilir (Merkez Bankası Sermaye Hareketleri Genelgesi’nin 15.maddesi).

 Döviz Gelirlerinin Beyanı:

 (1) Son üç mali yılın döviz gelirleri; Son üç yıla ait konsolide olmayan finansal tablolar esas alınarak SMMM veya YMM tarafından hazırlanan ve onaylanan bir raporla birlikte Döviz Gelirleri Beyan Formunun (Ek: 2) bankalara ve finansal kuruluşlara ibrazı ile belgelenir.

(2) Döviz geliri beyanları, aynı grup veya holding bünyesinde bulunan firmalar da dâhil olmak üzere, firma bazında  (Her firma için ayrı olarak) yapılır  … (Merkez Bankası Sermaye Hareketleri Genelgesi’nin 16.maddesi).

Soru 3: İhracat Bedelleri En Geç Ne Zaman Yurda Getirilmelidir?

Cevap 3:

İhracat Bedellerinin Yurda Getirilmesi;

(1) 2018-32/48 sayılı Tebliğ’in yürürlüğe girdiği tarihten itibaren fiili ihracatı gerçekleştirilen işlemlere ilişkin ihracat bedellerinin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez. 180 gün azami süre olup bedellerin ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin yurda getirilmesi esastır.  

(3) Özelliği olan ihracat işlemlerine ilişkin olarak bu Genelgenin 7.maddesinde belirtilen süreler uygulanır.

(4) İhracat işlemlerine ait sözleşmelerde bedellerin tahsili için fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günden fazla vade öngörülmesi durumunda, bedellerin yurda getirilme süresi vade bitiminden itibaren 90 günü geçemez. Öngörülen vadenin tespiti için ihracatçının yazılı beyanıyla birlikte vade içeren sözleşmenin ya da vadeyi tevsik niteliğini haiz proforma fatura veya poliçenin aracı bankaya ibrazı zorunludur.

(5) Serbest bölgelere yapılan ihracat işlemleri 2018-32/48 sayılı Tebliğ hükümleri kapsamındadır.

(6) Ek:2’de yer alan ülkelere yapılan ihracat işlemleriyle ilgili olarak 2018-32/48 sayılı Tebliğ’in 3.maddesinin birinci fıkrası [2018-32/48 sayılı Tebliğ’in 3 üncü maddesinin birinci fıkrası: (1) Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez.] uygulanmaz.

(7) Yurt içinde serbest dolaşımda bulunan malların gümrüksüz satış mağazalarında satılmak üzere bu mağazalara veya söz konusu mağazaların depolarına antrepo rejimi kapsamında antrepo beyannamesi ile alındığı işlemler için 2018-32/48 sayılı Tebliğ’in 3.maddesinin birinci fıkrası uygulanmaz.

(8) Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı şirketleri tarafından yapılan ihracat işlemlerinde 2018-32/48 sayılı Tebliğ’in 3.maddesinin birinci fıkrası uygulanmaz (Tc. Merkez Bankası İhracat Genelgesinin 4.Maddesi).

Soru 4: İhracat Bedellerinin Tahsil Şekli Nasıldır? 

Cevap 4:

İhracat Bedellerinin Tahsil Şekilleri;

(1) İhracat bedelleri 2018-32/48 sayılı Tebliğ’in 3.maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen [a) Akreditifli Ödeme, b) Vesaik Mukabili Ödeme, c) Mal Mukabili Ödeme, d) Kabul Kredili Akreditifli Ödeme, e) Kabul Kredili Vesaik Mukabili Ödeme, f) Kabul Kredili Mal Mukabili Ödeme, g) Peşin Ödeme ]  ödeme şekillerine göre tahsil edilir ve Gümrük Beyannamesinin (GB)’nin 28.hanesine tahsil işleminde kullanılan ödeme şekli yazılır. Birden fazla ödeme şeklinin kullanılması durumunda kullanılan diğer ödeme şekilleri GB’nin açıklama kısmına yazılır.

(2) İhracat bedellerinin beyan edilen Türk parası veya döviz üzerinden yurda getirilmesi esas olup, bedelin beyan edilenden farklı bir döviz üzerinden getirilmesi mümkündür.

(3) Türk parası üzerinden yapılan ihracat karşılığında yurda döviz getirilmesi mümkündür.

(4) İhracat bedelinin yolcu beraberinde efektif (nakit) olarak yurda getirilmesi halinde gümrük idarelerine beyan edilmesi zorunludur (Tc. Merkez Bankası İhracat Genelgesinin 5.Maddesi).

 Soru 5: Özelliği Olan İhracat Nedir?

 Cevap 5:

 Özelliği Olan İhracat;

1) Yurt dışına müteahhit firmalarca yapılacak ihracatın bedelinin 365 gün içinde yurda getirilmesi zorunludur.

2) Konsinye yoluyla yapılacak ihracatta bedellerin kesin satışı müteakip; Uluslararası fuar, sergi ve haftalara bedelli olarak satılmak üzere gönderilen malların bedellerinin ise gönderildikleri fuar, sergi veya haftanın bitimini müteakip 180 gün içinde yurda getirilmesi zorunludur.

3) İlgili mevzuat hükümlerine göre yurt dışına geçici ihracı yapılan malların verilen süre veya ek süre içinde yurda getirilmemesi veya bu süreler içerisinde satılması halinde satış bedelinin süre bitiminden veya kesin satış tarihinden itibaren 90 gün içinde yurda getirilmesi zorunludur.

4) Yürürlükteki İhracat Rejimi ve Finansal Kiralama (Leasing) Mevzuatı çerçevesinde kredili veya kiralama yoluyla yapılan ihracatta, ihracat bedelinin kredili satış veya kiralama sözleşmesinde belirlenen vade tarihlerini izleyen 90 gün içinde yurda getirilmesi zorunludur (Merkez Bankası İhracat Genelgesinin 7.Maddesi).

Not 1: Yurt dışı müteahhit ve teknik müşavirlik hizmetleri, hakkında ayrıntılı bilgi almak isteyen arkadaşlar; 23.03.2020 tarihinde “www.muhasebetr.com” adresinde, 19.03.2020 tarihinde İstanbul Gümrük Müşavirleri Derneği’nin “www.igmd.org.tr” adresinde yayımlanan “Yurt Dışı Müteahhitlik ve Teknik Müşavirlik Hizmetleri Kapsamında Yurt Dışında Kullanılan Makina ve Teçhizatın Türkiye’ye İthali” isimli makalemize müracaat edebilirler.

Not 2: Konsinye İhracat, hakkında ayrıntılı bilgi almak isteyen arkadaşlar; 21.10.2020 tarihinde “www.muhasebetr.com” adresinde, 20.10.2020 tarihinde İstanbul Gümrük Müşavirleri Derneği’nin “www.igmd.org.tr” adresinde yayımlanan “Konsinye İhracat” isimli makalemize başvurabilirler.

Not 3: Finansal Kiralama (Leasing) İşlemleri, hakkında ayrıntılı bilgi almak isteyen arkadaşlar; 22-24/07/2020 tarihinde “www.muhasebetr.com” sitesinde, 22.07.2020 tarihinde İstanbul Gümrük Müşavirleri Derneği’nin “www.igmd.org.tr” adresinde yayımlanan “Finansal Kiralama İşlemleri” isimli makalemize müracaat edebilirler.

Soru 6: İhracat Bedellerinin Ne Kadarı (% ?) Merkez Bankasına Satılmak Zorundadır?

Cevap 6:

İhracat Bedellerinin Merkez Bankasına Satışı;

Bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren İhracat Bedeli Kabul Belgesine (İBKB) veya Döviz Alım Belgesine (DAB) bağlanan ihracat bedellerinin % 40 ‘ı İBKB’yi veya DAB’ı düzenleyen bankaya satılır. Bu bedeller ilgili bankaca Merkez Bankası tarafından ilan edilen ve işlem günü için geçerli döviz alış kuru üzerinden aynı gün Merkez Bankasına satılır ve Merkez Bankasının banka nezdindeki hesabına aktarılır. Söz konusu tutarın tam karşılığı banka tarafından ihracatçıya Türk parası olarak ödenir (Merkez Bankası İhracat Genelgesinin Ek 1.maddesi). (T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığının 15.04.2022 tarihli talimatı. (Yürürlük tarihi: 18.04.2022).

Soru 7: İhracatçının Serbest Kullanımına Bırakılan Dövizler Hangileridir?

Cevap 7:

İhracatçının Serbest Kullanımına Bırakılan Dövizler;

(1) Hizmet ihracatı, transit ticaret, Türkiye’de ikamet etmeyenlere özel fatura ile yapılan satış, Türkiye’de ikamet etmeyenlere KDV hesaplanarak yapılan satış, mikro ihracat ve serbest bölge işlem formu kapsamında gerçekleştirilen 5.000- ABD doları veya karşılığı döviz ya da Türk lirasını geçmeyen tutardaki ihracat işlemlerinde bedellerin tamamının; Ek: 3’te yer alan ülkelere yapılan ihracat işlemlerinde ise bedellerin yüzde ellisinin tasarrufu serbesttir. (T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığının 21.10.2021 tarih ve 650957 sayılı yazısı ile değişik).

(2) CFR ve CIF teslim şekline göre gerçekleştirilen ihracatta, navlun ve sigorta bedeli ile kiracının satın alma hakkı bulunmayan finansal ve ticari kiralama sözleşmesi çerçevesinde elde edilen kira bedelleri, hizmet bedeli döviz olarak kabul edilir (Merkez Bankası İhracat Genelgesinin 22.Maddesi).

Soru 8: Döviz Olarak Beyan Edilen İhracat Bedelleri Türk Lirası Olarak Türkiye’ye Getirilebilir mi?  

Cevap 8:

Döviz Olarak Beyan Edilen İhracat Bedellerinin Türk Lirası Olarak Kabulü;

Ukrayna ve Rusya’ya gerçekleştirilmiş veya gerçekleştirilecek ihracat işlemleriyle ilgili olarak ihracat bedellerinin döviz cinsinden beyan edilmiş olsa dahi Türk Lirası olarak da kabulü mümkündür. (T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığının 07.04.2022 tarihli yazısı ile eklenmiştir) (Merkez Bankası İhracat Genelgesinin Geçici 1.maddesi).

Soru 9: Her bir gümrük beyannamesi itibarıyla Terkin Edilecek (Silinecek) Miktar Ne Kadardır?   

Cevap 9:

Terkin (Üstü Çizilerek Silme);

(1) Her Bir Gümrük Beyannamesi İtibarıyla;

a) 000 ABD doları veya eşitine kadar noksanlığı olan ihracat hesapları doğrudan bankalarca ödeme şekline ve toplam beyanname tutarına olan oranına bakılmaksızın, [T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığının 21.04.2022 tarih ve 1150193 sayılı yazısı. (Yürürlük tarihi: 25.04.2022)].

b)000 ABD doları veya eşitinden yüksek olmakla birlikte 100.000 ABD doları veya eşitini aşmamak üzere, beyanname veya formda yer alan bedelin % 10’una kadar noksanlığı olan (sigorta bedellerinden kaynaklanan noksanlıklar dahil) ihracat hesapları doğrudan bankalarca veya 90 günlük ihtarname süresi içinde ilgili Vergi Dairesi Başkanlıkları/Müdürlüklerince ödeme şekline bakılmaksızın, [T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığının 21.04.2022 tarih ve 1150193 sayılı yazısı. (Yürürlük tarihi: 25.04.2022)].

c)000 ABD doları veya eşitini aşmamak üzere, 2018-32/48 sayılı Tebliğ’in 9.maddesinde belirtilen mücbir sebep ve haklı durum halleri göz önünde bulundurulmak suretiyle beyanname veya formda yer alan bedelin % 10’una kadar açık hesaplar ilgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce,

Terkin edilmek suretiyle kapatılır.

(2) Her bir gümrük beyannamesi itibarıyla, 200.000 ABD doları veya eşitini aşan noksanlığı olan açık hesaplara ilişkin terkin talepleri 2018-32/48 sayılı Tebliğ’in 9.maddesinde belirtilen mücbir sebepler ile haklı durumlar göz önünde bulundurulmak suretiyle Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından incelenip sonuçlandırılır.

(3) Her bir gümrük beyannamesi itibarıyla, terkin hesaplamasında kullanmak üzere birinci fıkrada belirtilen yetkilerden ihracatçı lehine olan yalnızca bir tanesi uygulanabilir. Aynı anda, iki farklı bentte yer alan terkin limitlerinin uygulanması mümkün bulunmamaktadır.

(4) Terkin limitlerinin belirlenmesinde ilgili Gümrük Beyannamesinin (GB) 46’ıncı hanesindeki değer esas alınır.  … (Merkez Bankası İhracat Genelgesinin 28.Maddesi).

EK: 2

İHRACAT BEDELİNİN YURDAGETİRİLMESİNDE İSTİSNA TANINAN ÜLKELER (T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığının 21.10.2021 tarih ve 650957 sayılı yazısı ile eklenmiştir)

1- Afganistan

2- Angola

3- Belarus

4- Benin

5- Cibuti

6- Etiyopya

7- Fildişi Sahili

8- Filistin

9- Gabon

10- Gana

11- Gine

12- İran

13- Kamerun

14- Kenya

15- Kırgızistan

16- Kuzey Kore

17- Küba

18- Liberya

19- Lübnan

20- Moldova

21- Nijerya

22- Senegal

23- Somali

24- Sudan

25- Suriye

26- Suudi Arabistan

27- Tacikistan

28- Tanzanya

29- Venezuela

EK: 2

DÖVİZ GELİRLERİ BEYAN FORMU

FİRMA BİLGİLERİ

FİRMA ÜNVANI

FİRMA VERGİ KİMLİK NO.

FİRMA İKAMET ADRESİ

DÖVİZ GELİRLERİ*

YIL

……

……

……

DOĞRUDAN KAZANILAN GELİRLER**

DEVREDİLEN GELİRLER

DEVRALINAN GELİRLER

TOPLAM

 

 

 

GELİRİN DEVREDİLDİĞİ FİRMA BİLGİLERİ

FİRMA ÜNVANI

FİRMA VERGİ KİMLİK NO.

FİRMA İKAMET ADRESİ

DEVREDİLEN TUTAR (TÜRK LİRASI)

DEVREDİLEN YIL

DEVRE İLİŞKİN MUVAFAKATNAME TARİH VE SAYISI***

DEVRE KONU GÜMRÜK BEYANNAMESİ TARİHİ VE NUMARASI

DEVRE KONU FATURA TARİHİ VE NUMARASI

GELİRİN DEVRALINDIĞI FİRMA BİLGİLERİ

FİRMA ÜNVANI

FİRMA VERGİ KİMLİK NO.

FİRMA İKAMET ADRESİ

DEVREDİLEN TUTAR (TÜRK LİRASI)

DEVREDİLEN YIL

DEVRE İLİŞKİN MUVAFAKATNAME TARİHİ VE SAYISI**

DEVRE KONU GÜMRÜK BEYANNAMESİ TARİHİ VE NUMARASI

DEVRE KONU FATURA TARİHİ VE NUMARASI

* Bu bölümde döviz gelirlerinin Türk lirası karşılıkları belirtilir.

**Serbest bölgelere yapılan satışlar, ilgili malların serbest bölgelerden üçüncü ülkelere satıldığının tevsiki kaydıyla bu bölüme eklenir.

*** Muvafakatnamelerin bir örneği form ekinde bankalara ibraz edilir.

EK: 3

İHRACAT BEDELİNİN YURDA GETİRİLMESİNDE GÜMRÜK BEYANNAMESİNDE YER ALAN TUTARIN YÜZDE ELLİSİNİN TASARRUFUNUN SERBEST BIRAKILDIĞI ÜLKELER (T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığının 21.10.2021 tarih ve 650957 sayılı yazısı ile eklenmiştir)

1- Azerbaycan

2- Cezayir

3- Fas

4- Kazakistan

5- Mısır

6- Özbekistan

7- Tunus

8- Türkmenistan

9- Ukrayna

10- Yemen

Kerim ÇOBAN -Emekli Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi (Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri “YGM”)

Çoban Gümrük Dış Ticaret Denetim Danışmanlık ve Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği A. Ş.

www.cobangumrukdenetim.com

E Mail: info@cobangumrukdenetim.com

              kerim.coban@cobangumrukdenetim.com          

              k.coban0306@gmail.com    –   Tel: 0505 519 88 41

Kerim Çoban

Emekli Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi

Continue reading

GÜMRÜK KANUNU’NUN 234/3. MADDESİNİN YERİNE 234/1. MADDESİNİN -(YANLIŞ)- UYGULANMASI

GÜMRÜK KANUNU’NUN 234/3. MADDESİNİN YERİNE 234/1. MADDESİNİN -(YANLIŞ)- UYGULANMASI

26

Mart, 2022

ÖZET

Gümrük idaresince herhangi bir inceleme ve araştırmaya başlamadan önce veya inceleme ve araştırmaya başlanılmış olsa bile her hangi bir tarife farkı, kıymet ve/veya matrah eksikliği tespitinden önce mükellefi tarafından ilgili Gümrük İdaresine Gümrük Kanunu’nun 234.maddesinin 3.fıkrası kapsamında kendiliğinden beyanda bulunulması durumunda: İlgili olaya İdare tarafından Gümrük Kanunu’nun 234.maddesinin 1.fıkrasının (Üç kat para cezası) uygulanması; Haksız, hukuksuz, kanunsuz ve Gümrük Kanunu’nun 234/1.maddesinin ruhuna aykırıdır.

GİRİŞ

4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234.maddesinin 1 ve 2.fıkralarında aynen: “1. Serbest dolaşıma giriş rejimi veya kısmi muafiyet suretiyle geçici ithalat rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda; a) 15.maddede belirtilen Gümrük Tarifesini oluşturan unsurlarda veya vergilendirmeye esas olan sayı, baş, ağırlık gibi ölçülerinde aykırılık görüldüğü ve beyana göre hesaplanan ithalat vergileri ile muayene sonuçlarına göre alınması gereken ithalat vergileri arasındaki fark % 5’i aştığı takdirde, ithalat vergilerinden ayrı olarak bu farkın üç katı para cezası alınır.

b) Kıymeti üzerinden ithalat vergilerine tabi eşyanın beyan edilen kıymeti, 23 ilâ 31.maddelerde yer alan hükümler çerçevesinde belirlenen kıymete göre noksan bulunduğu takdirde, bu noksanlığa ait ithalat vergilerinden başka vergi farkının üç katı para cezası alınır.

c) Satış birimine göre miktar itibarıyla % 5’i geçmeyen bir fark ile maddi hesap hatasından doğan noksan kıymet beyanlarında, bu farklara ait ithalat vergilerinden başka vergi farkının yarısı tutarında para cezası alınır.

2. Dahilde işleme rejimi, gümrük kontrolü altında işleme rejimi ve tam muafiyet suretiyle geçici ithalat rejimi hükümlerine tabi eşyaya ilişkin olarak yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda; birinci fıkrada belirtilen farklılıkların tespiti durumunda vergi farkının yarısı tutarında idari para cezası verilir. Denildiği, anlaşılmaktadır.

– Danıştay 7.Dairesi Esas No: 2006/57, Karar No: 2007/733 ve 27.02.2007 Tarihli Kararında da özetle; “Noksan kıymet beyanlarında gümrük para cezası alınması, noksanlığın muayene ve denetleme sonucu tespit edilmiş olmasına bağlı bulunmakta olup, bunun sebebi, gümrük idaresinin muayene ve denetim yetkisini kullanmasına gerek olmaksızın, mükelleflerin, kendi serbest iradeleri ile bildirecekleri noksanlıklar dolayısıyla cezaya muhatap olmamalarının temini; bir başka yönden de, bu tür noksanlıkları kendiliklerinden bildirmeleri konusunda mükelleflerin özendirilmeleridir.” Denilmiştir.

– Bir başka deyişle; Noksan kıymet beyanlarında gümrük para cezası alınması, noksanlığın muayene ve denetleme sonucu tespit edilmiş olmasına bağlı bağlı olup, gümrük idaresinin muayene ve denetim yetkisini kullanmasına gerek olmaksızın, mükelleflerin, kendi serbest iradeleri ile bildirecekleri noksanlıklar dolayısıyla cezaya muhatap olmamalarının temini ve mükelleflerin bu tür noksanlıkları kendiliklerinden bildirmeleri konusunda özendirilmeleridir. Ancak, mükellefe ceza uygulanmaması için, mükellefin, noksan kıymet beyanında bulunduğunu, beyanın/ beyannamenin kontrol için gümrük idaresince muayeneye sevkinden önce ilgili Gümrük İdaresine bildirmesi, noksanlığın gümrük idaresinin muayene ve denetlemesinden, tespitinden önce Mükellefince ilgili Gümrük İdaresine bildirilmesi gerekmektedir. 

4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234.maddesinin 3.fıkrasında ise aynen: “Yukarıda belirtilen aykırılıkların gümrük idaresince tespit edilmesinden önce beyan sahibince bildirilmesi durumunda söz konusu cezalar yüzde on (% 10) nispetinde uygulanır.” Denilmektedir.

Yukarıda Belirtilen Mevzuat Kapsamında Konu Değerlendirildiğinde:

Gümrük idaresince herhangi bir inceleme ve araştırmaya başlamadan önce veya inceleme ve araştırmaya başlanılmış olsa bile her hangi bir tarife farkı, kıymet ve/veya matrah eksikliği tespitinden önce mükellefi tarafından ilgili Gümrük İdaresine Gümrük Kanunu’nun 234.maddesinin 3.fıkrası kapsamında kendiliğinden beyanda bulunulması durumunda: İlgili olaya İdare tarafından Gümrük Kanunu’nun 234.maddesinin 1.fıkrasının (Üç kat para cezası) uygulanması; Haksız, hukuksuz, kanunsuz ve Gümrük Kanunu’nun 234/1.maddesinin ruhuna aykırıdır.

Bir başka deyişle konu hakkındaki mevcut uygulama;

1) 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234/1 ve 234/3.maddelerine,

2) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 38.maddesinde belirtilen; “Kimse, işlediği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz. Kimseye suç işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez. Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur. İdare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide uygulayamaz” kuralına, 

3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 73’incü maddesinin 3.fıkrasında belirtilen: “Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır” şeklinde ifade edilen ve vergilendirme yetkisini yasama organına özgü kılan ilke, vergilere ilişkin düzenlemelerin gerek şeklî gerekse maddî anlamda kanunla yapılmasını emreden hükümlerine,

4) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na göre, “Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve/veya güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz. İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz. Kanunların suç ve ceza öngören hükümlerinin uygulamasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak şekilde geniş yorumlanamaz” (TCK.m.2/I-III). hükümlerine,

5) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun bu hükümleri vergi suçları bakımından da geçerli olduğundan, Türk Ceza Kanunu’na göre, “Bu Kanun’un genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır” (TCK.m.5). hükümlerine,

6) Kabahatler Kanunu’nun 4.maddesinde de kabahatlerin kanuniliği ilkesi düzenlenmekte olup, buna göre, “Hangi fiillerin kabahat oluşturduğu, kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve hükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabilir. Kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve miktarı, ancak kanunla belirlenebilir” (Kabahatler K.m.4/1, 2). hükümlerine,

7) Kabahatler Kanunu’nun bu hükümleri vergi kabahatleri bakımından da geçerlidir. Çünkü, Kabahatler Kanunu’na göre, “Bu Kanunun; a) idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde; b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır” (Kabahatler K.m.3). hükümlerine,

8) Hukuki imkânsızlık [Bir idari işlemin yerine getirilmesinin hukuken imkânsız olduğunu ifade eder. Genel anlamda bir idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç/maksat olmak üzere beş temel unsuru söz konusudur. Bu unsurlardan herhangi birisinin hukuka aykırı olması o idari işlemin iptalini gerektirir. Bu anlamda bir idari işlemin geçerli olabilmesi için o işlemin konusunun imkânsız olmaması gerekmektedir. Konusu imkânsız olan bir idari işlemin iptal edilmesi gerekir.] hükümlerine,

Aykırıdır.

Sonuç Olarak:

1) Gümrük idaresince herhangi bir inceleme ve araştırmaya başlamadan önce veya inceleme ve araştırmaya başlanılmış olsa bile her hangi bir tarife farkı, kıymet ve/veya matrah eksikliği, kıymet veya matrah farkı tespitinden önce mükellefi tarafından ilgili Gümrük İdaresine Gümrük Kanunu’nun 234.maddesinin 3.fıkrası kapsamında kendiliğinden beyanda bulunulması durumunda: İdare tarafından Gümrük Kanunu’nun 234.maddesinin 1.fıkrasının (Üç kat para cezası) uygulanması durumunda; Gümrük Kanunu’nun 242.maddesi kapsamında süresi içinde (Yükümlüler kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilir.) itiraz edilmesi,  

2) Gerek söz konusu itirazlarda, gerekse bu itirazların ret kararı ile sonuçlanması halinde ilgili vergi mahkemesinde açılacak davada/ davalarda; Yukarıda belirtilen açıklama ve yorumların, konuya ilişkin bulunacak emsal kararlar ve lehe olan ilgili diğer bilgi ve belgelerin kullanılması gerekir.

Kerim ÇOBAN -Emekli Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi (Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri “YGM”)

Çoban Gümrük Dış Ticaret Denetim Danışmanlık ve Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği A. Ş.

www.cobangumrukdenetim.com

E Mail: bilgi@cobangumrukdenetim.com

              kerim.coban@cobangumrukdenetim.com

k.coban0306@gmail.com    –   Tel: 0505 519 88 41

Kerim Çoban

Emekli Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi

Continue reading

ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ VE BANDROL ÜCRETİNDE MATRAH KARGAŞASI

ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ VE BANDROL ÜCRETİNDE MATRAH KARGAŞASI

18

Mart, 2022

ÖZET 

Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün konuya ilişkin 04.03.2022/72486352 tarih ve sayılı (Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 06.01.2022 tarih ve 2723 sayılı, 01.03.2022 tarih ve 29957 sayılı) yazısında kısaca: ÖTV’ye ve TRT Bandrolüne tabi eşyalara (Örneğin: 8517.12.00.00.11 GTİP numarasında beyan edilen eşyalara) ilişkin olarak, KDV matrahına bandrol ücreti de dahil edildikten sonra oluşan tutar üzerinden ÖTV hesaplanması gerekmekle birlikte, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununu eki (IV) sayılı listede bulunan malların ithalinden önceki ardiye hizmet bedellerinin, KDV’den istisna olsun ya da olmasın, ithalat sırasındaki ÖTV matrahına dahil edilmesi gerektiği ve bu görüşün; İthalatta matrahın 3065 sayılı KDV Kanununda belirtilen usule göre belirlenmesinin geçerli olduğu tüm durumlar için uygulanmasının gerektiği belirtilmiştir.

Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı ile Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün bu yaklaşımı ve uygulaması; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 21/c.maddesine, 4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 11 ve 12.maddelerine, 3093 sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu’nun 4.maddesine, Anayasanın 38 ve 73.maddesine aykırıdır.

Anahtar kelimeler: Katma Değer Vergisi, İthalatta KDV Matrahı, Özel Tüketim Vergisi, Bandrol Ücreti,

GİRİŞ 

4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa göre; (I) sayılı listedeki mallar için belirlenen maktu vergi tutarları kilogram, litre, metreküp, standart metreküp, kilokalori veya bunların alt ve üst birimleri ile gerektiğinde büyüklükleri de dikkate alınarak kap, ambalaj veya adet olarak uygulanır. Anılan Kanun’a ekli (II), (III)  [(B) cetvelindekiler hariç] ve (IV) sayılı listelerdeki mallar için verginin matrahının, bunların teslimi, ilk iktisabı ve ithalinde, hesaplanacak özel tüketim vergisi hariç, katma değer vergisi matrahını oluşturan unsurlardan teşekkül eder. Ödenecek ÖTV, 4760 sayılı Kanuna ekli listelerde yazılı malların karşılarında gösterilen tutar veya oranlarda alınır. İthalatta alınan vergi, ilgili gümrük idaresince hesaplanır ve gümrük mevzuatına göre kabul edilen beyanname veya diğer belgeler üzerine imza alınmak suretiyle mükellefe, kanuni temsilcisine veya gümrük müşavirine tebliğ edilir. Bu tebliğ üzerine ortaya çıkacak ihtilaflar için ithalat vergilerinin tabi olduğu usul ve esaslar uygulanır, ithalat vergileri ile aynı zamanda ödenir, ithalat vergilerine tabi olmayan mallara ait vergi, gümrük mevzuatına göre kabul edilen beyannamenin veya diğer belgelerin tescili tarihinde, bu tarihteki oran veya tutarlar üzerinden hesaplanarak tahsil edilir.

4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa göre gümrükte vergisi ödenmeden veya eksik ödenerek ithal edilen malların hiç alınmamış veya eksik alınmış ÖTV ile vergiden müstesna olduğu halde yanlışlıkla alınan veya fazla alındığı anlaşılan özel tüketim vergisi hakkında, 4458 sayılı Gümrük Kanunundaki esaslara göre işlem yapılır. İthal edilecek mala ilişkin beyan üzerinden hesaplanan vergiler ile muayene ve denetleme sonucu hesaplanan vergiler arasındaki farklarda, 4458 sayılı Gümrük Kanunu uyarınca ithalat vergileri noksanlıklarında uygulanacak esaslara göre para cezası kesilir. 

I- Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün Konuya İlişkin Yazısı

 Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün konuya ilişkin 04.03.2022/ 72486352 tarih ve sayılı (Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 06.01.2022 tarih ve 2723 sayılı, 01.03.2022 tarih ve 29957 sayılı) yazısında kısaca: ÖTV’ye ve TRT Bandrolüne tabi eşyalara (Örneğin: 8517.12.00.00.11 GTİP numarasında beyan edilen eşyalara) ilişkin olarak, KDV matrahına bandrol ücreti de dahil edildikten sonra oluşan tutar üzerinden ÖTV hesaplanması gerekmekle birlikte, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununu eki (IV) sayılı listede bulunan malların ithalinden önceki ardiye hizmet bedellerinin, KDV’den istisna olsun ya da olmasın, ithalat sırasındaki ÖTV matrahına dahil edilmesi gerektiği ve bu görüşün; İthalatta matrahın 3065 sayılı KDV Kanununda belirtilen usule göre belirlenmesinin geçerli olduğu tüm durumlar için uygulanmasının gerektiği belirtilmiştir.

 II- 4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu 

Bilindiği Üzere, 4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun:

– (1).maddesinde; Kanuna ekli; (I) sayılı listedeki malların ithalatçıları veya rafineriler dahil imal edenler tarafından teslimi, (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tâbi olanların ilk iktisabı, (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tâbi olmayanlar ile (III) ve (IV) sayılı listelerdeki malların ithalatı veya imal ya da inşa edenler tarafından teslimi, (I), (III) ve (IV) sayılı listelerdeki mallar ile (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tâbi olmayanların özel tüketim vergisi uygulanmadan önce müzayede yoluyla satışının bir defaya mahsus olmak üzere özel tüketim vergisine tâbi olduğu,

– (2/1-e).maddesinde; Teslimin, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya adına hareket edenlerce, alıcıya veya alıcı adına hareket edenlere devredilmesini ifade ettiği,

– (2/3-a).maddesinde; Vergiye tabi malların, vergiye tabi olan malların imali dışında her ne suretle olursa olsun kullanılması, sarfı, işletmeden çekilmesi veya işletme personeline ücret, prim, ikramiye, hediye, teberru gibi namlarla verilmesinin teslim sayılacağı,

– (3/a).maddesinde;  Malın teslimi veya ilk iktisabı hallerinde vergiyi doğuran olayın; Malın teslimi veya

ilk iktisabında meydana geldiği,

– (4/1).maddesinde; ÖTV mükellefinin, bu Kanuna ekli; (I), (III) ve (IV) sayılı listelerdeki mallar ile (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tâbi olmayanları imal, inşa veya ithal edenler ile bu malların müzayede yoluyla satışını gerçekleştirenler, (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tâbi olanlar için; motorlu araç ticareti yapanlar, kullanmak üzere ithal edenler veya müzayede yoluyla satışını gerçekleştirenler olduğu,

– (11/1).maddesinde; (I) sayılı listedeki mallar için belirlenen maktu vergi tutarları kilogram, litre, metreküp, standart metreküp, kilokalori veya bunların alt ve üst birimleri ile gerektiğinde büyüklükleri de dikkate alınarak kap, ambalaj veya adet olarak uygulanabileceği,

– (11/3).maddesinde; ÖTV’nin vergilendirme ölçüleri ve matrahın izah edildiği, örneğin 11/3.maddesinde; Anılan Kanun’a ekli (II), (III)  [(B) cetvelindekiler hariç] ve (IV) sayılı listelerdeki mallar için verginin matrahı; bunların teslimi, ilk iktisabı ve ithalinde, hesaplanacak özel tüketim vergisi hariç, katma değer vergisi (KDV) matrahını oluşturan unsurlardan teşekkül edeceği,

– (12/1).maddesinde; ÖTV’nin, 4760 sayılı Kanuna ekli listelerde yazılı malların karşılarında gösterilen tutar ve/veya oranlarda alınacağı,

– (14/3).maddesinde; İthalatta alınan verginin, ilgili gümrük idaresince hesaplanacağı ve gümrük mevzuatına göre kabul edilen beyanname veya diğer belgeler üzerine imza alınmak suretiyle mükellefe, kanuni temsilcisine veya gümrük müşavirine tebliğ edileceği, bu tebliğ üzerine ortaya çıkacak ihtilaflar için ithalat vergilerinin tabi olduğu usul ve esasların uygulanacağı, bu verginin, ithalat vergileri ile aynı zamanda ödeneceği, ithalat vergilerine tabi olmayan mallara ait verginin, gümrük mevzuatına göre kabul edilen beyannamenin veya diğer belgelerin tescili tarihinde, bu tarihteki oran veya tutarlar üzerinden hesaplanarak tahsil edileceği,

– (15/1).maddesinde; Mükelleflerin ÖTV`yi satış belgelerinde ayrıca göstermeye mecbur oldukları,

– (16/3).maddesinde; 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa göre gümrükte vergisi ödenmeden veya eksik ödenerek ithal edilen malların hiç alınmamış veya eksik alınmış özel tüketim vergisi ile vergiden müstesna olduğu halde yanlışlıkla alınan veya fazla alındığı anlaşılan özel tüketim vergisi hakkında, 4458 sayılı Gümrük Kanunundaki esaslara göre işlem yapılacağı, ithal edilecek mala ilişkin beyan üzerinden hesaplanan vergiler ile muayene ve denetleme sonucu hesaplanan vergiler arasındaki farklarda, 4458 sayılı Gümrük Kanunu uyarınca ithalat vergileri noksanlıklarında uygulanacak esaslara göre para cezası kesileceği, 

– (16/4).maddesinde; (I) sayılı listedeki malların ithalinde ödenecek olan ÖTV’ye karşılık olmak üzere türü, tutarı ve çözümüne ilişkin usul ve esasları Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca belirlenmek suretiyle teminat alınacağı,

Hüküm altına alınmıştır.

Öte yandan, Özel Tüketim Vergisi (IV) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinin (III/A/2) bölümünde; “Özel Tüketim Vergisi Kanununun 11.maddesinin (3) numaralı fıkrası ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 21.maddesi uyarınca, (IV) sayılı listede yer alan malların ithalinde ÖTV’nin matrahının;

– İthal edilen malın gümrük vergisi tarhına esas olan kıymeti, gümrük vergisinin kıymet esasına göre alınmaması veya malın gümrük vergisinden muaf olması halinde sigorta ve navlun bedelleri dâhil (CIF) değeri, bunun belli olmadığı hallerde malın gümrükçe tespit edilen değeri,

– İthalat sırasında ödenen her türlü vergi (ÖTV ve KDV hariç), resim, harç ve paylar,

– Gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar yapılan diğer giderler ve ödemelerden vergilendirilmeyenler ile malın bedeli üzerinden hesaplanan fiyat farkı, kur farkı gibi ödemelerden oluştuğu belirtilmiştir.

Diğer taraftan, ithalatta tahsil edilen vergilerden birisi olan ÖTV’nin matrahı, eşyanın hangi liste kapsamında olduğuna göre değişmektedir. I. Sayılı liste (petrol türevleri) kapsamında olan eşyalarda ÖTV maktu tutarda uygulanırken, II sayılı listede (taşıtlar) yer alan eşyalar için ÖTV matrahı özel tüketim vergisi hariç, katma değer vergisi matrahından oluşmaktadır. III-A sayılı liste (alkollü ve alkolsüz içecekler) kapsamı eşyaların ÖTV matrahı maktu vergiden az olmamak kaydıyla özel tüketim vergisi hariç, katma değer vergisi matrahından ve III-B sayılı liste (tütün ürünleri) kapsamı eşyaların ÖTV matrahı maktu vergiden az olmamak kaydıyla bunların perakende satış fiyatlarından oluşmaktadır. IV sayılı liste (kozmetik, elektrik, elektronik vb. ürünler) kapsamı eşyaların ÖTV matrahı da özel tüketim vergisi hariç, katma değer vergisi matrahından oluşmaktadır.

III- 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanunu  

 3065 Sayılı KDV Kanununun:

– (1/2 ile 1/3-e).maddesinde; Her türlü mal ve hizmet ithalatı ile boru hattı ile ham petrol, gaz ve bunların ürünlerinin taşınmalarının KDV’ye tabi olduğu,

– (8/1).maddesinde; Mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işleri yapanlar ile ithalatta mal ve hizmet ithal edenlerin KDV mükellefi oldukları,

– (10/ı).maddesinde; İthalatta, Gümrük Kanununa göre gümrük vergisi ödeme mükellefiyetinin başlaması, gümrük vergisine tabi olmayan işlemlerde ise gümrük beyannamesinin tescilinin vergiyi doğuran olay olduğu,

– (16/1-a-b-c).maddesinde; a) Bu Kanuna göre teslimleri vergiden istisna edilen mal ve hizmetlerin ithalinin,

b) 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 167.maddesi [(5) numaralı fıkrasının (a) bendi ile (7) numaralı fıkrası hariç], geçici ithalat ve hariçte işleme rejimleri ile geri gelen eşyaya ilişkin hükümleri kapsamında gümrük vergisinden muaf veya müstesna olan eşyanın ithalinin, (Bu Kanunun 11.maddesinde düzenlenen ihracat istisnasından yararlanarak ihraç olunan ancak, Gümrük Kanununun 168, 169 ve 170’inci maddelerinde belirtildiği şekilde geri gelen eşyanın ithalat istisnasından faydalanabilmesi için, bu eşyayla ilgili olarak ihracat istisnasından faydalanılan miktarın gümrük idarelerine ödenmesi veya bu miktar kadar teminat gösterilmesi şarttır.),

c) Gümrük Kanunundaki transit ve gümrük antrepo rejimleri ile geçici depolama ve serbest bölge hükümlerinin uygulandığı malların,

KDV’den İstisna olduğu,

– (17/4-e).maddesinde; Banka ve sigorta muameleleri vergisi kapsamına giren işlemler ve sigorta aracılarının sigorta şirketlerine yaptığı sigorta muamelelerine ilişkin işlemleri ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 4.maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (p) bentlerinde belirtilen kurumların kredi teminatı sağlama işlemlerinin KDV’den istisna olduğu,

– (17/4-ı).maddesinde; Serbest bölgelerde verilen hizmetler ile serbest bölgelere veya bu bölgelerden yapılan ihraç amaçlı yük taşıma işlemlerinin KDV’den istisna olduğu,

– (17/4-j).maddesinde; Boru hattı ile yapılan yabancı ham petrol, gaz ve bunların ürünlerinin taşınması hizmetlerinin KDV’den istisna olduğu,

 – (17/4-o).maddesinde; Gümrük antrepoları ve geçici depolama yerleri ile gümrük hizmetlerinin verildiği gümrüklü sahalarda vergisiz satış yapılan işyerlerinin ve bu işyerlerine ait depo ve ardiye gibi bağımsız birimlerin kiralanmasının KDV’den istisna olduğu,

 – (17/4-ö).maddesinde; Gümrük antrepoları ve geçici depolama yerleri ile gümrük hizmetlerinin verildiği gümrüklü sahalarda, ithalat ve ihracat işlemlerine konu mallar ile transit rejim kapsamında işlem gören mallar için verilen ardiye, depolama ve terminal hizmetlerinin KDV’den istisna olduğu,

– (21).maddesinde (İthalatta matrah); İthalatta verginin matrahı aşağıda gösterilen unsurların toplamıdır:

a) İthal edilen malın gümrük vergisi tarhına esas olan kıymeti, gümrük vergisinin kıymet esasına göre alınmaması veya malın gümrük vergisinden muaf olması halinde sigorta ve navlun bedelleri dahil (CIF) değeri, bunun belli olmadığı hallerde malın gümrükçe tespit edilecek değeri,

b) İthalat sırasında ödenen her türlü vergi, resim, harç ve paylar,

c) Gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar yapılan diğer giderler ve ödemelerden vergilendirilmeyenler ile mal bedeli üzerinden hesaplanan fiyat farkı, kur farkı gibi ödemelerin,

KDV’nin matrahını oluşturduğu,

– (48).maddesinde; 3065 sayılı KDV Kanununa göre vergisi ödenmeden veya eksik ödenerek yurda sokulan eşyaların hiç alınmamış veya eksik alınmış Katma Değer Vergileri hakkında Gümrük Kanunundaki esaslara göre işlem yapılacağı, ancak, indirim hakkı tanınan işlemlere konu eşyanın serbest dolaşıma girdiği tarihin içinde bulunduğu veya sonraki vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak vergi dairesine verilen beyannamelere göre ödenen katma değer vergisinin (sorumlu sıfatıyla ödenenler hariç), ithalde hiç ödenmemesi veya eksik ödenmesi nedeniyle tahsili gereken katma değer vergisinden düşüleceğinin,

– İthal edilen eşya ile ilgili olarak; katma değer vergisinden müstesna olduğu halde yanlışlıkla alınan veya fazla alındığı anlaşılan katma değer vergisinin, indirim hakkına sahip olmayan mükelleflere, Gümrük Kanununa göre iade olunacağı,

– (51).maddesinde; Mükelleflerin ithalde beyan ettikleri matrahla, tahakkuk veya inceleme yapanların veyahut teftişe yetkili kılınanların buldukları matrahlar üzerinden hesaplanan vergi farkları hakkında, Gümrük Kanunu uyarınca Gümrük Vergisindeki esaslar dairesinde ceza uygulanacağı,  

Hükme bağlanmıştır.

Öte yandan, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/F-4.14.) bölümünde gümrüklü alanlarda yapılan hizmetlerde istisna uygulamasına ilişkin açıklamalar yer almakta olup, Tebliğin “III/A-2 İthalatta Matrah” başlıklı bölümünde ise; “… Bu kapsamda, örneğin, ithal edilen eşyanın gümrük antreposuna konulduğu tarihten gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar geçen süre için ödenen ardiye ücreti üzerinden KDV Kanununun (17/4-o) maddesine göre KDV hesaplanmadığından, vergilendirilmeyen bu tutarın ithalatta KDV matrahına dahil edileceği belirtilmiştir.

– Gümrük antrepoları ve geçici depolama yerleri ile gümrük hizmetlerinin verildiği gümrüklü sahalarda, ithalat ve ihracat işlemlerine konu mallar ile transit rejimi kapsamında işlem gören mallar için verilen ardiye, depolama ve terminal hizmetleri KDV istisnası kapsamındadır. Buradaki istisna ile ithalat istisnasının birbirine karıştırılmaması gerekir. Ardiye, depolama ve terminal hizmetlerine ilişkin istisna, bir hizmetin konusunun KDV’den istisna edilmesidir. İthalata ilişkin KDV’de ise, hizmet değil bir mal teslimi söz konusu olup, Gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar yapılan ve vergilendirilmeyen hizmet ve giderler KDV’nin matrahını oluşturmaktadır. Dolayısıyla bir biriyle ilintili olan bu iki durumun bir birinden ayrıştırılması, birbirine karıştırılmaması gerekir.

IV- 3093 Sayılı Kanun İle Konuya İlişkin İlgili Diğer Mevzuat Hükümleri 

 3093 Sayılı Kanun’un 2.maddesinde (Gelirler): Türkiye Radyo – Televizyon Kurumunun gelirlerinin:

a) Radyo, televizyon, video ve birleşik cihazlardan tahsil edilecek ücretler,

b) Elektrik enerjisi hasılatından bu Kanuna göre ayrılacak paylar,

c) Genel bütçeden yapılacak katkılar,

d) Radyo ve televizyon vasıtasıyla yapılan her çeşit ilan ve reklam ile faaliyet gelirleri,

e) Film, bant, plak, nota, dergi, kitap ve benzerlerinin yapım, yayın ve satışından elde edilecek gelirler,

f) Radyo ve televizyonla ilgili her türlü ticari işlemler ve ortaklıklardan elde edilecek gelirler,

g) Düzenlenecek konser, temsil ve benzeri programlara giriş ücreti ve bu yerlerde yapılacak ilan ve reklamdan elde edilecek gelirler ile,

h) Yapılacak her türlü bağış, yardım ve diğer gelirlerden,

Oluştuğunun,  

– Kanun’un 3.maddesinde (Cihazların imalat ve ithalatı): 3093 sayılı Kanun’un 1.maddesinde belirtilen cihazları imal edenlerin satıştan önce; ithal edenlerin ise serbest dolaşıma girişinde bandrol veya etiket almaya mecbur olduklarının,    

Bu bandrol veya etiketlerin Türkiye Radyo – Televizyon Kurumu tarafından veya bu Kurumun yetkili kılacağı diğer kurum veya kuruluşlar tarafından verileceğinin,  

 – Kanun’un 4.maddesinde (Matrah): a) Aşağıdaki cihazları imal edenler cihazın satış faturasındaki (özel tüketim vergisi hariç) Katma Değer Vergisi matrahı, ithal edenler ise Gümrük Giriş Beyannamesindeki (özel tüketim vergisi hariç) Katma Değer Vergisi matrahı üzerinden bir defaya mahsus olmak üzere, ilave bir yazılım veya donanım desteği olsun veya olmasın doğrudan, internet üzerinden veya başka bir yolla her türlü görsel ve/veya işitsel yayınları alabilen;

  1. Renkli televizyon için                                                                                             % 16,
  2. Siyah – beyaz televizyon için                                                                                  % 16,
  3. Radyo, portatif radyo-teyp, radyo-pikap           % 16,
  4. Video için                                                                                                                % 16,
  5. Birleşik cihazlar için :  a. Video – televizyon-radyo       ˥

Video – televizyon                     }                                                                      % 16,     

Radyo – televizyon                    ˩

b. Müzik seti ve benzerler                                  % 16,

6.Cep telefonları için                                              % 6,

7. Bilgisayarlar ve tablet bilgisayarlar için              % 2,

8. Taşıtlarda yer alan bandrole tabi cihazların ayrı ayrı tevsik edilememesi hâlinde, imalatta taşıtın satış faturasındaki (özel tüketim vergisi hariç) Katma Değer Vergisi matrahı, ithalatta ise gümrük giriş beyannamesindeki (özel tüketim vergisi hariç) Katma Değer Vergisi matrahı üzerinden;

a. Kara taşıtları için                                                                                           % 0,4,

b. Diğer taşıtlar için                                                                                           % 0,01,

9. Video görüntü veya ekranına bağlantı yapılmak üzere tasarlanmış olan televizyon alıcıları (uydu alıcıları, set üstü medya kutuları dâhil) için                                                                                  % 10,

10. Yukarıda sayılan cihazların dışında kalan ve görsel ve/veya işitsel yayınları alabilen her türlü cihazlar için                                                                                                                                           % 8, 

Tutarında ücret tahsil edileceği ve 5.maddeye göre bu tahsilatların TRT Kurumuna ödeneceğinin,  

– Kanun’un 6.maddesinde (Ceza Hükmü): Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilen cihazların bandrolsüz veya etiketsiz satışını yapan imalatçı veya ithalatçıya Kurum tarafından bandrolsüz veya etiketsiz satılan veya satışa arz edilen her cihaz için hesaplanan bandrol ücretinin iki katı tutarında idari para cezası verileceğinin, tahakkuku müteakip tebliğ edilen para cezalarını ödemeyenler hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre işlem yapılacağının, bu maddeye göre kesilecek idari para cezalarına karşı, ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren, bir ay içerisinde yetkili idare mahkemesinde dava açılabileceğinin,

– Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 14.03.2019/42513799 Tarih ve Sayılı Yazısında: Serbest dolaşıma giriş rejimi işlemlerinde TRT bandrol ücretlerinin peşin tahsilatına devam edilmesinin,

– Bandrol ücretinin KDV matrahına (ve varsa ÖTV matrahına) dahil edilmesi, dahil edilmediğinin tespiti halinde, zamanaşımı hükümleri de dikkate alınarak, alınmayan KDV, ÖTV ile bunlara bağlı cezaların karara bağlanmasının,

– 20.02.2018 tarihinden sonra ise ithal edilecek eşyaya ilişkin beyan üzerinden hesaplanan bandrol ücreti ile gümrük idarelerince veya sonradan kontrol sonucunda tespit edilen bandrol ücreti arasındaki farklarda, 4458 sayılı Gümrük Kanunu uyarınca TRT bandrolü noksanlığına ilişkin ek tahakkuk kararı ve idari para cezası kararı düzenlenmemesi, düzenlenmiş olan kararların ise iptal edilmesi, bu neviden tespitlerin TRT Kurumuna intikalini teminen Gümrükler Genel Müdürlüğüne bildirilmesinin,

– Diğer taraftan, gümrük idaresince takip ve tahsil edilmeyen bir alacak olan TRT bandrolünün uzlaşmaya konu edilmesi mümkün bulunmamakla birlikte, söz konusu bandrol ücretinin matrahına girdiği KDV ve varsa ÖTV asılları ve bunlara bağlı cezaların uzlaşmaya konu edilebileceğinin, 

Belirtildiği, anlaşılmaktadır.

V- Değerlendirme ve Sonuç

 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun konuya ilişkin:

(16/1-a-b-c), 17/4-e), (17/4-ı), (17/4-j), (17/4-o) ile (17/4-ö) maddesinde belirtilen hizmetlerin KDV’den istisna olduğu belirtilmiş olup;

– Söz konusu işlemler [ Transit ve gümrük antrepo rejimleri ile geçici depolama ve serbest bölge hükümlerinin uygulanması, serbest bölgeler, geçici depolama yerleri ve antrepolarda verilen hizmetler, boru hattı ile yapılan yabancı ham petrol, gaz ve bunların ürünlerinin taşınması, gümrüklü sahalarda vergisiz satış yapılan işyerlerinin ve bu işyerlerine ait depo ve ardiye gibi bağımsız birimlerin kiralanması, vb.] sırasında düzenlenen faturalarda KDV’nin hesaplanmaması, gösterilmemesi, tahakkuk, tebliğ ve tahsil edilmemesi gerekir.  

 – İthalatta tahsil edilen Özel Tüketim Vergisinin (ÖTV) matrahı, eşyanın hangi liste kapsamında olduğuna göre değişmektedir. I. Sayılı liste (petrol türevleri) kapsamında olan eşyalarda ÖTV maktu tutarda uygulanırken, II sayılı listede (taşıtlar) yer alan eşyalar için ÖTV matrahı özel tüketim vergisi hariç, katma değer vergisi matrahından oluşmaktadır. III-A sayılı liste (alkollü ve alkolsüz içecekler) kapsamı eşyaların ÖTV matrahı maktu vergiden az olmamak kaydıyla özel tüketim vergisi hariç, katma değer vergisi matrahından ve III-B sayılı liste (tütün ürünleri) kapsamı eşyaların ÖTV matrahı maktu vergiden az olmamak kaydıyla bunların perakende satış fiyatlarından oluşmaktadır. IV sayılı liste ( kozmetik, elektrik, elektronik vb. ürünler) kapsamı eşyaların ÖTV matrahı da, özel tüketim vergisi hariç katma değer vergisi matrahından oluşmaktadır.

– 3093 Sayılı Kanun’un 4.maddesine Göre Bandrol Ücreti; Radyo, radyo teyp, televizyon, birleşik cihazlar, müzik seti, cep telefonu, bilgisayar, tablet, vb. cihazları imal edenler cihazın satış faturasındaki (özel tüketim vergisi hariç) Katma Değer Vergisi matrahı, ithal edenler ise Gümrük Giriş Beyannamesindeki (özel tüketim vergisi hariç) Katma Değer Vergisi matrahı üzerinden tahsil edilir.

 Geçici depolama yerleri ile antrepolarda verilen ardiye, depolama ve terminal hizmetlerinden gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar olanlarına ilişkin faturaların KDV’siz düzenlenmeleri sağlanarak bu giderlerin ayrıca gümrük beyannamesinde beyan edilmesi, bu şekilde ÖTV matrahının ve Bandrol matrahının aşındırılmaması gerekir.

Gelir İdaresi Başkanlığı İlgi Yazısında; “Mezkûr listeye ekli malın ithalinden önceki ardiye hizmet bedelinin, KDV`den istisna olsun ya da olmasın, ithalat sırasındaki ÖTV matrahına dahil edilmesi gerektiği yönündeki Başkanlığımız görüşünün, ithalatta matrahın 3065 sayılı KDV Kanununda belirtilen usule göre belirlenmesinin geçerli olduğu tüm durumlar için uygulanması gerektiği değerlendirilmiştir.” denilmek suretiyle, ardiye bedellerinden yola çıkarak malın ithalatından önce eşyaya ilişkin olarak yapılan diğer gider ve ödemelerin KDV’den istisna olup olmadığına bakılmaksızın, ithalat sırasındaki ÖTV matrahına dahil edilmesi yönünde görüş bildirmiştir.

ÖTV Kanun’un 11/3. maddesi çerçevesinde ithalatta ÖTV matrahı, KDV matrahını oluşturan unsurlardan oluşmaktadır. KDV Kanunu’nun 21/c maddesine göre, gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar yapılan diğer giderler ve ödemelerden vergilendirilmeyenler ancak ithalattaki KDV matrahına, ÖTV matrahına ve Bandrol matrahına dahil edilebilecektir.

Sonuç Olarak:

Söz konusu düzenlemeler çerçevesinde; KDV istisnasından faydalanılmayan ve bu giderlere ilişkin KDV’li fatura düzenlendiği durumlarda, bu KDV’li bedellerin ÖTV matrahında, Bandrol matrahında ve KDV matrahında dikkate alınması;

1) 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 21/c.maddesine, 4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 11 ve 12.maddelerine, 3093 sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu’nun 4.maddesine,

2) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 38.maddesinde belirtilen; “Kimse, işlediği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz. Kimseye suç işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez. Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur. İdare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide uygulayamaz” kuralına, 

3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 73’incü maddesinin 3.fıkrasında belirtilen: “Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır” şeklinde ifade edilen ve vergilendirme yetkisini yasama organına özgü kılan ilke, vergilere ilişkin düzenlemelerin gerek şeklî gerekse maddî anlamda kanunla yapılmasını emreden hükümlerine,

4) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na göre, “Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve/veya güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz. İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz. Kanunların suç ve ceza öngören hükümlerinin uygulamasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak şekilde geniş yorumlanamaz” (TCK.m.2/I-III). hükümlerine,

5) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun bu hükümleri vergi suçları bakımından da geçerli olduğundan, Türk Ceza Kanunu’na göre, “Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır “ (TCK.m.5). hükümlerine,

6) Kabahatler Kanunu’nun 4.maddesinde de kabahatlerin kanuniliği ilkesi düzenlenmekte olup, Buna göre, “Hangi fiillerin kabahat oluşturduğu, kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve hükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabilir. Kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve miktarı, ancak kanunla belirlenebilir” (Kabahatler K.m.4/1, 2). hükümlerine,

7) Kabahatler Kanunu’nun bu hükümleri vergi kabahatleri bakımından da geçerlidir. Çünkü, Kabahatler Kanunu’na göre, “Bu Kanunun; a) idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde; b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır” (Kabahatler K.m.3). hükümlerine,

8) Hukuki imkânsızlık [Bir idari işlemin yerine getirilmesinin hukuken imkânsız olduğunu ifade eder. Genel anlamda bir idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç (maksat) olmak üzere beş temel unsuru söz konusu olup, bu unsurlardan herhangi birisinin hukuka aykırı olması o idari işlemin iptalini gerektirir. Bu anlamda bir idari işlemin geçerli olabilmesi için o işlemin konusunun imkânsız olmaması gerekmektedir. Konusu imkânsız olan bir idari işlemin iptal edilmesi gerekir.] hükümlerine,

Aykırı olup;

1- 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 21/c.maddesine, 4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 11 ve 12.maddelerine, 3093 sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu’nun 4.maddesine aykırı olarak; KDV, ÖTV ve Bandrol Ücreti ve/veya Ceza istenilmesi durumunda, ilgili ek tahakkuk ve ceza kararlarının tebliğ edilmesine müteakip süresi içinde Gümrük Kanunu’nun 242.maddesi hükümlerine göre (ilgili gümrük müdürlüğü veya ilgili gümrük ve dış ticaret bölge müdürlüğüne) itiraz edilmesi,

2- Gerek söz konusu itirazlarda, gerekse bu itirazların ret kararı ile sonuçlanması durumunda, ilgili vergi mahkemesinde açılacak dava veya davalarda; Yukarıda belirtilen açıklama ve yorumların, konuya ilişkin bulunacak emsal kararlar ve lehe olan ilgili diğer hüküm, bilgi ve belgelerin kullanılması gerekir.

KAYNAKÇA:

  • 4458 Sayılı Gümrük Kanunu.
  • Gümrük Yönetmeliği.
  • 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu.
  • 4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu.
  • 3093 sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu.
  • Gümrükler Genel Müdürlüğünün 04.03.2022/72486352, 14.03.2019/42513799 Tarih ve Sayılı Yazıları.
  • Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 06.01.2022 Tarih ve 2723 Sayılı, 01.03.2022 Tarih ve 29957 Sayılı Yazıları.

Kerim ÇOBAN -Emekli Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi (Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri “YGM”)

Çoban Gümrük Dış Ticaret Denetim Danışmanlık ve Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği A. Ş.

www.cobangumrukdenetim.com

E Mail: info@cobangumrukdenetim.com

              kerim.coban@cobangumrukdenetim.com          

              k.coban0306@gmail.com 

Kerim Çoban

Emekli Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi

Continue reading

İSTİSNAİ KIYMETLE BEYANIN PÜF KONTASI

İSTİSNAİ KIYMETLE BEYANIN PÜF KONTASI

25

Şubat, 2022

ÖZET 

1) Gümrük Kanunu’nun 24.maddesine göre kıymet tespitinin yapıldığı hallerde beyan sahibinin talebi üzerine; a) Konsinye şekilde teslim edilen çabuk bozulabilir eşyanın,

b) Gümrük kıymetine ilave edilmesi gereken, ancak ihracatçı ve ithalatçı arasındaki sözleşme gereği söz konusu kıymet unsurları gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten sonra belli olacak eşyanın,

c) Satış sözleşmesinde, fiyatın sonradan gözden geçirilmesini öngören hükümler içeren eşyanın,

ç) Boru hatları veya elektrik telleri ile taşınan ve depolama imkânı olmayan sürekli akış halinde olan eşyanın,

d) Deniz yolu ile sıvı halde Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen ve gümrük gözetimi altında gaz haline dönüştürülerek limanda boru hattına verilen sıvılaştırılmış doğal gazın,

Gümrük kıymetinin tespitinde, beyan sahibinin talebi üzerine, gümrük idaresince basitleştirilmiş usuller uygulanır.

2) Birinci fıkranın (b), (c) ve (ç) bentlerinde belirtilen durumlarda yükümlülerin, anılan kıymet unsurlarının mevcudiyetini gösteren sözleşmelerin örneği ve onaylı çevirisini gümrük idarelerine sunmaları gerekir.

Anahtar Kelimeler: İstisnai kıymetle beyan, Tamamlayıcı beyan, Gümrük kıymeti, Cif kıymet,  …  

GİRİŞ 

Gümrük Yönetmeliği’nin 53.maddesinin 1.fıkrasında belirtilen hallerde, vergi tahakkuku mevcut belgelerde belirtilen kıymet esas alınarak yapılır. Tamamlayıcı beyana göre gözden geçirilmiş kıymetin daha yüksek olması halinde ek vergi tahakkuku yapılır. Daha düşük olması halinde ise; farka isabet eden kıymetin iade alındığının tevsiki ve satış sözleşmesine göre kıymetin yeniden belirlenmesini gerektiren işleme ait tahlil raporu gibi bir belgenin onaylı örneğinin sunulması koşullarıyla ve gümrük idaresince yapılacak inceleme sonucunda söz konusu hususların tespiti üzerine Gümrük Kanunu’nun 211.maddesi çerçevesinde işlem yapılır.

Tamamlayıcı beyana isabet eden ithalat vergileri bakımından zamanaşımı tamamlayıcı beyanın verildiği tarihten itibaren başlar.

 – İthal eşyasının gümrük kıymetine veya katma değer vergisi matrahına girmesi gereken, ancak gümrük beyannamesinin tescili anında beyan sahibi tarafından mevcudiyetinin bilinmesi mümkün olmayan kıymet veya matrah unsurları için, en geç söz konusu kıymet veya matrah unsurunun öğrenildiği ayı takip eden ayın yirmi altıncı günü akşamına kadar beyanda bulunulur ve vergileri de aynı süre içinde ödenir.

I- KONUYA İLİŞKİN MEVZUAT HÜKÜMLERİ

 1- Eşyanın Kıymeti

Kıymet kelimesinin kısaca sözlük anlamı: Değer, fiyat, bir şeyin yerini tutabilen karşılık olarak tanımlanmıştır.

CIF: C (Cost = Maliyet), I (İnsurance = Sigorta), F (Fraight = Navlun) kelimelerinin İngilizce’deki baş harflerinden oluşmuştur.

Cif Kıymet veya eşyanın cif kıymeti: Eşya bedeli + sigorta bedeli + navlun ücreti toplamından oluşmaktadır.

Eşyanın Gümrük Kıymeti: Kısaca, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 24.maddesine göre ithal eşyasının gümrük kıymeti, eşyanın satış bedelidir. Satış bedeli, Türkiye’ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyattır.

Cif kıymet veya eşyanın cif kıymeti; Gümrük vergilendirme tekniği açısından en temel (fakat dar olan) matrah tanımıdır.

 Gümrük kıymeti veya eşyanın gümrük kıymeti ise; Gümrük vergilendirme tekniği açısından en geniş matrah tanımı olup, kıymete dair hemen her şeyi içine almaktadır. Kısacası, Cif kıymetle gümrük kıymeti aynı şeyler değildirler.

Örnek 1: Türkiye’de faaliyet gösteren A firmasının Gürcistan’daki B firmasından tonu 5.000-TL’den 100 ton hurda aliminyum satın aldığını, taşıyıcı C firmasına 15.000-TL taşıma (navlun) bedeli ile sigorta acentesi olan  D firmasına da 1.000-TL sigorta bedeli ödediğini, ayrıca söz konusu eşyalar için 5.000-TL Yurt dışı kara taşıması bedeli ile 4.000-TL elleçleme ücreti ödediğini varsayalım. Söz konusu eşyanın/hurda bakırın Cif kıymeti = 516.000-TL,  Gümrük kıymeti ise= 525.000-TL’dir.

Fiilen ödenen veya ödenecek fiyat; İithal eşyası için alıcının, satıcıya veya satıcı yararına  yaptığı veya yapması gereken ödemelerin toplamıdır. Bu fiyat, ithal eşyasının satış koşulu olarak, alıcının satıcıya veya satıcının bir yükümlülüğünü karşılamak üzere üçüncü bir kişiye yaptığı veya yapacağı tüm ödemeleri kapsar. Ödemeler, para transferi şeklinde olabileceği gibi, akreditif veya ciro edilebilir bir kıymetli evrak kullanılarak ya da doğrudan veya dolaylı olarak yapılabilir (Gümrük Kanunu’nun 24/3-a.maddesi).

Örnek 2: Türkiye’de faaliyet gösteren X firması, Singapur’da faliyet gösteren Y firmasından tanesi 300-USD cif teslim 10.000 adet (3.000.000-USD tutarında) notebook- dizüstü bilgisayar satın aldığını, ayrıca ithalatçı X firmasının satıcı Y firmasının isteği üzerine, Y firmasının  Çin Halk Cumhuriyetinde bulunan alacaklısı olan (Parça üreticisi) Z firmasına 150.000-USD ödediğini varsayalım. Burada eşyanın gümrük kıymeti (İthalat sırasında dikkate alınacak kıymet) 3.150.000-USD’dir.

2- İstisnai Kıymetle Beyan

A- Normal İstisnai Kıymet:

 1) Gümrük Kanunu’nun 24.maddesine göre kıymet tespitinin yapıldığı hallerde beyan sahibinin talebi üzerine; a) Konsinye şekilde teslim edilen çabuk bozulabilir eşyanın,

b) Gümrük kıymetine ilave edilmesi gereken, ancak ihracatçı ve ithalatçı arasındaki sözleşme gereği söz konusu kıymet unsurları gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten sonra belli olacak eşyanın,

c) Satış sözleşmesinde, fiyatın sonradan gözden geçirilmesini öngören hükümler içeren eşyanın,

ç) Boru hatları veya elektrik telleri ile taşınan ve depolama imkânı olmayan sürekli akış halinde olan eşyanın,

d) Deniz yolu ile sıvı halde Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen ve gümrük gözetimi altında gaz haline dönüştürülerek limanda boru hattına verilen sıvılaştırılmış doğal gazın,

Gümrük kıymetinin tespitinde, beyan sahibinin talebi üzerine, gümrük idaresince basitleştirilmiş usuller uygulanır.

2) Birinci fıkra uygulamasında, 22 ilâ 24.maddelerdeki genel ve özel koşullar aranmaz. Ancak bu genel ve özel koşulların aranmaması bu kişiye basitleştirilmiş usulle sağlanan diğer hakların kullanım hakkını vermez. Birinci fıkranın (b), (c) ve (ç) bentlerinde belirtilen durumlarda yükümlülerin, anılan kıymet unsurlarının mevcudiyetini gösteren sözleşmelerin örneği ve onaylı çevirisini gümrük idarelerine sunmaları gerekir.

3) Birinci fıkrada belirtilen hallerde, vergi tahakkuku mevcut belgelerde belirtilen kıymet esas alınarak yapılır. Tamamlayıcı beyana göre gözden geçirilmiş kıymetin daha yüksek olması halinde ek vergi tahakkuku yapılır. Daha düşük olması halinde ise; farka isabet eden kıymetin iade alındığının tevsiki ve satış sözleşmesine göre kıymetin yeniden belirlenmesini gerektiren işleme ait tahlil raporu gibi bir belgenin onaylı örneğinin sunulması koşullarıyla ve gümrük idaresince yapılacak inceleme sonucunda söz konusu hususların tespiti üzerine Kanunun 211.maddesi çerçevesinde işlem yapılır.

Örnek 3-a: Afyonkarahisar’da faaliyet gösteren A firmasının Ukrayna’daki B firmasından % 75 yağlılık oranı şartıyla, tonu Fob: 750-USD birim fiyata 1.000 ton (750.000-USD tutarında) Ayçekirdeği satın aldığını, yapılan sözleşme gereği eşyanın antrepoya konulması sırasında alınacak numunenin tahlili sonucu eşyanın nihai yağlılık oranının ve nihai kıymetinin belirleneceğini, tahlil sonucu ortaya çıkacak % 75’in üzeri veya aşağı (% …) yağlılık oranına göre eşyanın kıymetinde değişiklik olacağını, ithalatçı A firmasının söz konusu eşyalar için 100.000-USD Navlun ve 5.000-USD Sigorta, 20.000-USD Yurt Dışı Kara Taşımacılığı ve Elleçleme Ücreti ödediğini, eşyanın ithalatında % 10 Gümrük Vergisi (GV) ve % 8 Katma Değer Vergisi (KDV) olduğunu varsayalım.

– Eşyanın Gümrük Kıymeti 875.000-USD olup; 87.500-USD GV, 77.000-USD KDV ödenmesi gerekir.

 Örnek 3-b: Alınan numunenin Uluslararası gözetim şirketinin tahlili sonucu eşyanın yağlılık oranının % 75’in altında % 70 çıktığı ve tahlil sonucuna göre satıcı tarafından eşyalar için ton başı 50-USD (50.000-USD tutarında) iade faturası düzenlendiğini ve alıcıya/ithalatçıya gönderildiğini varsayalım. 

– İthalatçı A Firması tarafından farka isabet eden (50.000-USD’lik) kıymetin satıcıdan iade alındığının tevsiki ve satış sözleşmesine göre kıymetin yeniden belirlenmesini gerektiren işleme ait tahlil raporu (Uluslararası gözetim şirketinin tahlil raporu)’nun onaylı örneğinin ilgili Gümrük İdaresine sunulması koşullarıyla ve gümrük idaresince yapılacak inceleme sonucunda söz konusu hususların tespiti üzerine Gümrük Kanunu’nun 211.maddesi çerçevesinde işlem yapılarak, 50.000-USD’ye tekabül eden 5.000-USD GV ile 4.400-USD karşılığı KDV TL olarak ithalatçıya iade edilir.

4) Tamamlayıcı beyana isabet eden ithalat vergileri bakımından zamanaşımı tamamlayıcı beyanın verildiği tarihten itibaren başlar.

5) İthal eşyasının gümrük kıymetine veya katma değer vergisi matrahına girmesi gereken, ancak gümrük beyannamesinin tescili anında beyan sahibi tarafından mevcudiyetinin bilinmesi mümkün olmayan kıymet veya matrah unsurları için, en geç söz konusu kıymet veya matrah unsurlarının öğrenildiği ayı takip eden ayın yirmi altıncı günü akşamına kadar beyanda bulunulur ve vergileri de aynı süre içinde ödenir.

6) İstisnai kıymetle beyana ilişkin tamamlayıcı beyanların süresi içerisinde verilmemesi nedeniyle zamanında ödenmeyen gümrük vergileri için eşyanın serbest dolaşıma girişine ilişkin beyannamenin tescil tarihinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenen gecikme zammı oranında gecikme faizi tahsil edilir ve Kanunun 241.maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlem yapılır (Gümrük Yönetmeliği’nin 53.maddesi).

– Türkiye’ye ithal edilen ürünlerin ithalatı/ithalat beyanı sırasında, yukarıda ayrıntıları belirtilen gümrük kıymet unsurlarından belli olanların eşyanın Gümrük kıymetine dahil edilmesi, belli olmayanlar, gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten (serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescilinden) sonra belli olacak olanlar ile sözleşme gereği fiyatın sonradan gözden geçirilmesi sonucunda ortaya çıkacak kıymet farklarının varlığı durumunda ise; Gümrük Yönetmeliğinin 53.maddesine göre (İstisnai kıymetle) beyan/işlem yapılarak, vergi hesaplama (tarh), tebliğ ve tahakkukunun da mevcut belgelerde belirtilen kıymet unsurları ve tutarları dikkate alınarak yapılması, ithalat sonrasında söz konusu gümrük kıymet unsurlarının gerçekleşmesi, netleşmesi, miktar ve tutarlarının belli olmasına müteakip -(İthal eşyasının Gümrük Kıymetine veya İthalatta Katma Değer Vergisi matrahına girmesi gereken, ancak gümrük beyannamesinin tescili anında beyan sahibi tarafından mevcudiyetinin bilinmesi mümkün olmayan kıymet veya matrah unsurları için)- en geç söz konusu kıymet veya matrah unsurlarının öğrenildiği ayı takip eden ayın yirmi altıncı günü akşamına kadar ithalatın yapıldığı gümrük müdürlüğüne, Gümrük Yönetmeliği’nin 53 ve 150/3.maddeleri kapsamında tamamlayıcı beyanda bulunulur ve vergileri de aynı süre içinde ödenir.

 Örnek 4: İthalatçı K firmasının Singapur’daki üretici L firmasıyla 01.03.2021 tarihinde yaptığı sözleşme gereği Cif teslim birim fiyatı 200-USD/Adet olmak üzere toplam 8.000.000-USD tutarında 40.000-adet televizyon satın almak için anlaştığını, televizyon’un “Cooban” markası, güvence ve kalitesiyle üretileceğini, ayrıca eşyaların satış koşulu gereği, ithalatçı K firmasınca marka kullanımı için İsviçre’de mukim marka sahibi M firmasına satış hasılatı üzerinden % 10 royalty ödeneceğini, üretici L firmasının söz konusu eşyaları üretebilmesi için yeni bir kalıba ihtiyacı olduğunu, ithalatçı K firmasının ithal edeceği  söz konusu eşyaların Singapur’da üretilebilmesi için ilave olarak Singapur’dan ve/veya Singapur’a komşu ülkelerden 400.000-USD tutarında kalıp, 65.000-USD teknik çizim-tasarım, 25.000-USD hammadde-malzeme, 35.000-USD yedek parça, 40.000-USD ambalaj malzemesi satın alarak üretici L firmasına gönderdiğini, ayrıca söz konusu hammadde, malzeme ve eşyaların L firmasına taşınması ve teslimi için N firmasına 15.000-USD yurt dışı kara taşıması, 10.000-USD tutarında elleçleme gideri ile yurt dışı gümrükleme hizmetleri için para ödediğini, üretici L firmasının üç (3) aylık süre içinde üretimi tamamlayarak 02.05.2021 tarihinde eşyaları sevk ettiğini ve 20.05.2021 tarihinde eşyaların Türkiye gümrük bölgesine ulaştığını, toplam eşya bedeli olan 8.000.000-USD’nin 20.05.2021 tarihinde satıcıya ödendiğini ve eşyaların ithali için 24.05.2021 tarihinde serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tanzim ve tescil edildiğini varsayalım.

Sonuçta; K firması, ithal edeceği 40.000-adet televizyon için L firmasına eşya bedeli olarak ödediği 8.000.000-USD’ye ilave olarak bu eşyalar için yukarıda belirtilen gümrük kıymet unsurları karşılığı olarak toplam 590.000-USD daha masraf yapmış (ilave gümrük kıymeti oluşmuş) olup, bu tutarında 40.000-adet televizyonun ithali sırasında eşyaların gümrük kıymetine ilave edilerek/katılarak, ilgili SDGB’de belirterek ilgili gümrük idaresine beyan edilmesi,  gümrük vergi ve resimlerinin 8.590.000-USD  kıymet üzerinden hesaplanıp tahsil edilmesi gerekir.

Ayrıca; İthalatçı K firmasınca, 01.03.2021 tarihli 8.000.000-USD tutarlı televizyonun alış sözleşmesine tekabül eden Damga Vergisinin 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun 1, 3, 4, 5, 14, 15, 22, 24.maddeleri  ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 114.maddesi ve diğer ilgili mevzuat kapsamında ilgili vergi dairesine beyan edilip ödenmesi, söz konusu televizyonların Türkiye’ye ithal edilmesi sırasında ise, Damga Vergisi Kanunu’nun 26.maddesi gereği ithalat eşyasına ilişkin sözleşme veya sözleşmelere tekabül eden Damga Vergisinin ödenip ödenmediğinin ilgili gümrük idaresince kontrol edilip, ödenmediyse ödenmesinin/ tahsilinin sağlanması, ayrıca ödenen ya da ödenecek Damga Vergisi tutarı, aynı zamanda 3065 sayılı Kanun’un 21.maddesinin (b) fıkrası gereği ithalatta KDV matrah unsuru olduğu için, eşyaların (televizyonların) ithaline ilişkin SDGB’de (Yurt İçi Giderleri içinde, Yurt içi giderlerine eklenerek) beyan edilerek tekabül eden KDV ile varsa ÖTV ve benzeri diğer gümrük vergilerinin tahakkuk ve tahsilinin sağlanması gerekir.  

Öte yandan, K firmasının söz konusu eşyaları iç piyasada sattığını ve satış hasılatı üzerinden oluşan royalty için M firmasınca 500.000-USD tutarında 01.09.2021 tarihli royalty faturası düzenlenerek K firmasına gönderildiğini, K firmasının söz konusu royalty faturasından 15.09.2021 tarihinde haberdar olduğunu ve aynı tarihte muhasebe kayıtlarına kaydedildiğini ve royalty tutarının M firmasına ödendiğini, M firmasının usulüne uygun olarak temin ettiği mukimlik belgesi bulunduğunu ve bu belgenin aslı ile birlikte Noterce veya İsviçre’deki Türk Konsolosluklarınca tasdik edilmiş Türkçe tercümesinin bir örneğini ilgili vergi dairesine veya vergi sorumlusu olan K firmasına ibraz ettiğini/gönderdiğini varsayalım.

 500.000-USD royalty bedeli M firması için bir gayri maddi hak kazancı olup, Türkiye ile İsviçre arasındaki mevcut Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması gereği gayri maddi hak kazançları üzerinden % 10 vergi (stopaj) kesintisi yapılması gerekir. K firmasınca, 500.000-USD royalty bedelinden 50.000-USD (karşılığı TL) vergi/stopaj kesintisi yapılarak ilgili vergi dairesine yatırılması, geriye kalan 450.000-USD tutarın hak sahibi M firmasına gönderilmesi, en geç 26.10.2021 tarihi akşamına kadar ithalatın yapıldığı gümrük müdürlüğüne müracaat edilerek, Gümrük Yönetmeliği’nin 53 ve 150/3.maddeleri kapsamında 500.000-USD royalty tutarı üzerinden tamamlayıcı beyanda bulunulması ve 500.000-USD royalty tutarına tekabül eden gümrük vergilerinin (KDV, GV, ÖTV, vb.) de aynı süre içinde ödenmesi gerekir. (5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 15/7. ve 30/11.maddelerine göre; Yapılacak vergi kesintileri, kazanç ve iratların gayrisafi tutarları üzerinden dikkate alınır). Şayet; Söz konusu royalty tutarı net (500.000-USD) olarak yurt dışına ödenmiş/gönderilmiş ise, bunun brütleştirilmesi ve brütleştirilmiş tutar olan 555.555,56-USD (karşılığı TL) üzerinden ilgili vergi dairesine ve gümrük idaresine beyanların yapılması, tüm vergilerin (stopaj, kdv, gümrük vergileri, vb.) brütleştirilmiş tutar olan 555.555,56-USD karşılığı TL üzerinden hesaplanıp tahsil edilmesi gerekir.

 Diğer taraftan:  Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının (ÇVÖA) hükümlerinin dikkate alınabilmesi ve anlaşma hükümleri çerçevesinde stopaj kesintisi yapılmaması ya da stopaj oranının indirimli olarak uygulanabilmesi için mukimlik belgesinin ibrazı şarttır. Mukimlik belgesinin istenilen kanuni şartları taşımaması veya mukimlik belgesinin ibraz edilmemesi ya da edilememesi durumunda ise; İç mevzuat hükümleri (2022 yılı için gelen oran % 23) uygulanmakta (İlgili ÇVÖA hükümleri uygulanmamakta), stopaj tevkifatı normal stopaj oranı üzerinden yapılmaktadır. {{3 Seri No’lu Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları Sirküleri ile Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 02.05.2012 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.16.01-KVK 30-1497 sayılı Özelgesi (Muktezası), Yine GİB İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 15.07.2014 tarih ve 62030549-125[30-2012/266]-1874 sayılı Özelgesi, …  konu hakkındaki özelgelere örnek olarak verilebilir}}. Gayri maddi hak kazançları vb. nedeniyle yurt dışına yapılan ödemelerden Türkiye’de kesilen stopajların mukim ülke mükellefleri tarafından iade alınması veya mahsubu mümkün olup, Türkiye’deki mükellefimiz (ithalatçı), kestiği stopaja ilişkin bilgileri bağlı bulunduğu vergi dairesinden resmi yazı ekinde alır, gerekirse bunları ilgili ülke/mukim ülke konsolosluğuna tasdik ettirir ve yurt dışındaki firmaya gönderir, yurt dışındaki gayri maddi hak sahibi firma bu belgeleri mukimi olduğu kendi ülkesinde ilgili vergi dairesine sunarak, ikili anlaşma (ÇVÖA) gereği ödeyeceği vergiden mahsup eder veya geri alır. 

 Mukimlik belgesi: Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması’na (ÇVAÖ) taraf diğer ülkede gelir elde eden kişi veya firmaların, mukimi olduğu ülkenin yetkili makamlarından aldığı ve o kişi veya kurumun ilgili ülkede yerleşik ve vergi mükellefi olduğunu gösteren resmi belgedir.

Gümrük Yönetmeliği’nin 53.maddesi uyarınca istisnai kıymetle beyan yapılan hallerde, tamamlayıcı beyanın gümrük idaresine verilmesi gerektiği süreden önce istisnai kıymete ilişkin ödemenin (mal ithaline ilişkin ortaya çıkan ilave gümrük kıymet farkı “royalty” tutarının) yurt dışına transferinin gerçekleştirilmesi, gerçekleştirilmiş olması gerekir. Aksi takdirde, bu tutar üzerinden Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2011/16, 2013/6 ve 2017/20 sayılı Genelgeleri kapsamında, (8/4/2015 Tarihli ve 2015/7511 Sayılı Kararnamenin Eki Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Kesintileri Hakkında Karar ekiVadeli İthalatında KKDF Kesintisi Oranı % 0 ‘Sıfır’ Olarak Belirlenen Mallar Listesi”nde – ‘Liste 1’de belirtilen GTİP’ler hariç) KKDF tahakkuk ve tahsili, ayrıca hesaplanan KKDF tutarı üzerinden varsa ÖTV ile bunlara (KKDF + ÖTV tutarına) tekabül eden KDV’nin tahsili gerekir.

Örnek 5: İthalatçı K firmasının yukarıda (Örnek 4’te) belirtilen 500.000-USD royalty tutarının hak sahibi M firmasına, tamamlayıcı beyanın gümrük idaresine verilmesi gerektiği süreden (en geç 26.10.2020 tarihinden) sonra yapılması/ödenmesi durumunda ise, ilgili gümrük idaresince, Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2011/16, 2013/6 ve 2017/20 sayılı Genelgeleri kapsamında (08.04.2015 Tarihli ve 2015/7511 Sayılı Kararnamenin Eki Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Kesintileri Hakkında Karar’da belirtilen GTİP’ler hariç) royalty tutarı üzerinden KKDF tahakkuk ve tahsili, ayrıca hesaplanan KKDF tutarı üzerinden varsa ÖTV ile bunlara tekabül eden KDV’nin ilave olarak tahsili gerekir.

 – İstisnai kıymetle beyana ilişkin tamamlayıcı beyanların süresi içerisinde verilmemesi nedeniyle zamanında ödenmeyen gümrük vergileri için eşyanın serbest dolaşıma girişine ilişkin beyannamenin tescil tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenen gecikme zammı oranında gecikme faizi tahsil edilir ve Gümrük Kanunu’nun 241.maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlem yapılır.

 Örnek 6: İthalatçı K firmasınca, yukarıda (Örnek 4’te) belirtilen 500.000-USD royalty tutarına (İthalat sonrası ortaya çıkan ilave gümrük kıymet unsuruna) ilişkin tamamlayıcı beyanın ilgili gümrük idaresine Gümrük Yönetmeliği’nin 53 ve 150/3.maddeleri kapsamında süresi içinde (En geç 26.10.2021 tarihine kadar) yapılması gerekir. K firmasının, söz konusu tamamlayıcı beyanı süresi içinde yapmadığını, tamamlayıcı beyanı iki ay gecikmeyle 26.12.2021 tarihinde gerçekleştirdiğini varsayarsak, bu durumda, zamanında ödenmeyen gümrük vergileri için eşyanın serbest dolaşıma girişine ilişkin beyannamenin (SDGB) tescil tarihinden (24.05.2021’den) itibaren tamamlayıcı beyanın yapıldığı 26.12.2021 tarihine kadar 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenen gecikme zammı oranında gecikme faizi tahsil edilir ve Gümrük Kanunu’nun 241/1.maddesi uyarınca para cezası uygulanır.

  B- Özellik Arz Eden İstisnai Kıymet:

 Gümrük Yönetmeliğinin “İstisnai kıymetle beyan” başlıklı 53/1 maddesinin (b) ve (c) bentleri ile, gümrük kıymetine ilave edilmesi gereken, ancak ihracatçı ve ithalatçı arasındaki sözleşme gereği söz konusu kıymet unsurları gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten sonra belli olacak eşya ile satış sözleşmesinde fiyatın sonradan gözden geçirilmesini öngören hükümler içeren eşyanın gümrük kıymetinin, “istisnai kıymetle beyan” hükümleri çerçevesinde beyanına imkân sağlanmıştır. Bu kapsamdaki işlemlerde, gümrük beyannamesinin tescili anında kıymete dahil edilecek bir unsurun mevcudiyeti bilinmekte ancak, bu unsurun tutarı veya miktarı henüz bilinmemekte veya nihai olarak belirlenmemiş bulunmaktadır.

Öte yandan, gümrük beyannamesinin tescili anında mevcudiyeti bilinemeyen ve sonradan öğrenilen kıymet veya matrah unsurları ile ilgili olarak, Gümrük Yönetmeliğin 53.maddesinin l.fıkrasında yer alan düzenlemeden değil, Gümrük Yönetmeliğinin 53/5 maddesi çerçevesinde beyanda bulunulması gerekir.

İthalattan Sonra Meydana Gelen/Ortaya Çıkan/Öğrenilen Kıymet Ve/Veya Fiyat Farkı, Miktar Farkı, Vb. Hususların Gümrük Yönetmeliği’nin 53/5.Maddesi Kapsamında Değerlendirilebilmesi İçin;

1. Söz konusu kıymet, matrah veya miktar unsurunun, taraflar arasında mevcut fiyatın sonradan gözden geçirilmesini/düzeltilmesini öngören herhangi bir akdi yükümlülükten kaynaklanmaması,

2. Yükümlüsünce, gümrük beyannamesinin tescili anında söz konusu farkın mevcudiyetinin veya sonradan ortaya çıkabileceğinin bilinmesinin mümkün olmaması/bilinmemesi,

3. Süresi içinde beyanda bulunulmuş olması [En geç söz konusu kıymet veya matrah unsurunun öğrenildiği ayı takip eden ayın yirmi altıncı (26) günü akşamına kadar beyanda bulunulması ve vergilerin de aynı süre içinde ödenmesi], gerekir.

İspat külfeti Gümrük Yönetmeliğinin 53/5 maddesinin uygulanması ile ilgili olarak, ithal eşyasının gümrük kıymetine veya KDV matrahına girmesi gereken bir unsurun gümrük beyannamesinin tescili anında beyan sahibi tarafından mevcudiyetinin bilinmediğinin ve madde uygulanmasına ilişkin gerekli koşulların henüz oluşmadığının, yükümlüsünce gerekçeleriyle ve olayın özelliğine göre ticari teamüllere uygun olarak izah ve/veya tevsik edilmesi (ticari yazışmalar vb., dahil) gerekir (Gümrük Yönetmeliği’nin 53.maddesi, Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 16.02.2022/71950650 Tarih ve Sayılı Tasarruflu Yazısı).

Örnek 7: Cif teslim şekline göre yapılan ithalatta; satıcının eşyalar için gerekli olan ve üretici firmadan temin edilmesi gereken “Uygunluk Belgesi”ni zamanında göndermediğini, uygunluk belgesi için ithalatçıdan ilave 5.000-USD para istediğini, uygunluk belgesi olmadan eşyaların iç piyasada satılamayacağını, bu nedenle ithalatçının anlaşma hükümlerine (Cif teslim/İstanbul-Türkiye) aykırı olmasına rağmen satıcıya 5.000-USD tutarında “Uygunluk Belgesi” ücreti ödediğini varsayalım.

– Böyle bir durumda, ithalatçı tarafından Gümrük Yönetmeliği’nin 53/5.maddesi gereği en geç, söz konusu ödemenin yapıldığı ayı takip eden ayın yirmi altıncı günü akşamına kadar ithalatın yapıldığı ilgili Gümrük İdaresine tamamlayıcı beyanda bulunularak, tekabül eden vergilerin de aynı süre içinde ödenmesi gerekir. Bu şartlara uyulması durumunda herhangi bir gecikme zammı veya gecikme faizi ya da para cezası uygulanmaz.  

Ancak, süresi içinde ilgili Gümrük idaresine tamamlayıcı beyanın yapılmaması/verilmemesi ve bu durumun Gümrük İdaresince sonradan yapılan bir denetim veya inceleme sonucunda tespit edilmesi durumunda Gümrük Kanunu’nun 234/1. maddesinin uygulanması gerekir.

C- Gümrük Kanunu’nun 234/3.maddesinin Uygulanması:

Gümrük Kanunu’nun 234.maddesinin 3.fıkrasında: “234.maddenin 1 ve 2. Fıkralarında belirtilen aykırılıkların gümrük idaresince tespit edilmesinden önce beyan sahibince ilgili Gümrük İdaresine bildirilmesi durumunda söz konusu cezalar yüzde on (% 10) nispetinde uygulanır.” Denilmekte olup, 234/3.maddenin (3.fıkranın) uygulanabilmesi için ithalat beyannamenin tescili sırasında belli olan veya ileride olabileceği/ doğabileceği kestirilen-tahmin edilen gümrük kıymet ve/veya matrah unsurlarının ilgili ithalat beyannamesinde beyan edilmeyip; sonrasında/ sonradan Gümrük İdaresince yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda; 1 ve 2.fıkralardaki aykırılıkların ortaya çıkması gerekmektedir. Gümrük Kanunu’nun 234/3.maddesi ile Gümrük Yönetmeliği’nin 53/5.maddesinin uygulanmasının iyi anlaşılması, ilgili Gümrük idarelerince birbirine karıştırılmaması, Gümrük Yönetmeliği’nin 53/5.maddesi şartlarının eksiksiz ve zamanında uygulandığı işlem ve olaylarda Gümrük Kanunu’nun 234/3.maddesine göre herhangi bir ceza uygulanmaması gerekir.

 Bize göre; Gümrük Yönetmeliği’nin 53/5.maddesinde belirtilen kıymet veya matrah unsurlarının [İthal eşyasının gümrük kıymetine veya katma değer vergisi matrahına girmesi gereken, ancak gümrük beyannamesinin tescili anında beyan sahibi tarafından mevcudiyetinin bilinmesi mümkün olmayan kıymet veya matrah unsurları için, en geç söz konusu kıymet veya matrah unsurunun öğrenildiği ayı takip eden ayın yirmi altıncı günü akşamına kadar beyanda bulunulur ve vergileri de aynı süre içinde ödenir.] zamanında ve usulüne uygun şekilde ilgili Gümrük İdaresine beyan edilip tekabül eden vergilerin ödenmesi durumunda, 4458 sayılıGümrük Kanunu’nun 234.maddesinin 1.fıkrası veya aynı maddenin 3.fıkrası başta olmak üzere Gümrük Kanunu’na göre her hangi bir ceza uygulanmaması gerekir. 

SONUÇ

 Gümrük beyannamesinin tescili anında mevcudiyeti bilinemeyen ve sonradan öğrenilen kıymet veya matrah unsurları ile ilgili olarak, Gümrük Yönetmeliğinin 53.maddenin l.fıkrasında yer alan düzenlemeden değil, Gümrük Yönetmeliğinin 53/5 maddesi çerçevesinde beyanda bulunulması gerekir.

İthalatçı tarafından Gümrük Yönetmeliği’nin 53/5.maddesi gereği en geç, söz konusu ödemenin yapıldığı ayı takip eden ayın yirmi altıncı günü akşamına kadar ithalatın yapıldığı ilgili Gümrük İdaresine tamamlayıcı beyanda bulunularak, tekabül eden vergilerin de aynı süre içinde ödenmesi gerekir. Bu şartlara uyulması durumunda herhangi bir gecikme zammı veya gecikme faizi ya da para cezası uygulanmaz. 

Bize göre; Gümrük Yönetmeliği’nin 53/5.maddesinde belirtilen kıymet veya matrah unsurlarının [İthal eşyasının gümrük kıymetine veya katma değer vergisi matrahına girmesi gereken, ancak gümrük beyannamesinin tescili anında beyan sahibi tarafından mevcudiyetinin bilinmesi mümkün olmayan kıymet veya matrah unsurları için, en geç söz konusu kıymet veya matrah unsurunun öğrenildiği ayı takip eden ayın yirmi altıncı günü akşamına kadar beyanda bulunulur ve vergileri de aynı süre içinde ödenir.] zamanında ve usulüne uygun şekilde ilgili Gümrük İdaresine beyan edilip tekabül eden vergilerin ödenmesi durumunda 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234.maddesinin 1.fıkrası ve 234.maddesinin 3.fıkrası başta olmak üzere 4458 sayılı Gümrük Kanunu’na göre her hangi bir ceza uygulanmaması gerekir. 

KAYNAKÇA:

  • 4458 Sayılı Gümrük Kanunu.
  • Gümrük Yönetmeliği.
  • 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu.
  • 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu.
  • 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu.
  • Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 16.02.2022/71950650 Tarih ve Sayılı Tasarruflu Yazısı.

Kerim ÇOBAN -Emekli Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi (Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri “YGM”)

Çoban Gümrük Dış Ticaret Denetim Danışmanlık ve Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği A. Ş.

www.cobangumrukdenetim.com

E Mail: bilgi@cobangumrukdenetim.com

              kerim.coban@cobangumrukdenetim.com          

              k.coban0306@gmail.com    –   Tel: 0505 519 88 41

Kerim Çoban

Emekli Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi

Continue reading

2 Nolu KDV Beyanı ve Gümrük Vergileri Bilmecesi

2 Nolu KDV Beyanı ve Gümrük Vergileri Bilmecesi

22

Şubat, 2022

ÖZET

Eşya ithalatı nedeniyle sonradan ortaya çıkan ödemelerin 1 Nolu veya 2 Nolu KDV Beyannamesiyle ilgili Vergi Dairesine beyan edilip tekabül eden KDV’nin ödenmesi durumunda; Gümrük ve Dış Ticaret Mevzuatı açısından telafisi zor veya mümkün olmayan birçok sakıncalar doğuracak, ilgili mükellefler/ şahıs ve firmalar Gümrükçe tahsil edilmesi gereken Gümrük Vergilerinin ödenmemesi veya eksik ödenmesi nedeniyle 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234, 235, 237, 238, 239, 241.maddelerinde belirtilen ceza ve müeyyideler başta olmak üzere 5326 sayılı Kabahatler Kanunu, 2976 sayılı Dış Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun, vb. kanun ve hukuki düzenlemelere göre çeşitli ceza uygulanmasına maruz kalabileceklerdir.  

Bu nedenle; Yapılacak hizmet ithalatlarının ilgili Vergi Dairesine bildirilmesi/beyan edilmesi,

Yapılacak mal/eşya ithalatları ile bu ithalatlar nedeniyle sonrasında ortaya çıkan ödemelerin ise ilgili Gümrük İdaresine beyan edilmesi gerekmektedir. 

Anahtar Kelimeler: 2 Nolu KDV Beyannamesi, Gümrük Kıymeti, Gümrük vergileri, İstisnai kıymetle beyan,Eşya/mal ithalatı, Hizmet ithalatı,  …

GİRİŞ

Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 09.02.2022 tarihinde yapılan bir bildiride; [ 2 Nolu KDV Beyannamesine, Vergi Bildirimi – Tam Tevkifat Uygulanan İşlemlere Ait Bildirim – İşlem Türü seçmeli alanına “106-İthal Edilen Malın Bedelinde Sonradan Ortaya Çıkan Ödemeler” eklendiğinin, ayrıca, Ekler bölümünde, İthal Edilen Malın Bedelinde Sonradan Ortaya Çıkan Ödemelerle ilgili bilgilerin ayrıntılarına ilişkin “Tam Tevkifat Kapsamında İthalat İşlemlerine İlişkin Bilgiler” Tablosunun oluşturulduğu] belirtilmiştir.   

Gelir İdaresi Başkanlığı’nın bu uygulamasıyla, artık sadece yurt dışından alınan ve Türkiye’de faydalanılan hizmetler için değil, aynı zamanda yurtdışından Türkiye’ye ithal edilen mallar/eşyalar sebebiyle sonradan ortaya çıkan ödemeler için de 2 Nolu KDV beyannamesi uygulamasında ayrı bir başlık yer alıyor olacak. Yani; Daha önceden Türkiye’ye ithali yapılan eşyalarla ilgili olarak sonradan meydana gelen kıymet ve/veya miktar farkları için yapılacak ödemelerin de 2 Nolu KDV Beyannamesiyle ilgili Vergi Dairesine beyan edilebileceği belirtilmiştir.

I- KONUYA İLİŞKİN MEVZUAT HÜKÜMLERİ

1- Eşyanın Gümrük Kıymeti

Eşyanın Gümrük Kıymeti: Kısaca, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 24.maddesine göre ithal eşyasının gümrük kıymeti, eşyanın satış bedelidir. Satış bedeli, Türkiye’ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyattır.

Cif Kıymet veya eşyanın cif kıymeti: Eşya bedeli + sigorta bedeli + navlun ücreti toplamından oluşmaktadır.

Cif kıymet veya eşyanın cif kıymeti, gümrük vergilendirme tekniği açısından en temel (fakat dar olan) matrah tanımıdır. Gümrük kıymeti veya eşyanın gümrük kıymeti ise gümrük vergilendirme tekniği açısından en geniş matrah tanımı olup, kıymete dair hemen her şeyi içine almaktadır. Kısacası, Cif kıymet ile gümrük kıymeti aynı şeyler değildirler.

Örnek 1: Türkiye’de faaliyet gösteren A firmasının İran’daki B firmasından tonu 2.000-TL’den 100 ton hurda bakır satın aldığını, taşıyıcı C firmasına 10.000-TL taşıma (navlun) bedeli ile sigorta acentesi olan  D firmasına da 500-TL sigorta bedeli ödediğini, ayrıca söz konusu eşyalar için 2.000-TL Yurt dışı kara taşıması bedeli ile 1.000-TL elleçleme ücreti ödediğini varsayalım. Söz konusu eşyanın/hurda bakırın Cif kıymeti= 210.500-TL,  Gümrük kıymeti ise= 213.500-TL’dir.

Fiilen ödenen veya ödenecek fiyat, ithal eşyası için alıcının, satıcıya veya satıcı yararına  yaptığı veya yapması gereken ödemelerin toplamıdır. Bu fiyat, ithal eşyasının satış koşulu olarak, alıcının satıcıya veya satıcının bir yükümlülüğünü karşılamak üzere üçüncü bir kişiye yaptığı veya yapacağı tüm ödemeleri kapsar. Ödemeler, para transferi şeklinde olabileceği gibi, akreditif veya ciro edilebilir bir kıymetli evrak kullanılarak ya da doğrudan veya dolaylı yapılabilir (Gümrük Kanunu’nun 24/3-a.maddesi).

Örnek 2: Türkiye’de faaliyet gösteren X firması, Tayvan’da faliyet gösteren Y firmasından tanesi 250-USD Cif teslim 10.000 adet (2.500.000-USD tutarında) notebook- dizüstü bilgisayar satın aldığını, ayrıca ithalatçı X firmasının satıcı Y firmasının isteği üzerine, Y firmasının Çin Halk Cumhuriyetinde bulunan alacaklısı olan Z firmasına 100.000-USD ödediğini varsayalım. Burada Eşyanın Gümrük Kıymeti (İthalat sırasında dikkate alınacak kıymet) 2.600.000-USD’dir.

2- Gümrük Vergileri

Gümrük Vergileri: Gümrük Kanunu’nun 3.maddesinin 8.fıkrasının (a) bendine göre; İlgili mevzuat uyarınca eşyaya uygulanan ithalat vergilerinin ya da ihracat vergilerinin tümünü ifade eder.

İthalat Vergileri: Gümrük Kanunu’nun 3.maddesinin 9.fıkrasına göre; a) Eşyanın ithalinde ödenecek gümrük vergisi ile diğer eş etkili vergiler ve mali yükleri, b) Tarım politikası veya tarım ürünlerinin işlenmesi sonucu elde edilen bazı ürünlere uygulanan özel düzenlemeler çerçevesinde ithalatta alınacak vergileri ve diğer mali yükleri ifade eder.

İthalat vergileri (ithalatta/ithalattan alınan vergiler) çok çeşitli olup, Gümrük vergisi, İlave Gümrük Vergisi, Özel Tüketim Vergisi, Katma Değer Vergisi vb. ithalat vergilerine örnek olarak gösterilebilir.

İhracat Vergileri: Gümrük Kanunu’nun 3.maddesinin 10.fıkrasına göre; a) Eşyanın ihracatında ödenecek gümrük vergisi ile diğer eş etkili vergiler ve mali yükleri, b) Tarım politikası veya tarım ürünlerinin işlenmesi sonucu elde edilen bazı ürünlere uygulanan özel düzenlemeler çerçevesinde ihracatta alınacak vergileri ve diğer mali yükleri ifade eder.

İhracatta DFİF Kesintisi, Telafi Edici Vergi, ihracat vergilerine örnek olarak gösterilebilir.

Örnek 3: Türkiye’de faaliyet gösteren A firmasının İran’daki B firmasından tonu 2.000-TL’den 100 ton hurda bakır satın aldığını, taşıyıcı C firmasına 10.000-TL taşıma (navlun) bedeli ile sigorta acentesi olan  D firmasına da 500-TL sigorta bedeli ödediğini, ayrıca söz konusu eşyalar için 2.000-TL Yurt dışı kara taşıması bedeli ile 1.000-TL elleçleme ücreti ödediğini hurda bakır ithalatında % 10 Gümrük Vergisi (GV), % 18 Katma Değer Vergisi (KDV) ile % 5 İlave Gümrük Vergisi (İGV) olduğunu varsayalım.

Söz konusu eşyanın/hurda bakırın Cif kıymeti= 210.500-TL,  Gümrük kıymeti ise= 213.500-TL olup, eşyalarımızın gümrük kıymeti üzerinden 21.350-TL GV ile 38.430-TL KDV, 10.675-TL İGV olmak üzere ithalat vergileri toplamı 70.455-TL’dir.

3- İstisnai Kıymetle Beyan

İstisnai kıymetle beyan, Gümrük Yönetmeliği’nin 53.maddesinde ayrıntılı olarak belirtilmiş olup; Yurtdışında üretilerek veya yurt dışından satın alınarak Türkiye’ye ithal edilen ürünlerin belli olan gümrük kıymet unsurları eşyanın ithalatı/ithalat beyanı sırasında, gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten (serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescilinden) sonra belli olacak olanlar ile sözleşme gereği fiyatın sonradan gözden geçirilmesi sonucunda ortaya çıkacak kıymet farklarının varlığı durumunda ise; Gümrük Yönetmeliğinin 53.maddesine göre (İstisnai kıymetle) beyan/işlem yapılarak, vergi hesaplama (tarh), tebliğ ve tahakkukunun da mevcut belgelerde belirtilen kıymet unsurları ve tutarları dikkate alınarak yapılması, ithalat sonrasında söz konusu gümrük kıymet unsurlarının gerçekleşmesi, netleşmesi, miktar ve tutarlarının belli olmasına müteakip -(İthal eşyasının Gümrük Kıymetine veya İthalatta Katma Değer Vergisi matrahına girmesi gereken, ancak gümrük beyannamesinin tescili anında beyan sahibi tarafından mevcudiyetinin bilinmesi mümkün olmayan kıymet veya matrah unsurlarıiçin)- en geç söz konusu kıymet veya matrah unsurunun öğrenildiği ayı takip eden ayın yirmi altıncı günü akşamına kadar ithalatın yapıldığı gümrük müdürlüğüne, Gümrük Yönetmeliği’nin 53 ve 150/3.maddeleri kapsamında tamamlayıcı beyanda bulunulur ve vergileri de aynı süre içinde ödenir. (Gümrük Yönetmeliği’nin 53 ve 150/3.maddeleri, Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürlüğü’nün 22.02.2022 Tarih ve 72161857 Sayılı Yazısı). 

Örnek 4: İthalatçı K firmasının Singapur’daki üretici L firmasıyla 01.03.2020 tarihinde yaptığı sözleşme gereği Cif teslim birim fiyatı 200-USD/Adet olmak üzere toplam 8.000.000-USD tutarında 40.000-adet televizyon satın almak için anlaştığını, televizyon’un “Cooban” markası, güvence ve kalitesiyle üretileceğini, ayrıca eşyaların satış koşulu gereği, ithalatçı K firmasınca marka kullanımı için İsviçre’de mukim marka sahibi M firmasına satış hasılatı üzerinden % 10 royalty ödeneceğini, üretici L firmasının söz konusu eşyaları üretebilmesi için yeni bir kalıba ihtiyacı olduğunu, ithalatçı K firmasının ithal edeceği  söz konusu eşyaların Singapur’da üretilebilmesi için ilave olarak Singapur’dan ve/veya Singapur’a komşu ülkelerden 400.000-USD tutarında kalıp, 65.000-USD teknik çizim-tasarım, 25.000-USD hammadde-malzeme, 35.000-USD yedek parça, 40.000-USD ambalaj malzemesi satın alarak üretici L firmasına teslim ettiğini, ayrıca söz konusu hammadde, malzeme ve eşyaların L firmasına taşınması ve teslimi için N firmasına 15.000-USD yurt dışı kara taşıması, 10.000-USD tutarında elleçleme gideri ile yurt dışı gümrükleme hizmetleri için para ödediğini, üretici L firmasının üç (3) aylık süre içinde üretimi tamamlayarak 02.05.2020 tarihinde eşyaları sevk ettiğini ve 20.05.2020 tarihinde eşyaların Türkiye gümrük bölgesine ulaştığını, toplam eşya bedeli olan 8.000.000-USD’nin 20.05.2020 tarihinde satıcıya ödendiğini ve eşyaların ithali için 24.05.2020 tarihinde serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tanzim ve tescil edildiğini varsayalım.

Sonuçta; K firması, ithal edeceği 40.000-adet televizyon için L firmasına eşya bedeli olarak ödediği 8.000.000-USD’ye ilave olarak bu eşyalar için yukarıda belirtilen gümrük kıymet unsurları karşılığı olarak toplam 590.000-USD daha masraf yapmış (ilave gümrük kıymeti oluşmuş) olup, bu tutarında 40.000-adet televizyonun ithali sırasında eşyaların gümrük kıymetine ilave edilerek/katılarak, ilgili SDGB’de belirterek ilgili gümrük idaresine beyan edilmesi,  gümrük vergi ve resimlerinin 8.590.000-USD üzerinden hesaplanıp tahsil edilmesi gerekir.

Öte yandan, K firmasının söz konusu eşyaları iç piyasada sattığını ve satış hasılatı üzerinden oluşan royalty için M firmasınca 400.000-USD tutarında 01.09.2020 tarihli royalty faturası düzenlenerek K firmasına gönderildiğini, K firmasının söz konusu royalty faturasından 15.09.2020 tarihinde haberdar olduğunu ve aynı tarihte muhasebe kayıtlarına kaydedildiğini ve royalty tutarının M firmasına ödendiğini, M firmasının usulüne uygun olarak temin ettiği mukimlik belgesi bulunduğunu ve bu belgenin aslı ile birlikte Noterce veya İsviçre’deki Türk Konsolosluklarınca tasdik edilmiş Türkçe tercümesinin bir örneğini ilgili vergi dairesine veya vergi sorumlusu olan K firmasına ibraz ettiğini/gönderdiğini varsayalım.

400.000-USD royalty bedeli M firması için bir gayri maddi hak kazancı olup, Türkiye ile İsviçre arasındaki mevcut Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması gereği gayri maddi hak kazançları üzerinden % 10 vergi (stopaj) kesintisi yapılması gerekir. K firmasınca, 400.000-USD royalty bedelinden 40.000-USD (karşılığı TL) vergi/stopaj kesintisi yapılarak ilgili vergi dairesine yatırılması, geriye kalan 360.000-USD tutarın hak sahibi M firmasına gönderilmesi, en geç 26.10.2020 tarihi akşamına kadar ithalatın yapıldığı gümrük müdürlüğüne müracaat edilerek, Gümrük Yönetmeliği’nin 53 ve 150/3.maddeleri kapsamında 400.000-USD royalty tutarı üzerinden tamamlayıcı beyanda bulunulması ve 400.000-USD royalty tutarına tekabül eden gümrük vergilerinin (KDV, GV, ÖTV, vb.) de aynı süre içinde ödenmesi gerekir (5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 15/7. ve 30/11.maddelerine göre; Yapılacak vergi kesintileri, kazanç ve iratların gayrisafi tutarları üzerinden dikkate alınır). Şayet;Söz konusu royalty tutarı net (400.000-USD) olarak yurt dışına ödenmiş/gönderilmiş ise, bunun brütleştirilmesi ve brütleştirilmiş tutar olan 444.444,44-USD (karşılığı TL) üzerinden ilgili vergi dairesine ve gümrük müdürlüğüne beyanların yapılması, tüm vergilerin (stopaj, kdv, gümrük vergileri, vb.) brütleştirilmiş tutar olan 444.444,44-USD karşılığı TL üzerinden hesaplanıp tahsil edilmesi gerekir.  

4- Hizmet İthalatı, Vergi Sorumlusu, 2 Nolu KDV Beyanı

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1, 2, 8, 10 ve 21.maddesinden hareketle ithal edilen eşyanın/ malın Katma Değer Vergisi; 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun ilgili hükümlerine göre ilgili Gümrük İdaresine beyan edilir, ilgili Gümrük İdaresince tarh, tebliğ, tahakkuk ve tahsil edilir. Bu kanuna göre vergisi ödenmeden veya eksik ödenerek yurda sokulan eşyaların hiç alınmamış veya eksik alınmış Katma Değer Vergileri hakkında Gümrük Kanunundaki esaslara göre işlem (tarh, tebliğ, tahakkuk, tahsil ve ceza uygulanır) yapılır (3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 48 ve 51.maddeleri).

Mükellef; Vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettüp eden gerçek veya tüzel kişidir.

Vergi sorumlusu; Verginin ödenmesi bakımından, alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişidir (213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 8.maddesi).

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 3.maddesine göre, Tam mükellefiyet: Kanunun 1 inci maddesinde sayılı kurumlardan kanunî veya iş merkezi Türkiye’de bulunanlar, gerek Türkiye içinde gerekse Türkiye dışında elde ettikleri kazançların tamamı üzerinden vergilendirilirler.

Dar mükellefiyet: Kanunun 1 inci maddesinde sayılı kurumlardan kanunî ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye’de bulunmayanlar, sadece Türkiye’de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirilirler.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 9/1.maddesine göre: Mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığı, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabilir.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1, 4, 5, 6, 8, 9, 10, 20 ve 24.maddesinden hareketle ithal edilen hizmetin KDV’si; İlgili mükellefler tarafından bağlı bulundukları Vergi Dairesine beyan edilir ve ödenir. 

Dar Mükellefler ise yurtdışından yaptıkları hizmet ithalatında; Bağlı bulundukları Vergi Dairesine 2 Nolu KDV Beyannamesiyle beyanda bulunurlar ve tekabül eden KDV’yi öderler.

5- Gümrük Mevzuatına Göre Eşyanın İthali/Serbest Dolaşıma Girmesi

– Türkiye’ye eşya ithali; 4458 sayılı Gümrük Kanunu, Gümrük Yönetmeliği, İthalat Rejim Kararı ve İthalat Yönetmeliği ile İlgili Diğer Mevzuat Hükümlerine göre gerçekleştirilir.

– Eşyanın ithal vergilerinin tespit ve tahsili; Başta eşyanın gümrük kıymeti, tarifesi, menşei ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre tespit ve tahsil edilir.

1- Türkiye Gümrük Bölgesine gelen eşyanın serbest dolaşıma girişi; ticaret politikası önlemlerinin uygulanması, eşyanın ithali için öngörülen diğer işlemlerin tamamlanması ve kanunen ödenmesi gereken vergilerin tahsili ile mümkündür.

Eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesine getirilmeden serbest dolaşıma girişine ilişkin usul ve esasları belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir (4458 Sayılı Gümrük Kanunu’nun 74.maddesi, Gümrük Yönetmeliği’nin 205.maddesi).

2 1.Gümrük vergileri, gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihte yürürlükte olan gümrük tarifesine göre hesaplanır.

2. Eşya ticaretine ilişkin özel hükümlerle belirlenmiş diğer önlemler, gerektiği takdirde, söz konusu eşyanın tarife pozisyonuna göre uygulanır.

3. Gümrük Tarifesi: a) Cumhurbaşkanınca kabul edilen Türk Gümrük Tarife Cetvelini,

b) Tamamen veya kısmen Türk Gümrük Tarife Cetveline dayanan veya bu cetvele alt açılımlar ekleyen ve eşya ticaretine ilişkin tarife önlemlerinin uygulanması için tespit edilen diğer cetvelleri,

c) Türk Gümrük Tarifesinin kapsadığı eşyaya uygulanacak;

– Gümrük vergi oranlarını,

– Tarım politikası veya tarım ürünlerinin işlenmesi sonucu elde edilen bazı ürünlere uygulanan özel düzenlemeler çerçevesinde alınan ithalat vergilerini,

d) Türkiye’nin bazı ülkeler veya ülke grupları ile yaptığı tercihli bir tarife uygulaması gerektiren anlaşmalarda yer alan tercihli tarife uygulamalarını,

e) Türkiye tarafından tek taraflı olarak bazı ülkeler, ülke grupları veya toprak parçaları için tanınan tercihli tarife uygulamalarını,

f) İthalat vergilerinde, bazı eşyaya şartlı olarak uygulanacak muafiyet veya indirim uygulamalarını,

g) Yukarıdakilerin dışında kalan diğer tarife uygulamalarını,

Kapsar.    …  (4458 Sayılı Gümrük Kanunu’nun 15.maddesi, Gümrük Yönetmeliği’nin 32, 431.maddesi).

3- Eşyanın Menşei (Eşyanın Tercihli Olan Menşei): a) Gümrük Kanunu’nun 15.maddenin 3 üncü fıkrasının (d) ve (e) bentlerinde öngörülen uygulamalar hariç olmak üzere, Türk Gümrük Tarifesinin uygulanması,

b) Eşya ticaretine ilişkin tarife önlemleri dışında, Cumhurbaşkanı Kararı ile oluşturulan önlemlerin uygulanması,

c) Menşe şahadetnamelerinin hazırlanması ve verilmesi,

Amaçları ile bu Kanunun 18 ilâ 21.maddelerindeki hükümler çerçevesinde belirlenir (4458 Sayılı Gümrük Kanunu’nun 17.maddesi, Gümrük Yönetmeliği’nin 33 ilâ 42.maddeleri).

Eşyanın Tercihli Menşei: 15.maddede belirtilen tercihli tarife uygulamalarından yararlandırılmak istenen eşyanın tercihli menşe kuralları; a) 15.maddenin 3.fıkrasının (d) bendinde belirtilen anlaşmalar kapsamı eşya için bu anlaşmalar ile,

b) 15. maddenin 3.fıkrasının (e) bendinde belirtilen tercihli tarife uygulamalarından yararlanan eşya için Cumhurbaşkanı Kararı ile,

Belirlenir (4458 Sayılı Gümrük Kanunu’nun 22.maddesi).

6- İthalat Nedeniyle Sonradan Ortaya Çıkan Ödemelerin Vergi Dairesine Beyan Edilmesinin Doğuracağı Sakıncalardan Bazıları

1) Eşya ithalatı nedeniyle sonradan ortaya çıkan ödemelerin 1 Nolu veya 2 Nolu KDV Beyannamesiyle ilgili Vergi Dairesine beyan edilip KDV’si ödenmesi durumunda; İlgili ithal eşyası için sonradan ortaya çıkan ödemeye tekabül eden KDV dışında, ilgili eşya ithali için ödenmesi gereken (Gümrükçe alınan veya tahsil edilen) Gümrük Vergileri [Gümrük Vergisi, İlave Gümrük Vergisi, Tek ve Maktu Vergi, Dampinge Karşı Vergi, Sübvansiyon Vergisi, Özel Tüketim Vergisi, Ek Mali Yükümlülük, Toplu Konut Fonu, Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu, Çevre Katkı Payı, TRT Bandrol Ücreti, vb.] ile bu vergilere tekabül eden KDV tahsil edilmemiş olacaktır.

2) Miktar farkı sebebiyle sonradan ortaya çıkan ödemelerin ilgili Vergi Dairesine beyan edilip KDV’si ödenmesi durumunda; İthal eşyası için gerekli olan ticaret politikası önlemleri, alınması gereken izin belgesi, özel izin belgesi, müsaade yazısı, uygunluk belgesi, kayıt belgesi, gözetim belgesi, menşe belgesi, A.TR dolaşım belgesi EUR.1 belgesi, vb. izin, işlem ve belgeler yerine getirilmemiş/ alınmamış olacaktır.

3) Yine, miktar farkı sebebiyle sonradan ortaya çıkan ödemelerin ilgili Vergi Dairesine beyan edilip KDV’si ödenmesi durumunda; Türkiye’ye ithali yasak olan ve/veya Türkiye girişi, Türkiye üzerinden transiti yasak olan eşyalar Türkiye’ye girmiş, Türkiye’ye ithal edilmiş olacaktır. Haliyle buna sebebiyet veren mükellefler, kişiler ve kuruluşlar başta 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu olmak üzere 5237 sayılı Türk Ticaret Kanunu, vb. kanun ve hukuki düzenlemelere göre suç işleyebilecekler/ suç işlemiş olacaklardır.   

4) Eşya ithalatı nedeniyle sonradan ortaya çıkan ödemelerin 1 Nolu veya 2 Nolu KDV Beyannamesiyle ilgili Vergi Dairesine beyan edilip KDV’nin ödenmesi durumunda; İlgili mükellefler/ şahıs ve firmalar Gümrükçe tahsil edilmesi gereken Gümrük Vergilerinin ödenmemesi veya eksik ödenmesi nedeniyle 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234, 235, 237, 238, 239, 241.maddelerinde belirtilen ceza ve müeyyideler başta olmak üzere 5326 sayılı Kabahatler Kanunu, 2976 sayılı Dış Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun, vb. kanun ve hukuki düzenlemelere göre çeşitli ceza uygulanmasına maruz kalabilecekler/ kalacaklardır.

5) Dahilde işleme rejimi, Gümrük Kontrolü Altında işleme rejimi, Hariçte işleme rejimi, Geçici ithalat rejimi, Nihai kullanım, Yatırım Teşvik, vb. rejim ve işlemlerin oto kontrolünün yapılması, taahhütlerin yerine getirilmesi, bu rejimlerin ve izinlerin sonlandırılması, ilgili belgelerin kapatılması aşamalarında ciddi problemler yaşanacak, ilgili mükellefler/ şahıs ve firmalar çeşitli problemlerle, çeşitli cezai müeyyidelerle karşı karşıya kalacaklardır.  

6) Eşya ithalatı nedeniyle sonradan ortaya çıkan ödemelerin 1 Nolu veya 2 Nolu KDV Beyannamesiyle ilgili Vergi Dairesine beyan edilip KDV’si ödenmesi durumunda; İlgili ithal eşyası için sonradan ortaya çıkan royalty, lisans, isim hakkı, telif hakkı vb. gayri maddi hak ödemelerinde, ödemeye tekabül eden KDV dışında, ilgili eşya ithali için ödenmesi gereken (Gümrükçe alınan veya tahsil edilen) Gümrük Vergileri [Gümrük Vergisi, İlave Gümrük Vergisi, Tek ve Maktu Vergi, Dampinge Karşı Vergi, Sübvansiyon Vergisi, Özel Tüketim Vergisi, Ek Mali Yükümlülük, Toplu Konut Fonu, Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu, Çevre Katkı Payı, TRT Bandrol Ücreti, vb.] ile bu vergilere tekabül eden KDV tahsil edilmemiş olacaktır.

SONUÇ

Yukarıda ayrıntıları verilen sebeplerle: Eşya ithalatı nedeniyle sonradan ortaya çıkan ödemelerin 1 Nolu veya 2 Nolu KDV Beyannamesiyle ilgili Vergi Dairesine beyan edilip tekabül eden KDV’nin ödenmesi;

1-a) ilgili mükellefler/ şahıs ve firmalar açısından sağlıklı ve doğru bir yöntem/çözüm olmayıp, ilgili eşya ithali için ödenmesi gereken (Gümrükçe alınan veya tahsil edilen) Gümrük Vergileri [Gümrük Vergisi, İlave Gümrük Vergisi, Tek ve Maktu Vergi, Dampinge Karşı Vergi, Sübvansiyon Vergisi, Özel Tüketim Vergisi, Ek Mali Yükümlülük, Toplu Konut Fonu, Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu, Çevre Katkı Payı, TRT Bandrol Ücreti, vb.] ile bu vergilere tekabül eden KDV tahsil edilmemiş olacaktır. Haliyle ilgili Gümrük İdaresince bunların sonradan tespiti durumunda 4458 sayılı Gümrük Kanunu başta olmak üzere 5326 sayılı Kabahatler Kanunu, 2976 sayılı Dış Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun, vb. kanun ve hukuki düzenlemelere göre çeşitli cezaların uygulanması gerekecektir.

b) İthal eşyası için uygulanması gereken çeşitli dış ticaret önlemlerinden, izin, müsaade, belge temini, menşe ve tarife, vb. gümrük kontrolleri gibi işlemler yerine getirilmemiş olacaktır. Bu da telafisi zor veya mümkün olmayan bir çok problemi doğuracaktır.

…   bu nedenlerle;

2-a) Yapılacak hizmet ithalatlarının ilgili Vergi Dairesine bildirilmesi/beyan edilmesi,

b) Yapılacak mal/eşya ithalatları ile bu ithalatlar nedeniyle sonrasında ortaya çıkan ödemelerin ise ilgili Gümrük İdaresine beyan edilmesi gerekmektedir.

KAYNAKÇA:

  • 4458 Sayılı Gümrük Kanunu.
  • Gümrük Yönetmeliği.
  • Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği.
  • 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu.
  • 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu.
  • 5520 Kurumlar Vergisi Kanunu.

Kerim ÇOBAN – Emekli Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi (Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri “YGM”)

Çoban Gümrük Dış Ticaret Denetim Danışmanlık ve Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği A. Ş.

www.cobangumrukdenetim.com

E Mail: bilgi@cobangumrukdenetim.com

              kerim.coban@cobangumrukdenetim.com          

              k.coban0306@gmail.com    –   Tel: 0505 519 88 41

Kerim Çoban

Emekli Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi

Continue reading

© Çoban Gümrük Denetim Danışmanlık. Tüm Hakları Saklıdır. Powered by Maple Yazılım.