Month: December 2025

İSKONTOLAR VE VERGİSEL BOYUTU

İSKONTOLAR VE VERGİSEL BOYUTU

30.11.2025

İskonto: Satıcının alıcıya bazı şartların gerçekleşmesi koşuluna bağlı olarak satış fiyatından yaptığı indirimdir. İskontolar, satış hacminin artırılması, aynı veya benzer mal üreten/satan firmalarla rekabet edebilme, işletmenin veya satışa konu malların reklam ve tanıtımının yapılması, daha fazla mal satılması, vb. amaçlarla yapılabilir. Yapılma nedenine göre iskontolar; satış iskontosu, peşinat (peşin ödeme) iskontosu, erken ödeme iskontosu, miktar iskontosu, ciro iskontosu, vb. olarak adlandırılabilir.

Satış bedeli yöntemine göre ithal eşyasının gümrük kıymetinin tespitinde dikkate alınacak iskontolar “Peşin Ödeme İskontosu” ve “Miktar İskontosu”dur.

Peşin ödeme iskontosunun eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesinde dikkate alınması ve ithalata konu malın gümrük kıymetine dahil edilmemesi için aşağıda belirtilen şartları taşıması gerekir.

– Peşin ödeme iskontosu ithal malın gümrüğe beyanından önce yapılmış ve fatura veya benzeri vesikalarda gösterilmiş olmalıdır.

– Mal bedeli ithal malın gümrüğe beyanından önce ödenmiş olmalıdır.

– Peşin ödeme iskontosu ticari uygulamalar çerçevesinde oluşan mutat oranlarda ve satıcının bulunduğu ülkede benzeri ticari işlemlerde uygulanan oranlara yakın olmalıdır.

– İskonto, alıcı ile satıcı arasındaki özel ilişkilerden etkilenmemeli ve herhangi bir muvazaalı işlemden kaynaklanmamalıdır.

“Miktar iskontosu,” satıcının alıcıya, belli bir dönem içinde satın aldığı miktara göre fiyattan yaptığı indirimdir. Miktar iskontosu yalnızca satıcının satılan eşya miktarına bağlı olarak önceden belirlenen bir ödeme planına göre fiyat uygulandığı durumlarda söz konusudur. 
Bu iskontonun da ticarette mutat olarak kabul edilen oranlarda bulunması ve aynı miktarda mal alan tüm alıcılara uygulanması gerekmektedir.

Yukarıda yazılı koşulları taşıyan peşin ödeme iskontosu ithal malın gümrük kıymetine dahil edilmeyecektir. Ayrıca Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 25/a maddesi çerçevesinde KDV tabi almayacaktır.

İskontonun, yukarıda belirtilen koşulları taşımadığı durumlarda ise, ithalata konu malın gümrük kıymetine dahil edilmesi gerekecektir/gerekir.

Bu makalemizde, uygulamada çeşitli adlarla yapılan iskontolardan ithalat sırasında en çok rastlanılanlarının KDV ve Gümrük Kıymeti açısından durumu incelenecek, bu konudaki kişisel görüşlerimiz belirtilecektir.

1- İSKONTOLAR VE KATMA DEĞER VERGİSİ

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 25.maddesine göre; aşağıda belirtilen unsurlar KDV’nin matrahına dâhil değildir. 3065 sayılı Kanunun 25/a.maddesi ile teslim ve hizmet işlemlerine ilişkin olarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen ticari teamüllere uygun miktardaki iskontoların, KDV matrahına dâhil olmadığı hükme bağlanmıştır. Buna göre, faturanın düzenlenmesini gerekli kılan mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak yapılan iskonto, aynı faturada yer alması ve ticari teamüllere uygun miktarda olması şartlarına bağlı olarak KDV matrahına dahil edilmez.

İskontoların KDV matrahına dâhil edilmemesi için aşağıdaki şartların bulunması gerekmektedir:

1) Söz konusu iskontolar mal teslimi veya hizmet ifasının gerçekleştirildiği tarihte yapılmış ve fatura veya benzeri vesikalarda gösterilmiş olmalıdır.

2) İskontolar ticari teamüllere uygun miktarda olmalıdır. 

Bu iki şartın bir arada bulunmaması halinde iskontoların matrahtan indirilmesine imkân bulunmamakta, yani KDV tahsili gerekmektedir. İskontoların KDV matrahına dahil edilmemesi için mutlak suretle, mal teslimi ve hizmet ifasına ilişkin olarak düzenlenen fatura veya benzeri belgelerde ayrıca gösterilmesi gerekir. Vergiyi doğuran işleme (mal teslimi ve hizmet ifası) ilişkin olarak düzenlenen fatura veya benzeri belgelerde gösterilmeyip, sonradan ya da yılsonlarında bazı şartların gerçekleşmesine bağlı olarak (örneğin belli bir cironun aşılması, bedelin vadeden önce ödenmesi vb.) yapılan veyahut ticari teamülleri aşan bir miktarda iskonto yapılması hallerinde, bu iskontoların KDV matrahından indirilmesi mümkün değildir.

1.1. Ayni İskontolar

Uygulamada ayni iskontolar; bedelsiz mal/eşya verilmesi ve bedelden indirim olmak üzere iki şekilde gerçekleştirilmektedir.

a) Bedelsiz Mal/Eşya Verilmesi Şeklinde Gerçekleştirilen Ayni İskontolar:

Doğrudan bedelsiz mal/eşya verilmesi suretiyle yapılan ayni iskontolar KDV’ye tabi bulunmaktadır. Bedelsiz mal verilmesi şeklinde gerçekleştirilen ayni iskontolar, fatura veya benzeri belgelerde ayrıca gösterilse dahi, KDV Kanunu’nun 3/a maddesine göre vergiye tabidir. Bu şekilde gerçekleştirilen ayni iskontolarda verginin, bedelsiz verilen mal da dahil toplam/kümülatif bedel üzerinden hesaplanması gerekir.

b) Bedelden İndirim Şeklinde Gerçekleştirilen Ayni İskontolar:

Doğrudan bedelsiz mal verilmesi şeklinde değil, bedelsiz verilecek malın be­delinin satış bedelinden indirilmesi şeklinde gerçekleştirilen ayni iskontolar, faturada ayrıca gösterilmeleri ve ticari teamüllere uygun miktarda olmaları şartıyla KDV matrahına dahil olmayacaktır.

1.2. Bedeli Bir Tarifeye Göre Veya Serbest Meslek Faaliyetleri İçin İlgili Meslek Teşekküllerince Tespit Edilmiş Bir Tarifeye Göre Belirlenen Hizmet Bedellerine Uygulanan İskontolar 

Bedeli bir tarifeye göre tespit edilen veya serbest meslek faaliyetleri için ilgili meslek teşekküllerince tespit edilmiş bir tarife varsa, hizmetin bedeli, bu tarifede gösterilen ücretten düşük olamaz. Yani tespit edilen tarife ücreti üzerinden iskonto düşülemez (KDV matrahı, tespit edilen tarife ücretinden az olamaz).

KDV Kanunu’nun 25/a maddesinde, fatura ve benzeri belgelerde ayrıca gösterilen ticari teamüllere uygun miktardaki iskontoların KDV matrahına dahil olmadığı genel bir hüküm olarak belirtilmesine karşın, aynı Kanun’un 27/5. maddesinde Serbest meslek faaliyetleri için ilgili meslek teşekküllerince tespit edilmiş bir tarife varsa, hizmetin bedeli, bu tarifede gösterilen ücretten düşük olamayacağı özel bir hüküm olarak belirtilmiş olup, tarife bedelinden bir iskonto yapılsa dahi, KDV’nin, Kanun’un 27/5. maddesi gereği tarife bedeli esas alınarak hesaplanması gerekmektedir. İskonto tutarı ancak, hizmetin tarifede gösterilen ücretten daha yük­sek bir bedelle yapılması halinde, KDV matrahına dahil olmayacaktır. Ancak bu durumda da, KDV matrahı hiçbir şekilde tarife bedelinden daha düşük olamayacaktır.

Örnek 1: “Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir, Yeminli Mali Müşavir Asgari Ücret Tariferi”, “Gümrük Müşavirliği Asgari Ücret Tarifesi”, “Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği Asgari Ücret Tarifesi” gibi tarifeyle alt sınırı belirlenen durumlarda, hizmetin bedeli (fatura tutarı) bu tarifede gösterilen ücretten düşük olamaz, tespit edilen tarife ücreti üzerinden iskonto düşülemez (KDV matrahı, tespit edilen tarife ücretinden az olamaz). 

1.3. Küsurat Giderme Amacıyla Yapılan İskontolar

Taraflar (mükellefler), fatura bedeli ve KDV’nin küsüratsız olmasını sağlayabilmek için, küsüratı giderecek miktarda indirimde bulunabilirler. Bu şekilde yapılacak bir iskontonun KDV matrahından düşülebilmesi için iskontonun faturada ayrıca gösterilmesi ve ticari teamüllere uygun olması gerekmektedir. Küsüratı giderici iskontonun, KDV hesaplandıktan sonra, vergi dahil toplam bedelden indirim suretiyle gerçekleştirilmesi KDV Kanunu’nun 25. maddesine uygun değildir. Bu nedenle, iskonto tutarının, küsüratı önleyecek şekilde belirlenerek KDV hariç satış bedelinden indirilmesi ve KDV’nin bu şekilde tespit edilecek bedel üzerinden hesaplanması gerekir.

1.4. Belli Bir Dönem Sonunda veya Ciro Aşıldığında Yapılan İskontolar

Hazine ve Maliye Bakanlığı, mal ve hizmet ithalatları nedeniyle yurt dışında yerleşik satıcı firmalar tarafından Türkiye’deki alıcı firmalara ciro primi (iskontosu) adı altında yapılan ödemeleri -(ki bu ödemeler genellikle fiyat indirimi şeklinde gerçekleşmekte)- Katma Değer Vergisi’ne tabi tutmaktadır. 

Konuya ilişkin olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca iki adet tebliğ çıkarılmış olup, ilk çıkarılan ve 18681/31.12.1987 sayı ve tarihli RG’de yayınlanan, 01.01.1988 – 18.01.2012 tarihleri arasında yürürlükte kalan “26 Seri Nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği”ne -(özellikle Tebliğin L/2 bölümünde belirtilen açıklamalara)- göre; Fatura ve benzeri belgelerde ayrıca gösterilmeyip, yıl sonlarında, belli bir dönem sonunda ya da belli bir ciro aşıldığında (satış primi, hasılat primi, yıl sonu iskontosu gibi adlarla) yapılan ödemeler KDV’ye tabidir. Bu tür iskontolar doğrudan satılan malla ilgili değildir. Burada söz konusu olan iskonto, firmanın yaptığı ek bir çalışmanın ya da çabanın sonucu olarak doğmaktadır. Dolayısıyla yapılan iş, satıcı firmaya verilen bir hizmettir. Satıcı firma ile alıcı firma arasında düzenlenen yazılı veya sözlü bir sözleşmeye göre, alıcı firma sözleşmenin hükümlerine uygun olarak belli bir çabayı göstermiştir ki, (belli bir hizmeti vermiştir ki) ek ödemeye yani iskontoya hak kazanmıştır. Dolayısıyla, mal ve hizmet satışına ilişkin olarak düzenlenen asıl fatura veya benzeri belgelerde gösterilmeyip, yılsonlarında belli bir dönem sonunda veya belli bir ciro aşıldığında yapılan iskontoların, Kanun’un 25/a maddesine göre KDV matrahından düşülmesi mümkün olmayıp, hizmet kapsamında genel oranda (% 20) KDV’ye tabi tutulması gerekmektedir. Vergi idaresi verdiği bir çok özelgede de, aynı doğrultuda görüş belirtmiştir. -(26 Seri Nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği”nin L/2 bölümü, 28178/19.01.2012 sayı ve tarihli RG’de yayınlanan 116 Seri Nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği ile yürürlükten kaldırılmıştır)-.

Ancak Danıştay, yılsonlarında ya da belli bir ciro aşıldığında çeşitli adlar altında yapılan iskontoların, vergi idaresi uygulamasının aksine bir mal satışı veya hizmet ifası karşılığı olmadığı sadece teşvik amacıyla bu satış limitine göre yapılan bir iskonto  olduğu, KDV Kanunu’nun 2, 3, 4 ve 5. maddelerinde yer alan teslim, teslim sayılan haller, hizmet ve hizmet sayılan haller kapsamına girmediği, bu nedenle de KDV’ye tabi olamayacağı görüşündedir. Danıştay’ca bu konuda verilmiş bir çok karar olup, bunlardan iki tanesi örnek olarak alınmıştır. Danıştay 11.Dairesi’nin 15.05.1996 tarih ve E. 1996/370, K. 1996/1927 sayılı Kararında özetle: “Yıl sonunda yapılan iskontolar, mal ve hizmet satışı ile ilgili olmayıp, teşvik amacıyla yapıldığından, KDV’ye tabi olmayacaktır”, Danıştay 11.Dairesi’nin 02.07.1996 tarih ve E. 1995/2327, K. 1996/2838 sayılı Kararında da özetle: “Belli bir ciro aşıldığında yapılan iskontoların doğrudan doğruya ve münhasıran muhatap için yapılmaması nedeniyle hizmet veya prim kapsamında KDV’ye tabi tutulması mümkün değildir” denilmektedir. 

28178/19.01.2012 sayı ve tarihli RG’de yayınlanan 116 Seri Nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği’nde -(Tebliğin 6.2. Fatura ve Benzeri Belgelerde Ayrıca Gösterilmeyip, Yıl Sonlarında, Belli Bir Dönem Sonunda ya da Belli Bir Ciro Aşıldığında Yapılan İskontolar bölümünde)- aynen:KDV Kanununun 35 inci maddesi ile KDV matrahında çeşitli sebeplerle değişiklik vuku bulduğu hallerde, vergiye tabi işlemleri yapmış olan mükelleflerin, bunlar için borçlandığı vergiyi; bu işlemlere muhatap olan mükelleflerin ise indirme hakkı bulunan vergiyi değişikliğin mahiyetine uygun şekilde ve değişikliğin vuku bulduğu dönem içinde düzeltebilmelerine imkân sağlanmıştır.

Fatura ve benzeri belgelerde ayrıca gösterilmeyip, yıl sonlarında, belli bir dönem sonunda ya da belli bir ciro aşıldığında (satış primi, hasılat primi, yıl sonu iskontosu gibi adlarla) yapılan iskontolar esas itibariyle, asıl işleme ilişkin KDV matrahının değişmesi sonucunu doğurmaktadır. Dolayısıyla, KDV matrahında değişiklik vuku bulduğu bu gibi durumlarda KDV Kanununun 35 inci maddesine göre düzeltme yapılması gerekmektedir.

Bu itibarla, fatura ve benzeri vesikalarda gösterilmeyip belli bir dönem sonunda ya da belli bir ciro aşıldığında yapılan iskontolar nedeniyle KDV matrahında değişiklik vuku bulduğu hallerde düzeltme işlemi, alıcı tarafından satıcı adına bir fatura ve benzeri belge düzenlenmek ve bu amaçla düzenlenecek belgede, KDV matrahında değişikliğe neden olan iskonto tutarına ilk teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlem için geçerli olan KDV oranı uygulanmak suretiyle yapılacaktır.” Denilmektedir.

– Söz konusu Tebliğle, KDV matrahında değişikliğe neden olan iskonto tutarına, ilk teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte, bu işlem için geçerli olan KDV oranı uygulanmak suretiyle yapılacağından vergi oranı konusundaki uyuşmazlıklar da giderilmiştir.

116 Seri Nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği’ndeki düzenleme ile; Hazine ve Maliye Bakanlığı, ciro primlerini müstakil bir hizmetin karşılığı değil, alıcı ve satıcı yönünden karşılıklı olarak matrahta düzeltme yapılmasını gerektiren bir işlem olarak değerlendirmiş, primden yararlanan tarafından satıcıya fatura düzenlenmek suretiyle KDV matrahının ve KDV tutarının alıcı ve satıcı tarafından karşılıklı olarak düzeltilmesini uygun görmüştür. Ancak, Tebliğde yer alan açıklamaların, alıcı ve satıcının her ikisinin de Türkiye’de olduğu ve KDV mükellefi bulunduğu, Kanun’un 35. maddesine göre karşılıklı olarak matrah ve vergi düzeltmesinin yapılacağı durumlar için geçerli olması nedeniyle, aynı uygulamanın yurt dışı ciro primleri için geçerli olup olmayacağı hususunda tereddütlere sebep olmuştur.

Konu Hakkında Farklı Görüşler Mevcut Olup;

Hazine Ve Maliye Bakanlığı’nın Uygulamayı Yönlendiren Görüşüne (Birinci Görüşe) Göre: Ciro primleri, KDV Kanunu’nun 35. maddesi kapsamında KDV matrahında değişiklik yaratan ve düzeltilmesi gereken bir husus olarak değerlendirmiş, yurt dışı ciro primlerinin, asıl işleme ilişkin KDV matrahını değiştirmesi nedeniyle KDV matrahında ve KDV tutarında düzeltme yapılmasını gerektiren bir husus olduğu, düzeltme işleminin fatura düzenlenmeksizin fazladan indirilen KDV’nin ilgili dönemde hesaplanan KDV’ye ilave edilmek suretiyle yapılması gerektiği belirtilmiştir. Kişisel görüşümüzde bu yöndedir.

– Maliye Bakanlığı, konu ile ilgili olarak düzenlediği özelgelerde de; “Yurt dışı ciro primlerini matrahta değişiklik yaratan bir unsur olarak değerlendirmiş, satıcının yurt dışında olduğu hususunu dikkate alarak düzeltmenin tek taraflı olarak sadece Türkiye’deki alıcı nezdinde, fatura düzenlenmeksizin, değişikliğin mahiyetine uygun şekilde, prime isabet eden ve daha önce indirilen KDV’nin ilave edilecek KDV olarak ilgili dönem beyannamesinde hesaplanan KDV’ye ilave edilmek suretiyle yapılması gerektiği” şeklinde görüş bildirmiştir.

İkinci Görüşe Göre İse: Daha önce ithal edilen mallar nedeniyle yurt dışındaki firmalar tarafından yapılan fiyat indirimleri ve/veya ciro primi ödemelerinin KDV’nin konusuna giren bir teslim veya hizmetin karşılığı olmadığı ve KDV’ye tabi tutulamayacağı, KDV kapsamına girmese dahi ciro iskontosu ile ilgili olarak yurt dışındaki satıcıya yönelik KDV ihtiva etmeyen bir fatura düzenlenerek kayıtlara intikal ettirilmesi gerektiği şeklindedir. Bu görüşün dayanak noktalarından birincisi, yurt dışı ciro primleri nedeniyle KDV Kanunu’nun 48. maddesine göre ithalatta KDV matrahında ve tutarında bir düzeltme yapılmasının mümkün bulunmadığı, ikincisi ise, KDV Kanunu’nun 35.maddesinin yurt içi mal teslimleri ve hizmet ifaları için geçerli olduğu, ithalat işlemleri için uygulanamayacağı, şeklindedir.

2- İSKONTOLAR VE GÜMRÜK KIYMETİ

Eşyanın Gümrük Kıymeti: 4458 sayılı Kanunu’nun 24. maddesine göre ithal eşyasının gümrük kıymeti, eşyanın satış bedelidir. Satış bedeli, Türkiye’ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyattır.
Fiilen ödenen veya ödenecek fiyat, ithal eşyası için alıcının, satıcıya veya satıcı yararına yaptığı veya yapması gereken ödemelerin toplamıdır. Bu fiyat, ithal eşyasının satış koşulu olarak, alıcının satıcıya veya satıcının bir yükümlülüğünü karşılamak üzere üçüncü bir kişiye yaptığı veya yapacağı tüm ödemeleri kapsar. 24.madde hükümlerine göre gümrük kıymeti belirlenirken, ithal eşyasının fiilen ödenen veya ödenecek fiyatına 27.maddede belirtilen ilaveler yapılır.

Gümrük Kanunun 24.maddesi hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymeti, Kanun’un 25.maddesinde belirtilen diğer yöntemlerin sırasıyla uygulanması suretiyle belirlenir. 25.madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymeti, Kanun’un 26.medde de belirtilen hükümlere göre belirlenir. 24, 25 ve 26.madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymeti ise, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT)’ın VII’ncı Maddesi, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII.Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşma, Bu Anlaşmaya göre oluşturulan Gümrük Kıymeti Teknik Komitesi’nin Kararları, Gümrük Kıymeti Yorum Notları, Gümrük Kanunu ve Gümrük Yönetmeliği’nin eşyanın gümrük kıymetine ilişkin diğer hükümleri ile bu hükümlere uygun prensip ve yöntemlerle ve Türkiye’de mevcut veriler esas alınarak belirlenir.

Gümrükler Genel Müdürlüğünün 2001/38 sayılı 14.11.2001 tarihli genelgesine göre; Gerekli koşulları sağlayan iskontoların satış bedeli yöntemine göre gümrük kıymetinin tespitinde dikkate alınması gerekir.

Satış bedeli yöntemine göre ithal eşyasının gümrük kıymetinin tespitinde dikkate alınacak iskontolar “Peşin Ödeme İskontosu” ve “Miktar İskontosu”dur.

Bu konuda, öncelikle yapılan iskontonun peşin ödeme veya miktar iskontosu tanımına girip girmediği, bu çerçevede gerekli koşulları taşıyıp taşımadığı, ticarette mutat olarak kabul edilen oranlarda bulunup bulunmadığı, aynı şartlarda mal alan tüm alıcılara uygulanıp uygulanmadığı, alıcı ile satıcı arasındaki ilişkiden etkilenip etkilenmediği, bir muvaza sonucu doğup doğmadığı, vb. hususlarının incelenmesi gerekmektedir.

2.1. Peşin Ödeme İskontosu

Peşin Ödeme: Satışa konu eşyanın sevk edilmesinden önce, alıcı tarafından eşya bedelinin ödenmesidir.

Peşin Ödeme İskontosu: Mal bedelinin peşin ödenmesi nedeniyle alıcıya tanınan bir fiyat indirimidir.

Peşin ödeme iskontosunun eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesinde dikkate alınması ve ithalata konu malın gümrük kıymetine dahil edilmemesi için aşağıda belirtilen şartları taşıması gerekir.

– Peşin ödeme iskontosu ithal malın gümrüğe beyanından önce yapılmış ve fatura veya benzeri vesikalarda gösterilmiş olmalıdır.

– Mal bedeli ithal malın gümrüğe beyanından önce ödenmiş olmalıdır.

– Peşin ödeme iskontosu ticari uygulamalar çerçevesinde oluşan mutat oranlarda ve satıcının bulunduğu ülkede benzeri ticari işlemlerde uygulanan oranlara yakın olmalıdır.

– İskonto, alıcı ile satıcı arasındaki özel ilişkilerden ve herhangi bir muvazaalı işlemden kaynaklanmamalıdır.

Yukarıda yazılı koşulları taşıyan peşin ödeme iskontosu ithal malın gümrük kıymetine dahil edilmeyecektir. Ayrıca Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 25/a maddesi çerçevesinde KDV tabi almayacaktır.

İskontonun, yukarıda belirtilen koşulları taşımadığı durumlarda ise, ithalata konu malın gümrük kıymetine dahil edilmesi gerekir.

Peşin ödeme iskontosu yapıldığı belirtilen işlemlerde, öncelikle ödeme şeklinin ne olduğu araştırılmalı, ithal eşyasının gümrüğe beyanından önce peşin ödeme iskontosunun yapıldığı ve buna göre mal bedeline ilişkin ödemenin de gerçekleştirilmiş olduğu tespit edilmelidir. 

Ayrıca, ilgili sözleşmeden hareketle, daha önceleri ithalat yapılmış ise, yapılan bu ithalatlara ilişkin SDGB’de ödeme şeklinin nasıl beyan edildiğine (peşin veya vadeli), KKDF doğup doğmadığına, söz konusu sözleşmeye tekabül eden Damga Vergisinin ödenip ödenmediğine, ödenen veya ödenmesi gereken DV’nin ithalatta KDV matrahına ve varsa ÖTV’ matrahına katılıp katılmadığı, …  hususlarına da bakılması gerekir. 

2.2. Miktar İskontosu

Miktar İskontosu: Satıcının alıcıya, belli bir dönem içinde satın aldığı miktara göre fiyattan yaptığı indirimdir. Miktar iskontosu yalnızca satıcının satılan eşya miktarına bağlı olarak önceden belirlenen bir ödeme planına göre fiyat uygulandığı durumlarda söz konusudur.

Bu iskontonun da ticarette mutat olarak kabul edilen oranlarda bulunması ve aynı miktarda mal alan tüm alıcılara uygulanması gerekmektedir.

Miktar iskontosunun eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesinde dikkate alınmaması ve gümrük kıymetine dahil edilmemesi için aşağıda belirtilen koşulların varlığı gerekmektedir.

– Söz konusu iskontonun ithalattan önce yapılmış olması, ilgili fatura veya benzeri vesikalarla ve satış sözleşmesiyle bunun yine ithalattan önce yapıldığının ispatlanması gerekir.

– İskonto ticarette mutat kabul edilen oranlar içinde olmalıdır.

– Miktar iskontosu aynı miktarda mal alan bütün alıcılara uygulanmalıdır.

– İskonto, alıcı ile satıcı arasındaki özel ilişkilerden ve herhangi bir muvazaalı işlemden kaynaklanmamalıdır.

Yukarıdaki koşulları taşıyan miktar iskontosunun ithale konu malın gümrük kıymetine dahil edilmemesi/ gümrük kıymetinden indirilmesi gerekmektedir.
 

Öte yandan;

Alıcı, satış sözleşmesine göre, satıcı adına, yararına veya hesabına belirli işlerin yapılmasını üstlenirse,

– İthal eşyasının satış koşulu olarak alıcı bir üçüncü tarafa satıcı adına veya hesabına mal yada hizmet sağlarsa,

– Alıcı ile satıcı arasındaki ilişki/münasebet fiyatı etkilemişse,

– İthal eşyasının fiyatından daha önceki ticari muamelerden doğan bir alacak düşülmüşse,

– Geçmişte gerçekleştirilmiş ithalat için ilave iskonto yapılmışsa,

Bu tür iskontolar, ister peşin ödeme iskontosu olsun, isterse miktar iskontosu olsun gümrük kıymetinden indirileme, Gümrük kıymetine katılması gerekir.

Yukarıda belirtilen koşulları taşımayan, alıcı ile satıcının kişisel ilişkilerinden kaynaklanan özel iskontolar ile mutat olmayan miktardaki iskontolar, gümrük kıymetini azaltıcı bir unsur olarak kabul edilmeyip, eşyanın gümrük kıymetine ilave edilmesi gerekir.

Yine, ithalata konu eşyanın faturasında belirtilen iskontonun, daha önceki bir ithalata ilişkin olduğunun anlaşılması halinde, geriye dönük olarak yapılan söz konusu iskontonun anılan fatura muhteviyatı sevkiyatla ilgili ithalat işleminde dikkate alınmaması, eşyanın gümrük kıymetine ilave edilmesi gerekir.

İthal Eşyasının Gümrük Kıymetinin Tespitinde İskontoların Tabi Tutulacağı İşlem Konusundaki Tereddütleri Gidermeye Yönelik Olarak, Aşağıdaki Hususların Açıklanmasına Gerek Görülmüştür:
1.
4458 sayılı Gümrük Kanununun 24.maddesine göre ithal eşyasının gümrük kıymeti eşyanın satış bedelidir. Satış bedeli, Türkiye’ye ihraç amacıyla yapılan satışta, Gümrük Kanununun 27 ve 28.maddelerine göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı fiilen ödenen veya ödenecek fiyattır.
Fiilen ödenen veya ödenecek fiyat, ithal eşyası için alıcının satıcıya veya satıcı yararına yaptığı veya yapması gereken ödemelerin toplamıdır.
Bu kapsamda, gerekli koşullara uygunluk sağlayan iskontoların satış bedeli yöntemine göre gümrük kıymetinin tespitinde dikkate alınması gerekmektedir.

2. Satış bedeli yöntemine göre ithal eşyasının gümrük kıymetinin tespitinde dikkate alınacak iskontolar “peşin ödeme iskontosu” ve “miktar iskontosu“dur.

Bu konuda, öncelikle yapılan iskontonun peşin ödeme veya miktar iskontosu tanımına girip girmediği, bu çerçevede gerekli koşulları taşıyıp taşımadığı hususlarının incelenmesi gerekmektedir. Bu inceleme sırasında iskonto oranları da gözönünde bulundurulmalıdır.
a) Satışa konu eşyanın sevk edilmesinden önce alıcı tarafından eşya bedelinin ödenmesi uluslararası ticarette “peşin ödeme” olarak tanımlanmaktadır.
“Peşin ödeme iskontosu” ise mal bedelinin peşin ödenmesi nedeniyle alıcıya tanınan bir fiyat indirimidir.
Dolayısıyla, peşin ödeme iskontosu yapıldığı belirtilen işlemlerde, öncelikle ödeme şeklinin ne olduğu araştırılmalı, ithal eşyasının gümrüğe beyanından önce peşin ödeme iskontosunun yapıldığı ve buna göre mal bedeline ilişkin ödemenin de gerçekleştirilmiş bulunduğu tespit edilmelidir.
Ayrıca, peşin ödeme iskontosunun ticarette “mutat iskonto” olarak kabul edilen oranlarda ve satıcının bulunduğu ülkede benzeri ticari muamelelerde uygulanan oranlara yakın olması gerekmektedir.

b) “Miktar iskontosu,satıcının alıcıya, belli bir dönem içinde satın aldığı miktara göre fiyattan yaptığı indirimdir. Miktar iskontosu yalnızca satıcının satılan eşya miktarına bağlı olarak önceden belirlenen bir ödeme planına göre fiyat uygulandığı durumlarda söz konusudur.
Bu iskontonun da ticarette mutat olarak kabul edilen oranlarda bulunması ve aynı miktarda mal alan tüm alıcılara uygulanması gerekmektedir.

3. 1 ve 2’inci maddelerde belirtilen koşulları taşımayan, alıcı ile satıcının kişisel ilişkilerinden kaynaklanan özel iskontolar ile mutat olmayan miktardaki iskontolar eşyanın gümrük kıymetini azaltıcı bir unsur olarak kabul edilmez. Bu tür iskontoların Eşyanın Gümrük Kıymetine katılması gerekir (Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2001/38 Sayılı Genelgesi).

Konuya ilişkin yargı kararları incelendiğinde ise: Danıştay 7.Dairesinin 1999/1828 E., 2000/847 K. Sayılı, 2000/847 Nolu 27.03.2000 Tarihli, 2001/1965 Nolu 04.06.2007 Tarihli Kararlarda olduğu üzere; İthal faturasında belirtilen iskontolarla ilgili olarak Gümrük İdaresince yapılan ek tahakkukların, “İthal eşyasının gümrük vergisine esas alınacak kıymetinin, eşyanın satış bedeli olduğu, İthal eşyasının satış bedeli yöntemine göre gümrük kıymeti belirlenirken, gerçekte ödenen veya ödenecek fiyata ilave edilecek unsurlar arasında iskontoya yer verilmediği, bu durumda, ithalat faturalarında belirtilen iskontoların ithal olunan eşyanın beyan edilen kıymetine dahil edilmemesi gerektiği, olayda, beyan edilen kıymetin gerçekte ödenen veya ödenmesi gereken fiyat olmadığı yönünde idarece başkaca bir tespit yapılmaması” gerekçesi ile iptal edildiği anlaşılmaktadır.

Kocaeli, 30.11.2025

Kerim Çoban
Emekli Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi

Continue reading

İHRACATTA GERİ GELEN EŞYA İLE YURT DIŞINDAN GERİ GETİRİLMEYEN EŞYA

İHRACATTA GERİ GELEN EŞYA İLE YURT DIŞINDAN GERİ GETİRİLMEYEN EŞYA

03.12.2025

I-  İHRACAT, İHRACAT SAYILAN SATIŞ VE TESLİMLER İLE DÖVİZ KAZANDIRICI HİZMET VE FAALİYETLER 

– Gümrük Yönetmeliği’nin 476 ilâ 482.maddeler çerçevesinde teslim edilen yakıt, yağ ve kumanya dışında, dış seferde bulunan ya da dış sefere çıkacak olan deniz ve hava taşıtlarına serbest dolaşımda bulunan işletme ve donatım eşyası teslimi ihracat hükmündedir.

İhraç eşyası, beyannamenin tescilinden sonra, Türkiye Gümrük Bölgesini terk edinceye kadar gümrük gözetimi altındadır. 

Türkiye Gümrük Bölgesi veya Gümrük Bölgesi: Türkiye Cumhuriyeti topraklarını, karasularını, iç sularını ve hava sahasını kapsayan Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesini ifade eder. (Gümrük Yönetmeliği 340.maddesi).

Fiili İhracat: İhraç eşyasının Gümrük Kanunu hükümleri çerçevesinde muayenesinin yapılıp taşıta yüklenmesi, kısım kısım gelmekte olan eşyada da yüklemenin tamamlanması ve eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesini terk etmesidir.

Fiili İhracat: İhraç ürününün, buna ilişkin gümrük beyannamesinin tescili sırasında bulunduğu durum ve niteliğini gümrük denetiminden çıktığı sırada da aynen muhafaza etmesi ve bu haliyle Türkiye Gümrük Bölgesi’ni terk etmesidir. Serbest Bölgelere yapılan satışlarda ise ürünün buradan başka bir ülkeye ihraç edildiğinin tevsikidir.

– Bazen, çeşitli sebeplerle ihraç eşyasının gümrük çıkış/ihracat beyannamesinde beyan edilen kıymet ve miktarı ile fiili ihracat sonucunda gerçekleşen kıymet ve miktarı arasında farklılıklar (fiili ihracat sonrası ihraç edilen eşyasının kıymet ve miktarı daha az) olabilir. Kısacası, ihraç eşyasının gümrük çıkış/ihracat beyannamesinde beyan edilen kıymet ve miktarından ziyade önemli olan eşyanın fiilen ihraç edilen kıymet ve miktarıdır.

İhracat sayılan satış ve teslimler: İç piyasada satışı ihracat sayılan ve vergi, resim ve harç istisnası ile ithalatta gümrük muafiyetinden yararlandırılan satış ve teslimleri ifade eder.

Döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetler: 488 sayılı Kanunun ek 2 nci maddesi ve 492 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi çerçevesinde belirlenen ve vergi, resim ve harç istisnasından yararlandırılan hizmet ve faaliyetleri ifade eder.

İhracat ve İhracat İşlemleri, Transit Ticaret, İhracat Sayılan Satış ve Teslimler İle Döviz Kazandırıcı Hizmet ve Faaliyetler Kapsamına Giren İşlemler; Dahilde işleme izin belgesi/ Dahilde işleme izni (Belirli-sınırlı sayıdaki ve miktardaki malların ithali için ilgili Gümrük idaresince verilen) veya Vergi, resim harç istisnası belgesi kapsamında ve bu belgelerin geçerlilik süreleri içerisinde yapılması şartıyla ilgili kuruluşlarca, başka bir belge aranmaksızın resen Damga Vergisi ve Harç İstisnasından faydalandırılır.

Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez. 

– İhraç edilen malların bedelinin süresinde yurda getirilerek, bankalara satılmasından ve ihracat hesabının süresinde kapatılmasından ihracatçılar sorumludur. İhracata aracılık eden bankalar ihracat bedellerinin yurda getirilmesini izlemekle yükümlüdür.

Ticari amaçla mal ihracında, bedelleri yurda getirilme süresi içinde gelen ihracat ile ilgili hesaplar aracı bankalarca kapatılır. Süresi içinde kapatılmayan ihracat hesapları aracı bankalarca 5 iş günü içinde muamelenin safhalarını belirtecek şekilde yazılı olarak ilgili Vergi Dairesi Başkanlığına veya Vergi Dairesi Müdürlüğüne ihbar edilir. İlgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce, ihbarı müteakip 10 iş günü içinde ilgililere hesapların kapatılmasını teminen 90 gün süreli ihtarname gönderilir. Bu süre içinde hesapların kapatılması veya 9 uncu maddede belirtilen mücbir sebep hallerinin ya da haklı durumun belgelenmesi gereklidir. Mücbir sebeplerin varlığı halinde, mücbir sebebin devamı müddetince altışar aylık dönemler itibarıyla ilgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce ek süre verilir. Mücbir sebep halleri dışında kalan haklı durumların varlığı halinde, hesapların kapatılmasına ilişkin altı aya kadar olan ek süre talepleri, firmaların haklı durumu belirten yazılı beyanına istinaden üçer  aylık devreler halinde ilgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce, altı aylık süreden sonraki ek süre talepleri Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından incelenip sonuçlandırılır. 

Gümrük vergileri ödenmek suretiyle ihraç edilebilen eşyayı, gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın veya gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin Türkiye Gümrük Bölgesinden çıkaranlara eşyanın gümrük vergilerinin yanı sıra bu vergilerin iki katı idari para cezası verilir. Bu tür vergilere Telafi Edici Vergi “TEV” örnek gösterilebilir.

– Telafi Edici Vergi (TEV): Üçüncü ülke menşeli bir eşyanın Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında ithal edildikten sonra üretim sürecini müteakip ihraç ürünü olarak ATR Dolaşım Belgesi eşliğinde ve/veya menşe ispat belgeleri eşliğinde AB üyesi ülkelere, Serbest Ticaret Anlaşması imzaladığımız ülkelere, Pan-Avrupa Menşe Kümülasyonuna veya Pan-Avrupa-Akdeniz Menşe Kümülasyonuna taraf olan ülkelere ihraç edilmesi halinde, ithal edilen eşya ile ilgili ihracat sırasında beyan usulüne tabi olarak ödenen vergidir.

II- ALICISI TARAFINDAN KABUL EDİLMEYEN VEYA ALICISINA TESLİM DİLEMEYEN MALLAR İLE TERK EDİLEN MALLAR 

Alıcısı tarafından kabul edilmeyen mallar: Alıcısı tarafından kabul edilmeyen mallar karşılığında aynı bedel ve şartlarla mal ihracına ilişkin talepler, durumu gösterir belgelere istinaden gümrük mevzuatı çerçevesinde giriş ve çıkışta ayniyeti tespit edilmek suretiyle gümrük idarelerince sonuçlandırılır. Alıcısı tarafından kabul edilmeyen malların başka bedel ve şartlarla aynı veya farklı alıcılara satışına ilişkin talepler, durumu gösterir belgeler ve yeni satış sözleşmesine ait İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğince onaylı faturanın ibrazından sonra gümrük idarelerince sonuçlandırılır. Gümrük idarelerince sonuçlandırılan talepler ilgili İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğine ve mükellefin bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirilir. Alıcısı tarafından kabul edilmeyen malların bozulabilir nitelikte olması halinde, bu tür talepler İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği veya daha sonra İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğine bilgi vermek kaydıyla Bakanlık yurt dışı teşkilatlarınca sonuçlandırılır. Bakanlık yurt dışı teşkilatlarınca sonuçlandırılan talepler, ilgili gümrük idaresine bildirilir. Yukarıda yer alan hususlar, ihracatın desteklenmesine yönelik mevzuat kapsamında yapılmış olması halinde, ait olduğu mevzuat hükümlerine tabidir.

Alıcısına teslim edilemeyen mallar ve malların terk edilmesi: Yanma, çalınma gibi haklı ve zorunlu nedenlerle alıcısına teslim edilemeyen mallara ilişkin ihracat talepleri, durumu gösteren belgelere dayanılarak Bakanlıkça (Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü) sonuçlandırılır. Geri getirilmesinde ekonomik yarar görülmeyen malların (ilgili ülke veya firmaya) terk edilmesine ilişkin talepler, durumu gösteren belgelere dayanılarak İhracat Genel Müdürlüğü’nce sonuçlandırılır. Yukarıda belirtilen hususlar, ihracatın desteklenmesine yönelik mevzuat kapsamında yapılmış olması hâlinde, ait olduğu mevzuat hükümlerine tabidir.

Gümrük İdarelerince Yapılacak İşlemler: Otomasyona geçmiş gümrük idareleri, ihracat işlemlerinde tescil onayı yapılmadan önce, gümrük beyannamesi üzerinde İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğinin elektronik ortamda oluşturdukları “Birlik Onay Kodu”nu ararlar. “Birlik Onay Kodu” doğrulanmayan gümrük beyannamelerine istinaden mal çıkışı yapılmaz. Otomasyona geçmemiş gümrük idareleri ise, ihracat işlemlerinde gümrük beyannamesi üzerinde İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğinin onayını/kaydını ararlar. İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği onayı/kaydı bulunmayan gümrük beyannamelerine istinaden mal çıkışı yapılmaz. Gümrük idareleri, ihracatı müteakip durumu ilgili İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğine bildirir. Gümrük idarelerince tescil edilen gümrük beyannameleri üzerinde herhangi bir değişiklik yapılması veya gümrük beyannamelerinin iptal edilmesi halinde, bu husus işlemi yapan gümrük idaresi tarafından onayı/kaydı veren İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğine, mükellefin bağlı bulunduğu vergi dairesine ve Türkiye İstatistik Kurumuna bildirilir.

Yapılan İhracatlardan, Alıcısı Tarafından Kabul Edilmeyen Veya Alıcısına Teslim Edilemeyen Ya Da Terk Edilen Mallarla İlgili Olarak; Bu eşyalara tekabül eden, söz konusu eşyaların ihracatı nedeniyle yararlanılan hak ve menfaatler (KDV, ÖTV, Damga Vergisi ve Harç İstisnası, Yararlanılan İhracat Kredileri, Söz konusu eşyaların bünyesinde bulunan ve DİİB veya Dahilde İşleme İzni kapsamında ithal edilen kısmına tekabül eden ve ithalat sırasında teminata bağlanan Gümrük Vergi ve Resimleri,  vb.) süresi içinde beyan edilerek, ilgili kurum ve kuruluşlara geri ödenmek şartıyla herhangi bir müeyyide uygulanmaz.

III- GERİ GELEN (GERİ GETİRİLEN) EŞYA

Serbest dolaşımda bulunan eşya: 1) Türkiye Gümrük Bölgesinden veya Türkiye’nin anlaşmalarla dâhil olduğu gümrük birliği gümrük bölgelerinin diğer bir noktasından ihraç edildikten sonra üç yıl içinde yeniden serbest dolaşıma girmesi halinde ve beyan sahibinin talebi üzerine, ithalat vergilerinden muaf tutulur. Üç yıllık süre, beklenmeyen haller veya mücbir sebeplerle uzatılabilir. Geri gelen eşyanın, Türkiye Gümrük Bölgesinden ihraç edilmeden önce, özel amaçlı kullanımı nedeniyle indirimli veya sıfır vergi oranından yararlanarak serbest dolaşıma girmiş olduğu hallerde, eşyanın aynı amaca yönelik olarak tekrar serbest dolaşıma sokulmak istenmesi durumunda, bu eşyaya indirimli veya sıfır vergi oranı uygulanır. İthal amacının aynı olmaması halinde, söz konusu eşyaya uygulanacak ithalat vergileri tutarı, serbest dolaşıma ilk girişi sırasında alınmış tutar kadar indirilir. Ancak, serbest dolaşıma ilk girişi sırasında alınmış tutarın geri gelen eşyanın yeniden serbest dolaşıma girişi sırasında alınacak tutardan daha fazla olması halinde hiçbir iade yapılmaz.

2) 1’inci fıkrada belirtilen ithalat vergilerinden muafiyet; a) Aynen ihraç edildiği durumda olması hali hariç, Hariçte işleme rejimi çerçevesinde Türkiye Gümrük Bölgesinden ihraç edilen eşyaya,
b) İhracı, bir dış ticaret önlemine konu olan eşyaya, tanınmayıp, (b) bendine istisna getirilmesine ilişkin hal ve şartlar Cumhurbaşkanınca belirlenir.

– 168.maddede belirtilen ithalat vergilerinden muafiyet, geri gelen eşyanın ihracı sırasındaki ayniyeti değişmeden yeniden ithali halinde tanınır. Bu koşula istisna getirilmesine ilişkin hal ve şartlar Cumhurbaşkanınca belirlenir.

– Dahilde işleme rejiminin uygulanmasından sonra ihraç edilen ve daha sonra geri gelen işlem görmüş ürünlere de Kanun’un 168 ve 169.madde hükümleri uygulanır. Aynı hüküm, yeniden ihraç edilen işlem görmüş ürünler için de geçerlidir. Bu gibi hallerde, eşyanın yeniden ihraç tarihi, serbest dolaşıma giriş tarihi olarak kabul edilir ve kanunen alınması gereken ithalat vergileri tutarı, dahilde işleme rejimi hükümlerine göre belirlenir.

İhraç edilen eşyanın; 1-a) Gönderildiği ülkede yürürlükte olan mevzuat nedeniyle serbest dolaşıma girememesi veya kullanıma arz edilmemesi,
b) Kusurlu olması veya sözleşme hükümlerine uygun olmaması nedenleriyle alıcısı tarafından kabul edilmemesi,
c) İhracatçının elinde olmayan sebeplerle amaçlanan kullanıma girememesi, nedenleriyle geri gelmesi halinde, durumun Türkiye Gümrük Bölgesi dışındaki alıcıdan veya Türkiye Gümrük Bölgesi dışındaki yetkili kurumlardan alınacak belgelerle gümrük idaresine ispatı gerekir.
2- Birinci fıkranın (b) bendinde belirtilen durumlarda eşyanın ilk kullanım dışında kullanılmamış olması gerekmektedir. Bu durum, sadece, eşyanın kusurlu olduğunun veya sözleşme hükümlerine uygun olmadığının, kullanılmadan anlaşılamayacağı haller için geçerli olacaktır.
3- Birinci fıkranın (c) bendinde belirtilen durumlar; a) Gönderilen kişiye teslim edilmeden önce, eşyanın tabiatından ileri gelen veya nakliye sırasında meydana gelen hasar yüzünden Türkiye Gümrük Bölgesine geri gönderilen eşya,
b) Tüketilmek veya satılmak amacıyla yurt dışındaki sergi ve fuarlara gönderilen ancak, tüketilmeden veya satılmadan geri gelen eşya,
c) Alıcının fiziksel bir engeli veya yasal bir engel nedeniyle alıcısına teslim edilemeyen eşya,
ç) Tabiî afetler, tehlikeli ve salgın hastalıklar, büyük yangınlar, radyasyon ve hava kirliliği gibi önemli nitelikteki kimyasal ve teknolojik olaylar ile büyük nüfus hareketleri gibi kriz halleri veya siyasi ya da sosyal durumlarda meydana gelen ani ve beklenmeyen değişiklikler yüzünden alıcısına teslim edilemeyen veya ihracına ilişkin sözleşmede belirtilen tarihten sonra teslim edilen eşya,
d) Türkiye Gümrük Bölgesi dışındaki ülkelere gönderilen ancak, piyasa kuralları gereği gönderildiği ülkede satılamayan sebze ve meyveler, için uygulanır.
4- Serbest dolaşımda iken ihraç edilen, ancak çeşitli nedenlerle geri gelen ticari kullanıma mahsus taşıt araçları, iş makineleri ve üretime yönelik makineler, ayniyet tespiti kaydıyla, yukarıdaki fıkralarda belirtilen şartlara bağlı olmaksızın, geri gelen eşya muafiyetinden faydalandırılırlar. (Gümrük Yönetmeliği 446.maddesi).

Eşyaya ait parçaların geri gelmesi: Daha önce Türkiye Gümrük Bölgesinden ihraç edilen eşyaya ait olduğu anlaşılan parçaların geri gelmesi halinde gümrük vergilerinden muafiyet uygulanır. Bu hüküm, Türkiye Gümrük Bölgesinden ihraç edilen makinelere, araçlara, aletlere veya diğer ürünlere ait olan ve ait olduğu uzman raporlarıyla kanıtlanan parça veya aksesuarları içeren eşyaya da uygulanır. (Gümrük Yönetmeliği 447.maddesi). 

Geri gelen eşyanın beyanı: Türkiye Gümrük Bölgesinden ihraç edildikten sonra geri gelen eşyanın beyanı, beyanın kontrolü ve diğer işlemler 180 ilâ 195.madde hükümlerine göre yapılır. Yükümlü, ilgili gümrük idaresine eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesinden ihracına ilişkin gümrük beyannamesi ve ayniyet tespitine ilişkin diğer belgeleri ibraz eder. (Gümrük Yönetmeliği 448.maddesi).

Konsinye satış suretiyle ihraç edildikten sonra geri gelen eşyanın beyanı: Konsinye satış suretiyle ihraç edilen eşyanın çıkışında, gönderildiği yerde satılmayıp geri gelmesi ihtimali göz önünde bulundurularak ayniyet tespitine ilişkin tüm destekleyici bilgiler gümrük beyannamesine eklenir. Bu suretle ihraç edilen eşyanın geri gelmesi halinde 448.madde hükümlerine göre işlem yapılır. (Gümrük Yönetmeliği 449.maddesi).


Sürelerin başlangıcı ve süre uzatımı:
Geri getirilme süresinin başlangıcı eşyanın fiilen ihraç edildiği tarihtir. Çıkışın partiler halinde yapılması halinde, her partiye ilişkin sürenin başlangıcı ayrı ayrı göz önünde bulundurulur. Üç yıllık süre doğal afet, getirildiği ülkelerdeki ya da geçiş ülkelerindeki iç karışıklık, abluka veya savaş hali, resmi makamlarca getirilen yasaklar veya eşyanın alıkonulması gibi mücbir sebep ve beklenmeyen hallerle uzatılabilir. Özel ve zorunlu durumlar, Bakanlıkça (Ticaret Bakanlığı) incelenir ve sonuçlandırılır. (Gümrük Yönetmeliği 452.maddesi).

Süresini aşarak geri getirilen, getirilmeyen ve kesin ihracata dönüştürülen eşya: 1) Eşyanın süresi içinde mücbir sebep belgesi ibrazı ile süre uzatımı talebi olmaksızın Kanunun 168 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen üç yıllık süreyi veya üç yıllık sürenin üzerinde gümrük idaresince uzatılan süre varsa bu süreyi aşarak geri getirilmesi halinde, Kanunun 241.maddesinin üçüncü fıkrasının (ı) bendi uyarınca  usulsüzlük cezası tatbiki ile gümrük vergileri tahsil edilerek serbest dolaşıma giriş rejimi hükümleri uygulanır.
2) Eşya, Kanunun 168.maddesinin birinci fıkrasında belirtilen üç yıllık süre aşılmaksızın, ek süreler dahil verilen sürelerin aşılarak geri getirilmesi halinde, Kanunun 241.maddesinin üçüncü fıkrasının (ı) bendi uyarınca usulsüzlük cezası tatbiki ile gümrük vergileri tahsil edilmeden serbest dolaşıma sokulur.
3) Geçici ihracat eşyasının, Kanunun 168.maddesinin birinci fıkrasında belirtilen üç yıllık süre ile varsa gümrük idaresince verilen ek süreler bitiminde geri getirilmediğinin tespit edilmiş olması halinde; ihracat vergilerine tabi eşyadan bu vergiler tahsil edilir. Ancak, eşyanın daha sonra serbest dolaşıma sokulmak istenmesi halinde, birinci fıkra hükümleri uygulanır.
4) Geçici ihracat eşyasının, tabi olduğu mevzuat hükümleri uyarınca ilgili kurumunca veya gümrük idaresince verilen süre ile varsa verilen ek sürelerin veya gümrük idaresince verilen böyle bir süre yoksa  Kanunun 168.maddesinin 1.fıkrasında belirtilen üç yıllık süre ile varsa verilen ek sürelerin bitiminden önce, geçici ihracatın kesin ihracata dönüştürülmek istenmesi halinde, kesin ihracata ilişkin gümrük beyannamesinin düzenlenmesi ve ihracat rejimine ilişkin tüm mevzuat hükümlerine uyulmuş olması kaydıyla geçici ihracata konu eşyanın kati ihracata dönüştürülmesine izin verilerek ilgili rejim sonlandırılır.
5) Geçici ihracatın dördüncü fıkrada belirtilen sürelerin bitiminden sonra kesin ihracata dönüştürülmek istenmesi halinde dördüncü fıkra hükümleri uygulanır. (Gümrük Yönetmeliği 453.maddesi).  

Posta Kolilerinin İhracat İşlemleri: 1) Gerek kesin olarak, gerekse geçici ihracat işlemlerine tabi tutularak yurt dışına posta yolu ile gönderilecek ticari ve ticari olmayan eşya posta idaresi tarafından kabul edilir. Bu eşya gümrük idaresinin gözetim ve kontrolü altındadır.
2) Yurt dışına posta yoluyla gönderilecek ticari nitelikteki eşya ihracat rejimi kapsamında gümrük beyannamesi ile beyan olunur ve bu rejim çerçevesinde işlemleri tamamlanır. (Gümrük Yönetmeliği 463.maddesi).

3065 sayılı Kanunun 35.maddesine göre; Malların iade edilmesi, işlemin gerçekleşmemesi, işlemden vazgeçilmesi veya sair sebeplerle matrahta değişiklik vuku bulduğu hallerde, vergiye tabi işlemleri yapmış olan mükelleflerin bunlar için borçlandığı vergiyi; bu işlemlere muhatap olan mükelleflerin ise indirme hakkı bulunan vergiyi değişikliğin mahiyetine uygun şekilde ve değişikliğin vuku bulduğu dönem içinde, iade olunan malların fiilen işletmeye girmiş olması ve bu girişin defter kayıtları ile beyannamede gösterilmesi kaydıyla, düzeltebilecekleri hükme bağlanmıştır. İstisna kapsamındaki teslim veya hizmetin gerçekleştiği vergilendirme döneminden sonra malların iade edilmesi, işlemin gerçekleşmemesi, işlemden vazgeçilmesi veya sair sebeplerle işlem matrahının değişmesi durumunda düzeltme yapılması gerekmektedir. Bu düzeltme defter kayıtları ve beyanname üzerinde yapılır. 

Öte yandan, istisna kapsamında yapılan bir işleme ait iade talebi sonuçlandırıldıktan sonra KDV iadesini ortaya çıkaran işlemden vazgeçilmesi veya satılan malların bir kısmının geri gelmesi durumunda aşağıdaki şekilde hareket edilir.


– Matrahta değişikliğin vuku bulduğu vergilendirme döneminde, yukarıda belirtildiği şekilde defter kaydı ve beyanname üzerinde gerekli düzeltmeyi yapan mükellefin vergi dairesine yazılı olarak müracaat edip,
daha önce iadesini aldığı tutarı iade etmesi halinde bu tutar, gecikme faizi ve vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın mükelleften geri alınır.
Mükellefin, matrahta değişikliğin vuku bulduğu dönemde düzeltme işlemini yapmaması halinde; istisna kapsamındaki işlem nedeniyle iade edilen KDV, matrahta değişikliğin vuku bulduğu dönemden düzeltmenin yapıldığı döneme kadar gecikme faizi uygulanarak vergi ziyaı cezası ile birlikte mükelleften aranır/ tahsil edilir. (KDV Kanunu 35.madde, KDV Genel Uygulama Tebliği).

Yararlanılan Menfaatlerin İadesi: İhraç edildikten sonra geri gelen eşyanın gümrük vergilerinden muaf olarak serbest dolaşıma girebilmesi için bu eşyalara tekabül eden, söz konusu eşyaların ihracatı nedeniyle yararlanılan hak ve menfaatlerin (KDV, ÖTV, Damga Vergisi ve Harç İstisnası, Yararlanılan İhracat Kredileri, söz konusu eşyaların bünyesinde bulunan ve DİİB veya Dahilde İşleme İzni kapsamında ithal edilen veya DİİB kapsamında iç piyasadan temin edilen kısmına tekabül eden vergi, resim, vb. yükümlülüklerin) süresi içinde beyan edilerek, ilgili kurum ve kuruluşlara iade edildiğine/ödendiğine ilişkin belgelerin beyannameye eklenmesi gerekir. Bu şartların yerine getirilmesi durumunda, ilgili gümrük idaresine 4210 rejim kodunda beyan edilerek söz konusu eşyalar muafiyete tabi tutularak (Gümrük vergi ve resimler alınmadan) serbest dolaşıma sokulur. (Gümrük Yönetmeliği 451.madde, İhracat: 2017/4 sayılı Tebliğ, 30070/18.05.2017 say. ve tar. RG.’de yayımlanan İhracat ve Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulama Genel Tebliği, KDV Genel Uygulama Tebliği).

İhracat ve Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde; a) Alınmayan damga vergisi ve harç tutarının, döviz kazandırıcı faaliyetlerin gerçekleşmeyen kısmına isabet eden tutarı,
b) Dahilde İşleme İzin Belgeleri ve Vergi, Resim, Harç İstisnası Belgelerinin iptal edilmiş olması durumunda, alınmayan damga vergisi ve harç tutarları, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri çerçevesinde ceza ve gecikme faizi ile birlikte geri alınır. Gecikme faizi, kağıdın düzenlendiği veya işlemin yapıldığı tarihten başlayarak hesaplanır. (30070/18.05.2017 say. ve tar. RG.’de yayımlanan İhracat ve Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulama Genel Tebliği, KDV Genel Uygulama Tebliği).

– Geri gelen eşyanın DİİB veya Dahilde işleme izni kapsamında yapılan bir ihracata ilişkin olması halinde, söz konusu geri gelen eşyaların Dahilde işleme izin belgesi (DİİB)/dahilde işleme izni süresi (ile varsa verilen ek süreler) içerisinde yeniden ihraç edilerek taahhüdün kapatılması, ihraç taahhüdünün yerine getirilmesi ya da ihracat yapılamaz ise eşyaların kati ithalatının yapılması gerekir.
– Dahilde işleme tedbirlerini, dahilde işleme rejimi ve belgede/izinde belirtilen esas ve şartlara uygun olarak yerine getirmeyenlerden; İhracatı gerçekleştirilmeyen ve DİİB kapsamında iç piyasadan temin edilen eşyalara tekabül eden vergi, resim, damga vergisi ve harçlar ile ihracatı gerçekleştirilmeyen ithal eşyalara ilişkin, ithal esnasında alınmayan gümrük vergi, resim, damga vergisi, her türlü harçlar, vb. yükümlülükler ceza ve gecikme faizi ile birlikte, ithal tarihi itibarıyla 4458 sayılı Gümrük Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilir. Ayrıca, ithal edilen ve süresi içerisinde ihracatı gerçekleştirilmeyen eşya için 4458 sayılı Gümrük Kanununun 238.maddesi hükmü çerçevesinde (Eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası tahsil edilir) müeyyide uygulanır.  – Diğer kamu kurum ve kuruluşlarının denetim birimleri ile Ticaret Bakanlığınca yapılacak inceleme, denetim ve soruşturma sonucunda, başta gümrük beyannamesi veya eki belgeler ile ilgili diğer belgelerin sahte olduğunun veya üzerinde tahrifat yapıldığının ya da gerçeği yansıtmadığının tespiti halinde; bu beyanname ve eki belgeler ile diğer sahte belgelerin dahilde işleme izin belgesi/dahilde işleme izni ihracat taahhüdünün kapatılmasında kullanılıp kullanılmadığına bakılmaksızın ve taahhüt kapatma müracaatı beklenilmeksizin beyanname kapsamı ihracata tekabül eden ithalata ilişkin vergi, resim ve harçların, İhracat: 2006/12 sayılı Dahilde İşleme Rejimi Tebliği’nin 45.maddesi hükümleri çerçevesinde tahsili ve aynı Tebliğin 46.maddesi kapsamında müeyyide uygulanarak, ilgililer hakkında kanuni işlem yapılır. (5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun “Kaçakçılık Hükümleri” ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Belgede Sahtecilik Hükümleri” doğrultusunda ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulur).

IV- GERİ GETİRİLMEYEN (YURT DIŞINDA İLGİLİ ÜLKE,SERBEST BÖLGE VEYA FİRMAYA BIRAKILAN, EKONOMİK DEĞERİ OLMAYAN) EŞYA

Müfettişliğimizce yapılan Sonradan Kontrol ve Firma İncelemeleri sırasında: Özellikle otomotiv yan sanayi ile beyaz eşya, çeşitli ev gereçleri vb. sektörlerde faaliyet gösteren imalatçı-ihracatçı veya ihracatçı firmaların yaptıkları mamul eşya veya yedek parça ihracatlarında, alıcı tarafından, söz konusu eşyalar teslim alındıktan sonra (herhangi bir üretime, kullanıma, satış ve dağıtıma veya depolamaya tabi tutmadan önce) muayene ve kontrole/ayıklama işlemine tabi tutulduğu, söz konusu eşyalardan bozuk, defolu, kusurlu, hatalı, vb. olanların ayrıldığı ve ayıklandığı, bu işlem sonucunda alıcı tarafından bozuk çıkan eşyaların bedeli kadar “Debit Note” düzenlenerek ihracatçıya/satıcıya gönderildiği, ihracatçı tarafından da bu “Debit Note” tutarları kadar paranın alıcı firmaya iadesi/döviz transferi yapıldığı ya da alıcı firmanın borcundan düşüldüğü/vaz geçildiği, bilahare, ihracatçı tarafından söz konusu bozuk eşyaların ekonomik değer taşımaması, Türkiye’ye geri getirilmesi için ilave olarak yapılması gereken elleçleme, yeniden ambalajlama-paketleme, navlun, taşıma, sigorta, gümrükleme, imha, vb. masraflar ve ilave maliyet unsurları dikkate alınarak söz konusu eşyaların Türkiye’ye getirilmediği ve ilgili firmaya, ülkeye/serbest bölgeye terk edildiği, sonrasında ise ihracatçı firma tarafından ilgili muhasebe kayıtları ve hesaplarında yapılması gereken düzeltmelerin (Gerçekte gerçekleşen nihai ihracat miktarı ve tutarı, bu tutar üzerinden ihracat nedeniyle yararlanılan hak ve menfaatler örneğin KDV, ÖTV, Damga Vergisi ve Harç İstisnası, Yararlanılan İhracat Kredileri, söz konusu eşyaların bünyesinde bulunan ve DİİB veya Dahilde İşleme İzni kapsamında ithal edilen veya DİİB kapsamında iç piyasadan temin edilen kısmına tekabül eden vergi, resim harç istisnası miktarları, Kurumlar Vergisi matrahı, vb.) hiç birisinin yapılmadığı, örneğin: ilgili mükelleflerin söz konusu bozuk çıkan eşyalar için borçlandığı vergiyi, 3065 sayılı Kanunun 35.maddesi doğrultusunda, değişikliğin mahiyetine uygun şekilde ve değişikliğin vuku bulduğu dönem içinde düzeltmedikleri, her hangi bir düzeltmeye/revizyona gidilmediği,
Diğer bir deyişle; İhracat nedeniyle yararlanılan tüm hak ve menfaatlerin kullanımı sırasında, gerçekte gerçekleşen nihai ihracat miktarı ve tutarı üzerinden değil de, gümrük çıkış beyannamesinde ve satış/ihraç faturasında belirtilen miktar ve tutar üzerinden işlem yapıldığı, haksız olarak menfaat temin edildiği anlaşılmıştır. 

Kısacası, Ticaret Bakanlığı’nca yapılacak Sonradan Kontrol ve Firma İncelemeleri ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca yapılacak vergi incelemelerinde; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 114.maddesinde belirtilen zamanaşımı süresi (Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmiyen vergiler zamanaşımına uğrar.) dikkate alınarak, firmaların 120 (Yurt Dışı Alıcılar) Hesabı ve ilgili diğer ihracat hesaplarının ayrıntılı şekilde incelenmesi, ihraç edilen eşyalardan bozuk, defolu, kusurlu, hatalı olmaları, … vb. nedenlerle alıcısı tarafından satıcısına/Türkiye’ye iade edilen (geri gelen eşya) veya satıcısına iade edilmeyip, satıcının isteği üzerine ilgili ülkeye terk edilen, çöpe atılan veya o ülkede imha edilen eşyaların miktar ve tutarlarının tespit edilerek, ihracat nedeniyle bu tutarlar üzerinden alınan yada faydalanılan hak ve menfaatlerin (KDV, ÖTV, Damga Vergisi ve Harç İstisnası, Yararlanılan İhracat Kredileri, söz konusu eşyaların bünyesinde bulunan ve DİİB veya Dahilde İşleme İzni kapsamında ithal edilen veya DİİB kapsamında iç piyasadan temin edilen kısmına tekabül eden vergi, resim, vb. yükümlülüklerin) süresi içinde ilgili kurum ve kuruluşlara iade edilmesine/ödenmesine ilişkin işlemlerin kontrol edilmesi, haksız veya yersiz olarak yararlanıldığı tespit edilen hak ve menfaatlerin iadesinin sağlanmasının gerektiğini düşünmekteyiz.

– Geri gelen eşya ile satıcısına iade edilmeyip, satıcının isteği üzerine ilgili ülkeye terk edilen, çöpe atılan veya o ülkede imha edilen eşyaların DİİB/Dahilde işleme izni kapsamında yapılan bir ihracata ilişkin olması halinde, söz konusu eşyalara ilişkin DİİB/dahilde işleme izni süresi (ile varsa verilen ek süreler) içerisinde geri gelen eşyaların yeniden ihraç edilerek ve geri getirilmeyen eşyalar içinde DİİB/dahilde işleme izninde gerekli revizyonun/düzetmenin yapılarak taahhüdün kapatılması, ihraç taahhüdünün yerine getirilmesi gerekir. 

Mali Yönden Eleştirel Bir Yaklaşım: YMM Mesut ZURNACI’nın Eleştirisi; “İhraç olup yurtdışından geri gelmeyen (çöpe atılan/çöp olan) mallarla ilgili; uygulamada fiilen geri gelmeyen mallar için genelde yurt dışındaki firma tarafından Türk firmasına debit note (borçlandırma notu) kesilmektedir. Debit Note’nin temin edilemediği durumlarda ise Türk firması tarafından Credit Note (alacaklandırma notu) kesilmektedir.   Bu belgelerdeki bedeller bir fiyat farkı gibi gider yazılmakta ancak  ihracatçı Türk firmanın KDV iadesinde bir azaltım yapılmamaktadır. Bununla birlikte kimi zaman ihracat bedellerini yüksek tutarda düşürücü fiyat farkları KDV iadesinde azaltım yapma zorunluluğunu doğurmaktadır. Örneğin, 100.00,00 TL ihracatta KDV iade talebi 15.000,00 TL olsun. Kural olarak KDV iade alacağı toplam satışın % 18’ini geçememektedir. 15.000,00 (% 15)  iade de bir sorun görünmemektedir. Ancak bu örnekte alıcı firma tarafından 30.000,00 TL debit note kesilmesi durumunda, net ihracat 70.000,00 TL olmaktadır. 70.000,00 x % 20 = 14.000,00 TL. Yani, 15.000,00 – 14.000,00 = 1.000,00 TL KDV iadesinin mükellef tarafından Maliye’ye geri iade edilmesi gerekir. Bunun haricinde fiilen geri gelmeyen mallar için KDV iadesinin düşürülmesini sağlayacak bir mekanizma da bulunmamaktadır. Dolayısıyla, geri gelmeyen değersiz hale düşen malların fiyat indirimine ilişkin ihracat tutarını düşürücü mahiyetteki işlemlerin kötüye kullanımı mümkün olduğundan, bu tür işlemlerin KDV iadesine etkisinin dikkate alınarak gerekli ve etkin kanuni düzenlemelerin yapılması yerinde olacaktır.” (Mesut ZURNACI – MZ YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE BAĞIMSIZ DENETİM).

SONUÇ

Ülkemizde İhracat, İhracat Sayılan Satış ve Teslimler, Döviz Kazandırıcı Hizmet ve Faaliyetler çeşitli şekillerde teşvik edilmekte, KDV istisnası, Damga Vergisi ve Harç İstisnası, vb. ayrıcalıklara tabi tutulmaktadır. Uygulanan teşvik tedbirlerinin amacına ulaşması, haksız rekabetin, haksız kazancın ve oluşacak kamu zararının önüne geçilebilmesi için Ticaret Bakanlığı’nca yapılacak sonradan kontrol ve firma incelemeleri ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca yapılacak vergi incelemelerinde; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 114.maddesinde belirtilen zamanaşımı süreside dikkate alınarak, firmaların 120 (Yurt Dışı Alıcılar) Hesabı ve ilgili diğer ihracat hesaplarının ayrıntılı incelenmesi, ihraç edilen eşyalardan bozuk, defolu, kusurlu, hatalı olmaları, … vb. nedenlerle alıcısı tarafından satıcısına/Türkiye’ye iade edilen (geri gelen eşya) veya satıcısına iade edilmeyip, satıcının isteği üzerine ilgili ülkeye terk edilen, çöpe atılan veya bu ülkede imha edilen eşyaların miktar ve tutarlarının tespit edilerek, ihracat nedeniyle bu tutarlar üzerinden alınan yada faydalanılan hak ve menfaatlerin (KDV, ÖTV, Damga Vergisi ve Harç İstisnası, Yararlanılan İhracat ve Eximbank kredileri, söz konusu eşyaların bünyesinde bulunan ve DİİB veya Dahilde İşleme İzni kapsamında ithal edilen veya DİİB kapsamında iç piyasadan temin edilen kısmına tekabül eden vergi, resim, vb. yükümlülüklerin) süresi içinde ilgili kurum ve kuruluşlara iade edilmesine/ödenmesine ilişkin işlemlerin kontrol edilmesi, haksız veya yersiz olarak yararlanıldığı tespit edilen hak ve menfaatlerin iadesinin sağlanması gerekir.

Kocaeli, 03.12.2025

Kerim ÇOBAN
Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi

Continue reading

GÜMRÜK KONTROLÜ ALTINDA İŞLEME REJİMİ (2)

GÜMRÜK KONTROLÜ ALTINDA İŞLEME REJİMİ (2)

04.12.2025

İşleme Faaliyetleri Yapılabilecek Antrepo Tipleri: 1) Dahilde işleme ve gümrük kontrolü altında işleme rejimleri kapsamındaki eşyanın, gümrük antrepo rejimine tabi tutulmadan antrepolarda işlenmesine izin verilebilir. Ancak bu işleme faaliyetleri;
a) İhracat ve serbest dolaşıma giriş rejimlerinde basitleştirilmiş usul uygulanacak ise, dahilde işleme rejiminin şartlı muafiyet sistemi veya gümrük kontrolü altında işleme rejimi altında işleme faaliyetleri, A, C ve D tipi antrepolarda,
b) (a) bendinde belirtilen basitleştirilmiş usul uygulanmıyor ise, dahilde işleme ve gümrük kontrolü altında işleme faaliyetleri, tüm antrepo tiplerinde izin alınması şartıyla yapılabilir.
2) Dahilde işleme veya gümrük kontrolü altında işleme rejimi izni alınmadan, birinci fıkranın (a) bendinde belirtilen gümrük antrepolarında anılan rejimlere ilişkin işleme faaliyetlerine başlanılmaz. Ayrıca, alınacak izin belgesinde işleme faaliyetlerinin yapılacağı gümrük antreposunun tipi de belirtilir.
3) Ancak bu faaliyetlerin, eşdeğer eşya kullanılmaksızın uygulanan dahilde işleme veya gümrük kontrolü altında işleme rejimlerine ilişkin olması durumunda, serbest dolaşımda bulunan eşyanın, ortak depolamaya ilişkin 337.madde hükümleri çerçevesinde antrepoya konulmasına izin verilmez.              
4) Ortak depolamaya ilişkin 337.madde ile dördüncü fıkra hükümlerinin saklı kalması ve işlemlerin yürütülmesini olumsuz etkilememesi kaydıyla, gümrük idareleri, antrepo rejimine tabi serbest dolaşımda bulunmayan eşya ile dahilde işleme ve gümrük kontrolü altında işleme rejimlerine tabi ithal eşya veya işlem görmüş ürünlerin birlikte depolanmasına izin verebilir.
5) Kayıtlar, gümrük idaresine, herhangi bir zamanda tabi tutulduğu rejim kapsamında bulunan eşya veya ürünlerin tamamının durumlarını kesin olarak izleme imkânı sağlamalıdır.

İşleme Faaliyetine Tabi Tutulan Serbest Dolaşımda Bulunan Eşya: 1) İhracata bağlı önlemlerden yararlanmayan serbest dolaşımda bulunan eşya, gümrük idaresinin izni ile ihraç amacı dışında ve antrepo rejimine tabi tutulmadan antrepolara konulabilir. Ancak bu tür eşyanın antrepolara konulabilmesi için
a) Söz konusu eşyanın dahilde veya gümrük kontrolü altında işleme rejimlerine tabi olarak antrepolarda yapılacak işleme faaliyetlerinde kullanılacağının kanıtlanması,
b) Konulacağı antreponun eşyanın tabi tutulacağı işleme faaliyetlerine elverişli olması,
c) Ekonomik yönden ihtiyaç bulunması,
ç) Gümrük gözetimini olumsuz etkilememesi,
d) Ortak depolamaya ilişkin Gümrük Yönetmeliği’nin 337.maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla, eşyanın gümrük statüsünün her zaman belirlenebilmesi, gerekir.
2) Gümrük idareleri, gözetim açısından, antrepoya alınan bu tür eşyanın antrepo stok kayıtlarına kaydedilmesini isteyebilir.

Örnek 1: İthalatçı D firmasının ihracata önlemlerden yararlanmayan serbest dolaşımda bulunan X eşyasını ilgili gümrük idaresinin izni ile ihraç amacı dışında ve antrepo rejimine tabi tutmadan antrepoya koyduğunu varsayalım. Ancak, bu tür eşyanın antrepolara konulabilmesi için; Söz konusu eşyanın dahilde işleme rejimi veya gümrük kontrolü altında işleme rejimlerine tabi olarak antrepolarda yapılacak işleme faaliyetlerinde kullanılacağının kanıtlanması, konulacağı antreponun eşyanın tabi tutulacağı işleme faaliyetlerine elverişli olması, ekonomik yönden ihtiyaç bulunması, gümrük gözetimini olumsuz etkilememesi ve ortak depolamaya ilişkin olarak Gümrük Yönetmeliği’nin 337.maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla, eşyanın gümrük statüsünün her zaman belirlenebilmesine imkân vermesi gerekir.

İşleme Faaliyetine Tabi Tutulan Serbest Dolaşımda Bulunmayan Eşya:

1) Dahilde işleme veya gümrük kontrolü altında işleme rejimine tabi eşya, gümrük idaresinin izni ile antrepo rejimine tabi tutulmadan antrepolara konulabilir.
Ancak bu tür eşyanın antrepolara konulabilmesi için;
a)maddenin birinci fıkrasının (b), (c), (ç) ve (d) bentlerinde belirtilen şartların sağlanması,
b) Dahilde işleme veya gümrük kontrolü altında işleme rejimi için alınan izin belgelerinde eşyanın antrepoda işleme faaliyetine tabi tutulacağının ve antrepo tipinin belirtilmiş olması,
c) İşleme faaliyetlerinin ara sıra değil sık sık yapılıyor olması,
ç) Eşyanın antrepoya konulmasının, dahilde işleme veya gümrük kontrolü altında işleme rejimleri hükümlerinin uygulanmasını ve denetlemeyi olumsuz etkilememesi, gerekir.

2) Birinci fıkraya göre antrepolara alınan eşya antrepo stok kayıtlarına geçirilmez, bu kayıtların yerine duruma göre dahilde işleme kayıtları veya gümrük kontrolü altında işleme kayıtları dikkate alınır. Bu kayıtlarda izin belgesinin sayı ve tarihi gösterilir. Ayrıca bu kayıtlar, her zaman söz konusu rejimlere tabi eşya veya ürünlerin tümünün durumunu tam olarak gösterecek şekilde tutulur. Gümrük idaresi bu kayıtların kontrolünü yapar.

Örnek 2: A firmasının gümrük kontrolü altında işleme rejimine tabi tutmak için Malezya’dan satın aldığı Hindistan cevizlerinin, ilgili gümrük idaresinin izni ile antrepo rejimine tabi tutulmadan Y antreposuna konulduğunu varsayalım. Ancak, bu tür eşyanın antrepoya konulabilmesi için; Gümrük Yönetmeliğinin 342.maddenin birinci fıkrasının (b), (c), (ç) ve (d) bentlerinde belirtilen şartların sağlanması, gümrük kontrolü altında işleme rejimi için alınan izin belgesinde eşyanın antrepoda işleme faaliyetine tabi tutulacağının ve antrepo tipinin belirtilmiş olması, işleme faaliyetinin ara sıra değil sık sık yapılıyor olması, eşyanın antrepoya konulmasının gümrük kontrolü altında işleme rejimi hükümlerinin uygulanmasını ve gümrük denetimini olumsuz yönde etkilememesi, gerekir.

Rejimlere Geçişlerde Uygulanacak Hükümler: 1) Antrepo rejimine tabi olan veya olmayan eşyanın dahilde işleme ya da gümrük kontrolü altında işleme rejimine yahut bu rejimlerden antrepo rejimine veya dahilde işleme veya gümrük kontrolü altında işleme rejimlerini sona erdiren yeni rejimlere geçişlerinde aşağıdaki beyan usullerine ilişkin hükümler uygulanır;
a) Antrepo rejimine tabi tutulmadan antrepoya konulan dahilde işleme veya gümrük kontrolü altında işleme rejimlerine tabi tutulacak eşya hakkında 166.maddede belirtilen kayıt usulü uygulanır. Bu durumda eşyanın taşınmasına ilişkin belgelere, dahilde işleme veya gümrük kontrolü altında işleme kayıtlarına yapılan giriş sıra numarası ve tarihi yazılır.
b) Antrepo rejimine tabi olarak depolanan eşyanın, dahilde işleme veya gümrük kontrolü altında işleme rejimlerine tabi tutulması halinde, 166.maddede belirtilen kayıt usulü uygulanır. Bu durumda, antrepo rejimi, dahilde işleme veya gümrük kontrolü altında işleme kayıtlarına yapılan girişle ibra edilir. Bu girişe ilişkin sıra numarası ve tarih gibi referanslar antrepo stok kayıtlarına geçirilir.
c) Antrepo rejimine tabi tutulmadan depolanan dahilde işleme veya gümrük kontrolü altında işleme rejimlerine tabi, değişmemiş eşya veya işlem görmüş ürünlerin antrepo rejimine tabi tutulması halinde, 166.maddede belirtilen kayıt usulü uygulanır. Bu durumda dahilde işleme veya gümrük kontrolü altında işleme rejimleri antrepo stok kayıtlarına yapılan girişle ibra edilir. Bu kayıtlara girişlere ilişkin sıra no ve tarih gibi referanslar dahilde işleme veya gümrük kontrolü altında işleme kayıtlarına geçirilir. Ayrıca antrepo stok kayıtlarına, 536.maddede belirtilen ibarelerden uygun olanları yazılır.
d) Antrepolarda işleme tabi tutulan, dahilde işleme veya gümrük kontrolü altında işleme rejimine tabi değişmemiş eşya veya işlem görmüş ürünlerin; 1- Yeniden ihraç işlemine tabi tutulmasında, 166.maddede belirtilen kayıt usulü, 2- Serbest dolaşıma sokulmasında, 149.maddede öngörülen kayıt yoluyla beyan usulü, 3- Yeniden ihracat veya serbest dolaşıma giriş dışında başka bir rejime tabi tutulmasında ilgili normal veya basitleştirilmiş usule ilişkin hükümler, uygulanır.
2) Birinci fıkra uyarınca antrepolardan çıkarılan değişmemiş eşya veya işlem görmüş ürünlerin antrepo stok kayıtlarına kaydedilmesine gerek yoktur.

İşlem Görmüş Nihai Ürünün Vergilendirilmesi: 1) Gümrük Yönetmeliği’nin 375.maddesi uyarınca, serbest dolaşıma girecek işlem görmüş ürünlerin kıymetinin belirlenmesinde, yükümlü tarafından Gümrük Yönetmeliğinin anılan maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan   “İthal eşyanın kıymeti ile işleme maliyetinin toplamı” yönteminin tercih edilmesi halinde, yine yükümlünün  tercihine göre aşağıda yer alan fıkralardaki hükümler uygulanabilir.
2) İthal eşyasının kıymeti ile işleme maliyetinin toplamı yönteminde işleme maliyetleri; genel giderler ve serbest dolaşımdan temin edilen eşyanın bedeli dâhil olmak üzere, gümrük kontrolü altında işlem görmüş ürünlerin üretiminde ortaya çıkan tüm maliyetlerdir. Gümrük kontrolü altında işlem görmüş ürünün gümrük vergisine esas gümrük kıymeti; İşlem görmüş ürünün bünyesinde yer alan yurt içinden temin edilen girdilerin bedelleri, yurt dışından temin edilen girdilerin gümrük kıymetleri ve işlem görmüş ürün için yapılmış olan tüm maliyetlerden oluşur.
3) 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun ithalatta KDV matrahını düzenleyen 21.maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre, gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar yapılan diğer giderler ve ödemelerden vergilendirilmeyenler ile mal bedeli üzerinden hesaplanan fiyat farkı, kur farkı gibi ödemeler  ithalatta katma değer vergisi matrahına dâhil olduğundan, gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar yapılan diğer giderler ve ödemelerden vergilendirilmiş olanlar ithal eşyasının katma değer vergisi matrahına katılmaz/girmez.
4) Gümrük kontrolü altında işlenmiş ürünün katma değer vergisine esas olan matrahı; Söz konusu ürün bünyesine dâhil edilmiş vergilendirilmeyen ürünlerin bedeli ile işleme maliyetinin toplamından oluşur.
5) Gümrük kontrolü altında işlenmiş ürünlerin Katma Değer Vergisinin belirlenmesinde aşağıda belirtilen süreç takip edilir: a) Gümrük kontrolü altında işleme faaliyetleri neticesinde elde edilmiş ürün için öncelikle, söz konusu ürün bünyesinde bulunan eşyanın miktarı yönünden Yetkilendirilmiş Gümrük  Müşaviri (YGM) marifetiyle serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescil tarihinden itibaren bir ay içerisinde hazırlanacak raporda; rejim kapsamında ithal edilmiş ürünün serbest dolaşıma sokulmuş nihai ürün içerisindeki miktarı ve işleme faaliyetinin rejim çerçevesinde mevzuata uygun olarak yapılıp yapılmadığı tespit edilir.
b) Katma Değer Vergisi yönü ile de Yeminli Mali Müşavir (YMM) marifetiyle serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescil tarihinden itibaren bir ay içerisinde hazırlanacak raporda; işlenmiş ürün bünyesinde yer alan daha önce ithal edilmiş ve/veya yurt içinden temin edilmiş eşya için ödenen Katma Değer Vergisi, her bir beyanname esas alınarak ve ayrıntılı olarak tespit edilir.
c) 3 Sayılı Gümrük Kontrolü Altında İşleme Tebliğindeki hükümler saklı kalmak ve söz konusu raporlar aylık dönemler halinde ilgili Gümrük Müdürlüğüne ibraz edilmek kaydıyla, nihai ürünün gümrük kıymeti bu maddenin ikinci fıkrasına göre tam beyan edilir. Katma Değer Vergisi ise, nihai ürün bünyesinde yer alan daha önce katma değer vergisi ödenerek ithal edilen ve/veya yurt içinden temin edilen eşyanın bedelleri indirilerek beyan edilir ve ilgili eşya için serbest dolaşıma giriş rejimi beyanında bulunulur. Ayrıca, serbest dolaşıma sokulacak söz konusu nihai ürünün içinde bulunan rejim kapsamında kullanılan eşya miktarı ile bünyesinde bulunan eşya için daha önce ödenmiş olan toplam KDV, KDV’leri ödenmiş ürünlerin miktarları ve bedelleri ilgili beyannamelerin 44.hanesine yazılarak ihtiyaç duyulabilecek gerekli ilave meşruhat düşülür.
ç) Gümrük idaresince ilgili hat kriterlerine göre yapılacak muayene ve kontroller normal usullere göre gerçekleştirilir ve beyannameler kapatılabilir statüde kalır. Aylık dönemler halinde gümrüğüne intikal eden YGM ve YMM raporlarına göre ilgili beyannamelerin kontrolleri yapıldıktan sonra tüm işlemlerin usulüne uygun yapıldığı anlaşıldığında işlemler sonuçlandırılıp ilgili beyannameler kapatılır. Aykırı durumların tespiti halinde ilgili kanunlara göre icap eden/gereken cezai müeyyideler tatbik edilir.
d) Bu maddenin beşinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine göre tanzim edilmesi gereken raporlar, nihai ürüne ilişkin serbest dolaşımın gerçekleşmesinden itibaren bir ay içerisinde hazırlanıp takip eden ayın en geç 10’una kadar söz konusu nihai ürünün serbest dolaşıma sokulduğu Gümrük Müdürlüğüne ibraz edilir.

Örnek 3: İşlem görmüş nihai ürünün vergilendirilmesi için; “İthal eşyanın kıymeti ile işleme maliyetinin toplamı” yönteminin tercih edilmesi halinde, yükümlünün tercihine göre aşağıda yer alan fıkralardaki hükümler uygulanabilir. İthal eşyasının kıymeti ile işleme maliyetinin toplamı yönteminde işleme maliyetleri; genel giderler ve serbest dolaşımdan temin edilen eşyanın bedeli dâhil olmak üzere, gümrük kontrolü altında işlem görmüş ürünlerin üretiminde ortaya çıkan tüm maliyetlerdir. Gümrük kontrolü altında işlem görmüş ürünün gümrük vergisine esas gümrük kıymeti; işlem görmüş ürünün bünyesinde yer alan yurt içinden temin edilen girdilerin bedelleri, yurt dışından temin edilen girdilerin gümrük kıymetleri ve işlem görmüş ürün için yapılmış olan tüm maliyetlerden oluşur. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun ithalatta matrahı düzenleyen 21.maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre, gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar yapılan diğer giderler ve ödemelerden vergilendirilmeyenler ile mal bedeli üzerinden hesaplanan fiyat farkı, kur farkı gibi ödemeler ithalatta katma değer vergisi matrahına dâhildir. Gümrük kontrolü altında işlenmiş ürünün katma değer vergisine esas matrahı, söz konusu ürün bünyesine dâhil edilmiş vergilendirilmeyen ürünlerin bedeli ile işleme maliyetinin toplamından oluşur.

Gümrük Kanunu’nun 115.maddesine Göre: 1) İlgili kuruluşların görüşleri alınarak yönetmelikle  belirlenen listede yer alan işleme faaliyetleri sonucunda, asıl işlem görmüş ürünlerle birlikte söz konusu listede   belirtilen ikincil işlem görmüş ürünlerin elde edilmesi ve bu ikincil ürünlerin serbest dolaşıma sokulması halinde   ithalat vergileri; asıl işlem görmüş ürünün ihraç edilen kısmı oranında ikincil işlem görmüş ürünlerin serbest dolaşıma    girişine ilişkin beyannamenin tescil tarihindeki vergi oranı ve diğer vergilendirme unsurları esas alınarak hesaplanır. Ancak, izin hak sahibi, bu ürünlere ilişkin vergilerin 114.maddede belirtilen usule göre tahakkukunu talep edebilir.
Tarım politikası çerçevesinde bir vergiye konu olan işlem görmüş ürünlerin vergiye tabi tutulmasına ilişkin usul ve esaslar Cumhurbaşkanınca belirlenir.
2) Bir şartlı muafiyet düzenlemesine tabi tutulan ya da serbest bölgeye konulan işlem görmüş ürünlerin ithalat vergileri, söz konusu şartlı muafiyet düzenlemesinin öngördüğü ya da serbest bölgelere ilişkin hükümlerin öngördüğü şekilde hesaplanır. Ancak, işlem görmüş ürünlerin, gümrük kontrolü altında işleme rejimi dışında, yukarda düzenlenen gümrükçe onaylanmış işlem veya kullanım şekillerinden birine tabi tutulduğu hallerde, uygulanacak vergi 114.üncü madde uyarınca hesaplanan miktardan az olamaz. İlgili kişi, verginin 114 üncü maddede belirtilen usule göre hesaplanmasını isteyebilir.
3) İthal eşyasının, gümrük kontrolü altında işleme rejimine tabi tutulduğu hallerde, işlem görmüş ürünler söz konusu rejim çerçevesinde vergiye tabi tutulur.
4) Söz konusu ithal eşyası için amaca yönelik özel kullanım nedeniyle indirimli veya sıfır ithalat vergi oranının uygulanmasının öngörüldüğü hallerde, bu uygulamadan işlem görmüş ürünler de yararlandırılır.
5) Söz konusu ithal eşyasının Kanun’un 167.maddesi uyarınca ithalat vergilerinden muaf olduğu hallerde, işlem görmüş ürünler de bu muafiyetten yararlandırılır.

Rejimin Sonlandırılması: 3 Sayılı Gümrük Kontrolü Altında İşleme Tebliği’nin 3.maddesinin altıncı fıkrası saklı kalmak kaydıyla, rejimin ibrasında Gümrük Yönetmeliğinde belirtilen ilgili şartların yerine getirilip getirilmediğine yönelik olarak yetkilendirilmiş gümrük müşavirince düzenlenen tespit raporu Gümrük Yönetmeliğinin 325.maddesi gereğince izin belgesinde öngörülen süre içerisinde veya en geç bu sürenin sona erdiği tarihten itibaren bir ay içerisinde gümrük müdürlüğüne sunulur. İşlem görmüş ürünlerin serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulmasına ilişkin beyanname, izni veren gümrük idaresinden başka bir gümrük müdürlüğüne de verilebilir.

İkincil İşlem Görmüş Ürünlere Uygulanacak İşlemler: Gümrük kontrolü altında işleme rejimine tabi tutulan eşyanın işlenmesi sırasında ortaya çıkan ekonomik değeri haiz ikincil işlem görmüş ürünler talep edilmesi halinde;
a) Tasfiyeye tabi tutulabilir.
b) Yeniden ihraç edilebilir.
c) Serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulabilir (yani ithal edilebilir).
d) Mahrece iade edilebilir.
e) İmha edilebilir.

Teminat İadesi: İzni veren gümrük müdürlüğünce; a) Rejim kapsamındaki eşyanın işlem görmüş ürünler şeklinde serbest dolaşıma girdiğinin,
b) İkincil işlem görmüş ürünler için bu Tebliğin 6.maddesinde belirtilen işlemin yapıldığının,
c) Bu Tebliğin 3.maddesinin altıncı fıkrası uyarınca izin verilen eşyanın telef veya kaybının, tespiti halinde teminat iade edilir.

Örnek 4: Sorunsuz şekilde gümrük kontrolü altında işleme rejiminin sonlandırılması, rejim kapsamındaki eşyanın işlem görmüş ürünler şeklinde serbest dolaşıma girmesi, ikincil işlem görmüş ürünlerin (tasfiye, yeniden ihraç, serbest dolaşıma giriş, mahrece iade veya imhası) işlemlerinden birisine tabi tutulması sonucunda, alınan teminat mükellefe iade edilir.

Kayıtlar: 1- Geçici ithalat rejimi hariç olmak üzere, antrepo rejiminde antrepo işleticisi, dahilde işleme, hariçte işleme ve gümrük kontrolü altında işleme rejimlerinde izin hak sahibi veya işleme faaliyetini yapan kişi tarafından ilgili rejime ilişkin kayıtların tutulması zorunludur. Gümrük idaresi ilgili hususları içeren mevcut hesapları kayıt olarak onaylayabilir.
2- Denetleyici gümrük idaresi, rejim kapsamı eşyanın tamamının veya bir kısmının envanterinin çıkarılmasını isteyebilir.
3- Birinci fıkrada belirtilen kayıtlar ile 385.maddenin dördüncü fıkrası uyarınca geçici ithalat rejimine ilişkin talep edilebilecek kayıtlar aşağıdaki bilgileri içermelidir.
a) Gümrük beyannamesinin verilmediği hallerde, beyannamenin doldurulması zorunlu kutularında bulunması gereken bilgiler,
b) Rejimi kapatan gümrükçe onaylanmış bir işlem ve kullanıma ilişkin beyana ait bilgiler,
c) Rejime girişe ve rejimin kapatılmasına ilişkin diğer belgelerin tarih ve sayısı,
ç) İşleme faaliyetinin niteliği, elleçlemenin türü veya geçici kullanım şekli,
d) Verimlilik oranı ve standart verimlilik oranının kullanılmadığı hallerde bu oranın hesaplanma yöntemi,
e) Eşyanın bulunduğu yer ile nakil ve devrine ilişkin ayrıntıları da kapsayacak şekilde eşyanın takibini mümkün kılan bilgi,
f) Eşyanın tespiti için gerekli ticari veya teknik tanımlar,
g) Eşdeğer eşyanın kullanıldığı dahilde işleme rejiminde tüm eşya hareketinin takibini mümkün kılan bilgiler.
4- Gümrük idareleri depolanan, işlenen veya kullanılan eşyanın tabi olduğu rejimin denetimi ve gözetimini olumsuz etkilememesi şartıyla, üçüncü fıkrada belirtilenlerin bir kısmını istemeyebilir.

Rejimin Kapatılma Başvurusu: 1) İzin belgesinde öngörülen süre içerisinde veya en geç bu sürenin sona erdiği tarihten itibaren; a) Şartlı muafiyet sisteminin kullanıldığı dahilde işleme rejiminde veya gümrük kontrolü altında işleme rejiminde, rejimin kapatılması için bir ay içerisinde,
b) Geri ödeme sisteminin kullanıldığı dahilde işleme rejiminde, ithalat vergilerinin geri verilmesi veya kaldırılması talebi için Kanunun 121.maddesinin üçüncü fıkrasına göre belirlenen süre içerisinde, Denetleyici gümrük idaresine başvuru yapılır.
2) Birinci fıkranın (a) bendinde belirtilen süre içerisinde rejim kapatma başvurusu yapılmaması halinde, denetleyici gümrük idaresi rejimi re’sen kapatabilir.
3) Denetleyici gümrük idaresi tarafından aksi belirlenmediği takdirde, rejimin kapatılması ya da ithalat vergilerinin geri verilmesi veya kaldırılması başvurusu aşağıdaki hususları içerir:
a) İzin belgesinin tarih ve sayısı,
b) Kapatılma, geri verme veya kaldırılma talebine konu veya üçgen trafik sistemi çerçevesinde rejim kapsamına girmiş ithal eşyasının miktarı,
c) İthal eşyasının gümrük tarife istatistik pozisyonu,
ç) İthal eşyasının tabi olduğu ithalat vergilerinin oranı ve gümrük kıymeti,
d) İthal eşyasının rejime girişine ilişkin beyannamelerin tarih ve sayısı,
e) Rejime tabi tutulan değişmemiş eşya veya işlem görmüş ürünün, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin gümrük beyannameleri veya diğer belgeler,
f) Verimlilik oranı,
g) Kapatılma işleminde kıymet ölçme yönteminin kullanıldığı durumlarda, işlem görmüş ürünlerin kıymeti,
ğ) Ödenecek veya geri verilecek ya da kaldırılacak ithalat vergileri ve gerektiğinde ödenecek faiz tutarı (Bu tutar 357.maddenin uygulanmasına dayanıyorsa bu husus ayrıca belirtilir),
h) Gümrük kontrolü altında işleme rejiminde, işlem görmüş ürünün gümrük tarife istatistik pozisyonunun ve gümrük kıymetinin belirlenmesi için gerekli unsurlar yer alır.

Cezai Müeyyide: Ceza koyan özel hükümler saklı kalmak kaydıyla, gümrük kontrolü altında işleme rejimi kapsamında Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen eşyanın izin süresinin bitimini takiben bir ay içerisinde rejimin gerektirdiği işlemlerinin bitirilmesi halinde Gümrük Kanununun 241.maddesinin 3/h bendi uyarınca işlem yapılır. Rejim kapsamında Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen eşyanın izin verilen süresinin bitimini takiben iki ayı aşmayan süre içerisinde rejimin gerektirdiği işlemlerinin bitirilmesi halinde Gümrük Kanununun 241.maddesinin 4/h bendi uyarınca işlem yapılır.

Yukarıda belirtilen süreler dahilinde işlemleri bitirilmeyen eşya ile rejim hükümlerinin ihlali halinde Gümrük Kanununun 238.maddesi uyarınca işlem yapılır.

Dahilde işleme rejimi, gümrük kontrolü altında işleme rejimi ve tam muafiyet suretiyle geçici ithalat rejimi hükümlerine tabi eşyaya ilişkin olarak yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda; birinci fıkrada belirtilen farklılıkların tespiti durumunda vergi farkının yarısı tutarında idari para cezası verilir.

Gümrük Kanunu’nun 241. maddenin üçüncü fıkrasının (h), (l) ve (m) bentleri, dördüncü fıkrasının (g) ve (h) bentleri ile beşinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen durumlar hariç; Dahilde işleme rejimi, gümrük kontrolü altında işleme rejimi ile geçici ithalat rejimine ilişkin hükümlerin ihlali hâlinde, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası uygulanır.

Gümrük Kanunu hükümlerine aykırı olarak, Türkiye Gümrük Bölgesine getirildiği veya gümrük kontrolüne tabi tutulmadığı saptanan eşyaya, 5606 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile ilgili diğer kanun hükümleri uygulanır.

İlgili Kişiler; Gümrük Kanunu’nun 11.maddesinde belirtilen belge ve bilgileri gümrük kontrolü amacıyla beş yıl süre ile saklamak zorundadırlar.

Belge saklama süresi;
a) (b) bendinde öngörülen haller dışında, serbest dolaşıma girmek veya ihraç edilmek üzere beyan edilen eşya ile ilgili olarak, serbest dolaşıma giriş veya ihracat beyanlarına ilişkin belgelerin tescil edildiği yılın,
b) Nihai kullanımları nedeniyle indirimli veya sıfır ithalat vergisi ile Türkiye’de serbest dolaşıma giren eşya için, gümrük gözetimine tabi olmalarının sona erdiği yılın,
c) Başka bir gümrük rejimine tabi tutulan eşya için, söz konusu gümrük rejiminin sona erdiği yılın,
d) Serbest bölgeye konulan eşya için, buralardan çıktıkları yılın, sonundan itibaren işlemeye başlar.

SONUÇ

Gümrük Kontrolü Altında İşleme Rejimi: Serbest dolaşıma girmemiş eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesinde, ithalat vergilerine veya ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın, niteliğini veya durumunu değiştiren işlemlere tabi tutulmaları ve bu işlemlerden elde edilen ürünlerin gümrük vergileri üzerinden serbest dolaşıma girmelerine ilişkin hükümlerin uygulandığı rejimdir. Elde edilen bu tür ürünler, işlenmiş ürün olarak adlandırılır.

Değişmemiş eşyaya veya izinde öngörülen işlemin ara aşamalarından birinde bulunan ürünlere ilişkin bir gümrük yükümlülüğü doğduğunda, gümrük vergileri tutarı, ithal eşyasının bu rejime ilişkin beyannamenin tescili sırasında yürürlükte bulunan vergi oranı ve diğer vergilendirme unsurlarına dayanılarak belirlenir.

Gümrük kontrolü altında işleme rejimi, işlenmiş ürünün ithalat vergisinin, bünyesinde bulundurduğu ithal ürünün vergisinden daha düşük olduğu işlemler için uygulanır.

– Gümrük kontrolü altında işleme rejimi; serbest dolaşıma girişinde aranılan bazı teknik düzenlemelere uygunluğunun sağlanması için işleme faaliyetine tabi tutulması gereken eşyada da uygulanır. 

Gümrük Kontrolü Altında İşleme Rejimi; Gümrük Kanunu’nun sayılan şartlı muafiyet düzenlemesi ve ekonomik etkili gümrük rejimlerinden bir tanesidir.

Gümrük Kontrolü Altında İşleme İzni; İşleme işini yapan veya yaptıran kişinin talebi üzerine gümrük idarelerince verilir. İzin, sadece Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik kişilere;
a) İşlenmiş ürünler içinde ithal eşyasının teşhisinin mümkün olduğu,
b) Eşyanın işlenmesinden sonra, rejime tabi tutulduğu sıradaki niteliğine veya durumuna dönüştürülmesinin ekonomik olarak mümkün olmadığı,
c) Rejimin uygulanmasının, ithal eşyasının tabi olduğu menşe ve miktar kısıtlaması kurallarının etkilerini saptırmayacağı,
d) Türkiye’deki benzer eşyanın üreticilerinin temel ekonomik çıkarlarını olumsuz etkilemeyen, bir işleme faaliyeti gerçekleştirme veya devam ettirme yönündeki ekonomik amaçlara uyulduğu,
Hallerinde verilir.

Kocaeli, 04.12.2025

Kerim ÇOBAN
Emekli Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi
Çoban Gümrük Dış Ticaret Denetim ve Danışmanlık A. Ş. 

KAYNAKÇA:

  • 4458 sayılı Gümrük Kanunu.
  • Gümrük Yönetmeliği.
  • 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu.
  • Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği.
  • Onaylanmış Kişi Statüsüne İlişkin 1 Sayılı Gümrük Genel Tebliği.
  • 3 Sayılı Gümrük Kontrolü Altında İşleme Tebliği.
  • Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nün 2016/41 Sayılı Genelgesi.

Continue reading

Karaman’ın Koyunu, Gümrük Kıymetinin Oyunu (Gümrük Kıymetine Katılmayacak Unsurlar)

Karaman’ın Koyunu, Gümrük Kıymetinin Oyunu (Gümrük Kıymetine Katılmayacak Unsurlar)

02.12.2025

I- Gümrük Kıymeti

4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 23 – 31.maddelerinde “Eşyanın Gümrük Kıymeti”nin ayrıntılı şekilde açıklanmıştır. 

A- CIF Kıymet ve Eşyanın Gümrük Kıymeti: 

Cif Kıymet veya eşyanın cif kıymeti: Eşya bedeli + sigorta bedeli + navlun ücreti toplamından oluşmaktadır.
Eşyanın Gümrük Kıymeti: Kısaca, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 24.maddesine göre ithal eşyasının gümrük kıymeti, eşyanın satış bedelidir. Satış bedeli, Türkiye’ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyattır.
Cif kıymet veya eşyanın cif kıymeti, gümrük vergilendirme tekniği açısından en temel (fakat dar olan) matrah tanımıdır.
Gümrük kıymeti veya eşyanın gümrük kıymeti ise gümrük vergilendirme tekniği açısından en geniş matrah tanımı olup, kıymete dair hemen her şeyi içine almaktadır.
Kısacası, Cif kıymetle gümrük kıymeti aynı şeyler değildir.

B- Eşyanın Gümrük Kıymeti:

Eşyanın Gümrük Kıymeti: 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 24.maddesine göre; ithal eşyasının gümrük kıymeti, eşyanın satış bedelidir. Satış bedeli, Türkiye’ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyattır.
[Şu kadar ki, eşyanın satış bedelinin gümrük kıymetine esas alınabilmesi, aşağıdaki koşullara bağlıdır:

1.a) Eşyanın alıcısı tarafından elden çıkartılması veya kullanımı; -Türkiye Cumhuriyeti mevzuatı ve bunların yetkili kıldığı merciler tarafından konulmuş olan, -Eşyanın tekrar satılabileceği coğrafi bölgeyi sınırlayan, -Eşyanın kıymetini önemli bir ölçüde etkilemeyen, kısıtlamalar dışında, hiçbir kısıtlamaya tabi olmamalıdır.
b)Satış veya fiyat, kıymeti belirlenmekte olan eşya bakımından, kıymeti tespit edilemez bir koşul veya edim konusu olmamalıdır.
c)Eşyanın alıcı tarafından tekrar satışı veya diğer herhangi bir şekilde elden çıkartılması ya da kullanımı sonucu doğan hasılanın bir bölümünün doğrudan veya dolaylı olarak satıcıya intikal etmesi halinde, ithal eşyasının fiilen ödenen veya ödenecek fiyatına 27’inci madde hükümlerine göre ilave yapılabilmelidir.
d)Alıcı ve satıcı arasında bir ilişki bulunmamalı; ilişkinin varlığı durumunda ise, bu ilişki fiyatı etkilememeli, satış bedeli bu maddenin 2.fıkrası hükümlerine göre gümrük kıymeti olarak kabul edilebilir nitelikte olmalıdır.
2. Yukarıdaki fıkra hükümlerini uygulayarak satış bedelinin belirlenmesinde, alıcı ile satıcı arasında bir ilişkinin varlığı, satış bedelinin reddedilmesi için tek başına yeterli bir neden oluşturmaz. Böyle durumlarda, satışa ilişkin koşullar incelenerek, bu ilişkinin fiyatı etkilemediği belirlenirse, satış bedeli kabul edilir].

– Fiilen ödenen veya ödenecek fiyat, ithal eşyası için alıcının, satıcıya veya satıcı yararına yaptığı veya yapması gereken ödemelerin toplamıdır. Bu fiyat, ithal eşyasının satış koşulu olarak, alıcının satıcıya veya satıcının bir yükümlülüğünü karşılamak üzere üçüncü bir kişiye yaptığı veya yapacağı tüm ödemeleri kapsar. Ödemeler, para transferi şeklinde olabileceği gibi, akreditif veya ciro edilebilir bir kıymetli evrak kullanılarak ya da doğrudan veya dolaylı yapılabilir.

– 24.madde hükümlerine göre gümrük kıymeti belirlenirken, ithal eşyasının fiilen ödenen veya ödenecek fiyatına 27.maddede belirtilen ilaveler [Yani: a) Aşağıdaki unsurların eşyanın fiilen ödenen veya ödenecek fiyatına dahil edilmemiş, ancak alıcı tarafından üstlenilen bölümü;
i) Satın alma komisyonları dışındaki komisyonlar ve tellâliye,

ii) Gümrük işlemleri sırasında söz konusu eşya ile tek eşya muamelesi gören kapların maliyeti,

iii) İşçilik ve malzeme giderleri dahil ambalaj bedeli,

b)İthal eşyasının üretiminde ve ihraç amacıyla satışında kullanılmak üzere, alıcı tarafından doğrudan veya dolaylı olarak, bedelsiz veya düşük bedelle sağlanan, fiilen ödenen veya ödenecek fiyata dahil edilmemiş olan aşağıda sayılan mal ve hizmetlerin kıymetinden verilecek uygun miktardaki pay;
i) İthal eşyasına katılan malzeme, aksam, parça ve benzerleri, 

ii) İthal eşyasının üretimi sırasında kullanılan araç, gereç, kalıp ve benzeri aletler,

iii) İthal eşyasının üretimi sırasında tüketilen maddeler,

iv) İthal eşyasının üretimi için gereken ve Türkiye dışında gerçekleştirilen mühendislik, geliştirme, sanat ve çizim çalışmaları, plan ve taslak hazırlama hizmetleri,

d)İthal eşyasının tekrar satışı veya diğer herhangi bir şekilde elden çıkartılması ya da kullanımı sonucu doğan hâsılanın, doğrudan veya dolaylı olarak satıcıya intikal eden kısmı,
e)28 inci maddenin (a) bendi hükmü saklı kalmak üzere, ithal eşyası için Türkiye’deki giriş liman veya yerine kadar yapılan nakliye ve sigorta giderleri ile eşyanın giriş liman veya yerine kadar nakliyesi ile ilgili olarak yapılan yükleme ve elleçleme giderleri]yapılır.
– Bu maddeye (Gümrük Kanunu’nun 27.maddesine) göre fiilen ödenen veya ödenecek fiyata yapılacak ilaveler için nesnel ve ölçülebilir veriler esas alınır.
– Gümrük kıymetinin belirlenmesinde, fiilen ödenen veya ödenecek fiyata bu maddede (Gümrük Kanunu’nun 27.maddesinde) öngörülenler dışında hiçbir ilave yapılamaz.

– Yurtdışında üretilerek veya ürettirilerek Türkiye’ye ithal edilen ürünler için yapılan yurt dışı masraflar ithalat beyannamesinin tescili sırasında beyan edilir, ilgili gümrük kıymet unsurlarından belli olmayanlar, gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten (serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescilinden) sonra belli olacak olanlar ile sözleşme gereği fiyatın sonradan gözden geçirilmesi sonucunda ortaya çıkacak kıymet farklarının varlığı durumunda ise; Gümrük Yönetmeliğinin 53.maddesine göre (İstisnai kıymetle) beyan yapılarak, vergi hesaplama (tarh), tebliğ ve tahakkukunun da mevcut belgelerde belirtilen kıymet unsurları ve tutarları dikkate alınarak yapılması, ithalat sonrasında söz konusu gümrük kıymet unsurlarının gerçekleşmesi, netleşmesi, miktar ve tutarlarının belli olmasına ve -(İthal eşyasının Gümrük Kıymetine veya İthalatta Katma Değer Vergisi matrahına girmesi gereken, ancak gümrük beyannamesinin tescili anında beyan sahibi tarafından mevcudiyetinin bilinmesi mümkün olmayan kıymet veya matrah unsurları için)- en geç söz konusu kıymet veya matrah unsurlarının ilgili firma muhasebe kayıtlarına girmesine müteakip takip eden ayın yirmi altıncı günü akşamına kadar ithalatın yapıldığı gümrük müdürlüğüne, Gümrük Yönetmeliği’nin 53 ve 150/3.maddeleri kapsamında tamamlayıcı beyanda bulunulur ve vergileri de aynı süre içinde ödenir.

II- Eşyanın Gümrük Kıymetine Katılmayacak Unsurlar (Karaman’ın Koyunu, Gümrük Kıymetinin Oyunu) 

4458 Sayılı Gümrük Kanunu’nun 28.Maddesine Göre: İthal Eşyasının Fiilen Ödenen Veya Ödenecek Fiyatından Ayırt Edilebilmeleri Koşuluyla Aşağıdaki Giderler Gümrük Kıymetine Dahil Edilmez:
a)Eşyanın, Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesi ile Türkiye’nin anlaşmalarla dahil olduğu gümrük birliği gümrük bölgelerine giriş yerine varışından sonra yapılan nakliye ve sigorta giderleri,
Yine, Türkiye ile Avrupa Topluluğu Arasında Oluşturulan Gümrük Birliği’nin Uygulanmasına İlişkin Esaslar Hakkında 2006/10895 sayılı Karar’ın 41.maddesine göre: Üçüncü ülke eşyasının Gümrük Birliği Gümrük Bölgesi’ne varışından sonra eşyanın taşınması ile ilgili nakliye, sigorta masrafları, yükleme ve elleçleme giderleri, eşyanın fiilen ödenen veya ödenecek fiyatından ayırt edilebilmesi koşuluyla, gümrük kıymetine dahil edilmez.
b)Sınai tesis, makina veya teçhizat gibi, ithal eşyası için ithalattan sonra yapılan inşa, kurma, kurulum, montaj, bakım veya teknik yardıma ilişkin giderler,
c)İthal eşyasının satışıyla ilgili olarak bir finansman anlaşması uyarınca alıcı tarafından üstlenilen faiz giderleri,
d)İthal eşyasının Türkiye’de çoğaltılması hakkı için yapılan ödemeler,
e) Satın alma komisyonları,
f)Eşyanın ithali veya satışı nedeniyle Türkiye’de ödenecek ithalat vergileri. 

(c) bendinde belirtilen hallerde, finansmanın satıcı veya bir başka kişi tarafından sağlanmış olmasına bakılmaz. Ancak, finansman anlaşmasının yazılı olarak yapılmış olması ve gerektiğinde alıcının;

– Eşyanın, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olarak beyan edilen fiyattan satıldığını,

– Söz konusu faiz oranının, finansmanın sağlandığı ülkede o tarihte bu tür bir işlem için geçerli olan faiz oranı seviyesini aşmadığını,

İspatlaması şarttır.

1) 4458 Sayılı Gümrük Kanunu’nun 28.Maddesinin (a) Fıkrasına Göre; İthal eşyasının fiilen ödenen veya ödenecek fiyatından ayırt edilebilmeleri koşuluyla, eşyanın, Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesi ile Türkiye’nin anlaşmalarla dahil olduğu gümrük birliği gümrük bölgelerine giriş yerine varışından sonra yapılan nakliye ve sigorta giderleri, gümrük kıymetine dahil edilmez.
Yine, Türkiye ile Avrupa Topluluğu Arasında Oluşturulan Gümrük Birliği’nin Uygulanmasına İlişkin Esaslar Hakkında 2006/10895 sayılı Karar’ın 41.maddesine göre: Üçüncü ülke eşyasının Gümrük Birliği Gümrük Bölgesi’ne varışından sonra eşyanın taşınması ile ilgili nakliye, sigorta masrafları, yükleme ve elleçleme giderleri, eşyanın fiilen ödenen veya ödenecek fiyatından ayırt edilebilmesi koşuluyla, gümrük kıymetine dahil edilmez.

Şayet, bahse konu nakliye ve sigorta giderleri ile yükleme ve elleçleme giderleri ilgili faturasında, sözleşmesinde, vb. ithal belgelerinde, ayırt edilemiyor ise esas navlun ve sigorta gideriyle birlikte gümrük bölgelerine giriş yerine varışından sonra yapılan (Türkiye içindeki ve Gümrük Birliği gümrük bölgeleri içindeki) nakliye ve sigorta giderleri de dahil gümrük kıymetinin bir unsuru olarak değerlendirilir.

Genel kıymet kuralları gereği, ithalat sırasında gümrük idaresince, ithal edilen esas eşyanın kıymetiyle birlikte, ithal eşyasının kıymeti olarak değerlendirilerek, ithalata ilişkin SDGB’nin tescil tarihinde söz konusu esas eşyaya ait vergi oranı, döviz kuru, ödeme şekli ve diğer vergilendirme unsurları ile esas eşyanın ithaline ilişkin gerekli ticaret politikası önlemlerinin uygulanması, eşyanın ithali için öngörülen diğer işlemlerin tamamlanması, ve ithalat vergilerinin tahsili ile ithalat gerçekleştirilir.

Kısacası; İthal eşyasının fiilen ödenen veya ödenecek fiyatından ayırt edilebilmeleri koşuluyla, ithal eşyası için yapılan Gümrük birliği gümrük bölgeleri arasındaki taşıma/navlun ücreti ve sigorta tutarı ile eşyanın gümrük bölgelerine giriş yerine varışından sonra yapılan (Gümrük birliği iç parkuruna isabet eden, Türkiye’nin içine isabet eden) nakliye ve sigorta giderleri gümrük kıymetine dahil değildir. Gümrük kıymetine katılmaz (Uygulamada ise maalesef ithal eşyanın gümrük kıymetine katılmasına devam edilmektedir).
Ancak, söz konusu navlun ve sigorta giderleri Gümrük Kıymetine dahil edilmemekle beraber; Bu giderlerin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 21/c maddesi uyarınca ithal edilen eşyanın KDV matrahına dahil edilmesi gerekir

2) 4458 Sayılı Gümrük Kanunu’nun 28.Maddesinin (b) Fıkrasına Göre; İthal eşyasının fiilen ödenen veya ödenecek fiyatından ayırt edilebilmeleri koşuluyla sınai tesis, makine, teçhizat, kalıp gibi, ithal eşyası için ithalattan sonra yapılan inşa, kurma/kurulum, montaj, bakım (onarım) veya teknik yardıma ilişkin giderler, gümrük kıymetine dahil edilmez.
Şayet, bahse konu inşa, kurma/kurulum, montaj, bakım (onarım) veya teknik yardıma ilişkin giderler ilgili faturasında, sözleşmesinde, vb. ithal belgelerinde, ithal edilen sınai tesisi, makine, teçhizat, kalıp, fikstür vb. ithal eşyasının kıymetinden ayrı şekilde, ayrı bir kalem olarak belirtilmemişse, ithal edilen eşyanın kıymetinden ayrılamıyor ise: Genel kıymet kuralları gereği, ithalat sırasında gümrük idaresince, ithal edilen esas eşyanın kıymetiyle birlikte, ithal eşyasının kıymeti olarak değerlendirilerek, ithalata ilişkin SDGB’nin tescil tarihinde söz konusu esas eşyaya ait vergi oranı, döviz kuru, ödeme şekli ve diğer vergilendirme unsurları, esas alınarak, eşyanın ithaline ilişkin gerekli ticaret politikası önlemlerinin uygulanması ile eşyanın ithali için öngörülen diğer işlemlerin tamamlanması ve ithalat vergilerinin tahsili ile ithalat gerçekleştirilir.


Ancak:
İnşa, kurma/kurulum, montaj, bakım (onarım) veya teknik yardım ve benzeri giderlerin hizmet ithalatı olması, hizmetin Türkiye’de yapılması ve/veya hizmetten Türkiye’de faydalanılması nedeniyle Katma Değer Vergisine tabi olup, ilgili vergi dairesine sorumlu sıfatıyla 2 Nolu KDV Beyannamesiyle beyanda bulunularak, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1, 6, 8, 9, 10 ve 24.maddeleri, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği ve ilgili diğer mevzuat hükümleri gereği, genel vergi oranı (% 20) üzerinden sorumlu sıfatıyla KDV tevkifatı yapılması gerekir.
Ayrıca, söz konusu giderler, genelde, bu hizmetleri yerine getiren işçi, usta, ustabaşı, teknik eleman, tekniker, mühendis vb. kişilere ödenen ücretler (serbest meslek kazancı) şeklinde karşımıza çıktığı için 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu (Stopaj) hükümleri, ilgili “ÇVÖA” hükümleri, ilgili kişilerin bir yıl içinde toplam 183 günden fazla Türkiye’de kalıp kalmadıkları, vb. hususları dikkate alınarak, ayrıca stopaj açısından da incelenip değerlendirilmesi gerekir. 

3) Gümrük Kanunu’nun 28.Maddesinin (c) Fıkrasına Göre; İthal eşyasının fiilen ödenen veya ödenecek fiyatından ayırt edilebilmesi koşuluyla, ithal eşyasının satışıyla ilgili olarak bir finansman anlaşması uyarınca alıcı tarafından üstlenilen faiz giderleri Gümrük Kıymetine girmez.
Finansmanın satıcı veya bir başka kişi tarafından sağlanmış olmasına bakılmaz.
Ancak, finansman anlaşmasının yazılı olarak yapılmış olması ve gerektiğinde alıcının;

– Eşyanın, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olarak beyan edilen fiyattan satıldığını,

– Söz konusu faiz oranının, finansmanın sağlandığı ülkede o tarihte bu tür bir işlem için geçerli olan faiz oranı seviyesini aşmadığını,

Kanıtlaması şarttır.

Şayet, finansman anlaşması uyarınca alıcı tarafından üstlenilen bahse konu faiz giderleri ilgili faturasında, sözleşmesinde, vb. ithal belgelerinde, ayırt edilemiyor ise genel kıymet kuralları gereği, ithalat sırasında ilgili gümrük idaresince, ithal edilen esas eşyanın kıymetiyle birlikte, ithal eşyasının kıymeti olarak değerlendirilerek (Gümrük Kıymetine ilave edilerek), ithalata ilişkin SDGB’nin tescil tarihinde söz konusu esas eşyaya ait vergi oranı, döviz kuru, ödeme şekli ve diğer vergilendirme unsurları ile esas eşyanın ithaline ilişkin gerekli ticaret politikası önlemlerinin uygulanması, eşyanın ithali için öngörülen diğer işlemlerin tamamlanması, ve ithalat vergilerinin tahsili ile ithalat gerçekleştirilir. Ancak, Yurtdışından alınacak kredinin banka ya da kredi kuruluşu olarak sayılan bir kurumdan alınmaması nedeniyle; Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17/4-e maddesi hükmü çerçevesinde değerlendirilemeyeceği için 46 ve 105 Nolu KDV Genel Tebliğlerindeki açıklamalar çerçevesinde, finansman anlaşması, kredi işlemi, vb. kapsamında ödenen faiz, komisyon ve bunlara ilişkin kur farkları üzerinden 3065 sayılı KDV Kanunu’nun 6, 8, 9 ve 10, 24, 34 ve 35.maddeleriyle ilgili diğer mevzuat hükümleri gereği, sorumlu sıfatıyla 2 No’lu KDV beyannamesi ile ilgili Vergi Dairesine beyan edilerek tahakkuk eden KDV’nin ödenmesi gerekir.

Öte yandan, 12/1/2009 tarihli ve 2009/14593 sayılı Kararname Eki Kararın 1/5-a maddesi gereği; 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 30.maddesi uyarınca dar mükellefiyete tabi kurumların vergi kesintisine tabi kazanç ve iratlarından [Yabancı devletler, uluslararası kurumlar veya yabancı bankalardan ya da bulunduğu ülkede mutat olarak kredi vermeye yetkilendirilmiş olup sadece ilişkili bulunduğu kurumlara değil tüm gerçek ve tüzel kişilere kredi veren kurumlardan alınan her türlü krediler için ödenecek faizlerden (katılım bankalarının kendi usullerine göre yurt dışından sağladıkları fonlar ve benzeri kaynaklar için ödedikleri kâr payları dahil)] yapılacak vergi kesintisi oranı % 0 iken, 

Aynı Kararın 1/5-ç maddesi gereği; İthal eşyasının satışıyla ilgili olarak bir finansman anlaşması uyarınca alıcı tarafından üstlenilen faiz giderleri % 10 Kurumlar Vergisine (Stopaj) tabi olup, brüt tutar üzerinden 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 70, 94.maddesi ve geçici 67.maddesi ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 1, 2, 3, 14, 15, 21, 24, 25, 30 ve 31.maddeleri gereği ilgili Vergi Dairesine Muhtasar Beyanname ile beyan edilip tekabül eden Vergisinin (Stopaj) ödenmesi gerekir.

4) Gümrük Kanunu’nun 28.Maddesinin (d) Fıkrasına Göre; İthal eşyasının Türkiye’de çoğaltılması hakkı için yapılan ödemeler Gümrük Kıymetine girmez.
Ancak, İthal eşyasının Türkiye’de çoğaltılması, know how, royalty – lisans, patent hakkı, ticari marka gibi Gayri Maddi haklar için ödenen giderler, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 6, 8, 9, 10, ve 24.maddesiyle ilgili diğer mali mevzuat hükümleri gereği Katma Değer Vergisine tabi olup, brüt tutar üzerinden sorumlu sıfatıyla 2 Nolu KDV Beyannamesiyle ilgili Vergi dairesine beyan edilerek, tekabül eden KDV’nin ödenmesi gerekir.
Ayrıca, yurtdışına yapılan söz konusu ödemeler, yurt dışındaki hak sahibi açısından gayri maddi hak kazancı (Gayrimenkul sermaye iradı) olması nedeniyle 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 70, 94.maddeleri ve geçici 67.maddesi ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 3/2, 15 ve 30.maddeleri gereği kurumlar vergisi kesintisine (stopaja) tabi olup, mükellef tarafından brüt tutar üzerinden  “Muhtasar Beyanname” ile İlgili Vergi dairesine beyanda bulunularak (İkili anlaşma varsa ilgili anlaşmadaki oran üzerinden, ikili anlaşma yoksa genel oran ve brüt tutar/matrah üzerinden “% 25” oranında) stopajının ödenmesi gerekir.

5) Gümrük Kanunu’nun 28.Maddesinin (e) Fıkrasına Göre; Satın alma komisyonları Gümrük Kıymetine girmez.

Ancak; Satın alma komisyonlarının, KDV Kanunu’nun 21.maddesi gereği ithal edilen eşyanın (İthalatta) KDV Matrahına eklenerek ilgili gümrük idaresine beyan edilip KDV ve varsa ÖTV’nin ithalat sırasında ödenmesi gerekir.

6) Gümrük Kanunu’nun 28.Maddesinin (f) Fıkrasına Göre; Eşyanın ithali veya satışı nedeniyle Türkiye’de ödenecek ithalat vergileri Gümrük Kıymetine girmez. Gümrük Kıymetine girmeyen söz konusu vergileri alıcı/ithalatçı öder.
Ancak, ithalata konu olan eşya için yurtdışında ödenen vergiler (Gümrük vergileri ve gümrük giderleri) Gümrük Kıymetine dahil edilir.

Öte yandan, Türkiye’de ithalat sırasında ödenen/ödenecek vergi ve fonların 3065 sayılı KDV Kanunu’nun 21/c maddesi gereği “İthalatta KDV Matrahı”na katılması ve ilgili gümrük idaresine beyan edilmesi gerekir. 

Kocaeli, 02.12.2025

Kerim Çoban
Emekli Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi

Continue reading

GÜMRÜK KONTROLÜ ALTINDA İŞLEME REJİMİ (1)

GÜMRÜK KONTROLÜ ALTINDA İŞLEME REJİMİ (1)

04.12.2025

ÖZET

Gümrük Kontrolü Altında İşleme Rejimi; İşlenmiş ürünün ithalat vergisinin, bünyesinde bulundurduğu ithal ürünün vergisinden daha düşük olduğu işlemler için uygulanır. Rejim, serbest dolaşıma girişinde aranılan bazı teknik düzenlemelere uygunluğunun sağlanması için işleme faaliyetine tabi tutulması gereken eşyada da uygulanır.

Serbest dolaşıma girmemiş eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesinde, ithalat vergilerine veya ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın, niteliğini veya durumunu değiştiren işlemlere tabi tutulmaları ve bu işlemlerden elde edilen ürünlerin gümrük vergileri ödenerek serbest dolaşıma girmelerine ilişkin hükümlerin uygulandığı rejimdir. Elde edilen bu tür ürünler, işlenmiş ürün olarak adlandırılır.

Değişmemiş eşyaya veya izinde öngörülen işlemin ara aşamalarından birinde bulunan ürünlere ilişkin bir gümrük yükümlülüğü doğduğunda, gümrük vergileri tutarı, ithal eşyasının bu rejime ilişkin beyannamenin tescili sırasında yürürlükte bulunan vergi oranı ve diğer vergilendirme unsurlarına dayanılarak belirlenir.

Anahtar kelimeler: Gümrük kontrolü altında işleme rejimi, Gümrük kontrolü altında işleme izni, Rejime giriş beyanı, Verimlilik oranı, …

 GİRİŞ

1) Gümrük kontrolü altında işleme rejimine tabi tutulan ithal eşyasının, tercihli bir tarife uygulanmasından yararlanabildiği ve aynı tercihli tarife uygulamasının serbest dolaşıma giren aynı nitelikteki işlenmiş ürünlere de uygulanabildiği hallerde, işlenmiş ürünlerin tabi olduğu ithalat vergileri, söz konusu tercihli tarife çerçevesinde belirlenmiş vergi oranına göre hesaplanır.
2) Tercihli tarife uygulamasının, tarife kotaları veya tarife tavanlarına tabi olması halinde, işlenmiş ürünler için 1.fıkrada belirtilen vergi oranının uygulanması, söz konusu tercihli tarifenin serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescili sırasında ithal eşyasına uygulanabilmesi koşuluna bağlıdır. Serbest dolaşıma giren işlenmiş ürünlerin imalatında fiilen kullanılan ithal eşyası miktarı, serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescili sırasında yürürlükte olan tarife kotaları ve tarife tavanları hesabına katılır. Bu durumda, işlenmiş ürünlerle aynı olan ürünler için açılmış tarife kotaları veya tavanlarının hesabına herhangi bir ilave yapılmaz.

– 4458 sayılı Gümrük Kanunu çerçevesinde gümrük kontrolü altında işleme rejiminden faydalanmak amacıyla yapılan başvuruların yükümlü tarafından e- başvuru sistemi aracılığıyla gümrük idaresine iletilmesi ve gümrük idaresince uygun bulunması halinde verilecek gümrük kontrolü altında işleme izinleri 05.05.2016 tarihinden itibaren Tek Pencere Sistemi kapsamına alınmıştır.

Gümrük Kontrolü Altında İşleme İzni; İşleme işini yapan veya yaptıran kişinin talebi üzerine gümrük idarelerince verilir. İzin, sadece Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik kişilere;
a) İşlenmiş ürünler içinde ithal eşyasının teşhisinin mümkün olduğu,
b) Eşyanın işlenmesinden sonra, rejime tabi tutulduğu sıradaki niteliğine veya durumuna dönüştürülmesinin ekonomik olarak mümkün olmadığı,
c) Rejimin uygulanmasının, ithal eşyasının tabi olduğu menşe ve miktar kısıtlaması kurallarının etkilerini saptırmayacağı,

d) Türkiye’deki benzer eşyanın üreticilerinin temel ekonomik çıkarlarını olumsuz etkilemeyen, bir işleme faaliyeti oluşturma veya devam ettirme yönündeki ekonomik amaçlara uyulduğu, hallerde verilir.

Değişmemiş eşyaya veya izinde öngörülen işlemin ara aşamalarından birinde bulunan ürünlere ilişkin bir gümrük yükümlülüğü doğduğunda, gümrük vergileri tutarı, ithal eşyasının bu rejime ilişkin beyannamenin tescili sırasında yürürlükte bulunan vergi oranı ve diğer vergilendirme unsurlarına dayanılarak belirlenir.

I- GÜMRÜK KONTROLÜ ALTINDA İŞLEME REJİMİNE İLİŞKİN MEVZUAT HÜKÜMLERİ 

“Gümrük Kontrolü” Deyimi: Türkiye Gümrük Bölgesi ile diğer ülkeler arasında taşınan eşyanın giriş, çıkış, transit, nakil ve nihai kullanımını ve serbest dolaşımda bulunmayan eşyanın durumunu düzenleyen gümrük mevzuatı ve diğer mevzuatın doğru uygulanmasını sağlamak için gümrük idareleri tarafından yürütülen; Eşyanın muayenesi, beyanname verileri ile elektronik veya yazılı belgelerin varlığının  ve gerçekliğinin doğrulanması, işletmelerin hesap ve diğer kayıtlarının incelenmesi, taşıma araçlarının kontrolü, bagajların ve kişilerin yanlarında ya da üstlerinde taşıdıkları diğer eşyanın kontrolü ile resmi araştırmalar ve diğer benzeri uygulamaları ifade eder. “Gümrük kontrolü altında işleme rejimi”, Gümrük rejimlerinden bir tanesidir.

Gümrük Gözetimi” Deyimi: Gümrük mevzuatına ve gereken hallerde gümrük gözetimi altındaki eşyaya uygulanacak diğer hükümlere uyulmasını sağlamak üzere gümrük idareleri tarafından genel olarak uygulanan işlemleri ifade eder.

Gümrük Kontrolü Altında İşleme Rejiminin Tanımı: Gümrük kontrolü altında işleme rejimi, işlenmiş ürünün ithalat vergisinin, bünyesinde bulundurduğu ithal ürünün vergisinden daha düşük olduğu işlemler için uygulanır. Rejim, serbest dolaşıma girişinde aranılan bazı teknik düzenlemelere uygunluğunun sağlanması için işleme faaliyetine tabi tutulması gereken eşyada da uygulanır.

Örnek 1: A firmasının İspanya’dan domates satın aldığını, bu domatesleri gümrük kontrolü altında işleme rejimine tabi tutarak salça, domates sosu ve domates suyu üreterek serbest dolaşıma soktuğunu varsayalım. Gümrük kontrolü altında işleme rejiminin mantığına göre domatesin gümrük vergileri, domates sosu ve domates suyunun ithal vergilerine göre daha yüksek, salça, domates sosu ve domates suyunun ithal vergilerinin domatesin ithal vergisinden daha düşük olması gerekir.

Gümrük Kontrolü Altında İşleme Rejimi: Şartlı muafiyet düzenlemesi ve Ekonomik etkili gümrük rejimlerinden bir tanesidir.

Gümrük Kontrolü Altında İşleme Rejimi: Serbest dolaşıma girmemiş eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesinde, ithalat vergilerine veya ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın, niteliğini veya durumunu değiştiren işlemlere tabi tutulmaları ve bu işlemlerden elde edilen ürünlerin gümrük vergileri üzerinden (gümrük vergileri ödenerek) serbest dolaşıma girmelerine ilişkin hükümlerin uygulandığı rejimdir. Elde edilen bu tür ürünler, işlenmiş ürün olarak adlandırılır. Gümrük kontrolü altında işleme rejiminin uygulanabileceği durumların listesi ile bu rejim konusu eşyanın serbest dolaşıma giriş rejimi dışında gümrükçe onaylanmış bir işlem ve kullanıma tabi tutulabileceği istisnai durumlar ve özel şartlar yönetmelikle belirlenir.

Örnek 2: B firmasının Ukrayna’dan buğday satın aldığını, bu buğdayları ithal etmeden gümrük kontrolü altında işleme rejimine tabi tutarak un, irmik ve kepek üreterek, ortaya çıkan işlenmiş ürünleri gümrük vergi ve resimlerini ödeyerek serbest dolaşıma soktuğunu/ithal ettiğini varsayalım. B firması önce tek pencere sistemi üzerinden müracaat ederek gümrük kontrolü altında işleme izni alır, sonra buğdaylar için Gümrük kontrolü altında işleme rejimine ilişkin gümrük beyannamesini tescil ettirir, sonra bu buğdayları işleyerek ortaya çıkan işlenmiş ürünleri (Un, irmik ve kepek) gümrük vergi ve resimlerini ödeyerek serbest dolaşıma sokar/ithal eder.

– Gümrük kontrolü altında işleme rejiminden faydalanmak amacıyla yapılan başvuruların yükümlü tarafından e-başvuru sistemi aracılığıyla gümrük idaresine iletilmesi ve gümrük idaresince uygun bulunması halinde verilecek gümrük kontrolü altında işleme izinleri, Gümrük kontrolü altında işleme izni başvurusu ile iznin verilmesi ve kullanılmasına ilişkin olarak işlemler aşağıda belirtildiği şekilde gerçekleştirilecektir: 
1- Gümrük kontrolü altında işleme izni başvurusu yükümlüsünce Tek Pencere Portal Sistemi üzerinden gerçekleştirilir. Gümrük kontrolü altında işleme izni başvurusu, Ticaret Bakanlığı internet sitesinde yer alan rehberde belirtilen hususlar dikkate alınarak doldurulur ve gümrük idaresine elektronik ortamda gönderilir.
2- Tek Pencere Portal Sistemi üzerinden iletilen başvuru ilgili gümrük müdürlüğünce, ibraz edilen belgeler de kontrol edilerek değerlendirilir.
3- Başvuruda herhangi bir eksiklik ve/veya hata tespit edilmesi durumunda eksikliklerin tamamlanmasını ve/veya hatanın düzeltilmesini teminen başvuru gerekçe belirtilmek suretiyle elektronik ortamda reddedilir. Reddedilen başvurular yükümlü tarafından eksikliklerin tamamlanması ve/veya hatanın düzeltilmesi sonrasında Tek Pencere Portal Sistemi üzerinden gümrük idaresine elektronik ortamda tekrar gönderilir.
4- Yapılan inceleme neticesinde herhangi bir eksiklik veya hata bulunmadığı tespit edilen başvurular ile tespit edilen eksiklik ve/veya hataların yükümlüsünce giderildiği anlaşılan başvurular kabul edilir.
5- Kabul edilen başvurunun uygun bulunması halinde, gümrük müdürü veya yetkilendirdiği kişi tarafından gümrük kontrolü altında işleme izni başvurusu Tek Pencere Portal Sistemi üzerinden onaylanır ve sistem tarafından 0971 (TPS-Gümrük Kontrolü Altında İşleme İzni) kodlu e-belge ile bu belgeye ait 23 haneli numara üretilir.
6- Tek Pencere Sistemi tarafından verilen 23 haneli belge numarası/belge satır numarası (Örnek: Referans No: 16545419880849000000392/1) ilgili gümrük beyannamesinin 44 no.lu kutusunda “Belge Referans No” ve “Belge Tarihi” alanlarında beyan edilir. Gümrük kontrolü altında işleme rejimine ilişkin gümrük beyannamesinde 23 haneli e-belge numarasından sonra gümrük kontrolü altında işleme rejimine ilişkin satırın numarası, gümrük kontrolü altında işleme rejimine tabi tutulan eşyanın bu rejim kapsamında ithaline  ilişkin gümrük beyannamesinde ise 23 haneli e-belge numarasından sonra bu rejime ilişkin satırın numarası yazılır.
7 Söz konusu belgeye ilişkin bilgiler elektronik ortamda yer alacağından, beyanname ekinde ayrıca kâğıt ortamında ıslak imzalı gümrük kontrolü altında işleme izni aranmaz. Gümrük işlemleri sırasında ihtiyaç duyulması durumunda belge içeriğinin Tek Pencere Sistemi üzerinden sorgulanması mümkündür.

Değişmemiş eşyaya veya izinde öngörülen işlemin ara aşamalarından birinde bulunan ürünlere ilişkin bir gümrük yükümlülüğü doğduğunda, gümrük vergileri tutarı, ithal eşyasının bu rejime ilişkin beyannamenin tescili sırasında yürürlükte bulunan vergi oranı ve diğer vergilendirme unsurlarına dayanılarak belirlenir.

Örnek 3: İkinci örneğimizdeki işlem görmeden önceki ilk madde/eşya olan buğdayın işleme sırasında bir gümrük yükümlülüğü doğduğunda, gümrük vergileri tutarı, buğday üzerinden, buğdaya ilişkin beyannamenin tescili sırasında yürürlükte bulunan vergi oranı ve diğer vergilendirme unsurlarına dayanılarak belirlenir/hesaplanır.

Gümrük mevzuatına göre: 1) Gümrük kontrolü altında işleme rejimine tabi tutulan ithal eşyasının, tercihli bir tarife uygulanmasından yararlanabildiği ve aynı tercihli tarife uygulamasının serbest dolaşıma giren aynı nitelikteki işlenmiş ürünlere de uygulanabildiği hallerde, işlenmiş ürünlerin tabi olduğu ithalat vergileri, söz konusu tercihli tarife çerçevesinde belirlenmiş vergi oranına göre hesaplanır.
2) Tercihli tarife uygulamasının, tarife kotaları veya tarife tavanlarına tabi olması halinde, işlenmiş ürünler için 1 inci fıkrada belirtilen vergi oranının uygulanması, söz konusu tercihli tarifenin serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescili sırasında ithal eşyasına uygulanabilmesi koşuluna bağlıdır. Serbest dolaşıma giren işlenmiş ürünlerin imalatında fiilen kullanılan ithal eşyası miktarı, serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescili sırasında yürürlükte olan tarife kotaları ve tarife tavanları hesabına katılır. Bu durumda, işlenmiş ürünlerle aynı olan ürünler için açılmış tarife kotaları veya tavanlarının hesabına herhangi bir ilave yapılmaz. 

Örnek 4: Türkiye’de faaliyet gösteren C firmasının Bosna-Hersek’ten patates satın alarak bu patatesleri gümrük kontrolü altında işleme rejimine tabi tutarak patates cipsi ürettiğini, Türkiye ile Bosna-Hersek arasında imzalanan serbest ticaret anlaşması gereği patates ithalatının tercihli tarife uygulamasından  faydalandığını varsayarsak, gümrük kontrolü altında işleme rejimi kapsamında üretilen cipslerinde tercihli tarife uygulamasından faydalanarak serbest dolaşıma girmesi/ ithal edilmesi gerekir.

Gümrük Kontrolü Altında İşleme İzni; İşleme işini yapan veya yaptıran kişinin talebi üzerine gümrük idarelerince verilir. İzin, sadece Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik kişilere;
a) İşlenmiş ürünler içinde ithal eşyasının teşhisinin mümkün olduğu,
b) Eşyanın işlenmesinden sonra, rejime tabi tutulduğu sıradaki niteliğine veya durumuna dönüştürülmesinin ekonomik olarak mümkün olmadığı,
c) Rejimin uygulanmasının, ithal eşyasının tabi olduğu menşe ve miktar kısıtlaması kurallarının etkilerini saptırmayacağı,
d) Türkiye’deki benzer eşyanın üreticilerinin temel ekonomik çıkarlarını olumsuz etkilemeyen, bir işleme faaliyeti yapma veya devam ettirme yönündeki ekonomik amaçlara uyulduğu, hallerde verilir. (d) bendinde belirtilen ekonomik şartların yerine getirildiği ya da yerine getirilmiş addedildiği haller yönetmelikle belirlenir.

Örnek 5: Yukarıda (Dördüncü) örneğimizdeki C firması Türkiye’de yerleşik bir Türk firması olup, gümrük kontrolü altında işleme rejiminin uygulanmasıyla ortaya çıkan işlenmiş ürün patates cipsinden, bu ürünün patatesten üretildiği kolaylıkla anlaşılabilir, söz konusu cipslerin tekrar patatese dönüştürülmesi mümkün değildir.

Gümrük kontrolü altında işleme rejimine ilişkin süreler, rejimin ibrası ve verimlilik oranları Kanun’un 111 ve 112.maddelerdeki esaslar çerçevesinde yönetmelikle belirlenir.

İzin Başvurusu ve İznin Verilmesi: Gümrük kontrolü altında işleme rejimi izin başvurusu Gümrük Yönetmeliğinin Ek-55’inde yer alan form ile ilgili gümrük müdürlüğüne yapılır. Başvuru sırasında verilen bilgilerin yetersiz görülmesi halinde ek bilgi ve belgeler istenebilir. Gümrük müdürlüğünce izin Gümrük Yönetmeliğinin 56 nolu ekinde yer alan form kullanılarak verilir. Yazılı talep üzerine iznin yenilenmesine veya bazı bölümlerinin değiştirilmesine izin verilebilir. Rejim kapsamında getirilen eşya için 4458 sayılı Gümrük Kanununun 202.maddesi uyarınca teminat alınır. Gümrük kontrolü altında işleme rejimi beyannamesi izin veren gümrük müdürlüğünce tescil edilir.

Örnek 6: Yukarıda (Dördüncü) örneğimizdeki C firmasının Bosna-Hersek’ten patates satın alarak bu patatesleri gümrük kontrolü altında işleme rejimine tabi tutmak amacıyla gümrük kontrolü altında işleme izni almak için ilgili (Derince) gümrük idaresine müracaat ettiğini, söz konusu izni aldığını varsayalım. Gümrük kontrolü altında işleme rejimi beyannamesi, izni veren Derince Gümrük Müdürlüğü’nce tescil edilir ve rejim kapsamında getirilen eşya için 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 202.maddesi uyarınca teminat alınarak ithalat gerçekleştirilir. Üretilen ürünler (patates cipsi) ithalat vergileri ödenerek serbest dolaşıma sokulur ve alınan teminat iade edilir.


İznin Geçerlilik Süresi, Süre Uzatımı, Beklenmeyen Hal ve Mücbir Sebepler:
Gümrük kontrolü altında işleme rejimine ilişkin iznin geçerlilik süresi, ekonomik şartlar, başvuru sahibinin özel şartları ve işleme faaliyetinin özelliği dikkate alınarak iki yılı (24 ayı) aşmamak üzere belirlenir. İzin düzenlenirken, işleme faaliyetinin gerçekleştirilmesi için gereken süre dikkate alınarak, işlenmiş ürünlerin, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması için gerekli süre tespit edilir. Sürenin başlangıcı iznin verildiği tarihtir. Süre sonu ise izin belgesi süresinin bittiği ayın son günüdür. Bu süreler mücbir sebep ve beklenmeyen hallerde veya izin sahibi tarafından ileri sürülen haklı gerekçelere bağlı olarak üç aya kadar uzatılabilir. Gümrük Yönetmeliğinin 31.maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen mücbir sebep ve beklenmeyen hallerin gümrük kontrolü altında işleme izin belgesinin geçerlilik süresi içerisinde meydana gelmesi halinde, iznin süresi uzatılabilir. Mücbir sebep ve beklenmeyen haller ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından alınacak belgelerle tevsik edilir. Firmaların mücbir sebep ve beklenmeyen hallerden yararlanabilmeleri için en geç izin süresi sonundan itibaren bir ay içerisinde izni veren gümrük müdürlüğüne müracaat etmeleri gerekmektedir. Belirtilen sürede yapılmayan müracaatlar değerlendirmeye alınmaz. Mücbir sebep ve beklenmeyen haller nedeniyle izin kapsamında ithal edilen eşyanın, yerine konulamayacak şekilde telef veya kaybının ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından alınacak belgelerle ispat  edilmesi durumunda, gümrük kontrolü altında işleme rejimi kapsamında verilen izin, bu eşyanın işlenerek serbest dolaşıma sokulması aranmaksızın kapatılır.

Örnek 7-a: Yukarıda (Dördüncü) örneğimizdeki C firmasının gümrük kontrolü altında işleme iznini 01.01.2020 tarihinde aldığını ve belge geçerlilik süresinin de üç ay olduğunu, C firması üretimine devam ederken beklenmeyen bir şekilde Corona virüsünden etkilenerek üretiminde aksamaların meydana geldiğini varsayalım. C firması 2020 Mart ayı sonuna kadar izni veren gümrük müdürlüğüne müracaat ederek süre uzatım talebinde bulunabilir. 
b) Corona virüsünün etkisinin çok şiddetli geçtiğini ve C firmasının çalışanlarının sağlığı ve toplum sağlığını düşünerek üretimine 6 ay ara vermek zorunda kaldığını, bu arada havaların ısınması (yaz aylarının gelmesi) nedeniyle üretime sokulması gereken (Bosna-Hersek’ten satın alınan) patateslerin filizlenerek çürüdüğünü varsayalım. C firmasınca, söz konusu telef ve kaybın ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından alınacak belgelerle ispat edilmesi durumunda, gümrük kontrolü altında işleme rejimi kapsamında verilen izin, bu eşyanın işlenerek serbest dolaşıma sokulması aranmaksızın kapatılır.

Rejime Giriş Beyanı: Eşyanın rejime girişine ilişkin beyanname, izin belgesinde belirtilen gümrük idaresine sunulur. Gümrük kontrolü altında işleme rejimine giriş için verilecek beyanname, yazılı beyan normal usul hükümlerine uygun olarak düzenlenir. Beyannamede eşya ile ilgili yapılan tanımlama, izin belgesindeki eşya tanımlamasına uygun olmak zorundadır. Basitleştirilmiş usulü kullanma izni verilmesi halinde, Kanunun 71.maddesinde öngörülen basitleştirilmiş usul, 168.madde hükmü doğrultusunda uygulanır. Basitleştirilmiş beyana ilişkin tamamlayıcı beyannamenin izin belgesinde öngörülen süre içerisinde ve ibra senedinin ibrazından önce gümrüğe verilmesi gerekir. Rejime giriş esnasında, eşyaya isabet eden vergiler teminata bağlanır.

Örnek 8: Yukarıda (Dördüncü) örneğimizdeki C firmasının gümrük kontrolü altında işleme iznini aldıktan sonra ilgili beyannameyi izni veren gümrük idaresine sunduğunu varsayalım. Beyan edilen eşya ile izin belgesindeki eşyanın aynı olması gerekir. Ayrıca, rejime giriş esnasında, söz konusu eşyaya isabet eden vergiler teminata bağlanır.

– Gümrük antrepo, gümrük kontrolü altında işleme ve geçici ithalat rejimlerine tabi tutulan eşya için teminat alınması öngörülen durumlarda, statü belgesi sahibi kişilerden, talep etmeleri halinde, ithalat vergilerinin yüzde onu oranında teminat alınır.

Verimlilik Oranının Hesaplanması Ve Rejimin Sonlandırılması: 1) Rejimin ibrasında, verimlilik oranının tatbiki yoluyla işlem görmüş ürünlere isabet ettiği belirlenen ithal eşya miktarı ya da gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulan değişmemiş ithal eşya miktarı esas alınır.
2) Değişmemiş eşya veya izinde öngörülene nazaran işlemin ara aşamalarından birinde bulunan ürünler için bir gümrük yükümlülüğü doğduğunda, gümrük vergileri tutarı, ithal eşyanın gümrük kontrolü altında işleme rejimine tabi tutulduğu beyannamenin tescili sırasındaki vergi oranı ve diğer vergilendirme unsurlarına istinaden hesaplanır.
3) Bu hesaplamalar, Gümrük Yönetmeliğinin 361 ve 362.madde hükümleri esas alınarak yapılır. 

Örnek 9: Yukarıda (Dördüncü) örneğimizdeki C firmasının patatesleri işleyerek patates cipsi yapması işleminde, rejimin ibrası için ya söz konusu patateslerin işlenmesi sonucunda ortaya çıkan cipslerdeki patates oranı (verimlilik oranı) dikkate alınır, ya da gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulan değişmemiş ithal eşya (patates) miktarı esas alınır. Değişmemiş eşya veya izinde öngörülene nazaran işlemin ara aşamalarından birinde bulunan ürünler için bir gümrük yükümlülüğü doğduğunda, gümrük vergileri tutarı, ithal eşyanın gümrük kontrolü altında işleme rejimine tabi tutulduğu beyannamenin tescili sırasındaki vergi oranı ve diğer vergilendirme unsurlarına istinaden hesaplanır.

Serbest Bölgelerdeki Eşyaya Yönelik Yapılabilecek İşlemler: Bir serbest bölgeye konulmuş serbest dolaşımda olmayan eşya; dahilde işleme rejimi, gümrük kontrolü altında işleme rejimi veya geçici ithalat rejimlerinden birine tabi tutulması halinde, söz konusu rejimlerin bu Yönetmelikle belirlenen hükümlerine tabidir. Bu durumda, serbest bölgelerin işletilmesine ve gümrük gözetimine ilişkin koşullar da göz önünde bulundurulur. Bu rejimlere ilişkin izin belgelerinde faaliyetlerin yürütüleceği serbest bölge ismi belirtilir. 

Envanter Kayıtlarının İçeriği: Envanter kayıtları; a) Eşyanın miktarını ve normal ticari tanımını, marka, numara ve diğer ayırt edici özelliklerini, paketlerin tür ve sayısını, konteynerlerin mevcudiyeti halinde bunların ayırt edici işaretlerini,
b) Eşyanın yerleştirildiği yeri,
c) Eşya giriş ve çıkışında kullanılan taşıma belgesine ilişkin bilgileri,
ç) Eşyanın gümrük statüsünü gösteren belgeye ilişkin bilgileri,
d) Elleçleme işlemlerine ilişkin açıklamaları,
e) Serbest bölgeye getirilen eşya, dahilde işleme rejimi, gümrük kontrolü altında işleme rejimi veya geçici ithalat rejimine tabi tutulan eşya ise bu rejimlere ilişkin açıklamaları, içerir.
Serbest bölgelerin gözetim ve kontrolünü olumsuz etkilemeyeceği durumlarda, bu bilgilerden bir kısmının bulunmamasına gümrük idarelerince izin verilebilir. Bir gümrük rejimi çerçevesinde kayıtların tutulması gerektiğinde, bu kayıtlarda bulunan bilginin envanter kayıtlarında bulunmasına gerek yoktur.

Örnek 10: A firmasının gümrük kontrolü altında işleme rejimine tabi tutmak için Malezya’dan Hindistan cevizi satın aldığını, işleme faaliyetini Mersin Serbest Bölgesinde yapacağını varsayalım. A firması tutacağı envanter kayıtlarında; Söz konusu eşyanın kıymeti, ticari tanımı, cinsi, ayırt edici özellikleri, miktarı, eşya kaplarının tür ve adedi, giriş çıkış kayıtları, taşıma belgeleriyle, eşyaların içinde bulunduğu kaplar, konteynerler, eşyanın konulduğu yer, eşyanın statüsünü gösteren belgeye ilişkin bilgileri, vb. hakkında ayrıntılı bilgiler, elleçleme işlemlerine ve eşyanın tabi tutulduğu rejime (Dahilde işleme rejimi, geçici ithalat rejimi, gümrük kontolü altında işleme rejimi vb) ilişkin ayrıntılı bilgileri içermesi ve ilgili belgelerin düzenli şekilde arşivlenip saklanması gerekir.   

İşlem Görmüş Ürünün, İşlenmiş Ürünün Veya Değişmemiş Eşyanın Envanter Kayıtlarına Girişi: Dahilde işleme rejimi veya gümrük kontrolü altında işleme rejimi, serbest bölgede bulunan işlem görmüş ürünün, işlenmiş ürünün veya değişmemiş eşyanın, envanter kayıtlarına girişi halinde sona erer. Gerek görülmesi halinde, söz konusu kayıtlara girişe ilişkin hususlar, dahilde işleme rejimi ve gümrük kontrolü altında işleme rejimi kayıtlarında da belirtilir.

– Ekonomik yönden bir ihtiyaç bulunması ve gümrük gözetiminin olumsuz etkilenmemesi koşuluyla;
1-a) İhraç amacı dışında, serbest dolaşımda bulunan eşyanın gümrüklü antrepoya konulmasına,
b) Serbest dolaşımda olmayan eşyanın, gümrüklü antreposunda dahilde işleme veya gümrük kontrolü altında işleme rejimlerine ilişkin hükümler çerçevesinde işçiliğe tabi tutulmasına, Bakanlıkça belirlenecek şartlar altında izin verilebilir.
2) Birinci fıkrada belirtilen durumlarda eşya, gümrük antrepo rejimine tabi değildir.

Dahilde işleme, gümrük kontrolü altında işleme veya geçici ithalat rejimlerinde basitleştirilmiş usuller kullanılarak yapılan beyanda, bu Yönetmeliğin serbest dolaşıma giriş rejiminde basitleştirilmiş usullere ilişkin hükümleri uygulanır.

İzin Belgelerinde Değişiklik ve Başvuru Sahibinin Sorumluluğu: Gümrük kontrolü altında işleme izin belgelerinde değişiklik yapılmasına ilişkin bütün talepler izni veren gümrük müdürlüklerince sonuçlandırılır. İzin başvurusunda bulunan kişi, başvuru belgesini imzalayıp sunmakla; başvuru belgesinde yer alan bilgilerin doğruluğundan, başvuru belgesiyle birlikte verilen belgelerin güvenilirliğinden, gümrük işlemleriyle ilgili bütün yükümlülüklere uymaktan dolayı sorumluluğu kabul etmiş sayılır. İzin verilebilmesi için, iznin verilebilmesine ilişkin tüm şartların başvuru sahibince yerine getirilmesi ve bunun kanıtlanması gerekir. Rejimin kullanılmasına ilişkin şartlar verilen izinde belirtilir. İzin hak sahibi, iznin verilmesinden sonra ortaya çıkan ve iznin devamını, içeriğini veya gümrük gözetimini etkileyebilecek her türlü gelişmeyi izni veren gümrük müdürlüğüne bildirmek zorundadır.

Ekonomik Şartlar: Dahilde işleme, gümrük kontrolü altında işleme ve hariçte işleme rejimlerine ait ekonomik koşulların yerine getirilmiş addedildiği hükümler saklı kalmak kaydıyla, ekonomik etkili gümrük rejimleri kullanım izinleri ekonomik koşullar incelenmeksizin verilmez. Gümrük kontrolü altında işleme rejiminde, ekonomik koşulların incelenmesi sonucunda ülke dışı kaynakların kullanımının ülke içinde bir işleme faaliyeti yaratacağının veya işleme faaliyetinin devamlılığının sağlanacağının belirlenmesi gerekir.

Ticaret Politikası Önlemlerinin Uygulanması:
1) Eşyanın serbest dolaşıma girişi sırasında ticaret politikası önlemlerinin uygulanması öngörülüyorsa söz konusu önlemler eşyanın bir ekonomik etkili gümrük rejimine girişinde ya da bu rejime tabi oldukları süre zarfında uygulanmaz.
2) Eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesine girişinde ticaret politikası önlemlerinin uygulanması öngörülüyorsa söz konusu önlemler eşyanın ekonomik etkili gümrük rejimlerine tabi tutulmaları durumunda da uygulanır. 3) Gümrük kontrolü altında işleme sonucunda elde edilen işlenmiş ürünlerin serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulması halinde işlem görmüş ürüne ilişkin ticaret politikası önlemleri uygulanır.
4) Serbest dolaşıma giriş rejiminde uygulanan ticaret politikası önlemleri,
a) Gümrük Kanunu’nun 18 ve 19.maddeleri uyarınca Türk menşeini koruyan,
b) Standart değişim sistemi de dahil olmak üzere tamir gören,
c) Kanunun 116.maddesine uygun olarak daha ileri düzeyde bir işleme faaliyetine tabi tutulan, eşyaya, hariçte işlemeyi müteakip serbest dolaşıma girişi veya yeniden ithali halinde uygulanmaz.
5) Ticaret politikası önlemlerinin, eşyanın ihracatında uygulanması öngörülmüş ise, bu önlemler, gümrük antrepo rejimine tabi tutulmuş serbest dolaşımda bulunan eşyanın buralardan Türkiye Gümrük Bölgesi dışına çıkarılması sırasında da uygulanır.

Örnek 11: Yukarıda (10.örneğimizde) yer alan, A firmasının gümrük kontrolü altında işleme rejimine tabi tutmak için Malezya’dan satın aldığı Hindistan cevizi için, işleme faaliyeti boyunca, serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamında uygulanması gereken ticaret politikası önlemleri uygulanmaz ama, eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesine girişinde ticaret politikası önlemlerinin uygulanması öngörülüyorsa, söz konusu önlemler eşyanın ekonomik etkili gümrük rejimlerine (gümrük kontrolü altında işleme rejimine, vb.) tabi tutulmaları durumunda da uygulanır. Öte yandan, serbest dolaşıma giriş rejiminde uygulanan ticaret politikası önlemleri; Gümrük Kanunu’nun 18 ve 19.maddeleri uyarınca Türk menşeini koruyan, standart değişim sistemi de dahil olmak üzere tamir gören, Gümrük Kanunu’nun 116.maddesine uygun olarak daha ileri düzeyde bir işleme faaliyetine tabi tutulan, eşyaya, hariçte işlemeyi müteakip serbest dolaşıma girişi veya yeniden ithali halinde uygulanmaz. Ticaret politikası önlemlerinin, eşyanın ihracatında uygulanması öngörülmüş ise, bu önlemler, gümrük antrepo rejimine tabi tutulmuş serbest dolaşımda bulunan eşyanın buralardan Türkiye Gümrük Bölgesi dışına çıkarılması sırasında da uygulanır.

Kocaeli, 04.12.2025

Kerim Çoban
Emekli Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi

 

Continue reading

© Çoban Gümrük Denetim Danışmanlık. Tüm Hakları Saklıdır. Powered by Maple Yazılım.