16.12.2025
I. EK TAHAKKUK KARARI
Ek Tahakkuk Kararında özetle; “Bakanlığımız (Mülga) Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün bir örneği ekli, 23.06.2016/16972592 tarih/sayılı yazısında ” ilgili mevzuatta yer verilen: Makul şüphenin mevcudiyetinde, sonradan kontrol talebine, talep tarihinden itibaren on ay içerisinde cevap alınamaması veya cevapta söz konusu belgelerin doğruluğunun ya da eşyanın serbest dolaşım/menşe statüsünün tespitine imkan verecek ölçüde yeterli bilginin bulunmaması halinde, talepte bulunan ithalatçı ülke gümrük idareleri, istisnai durumlar hariç olmak üzere, söz konusu eşyaya tercihli rejim tanınmasını reddedebilir, hükmü doğrultusunda, sonradan kontrol talebinin iletildiği tarih itibariyle 10 aylık sürenin sonunda yurtdışındaki makamlardan gerekli yanıtın alınamaması halinde tercihli rejimin uygulanmaması gerekmektedir.” denilmektedir. Bu itibarla. Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünün 23.06.2016 tarih ve 16972592 sayılı yazıları uyarınca tercihli rejimin uygulanmamasının ve ithal anında alınmayan ya da eksik alınan noksan vergilerin tahsilini teminen işbu ek tahakkuk karan tanzim edilmiştir.” Denilmektedir
II. ZAMANAŞIMI
Zamanaşımı, kanunlarda belirlenen sürelerin geçmesi ile bir yükümlülüğün, davanın veya cezanın ortadan kalkması, bir alacağın tahsil edilebilirliğini kaybetmesi veya bir hakkın doğması halidir.
Gümrük Kanununa 197/ l. “Gümrük vergileri, tahakkukundan hemen sonra yükümlüye tebliğ edilir.
2. Yapılan denetlemeler sonucunda hiç alınmadığı veya noksan alındığı belirlenen veya 1 inci fıkrada belirtilen şekilde tebliğ edilemeyen gümrük vergilerine ilişkin tebligat, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıl içinde yapılır. Şu kadar ki, gümrük yükümlülüğünün doğduğu olayla ilgili olarak dava açılması zaman aşımını durdurur.”
Gümrük vergilerinde zamanaşımı genel olarak yukarıda metni verilen hükme göre üç yıldır. Olayla ilgili dava açılması zamanaşımını durdurur hükmünde yer alan “Dava” ibaresinin ceza davasını mı idari ya da
ÇÖZÜM DENETİM GÜMRÜK DIŞ TİCARET VE DANIŞMANLIK ANONİM ŞİRKETİ
Üsküp Caddesi Erim İşhanı 16/24 Çankaya/ANKARA
kerimcoban@cozumdenetim.net; sefayayla@cozumdenetim.net
Tel: 0312 4426735
Tel: 0505 5198841- 05304602418
vergi davasını mı kastettiği konusunda kanun metninde bir açıklık olmadığına göre, bütün davaları kapsadığı anlaşılmaktadır.
1-Damping vergisine ceza uygulanması aşağıda belirtilen nedenlerle hukuka aykırıdır.
1.1- 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanunun 15’inci maddesinin 1’inci fıkrasında; gümrük mevzuatının, gümrük vergisinin tahsiline, takibine ve teminata bağlanmasına ilişkin bu Kanuna aykırı olmayan usul ve şekle müteallik hükümlerinin, dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin tahsili, takibi ve teminata bağlanması işlemlerinde de uygulanacağı; ikinci fıkrasında da, ödenmeyen dampinge karşı verginin, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre Gümrük İdarelerince kovuşturulacağı hükümlerine yer verilmiştir. 16’ncı maddesinin 2’nci fıkrasında; bu Kanunun tatbikatında, Gümrük Kanunu ile diğer kanunların, bu Kanuna aykırı olan hükümlerinin uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.
3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanununda, Ek olarak tahakkuk ettirilen dampinge karşı vergi ve telafi edici vergi için 4458 sayılı Kanun hükümlerine göre ceza kararı alınması yönünde herhangi bir düzenleme bulunmadığından, tarafımıza Gümrük Kanununa göre uygulanan Damping Vergisinden kaynaklı cezalar hukuka aykırıdır.
1.2. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2002/14 sayılı 24.05.2002 tarihli genelgesinde; “ Müsteşarlığımıza intikal eden olaylardan, dampinge karşı verginin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre takibinin yapıldığı; söz konusu verginin ek mali mükellefiyet (fon) olarak değerlendirilerek dampinge karşı vergiye ilişkin düzeltme talepleri ile itiraz taleplerine karşı Karar düzenlenmediği ve bu durumun mahkemelerde sorun yaşanmasına neden olduğu belirtilerek konuya açıklık getirilmesi istenilmektedir.
Dampinge Karşı Verginin oran veya miktarlarının belirlenmesi ile yürürlüğe konulmasına ilişkin usul, diğer vergilerin oranlarının belirlenmesi ve yürürlüğe konulmasına ilişkin usulden farklı olmakla birlikte, bu vergi mali yükümlülük niteliğinde bir vergidir.
Diğer taraftan, 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanunun 15 inci maddesi,
“Gümrük mevzuatının, gümrük vergisinin tesciline, tahakkukuna, tahsiline, geri verilmesine, takibine ve teminata bağlanmasına ilişkin bu Kanuna aykırı olmayan usul ve şekle müteallik hükümleri, dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin tescili, tahakkuku, tahsili, geri verilmesi, takibi ve teminata bağlanması işlemlerinde de uygulanır.
ÇÖZÜM DENETİM GÜMRÜK DIŞ TİCARET VE DANIŞMANLIK ANONİM ŞİRKETİ
Üsküp Caddesi Erim İşhanı 16/24 Çankaya/ANKARA
kerimcoban@cozumdenetim.net; sefayayla@cozumdenetim.net
Tel: 0312 4426735
Tel: 0505 5198841- 05304602418
Ödenmeyen dampinge karşı vergi veya telafi edici vergi, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre gümrük idarelerince kovuşturulur.”
Hükmünü içermektedir.
Bu itibarla, Dampinge Karşı Verginin 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nda tanımlanan “gümrük vergileri” kapsamında değerlendirilmesi; bu vergiye karşı düzeltme ve itiraz taleplerinin kabul edilerek bunların karara bağlanması, bir başka ifadeyle, idari itiraz ve idari dava sürecinin bu vergi için de çalıştırılması; Dampinge Karşı Vergi’den kaynaklanan kesinleşmiş amme alacağının 6183 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde kovuşturulması gerekmektedir.” Denilmektedir.
Gümrükler Genel Müdürlüğünün mezkûr genelgesinde de; Ödenmeyen dampinge karşı vergi veya telafi edici vergi, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre gümrük idarelerince kovuşturulacağı belirtilerek, Gümrük Kanununa göre ceza uygulanacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır.
1.3 Danıştay 7. Dairesinin,: 2005/1117 Esas No.lu ve 2007/2800 Karar No.lu ve 20.06.2007 tarihli kararında Özetle; “Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Temyiz başvurusu; davacı Şirket adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında ithal edilen eşya için ek olarak tahakkuk ettirilen damping vergisi tutarı üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanununun 234’üncü maddesinin 1’inci maddesinin (a) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davayı reddeden mahkeme kararının bozulması istemine ilişkindir.
3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanunun 15’inci maddesinin 1’inci fıkrasında, gümrük mevzuatının, gümrük vergisinin tahsiline, takibine ve teminata bağlanmasına ilişkin bu Kanuna aykırı olmayan usul ve şekle müteallik hükümlerinin, dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin tahsili, takibi ve teminata bağlanması işlemlerinde de uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Atıfta bulunulan 4458 sayılı Gümrük Kanununun 3’üncü maddesinin 8’inci fıkrasında , “gümrük vergileri” deyiminin, yürürlükteki hükümler uyarınca eşyaya uygulanan ithalat vergilerinin tümünü; “ithalat vergileri” deyiminin de, eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve eş etkili vergileri ifade ettiği belirtilmiş; 234’üncü maddesinin 1’inci fıkrasının (a) bendinde de, eşyanın tarife uygulamasını etkileyen cins, tür ve niteliklerinde veya vergilendirmeye esas olan sayı, baş, ağırlık gibi ölçülerinde aykırılık görüldüğü ve beyana göre hesaplanan gümrük vergisi ile muayene sonuçlarına göre alınması gereken gümrük vergisi arasındaki fark yüzde 5’i aştığı takdirde, gümrük vergisinden ayrı olarak, bu vergi farkının üç katı para cezası alınacağı öngörülmüştür.
ÇÖZÜM DENETİM GÜMRÜK DIŞ TİCARET VE DANIŞMANLIK ANONİM ŞİRKETİ
Üsküp Caddesi Erim İşhanı 16/24 Çankaya/ANKARA
kerimcoban@cozumdenetim.net; sefayayla@cozumdenetim.net
Tel: 0312 4426735
Tel: 0505 5198841- 05304602418
Mahkemece, eş etkili vergi olan damping vergisinin gümrük vergisi kapsamında değerlendirilmesi suretiyle karar verilmiştir. Ancak yukarıda yer alan hükümlere göre, damping vergisinin, yalnızca 4458 sayılı Kanunun usul ve şekle müteallik hükümlerinin uygulanması bakımından 4458 sayılı Kanunda tanımlanan “gümrük vergileri” kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Öte yandan, damping vergisinin dayanağını oluşturan 3577 sayılı Kanun, damping vergisinin noksan ödenmesi suretiyle gerçekleştirilen ithalatlara yönelik olarak ceza uygulanacağı yolunda herhangi bir hüküm içermediği gibi, 4458 sayılı Kanunun cezaya ilişkin maddelerinde de bu yönde bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Bu bakımdan, 4458 sayılı Kanunun 234’üncü hükmü uyarınca, aynı Kanunun 3’üncü maddesinin yukarıda yer verilen fıkralarından hareketle, damping vergisinin gümrük vergileri kapsamında değerlendirilmesi suretiyle, tahakkuk ettirilen damping vergisi tutarı üzerinden ceza kararı alınması, “Kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesine aykırılık oluşturduğundan, verilen kararda isabet görülmemiştir.” Şeklinde hüküm vermiştir.
Danıştay kararında belirtilen aynı gerekçelerle; 4458 sayılı Kanunun 234’üncü hükmü uyarınca, aynı Kanunun 3’üncü maddesinin yukarıda yer verilen fıkralarından hareketle, damping vergisinin gümrük vergileri kapsamında değerlendirilmesi suretiyle, tahakkuk ettirilen damping vergisi tutarı üzerinden ceza kararı alınması, “Kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesine aykırılık oluşturduğundan, tarafımıza uygulanan damping vergisinin 3 katı tutarındaki para cezaları kararı verilmez.”
Gerek mahkeme kararında gerekse, 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanunun 15’inci maddesinin 1’inci fıkrasında, gümrük mevzuatının, gümrük vergisinin tahsiline, takibine ve teminata bağlanmasına ilişkin bu Kanuna aykırı olmayan usul ve şekle müteallik hükümlerinin, dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin tahsili, takibi ve teminata bağlanması işlemlerinde de uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Bu bağlamda bakıldığında; Gümrük Kanununa 197 m. 2. Fıkrasına göre; Yapılan denetlemeler sonucunda hiç alınmadığı veya noksan alındığı belirlenen veya 1 inci fıkrada belirtilen şekilde tebliğ edilemeyen gümrük vergilerine ilişkin tebligat, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıl içinde yapılır….” hükümlerine göre damping vergisinin de üç yıllık zamanaşımı hükümlerine tabi olduğu açıktır.
Bunun yanında; Gümrük Genel Tebliği (Tahsilat İşlemleri) (Seri No: 2) (21.01.2014 t. 28889 s. R.G.)’nin Gümrük Vergilerinin Tahakkuku ile Para Cezalarına İlişkin Kararların Düzenlenmesi, Bunların Tebliği ve Tahsili genel başlığı altında Tahakkukun yapılması alt başlığı altında düzenlenen 4 üncü md. 1 inci fıkrasana göre; “Yapılan kontrol ve denetlemeler neticesinde hiç alınmadığı veya noksan alındığı anlaşılan gümrük vergileri için ek tahakkuk işlemleri, zamanaşımı süreleri göz önüne alınarak yapılır.”
ÇÖZÜM DENETİM GÜMRÜK DIŞ TİCARET VE DANIŞMANLIK ANONİM ŞİRKETİ
Üsküp Caddesi Erim İşhanı 16/24 Çankaya/ANKARA
kerimcoban@cozumdenetim.net; sefayayla@cozumdenetim.net
Tel: 0312 4426735
Tel: 0505 5198841- 05304602418
Aynı tebliğin, 5 inci md. (1) inci fıkrası, Ek tahakkuku yapılan gümrük vergileri, zamanaşımı hükümleri dikkate alınarak 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ek-1’de yer alan kararla asıl yükümlüye tebliğ edilir.
Tebliğin (2) in fıkrasında, “gümrük vergilerinin ödenmesinden birden çok yükümlünün müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun tespiti halinde, ek tahakkuk bu kişilerin her birine ayrı ayrı tebliğ edilir.
Tebliğin 9 uncu maddesine göre; “Gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıl içinde tahakkuk ettirilmeyen gümrük vergileri, bu süre dolduktan sonra ilgilisinden istenmez. Tahakkuk zamanaşımı süreleri gümrük idarelerince re’sen dikkate alınır.
(2) Gümrük vergilerinin, ceza gerektiren ve zamanaşımı daha uzun olan bir fiile ilişkin olması ve 5607 sayılı Kanun ve diğer ceza kanunları uyarınca mahkemeye intikal ettirilmiş ve bu fiil nedeniyle ceza davası açılmış olması kaydıyla gelir eksiği, ceza davasının sonuçlanması beklenilmeksizin, ilgili kanunlarda belirlenmiş olan zamanaşımı süreleri içerisinde takip ve tahsil edilir.
(3) Gümrük yükümlülüğünün doğduğu olayla ilgili olarak dava açılması zamanaşımını durdurur.
(4) Tebliğ edilen gümrük vergilerine karşı, ilk derece mahkemesinde dava açılması tahsilât takibini durdurur. İlk derece mahkemesince yükümlü aleyhine verilen karara karşı itiraz veya temyize gidilmesi, yürütmeyi durdurma kararı verilmediği sürece, tahsilâtı durdurmaz.”
III. İLGİLİ DİĞER MEVZUAT VE İÇTİHAT
Gümrük Kanunu’nun 17 ila 22’nci maddeleri arasında yer alan, eşyanın tercihli menşeini ve eşyanın tercihli olmayan menşeine ilişkin hükümler,
– Türkiye ile Avrupa Topluluğu Arasında Oluşturulan Gümrük Birliği’nin Uygulanmasına İlişkin Esaslar Hakkında 2006/10895 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı,
– Türkiye ile Avrupa Topluluğu arasındaki tarım ve Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu ürünleri ticareti ile Serbest Ticaret Anlaşması yaptığımız ülkelerle olan ticaretimizde esas alınan Menşe Protokollerini iç hukukumuza aktaran Eşyanın Tercihli Menşeinin Tespiti Hakkında Yönetmelikler,
– Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi Kapsamında Tercihli Rejimden Yararlanacak Eşyanın Menşeinin Tespitine İlişkin Karar – 2014/7064 (31.12.2014 t. 29222 s. R.G.)
ÇÖZÜM DENETİM GÜMRÜK DIŞ TİCARET VE DANIŞMANLIK ANONİM ŞİRKETİ
Üsküp Caddesi Erim İşhanı 16/24 Çankaya/ANKARA
kerimcoban@cozumdenetim.net; sefayayla@cozumdenetim.net
Tel: 0312 4426735
Tel: 0505 5198841- 05304602418
– Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nca yayımlanan muhtelif Tebliğler,
İdari Dava Daireleri Genel kurulunun örnek niteliğindeki bir Kararında; “Anayasa’nın 124. maddesinin dava konusu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte yürürlükte bulunan halinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelik çıkarabilecekleri kuralına yer verilmiştir. Bu düzenleme, idarenin özerk ve türev düzenleme yetkisinin anayasal dayanağını oluşturmaktadır.
İdarenin düzenleme yetkisinin aslında ikincil, türev nitelikte olduğu hususunda bir duraksama bulunmamaktadır. Anayasa’ya göre, idarenin düzenleme yetkisinin kanunlar çerçevesinde ve kanunlara uygun olarak kullanılması gerekmektedir. Kanunun öngördüğü düzenleme yetkisinin yine kanunda belirtildiği gibi kullanılması zorunludur.
Ayrıca, normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk kuralından almaktadır. Başka bir anlatımla normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına gelmekte olup; bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltarak kısıtlayamayacağı ya da üst normun sınırlarını aşar nitelikte yeni bir düzenleme getiremeyeceği; dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlemeler içeremeyeceği kabul edilmektedir.” (EK:10 -İÇTİHAT- İDDGK 27.01.2022 E.2021/3532 – K.2022/208 ) şeklinde karar vermiştir.
Anayasada vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde yasanın belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapma yetkisinin Cumhurbaşkanına verilebileceği belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi (AYMK, E.2017/117 K.2018/28, 28.2.2018). bu hükmü şöyle yorumlamıştır: “. …Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülük öngören kanunlarda sosyal, ekonomik, mali ve kültürel amaçlı birtakım muaflık, istisna ve indirimler getirilmesi, kanun koyucunun takdirine bağlı bir konudur. … Anayasa’da vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde değişiklik yapabilme yetkisinin Bakanlar Kuruluna verilebileceği belirtilmekle birlikte Bakanlar Kuruluna verilen bu yetkinin kullanılabileceği alt ve üst sınırların da kanunda belirtilmesi zorunludur. Bakanlar Kurulunun bu sınırları aşacak biçimde herhangi bir düzenleme getirebilmesi olanaklı değildir. Bir başka deyişle Bakanlar Kuruluna verilen bu yetki “koşullu ve sınırlı bir yetki”dir. Vergilendirmede esas kural, vergilerin kanunla konulup kaldırılması ve değiştirilmesi olduğundan verginin yasallığı ilkesinin zedelenmesine yol açacak ve yasama yetkisinin yürütme organına devri sonucunu doğuracak şekilde yürütme organına sınırsız bir yetki verilmesi kabul edilemez (EK:11-İçtihat- AYMK, E.2017/117 K.2018/28, 28.2.2018).
ÇÖZÜM DENETİM GÜMRÜK DIŞ TİCARET VE DANIŞMANLIK ANONİM ŞİRKETİ
Üsküp Caddesi Erim İşhanı 16/24 Çankaya/ANKARA
kerimcoban@cozumdenetim.net; sefayayla@cozumdenetim.net
Tel: 0312 4426735
Tel: 0505 5198841- 05304602418
IV. SONUÇ
Yurt dışı araştırmasının yada menşe belgesinin sonradan kontrolünün, gümrük vergileri zamanaşımını kestiği ya da durdurduğu konusunda mevzuatta herhangi bir düzenleme bulunmadığından üç yıl içinde tebliğ edilmeyen gümrük vergileri alacakları zaman aşımına uğrar.
Tahakkuk zamanaşımı süreleri gümrük idarelerince re’sen dikkate alınması gerekirken dikkate alınmamıştır.
Olayda, ithale konu eşyaya ilişkin olarak yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra yapılan kontrol sonucunda, eşyada tarife uygulamasını veya vergilendirmeyi etkileyen herhangi bir farklılık tespit edilmesi gerekmektedir ki ceza uygulanabilsin, olayınızda bu yönde yapılmış bir tespit bulunmamaktadır.
Ek tahakkuk kararının dayanağını oluşturan Ticaret Bakanlığının (Mülga) Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün bir örneği ekli, 23.06.2016/16972592 tarih/sayılı yazısı, mülga olması nedeniyle uygulanamayacağı, söz konusu yazı menşei düzenleyen uluslararası anlaşmalara da aykırıdır.
Diğer taraftan, söz konusu yazı; “üst normun sınırlarını aşar nitelikte yeni bir düzenleme getiremeyeceği dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlemeler içeremeyeceği kabul edilmektedir.” (EK:10 -İÇTİHAT- İDDGK 27.01.2022 E.2021/3532 – K.2022/208 ) hükmü ile Anayasa Mahkemesinin, “…Vergilendirmede esas kural, vergilerin kanunla konulup kanunla kaldırılması ve değiştirilmesi olduğundan verginin yasallığı ilkesinin zedelenmesine yol açacak ve yasama yetkisinin yürütme organına devri sonucunu doğuracak şekilde yürütme organına sınırsız bir yetki verilmesi kabul edilemez (EK:11-İçtihat- AYMK, E.2017/117 K.2018/28, 28.2.2018). hükmüne aykırıdır.
Eşyanın beyan edilen menşeli olmadığı ve ya hangi ülke menşeli olduğu ya da gümrük idaresinin varsaydığı/öngördüğü ülke menşeli olduğu konusunda, ilgili gümrük idaresince eşyanın beyan edilen menşe ve ilgili menşe belgesinin geçerli sayılmaması için gerekli olan şartların varlığı, … vb. hususlarında İlgili Gümrük İdaresince elde edilen herhangi bir araştırma sonucu, somut bir tespit, ulaşılan bir delil vb. da bulunmadığı. Eksik inceleme ve varsayıma dayalı olarak, tahakkuk zaman aşımına uğrayan gümrük vergileri için ek tahakkuk kararı alınması, kanuna, hukuka ve vergi ilkelerine aykırı olduğundan, Gümrük Kanunu’nun 242.maddesi doğrultusunda süresi içinde itiraz edilmesi, itirazın İlgili Bölge Müdürlüğü’nce ret edilmesi halinde ise ilgili Vergi Mahkemesine dava açılması ve açılacak devanın çok yüksek ihtimalle, kazanılabileceği değerlendirilmektedir.
Bilgilerine sunulur.
Kocaeli, 16.12.2025Kerim ÇOBAN Sefa YAYLA
Emekli Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi Emekli Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi
ÇÖZÜM DENETİM GÜMRÜK DIŞ TİCARET VE DANIŞMANLIK ANONİM ŞİRKETİ
Üsküp Caddesi Erim İşhanı 16/24 Çankaya/ANKARA
kerimcoban@cozumdenetim.net; sefayayla@cozumdenetim.net
Tel: 0312 4426735
Tel: 0505 5198841- 05304602418
© Çoban Gümrük Denetim Danışmanlık. Tüm Hakları Saklıdır. Powered by Maple Yazılım.